Jump to content
  • Duyurular

    • Loving

      Steroidturkiye.com - AÇILDI!   29-11-2020

      Steroidturkiye.com açıldı! Hormon gruplarına dair tüm sorularınıza cevap bulmak için sisteme giriş yapıp soru başlığı oluşturmanız yeterli.
    • Loving

      Sarmsturkiye.com - AÇILDI!   29-11-2020

      Hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için siteyi ziyaret edebilirsiniz.

Genel Araştırma

'beslenme' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • Site Yönetimi ve İçeriği
    • Duyurular ve Güncellemeler
    • Peptid Türkiye - Referansları
    • Öneri - İstek - Şikayet
    • Konu Dışı
  • Peptidler / Peptide
    • Peptid kürleri / Genel
    • Genotropin - GH
    • İnsülin Hormonu
  • Sarmlar / Sarms
    • Sarm Kürleri / Genel
  • Anabolik Steroidler
    • Kitaplarda yazmayan bilgiler
    • Steroid / Genel
    • Steroid Kürleri / Genel
    • Bulk Kürleri
    • Definasyon Kürleri
    • Ürün kullanımı
    • Steroid kür içi ve sonrası MCT & PCT
    • Laboratuvar
    • Marka Analizleri
    • Yarışmalar
    • İstihbarat
  • Fiziki gelişim günlüğü
    • Üyelerin Kür Günlüğü
    • Üyelerin Öncesi ve Sonrası
  • Beslenme ve Antrenman Kategorisi
    • Beslenme
    • Supplementler
    • Yemek Tarifleri
    • Antrenman programları

Takvimler

  • Community Calendar

Araştırmada 31 sonuç bulundu

  1. Pct süreci ve sonrasında diyet

    Herkese merhaba.Sert bir diyet yapmak istiyorum, pct sürecim dün bitti. Döngünün iyileşme sürecine zararı olmaması için ne kadar zaman sonra başlamalıyım bu konuda bilgisi veya tecrübesi olan hocalarımı bekliyorum. @rastlantisal @metinav hocalarım bu konuda yardımcı olabilir misiniz forumu inceledim fakat istediğim bilgiye ulaşamadım. 200 gram protein , 50 gram yağ , 50 gram karbonhidrat içerikli bir diyet yapmayı düşünüyorum kilom 88.Kısa bir diyet olacak fakat pct sürecim yeni bitti döngünün iyileşmesine herhangi bir eksisi olur mu acaba bu diyetin
  2. Genotropin kullanımında beslenme

    Saygıdeğer hocalarım öncelikle merhaba.4 yıllık spor geçmişim ve 1 kür geçmişim var. Haftalık 500 mg testo enanth, 300 mg rimabolone (toplam 12 hafta kullanacağım) ve antreman sonrası 3 iu, sabah aç karnına 3 iu olmak günlük 6iu genotropin kullanmaya başladım gh planım 6 ay. Ağırlıklı hedefim büyüme ekstra yağ yakımıda olursa mutlu olurum:) Sorum şu; 1. Hedefim büyüme olduğundan zamansızlıktan beslenmede atmalar yapabiliyorum ve 1-2 öğün gainer içme durumum olabiliyor ve her antreman sonrası 50 yada 100 gr maltodekstrin içiyorum gh kullandığım için maltokestrin herhangibir sorun teşkil edermi? Kompleks temiz bir karbonhidrat olmasının yanı sıra sonuçta bir tür şeker kendisi cevaplarınızı bekliyorum saygılar.
  3. Herkese iyi forumlar 22 haftalık enanthe,boldenon 500mg küründen çıktım pctye başlayacağım bu aşamada antrenman ve beslenme konusunda nasıl bir yol izlemeliyim definasyon yapmayı düşünüyorum
  4. Ucuz protein kaynakları.

    Ülkemizde sağlıklı beslenmenin artık lüks olmasından dolayı böyle bir başlık açmaya karar verdim. Bu başlıktaki amaç ucuz protein kaynaklarını birbirimizle paylaşmak. O yüzden lütfen "ürün adı - fiyatı - 100gr için besin değerleri" şeklinde yazalım ki karmaşa olmasın. Lütfen sizlerde denk geldikçe burada paylaşın. Kırık Peynir: Markasına göre değişmekle birlikte 22-35tl fiyat aralığında. Ortalama 20gr protein içeriğine sahipler. Genelde de tavada eriyorlar ve oldukça lezzetliler. Dana Böbrek: Kasaplarda / sakatatçılarda 15-30tl aralığında değişiyor. Ortalama 18gr proteine sahipler. Tadı ciğerin lightı gibi. Yine lezzet manasında şahane.
  5. Merhaba deca 250 testesteron 250 kürü kullanıyorum definasyondayım c-d-magnezyum çinko,balık yağı tüketiyorum.Sabahları 30 dakika cardio ilk öğünden sonra sert bir şekilde antreman + kardiyo yapıyorum ekstra yapabiliceğim birşeyler varmı yoksa bunlar yeterli olur mu pct için ne yapabilirim? @metinav
  6. Definasyon küründe beslenme antreman ?

    Kılo vermek ve definasyon için nasıl bir yol izlemem gerekiyor beslenme ve antreman süreci hakkında bilgilerinizi paylaşırmısınız. testo e. Boldenon. Turnabol oxan kullanıyorum.4 haftadayım 12 sürücek ilk kürüm yaş 29 naturel olarak 12 yıllık süreçte toplamda 6 yıllık aralarda boşluklar okul iş pandemi gibi dönemlerden dolayı aralarım oldu ama kas kütlem gayet yeterli yağ oranımda fazla yüzde 20 civarında sanırsam kılo 94 boy 180 Haftada 4-5 gün çift bölge antreman giriyorum antreman sonuna 15 dk kardıyo giriyorum. Beslenme günlük 300 gr basmati pirinç 400 gr beyaz et 4 yumurta 150 gr yulaf şeklinde günlük su tüketimim 4 lt . bu süreç bana yağ yakımı sağlar mı kas kütlemi koruyarak önerilerinizde varsa dinlemek isterim.
  7. Beslenme -bulgur ve beyaz pirinç

    Merhabalar Hayırlı ramazanlar herkeze malum ramazan ayının bitmesine az kaldı. Bir kaç konu hakkında sizlerin bilgilerine ihtiyacım var . Öncelikle çalışan insanlarız ve her gün yemek hazırlayacak vaktimiz olamayabiliyor bundan sebeb haftada 1 veya 2 defa Pilav yapıp saklama kaplarında saklamayı düşünüyorum Bilgilerim dahilinde bulgur pilavının su tutmama özelliği var definasyonda kullanılıyor. Pirinç pilavı ise tam tersi bulk esnasında kullanılıyor gelişim konusunda çok etkili olmasına rağmen vucutda su tutumu sağladığını biliyorum. Günlük 500 Gr Haşlanmış Tavuk Göğüsü Taze olarak tüketebiliyorum taze şekilde günlük haşlayabiliyorum. Asıl sormak istediğin konu şudur yoka bulgur pilavı ile devam etmek istiyorum; Bulgur pilavı piştikten sonraki tüketim ömrü nedir ? Plastik kaplara koyup max kaç gün dolapda izole edilebilir ? Aynı sorum Pirinç pilavı içinde geçerlidir. Bir seferde pişirip her günün kabını ayrı ayrı ayırıp günü geldiğinde tüketmek istiyorum. 500 Gr haşlanmış göğüsün yanında kaç gr bulgur tüketilebilir ? 73 Kg 1.65 Boya sahibin 12 haftalık kürdeyim. Bu konuda fikirlere önerilerinize açığım Not:Extra olarak günlük yeşillikle kombinliyorum. Teşekkürler sağlıklı sporlar.
  8. Bulk kürü beslenme

    iyi günler herkese bulk kürüne girecem ramazandan sonra nasıl beslenmem ve nasıl antrenman yapmam gerekiyor biraz bilgim ve fikrim var ama sizlerede danişmak istiyorum bu küdeyken hangi besinelre yönelmeliyim daha cok patates vb gibi tavsiyelerinizi bekliyorum kürüm testo bolde deca
  9. Pişmiş pişmemiş besin ağırlığı

    Merhaba arkadaşlar iyi günler. Size şu sorum olacak günde 100g basmati pirinç veya bulgur tüketiyorum(çiğ ağırlık) hergün yapmak çok zahmetli oluyor 700g tek bir gün yapsam haftanın her gününe nasıl bölebilirim. 100 gram pirinç yapıyorum 200 gram oluyor mesela en doğru şekilde nasıl yapabilirim.
  10. Diyeti bozdum :(

    Hocalarım yaklasık 1 aydır diyetteyim dün itibariyle bozdum 8 9 bin kalori almısımdır 2600 bazal metabolizma hızım yağ oranı %8 %9 civarında diyetimi nekadar geriye attım sizce lütfen yardımcı olabilirmisiniz bana depresyona girdim testo prop 300 masteron 300 clen küründeyim
  11. Sert bir definasyon/diyet dönemi sonrası kademeli yükleme yapan arkadaşlar veya bulka geçiş yapan varsa ricam yaptığı beslenme programından veya beslenme şeklinden bahsedebilir mi ve ayreten fark ettikleri püf noktaları varsa yaptıkları hataları söylerlerse sevinirim şimdiden herkese teşekkürler🌹
  12. Öncelikle herkese merhaba arkadaşlar merak ettiğim soru definasyon küründeyken cheat meal yapılmalı mı mesela örnek zamanlama olarak hafta da 1 defa pizza, hamburger, lahmacun ve pide tarzı şeyler yenilebilir mi Hem definasyon kürü hemde bulk kürü için cheat meal görüşleriniizi bekliyorum
  13. Gladyatör yemeği

    İtalyada spor ile uğraşanların çok iyi bildiği bizde pek bilinmeyen bir tür lapa Kino + yaban mersini + siyah üzüm Bu ürünler lapa yapılıp gladyatörlere veriliyormuş.
  14. Tavuk ve salça birleşimi

    Herkese hayırlı formlar ben şuan definedeyim ama yaptığım tavuk göğsünü haşlayıp salcayla biraz kavuruyorum acaba bir sorun olurmu kilo alirmiyim birde akşam yemeğimi 9 da nazende geciyor yiyorum sorun olurmu Güncel makro Sabah 6 yumurta beyazı 1 adet küçük salatalık 50 Gr yulaf 1 tatlı kaşığı şekersiz fıstık ezmesi Yarım muz Bol yeşillik Öğlen yemeği 100 150 Gr lapa pirinç 300 Gr tavuk göğsü Bol yeşillik Akşam yemeği 400 450 Gr tavuk göğsü Bol yeşillik Boy 1.82 Kilo. 87 Yağ oranım biraz fazla inat olan göbek gitmiyor yardım edebilir misiniz gh mi kullansam bir tane acaba yağ oranını düşürmek için @metinav @Rdm
  15. Smoothie blender önerisi olan ?

    Merhaba hızlı ve pratik shake hazırlayabileceğim sizin de kullandığınız ve önerebileceğiniz smoothie blender var mıdır ?
  16. Kür planlaması sizce nasıl ? ( ilk kür )

    Merhabalar herkese hayırlı günler dilerim , Türkiye'de maddi imkansızlıkların içinde bu dönemde sporu icra etmek zor iken beslenme ve anabolik stereoid ile beraber imkansıza yakın hale geliyor bu sebepten uzun kürler tutabilmek zor bende bunu düşünerekten şöyle bir planlama gerçekleştirdim ; Kür Planlaması ; 1-5 hafta: 40 MG Danabol 1-12 hafta : 400 MG Testosterone Enanthe ( Haftada 2 enjeksiyon ) 12-24 hafta : 500 MG Testosterone Enanthe ( Haftada 2 enjeksiyon ) Beslenme Planlaması ; ( Kahvaltı dahil 4 öğüne bölünecektir ) - 5 Tam Yumurta ( M-L ) ( Sabit ) - 75-100 Gram Yulaf Ezmesi ( Antreman günlerine göre değişkenlik gösterebilir bacakta "100" , göğüste "75" şeklinde düşündüm. ) - 15 Gram Ceviz ( Sabit ) - 300 - 400 Gram Jasmine Pirinç ( Antreman günlerine göre değişkenlik gösterebilir bacakta "400" , göğüste "300" şeklinde düşündüm , aynı zamanda antreman olmayan günler 200-250 gram pirinç miktarına kadar düşürülebilir. ) - 500-600 Gram Arası Tavuk Göğsü ( 500 Altına düşmemek kaydı ile dikkate alacağım. ) - 15 Gram Fıstık Ezmesi ( Şekersiz ) - 15 Gram Zeytinyağı ( Soğuk Sıkım - Virgin ) - 5 Gram Himalaya Tuzu ( Sabit ) - Sınırsız Sebze ( Marul - maydanoz - dereotu - salatalık - soğan - kabak - brokoli - pırasa - kereviz ) Supplement Planlaması ; - 1000 MG C Vitamini - 2000 MG Omega-3 - 1 Adet Multivitamin - 1 Adet Milkthistle - 20 Gram BCAA 4:1:1 - 20 Gram Glutamine - 10 Gram Creatine ( Sabit ) ( Kutu bitince Creatine kullanımına 2 ay ara verilecektir.) Antreman Planlaması ; Haftada 6 gün klasik hipertrofi ve powerlifting barındıran bir antreman sistemi oluşturdum bu antreman sisteminde 12 - 15 tekrar aralığını gerçekleştireceğim ağırlıklar olduğu gibi 3-4 tekrar aralığını gerçekleştireceğim ağırlıklarda olacaktır , yoğunluklu olarak bileşik egzersizleri barındıracaktır. ( Göğüs - Sırt - Bacak - Omuz - Ön ve Arka Kol şeklinde çift bölge çalışılacaktır. ) Spor tecrübem ; Tam olarak 2 yıldır vücut geliştirme sporu ile ilgileniyorum bundan önce futbol'da kalecilik yapmıştım ( 2 seneye yakın) yağlanmaya çok müsait bir vücudum var bel ve karın bölgemden genellikle yağlanıyorum , kan grubum 0rh+ , boyum 173 kilom 78-80 arasında gezmektedir hafta içi clean beslenen hafta sonu işin suyunu çıkaran tiplerdenim küre giriyor olmam diyetime sadık olmam için biraz da motivasyon açıkcası. ilk kürüm olacaktır yaşım 20 herhangibi bir spor müsabıklığı düşünmüyorum. Sizin kür hakkında yorumlarınızı merakla bekliyorum yakın zamanda fotoğraflarımı buraya eklerim yazın küre girmenin verimli olduğunu pek düşünen taraflarda değilim 1 ay içinde girmeyi planladığım bir program bu sizin eklemek çıkarmak istediğiniz şeyleri göz önünde bulunduracağımdan emin olabilirsiniz ve koruyucular hakkında lütfen bilgi edinebilir miyim (Armidex, Dostinex, Tamoksifen gibi ) ?
  17. Ilk kürüm tavsiyeleriniz

    Merhabalar, 130 kg dan 80 lere kadar düştüm uzun bir süreç sonrası ve hala yağ oranım yüksek her neyse 6 haftalık bir definasyon kürü e gireceğim içeriği Testo Propionate Fragment Oxandrolone olacak kür içerisinde beslenme bilgim az olduğun dan dolayı macrolarımı ve kalori mi nasıl tutmalıyım ve önerileriniz nelerdir yardımcı olursanız sevinirim
  18. Diyafram

    bulk dönemindeyim çok fazla etki görüyorum ama diyaframda çok fazla büyüme oldu bu görüntüyü nasıl engelleyebilirim. Şuanda günlük 200 gram yulaf-400 gram pirinç-200 gram patates 400 gram tavuk-150 gram köfte-5 yumurta yiyorum makro olarak besinlerim böyle Ve aynen aşağıdaki resimdeki adamda olduğu gibi diyafram kısmı göğüslerin önüne ha geçti ha geçecek şekilde günde 9 öğün yiyorum. bunu nasıl engelleyebilirim
  19. İlk defa böyle birşey duydum sizlere de sormak istedim. Protein ve karbonhidratı ayrı ayrı mı almalıyız ?
  20. Hep karaciğer ve böbrek sağlığı ön planda tutuluyor hiç mide sağlığından bahsedilmiyor. Siz neler yapıyorsunuz mide sağlığı için, özellikle bulkta ?
  21. Karbonhidrat yetiyor mu?

    günde 350 gr çiğ ağırlık prinç alıyorum, yaklaşık 700 gr tavuk,hindi,et 50 gr kaliteli yağ karb önceki hafta 300 dü 50 gr arttırdım bütün gün tok oluyorum ama vücudum hala kuruyor, antrenmanda fazla verim alamıyorum, pump düşük oluyor.. haftada 1 cheat day yapıyorum tüm gün. protein dışı karb ve yağ yerine şekerli yiyecek alıyorum. "ne kadar yanlış olsada" Şekerle vücudum daha iyi pumpı yakalıyor o günler kas iyi damarlanıyor su çekiyor.. daha ağır basıyorum, yani prinçten alamadığım pump'ı enerjiyi, baklavadan daha iyi alıyorum Ne yapayım şimdi? princi bi yarım kiloya mı çıkarsam çok fazla gelir diye düşünüyorum vücut kaldırabilir mi nasıl yiycem? yağ mı az yoksa?
  22. Diamicron

    Arkadaşlar uzunca bir zamandır kilo sorunumla uğraşmaktayım. Kür spor dianabol vb. Oral steroidler herşey denedim. Ama geliyor ve geçiyordu. Beskenme programlarıda denedim 1 hafta gitsem 2. Hafta ister istemez tökezliyordum bugün forumda @metinav hocamızın bir tavsiyesi dikkatimi çekti diamicron kullanımı ile belirli kilo artışı gözlemlenebileceğinden bahsediyordu vücüduna her türlü ilacı vs. Sokmuş biri olarak bugünden itibaren sabah kahvaltı ile birlikte 1tab. Diamicron almaya başladım. Kilo ile ilgili bilgilerimi burda güncel tutacağım. Merak eden arkadaşlarda burdan takip edebilirler. Sağlıklı sporlar.
  23. Beslenme hakkında

    Arkadaşlar bulktayım off günlerde 500gr aldığım pirinci 350gr'a düşürüyorum. Haftanın son antrenmanı Cuma günü, cumartesi de sağlam bir off gün beslenmesi yapıp pazar günleri pek birşey yemiyorum o 1 gün definasyon gibi geçiyor böyle yapmamın zararı olur mu ?
  24. Mineral bor, metabolizmada bitki, hayvan ve insan sağlığı için gerekli olan ve dünyadaki yaşamın evrimi için son araştırmaların gösterdiği hayati derecede önemli rollere sahip bir mikro besindir. Faydaları şu şekilde özetlenebilir: (1) Kemiğin büyümesi ve bakımı için gereklidir (2) Yara iyileşmesini büyük ölçüde hızlandırır (3) Vucudun östrojen, testosteron ve D vitamini kullanımını faydalı bir şekilde etkiler (4) Magnezyum emilimini arttırır (5) Yüksek hassasiyetli C-reaktif protein (hs-CRP) ve tümör nekroz faktörü a (TNF-a) gibi enflamatuar seviyelerini azaltır (6) Süperoksit dismutaz (SOD), katalaz ve glutatyon peroksidaz gibi antioksidan enzimlerin seviyelerini arttırır (7) Pestisit kaynaklı oksidatif strese ve ağır metal toksisitesine karşı koruma sağlar (8) Yaşlılar için beynin elektriksel aktivitesini, bilişsel performansını ve kısa süreli belleği geliştirir (9) S - adenosil metiyonin (SAM-e) ve nikotinamid adenin dinükleotid (NAD + ) gibi anahtar biyomoleküllerin oluşumunu ve aktivitesini etkiler (10) Prostat, servikal ve akciğer kanserleri ve multipl ve Hodgkin dışı lenfoma gibi bir takım kanserlerde önleyici ve tedavi edici etkiler göstermiştir (11) Geleneksel kemoterapötik ajanların yan etkilerini iyileştirmeye yardımcı olabilir Özet: Bu makale öncelikle kemik gelişimi ve rejenerasyonu, yara iyileşmesi, seks steroidleri geliştirilmesi, D vitamini üretimi ve metabolizması ile kalsiyum ve magnezyumun emilimi, kullanımı da dahil olmak üzere borun insan sağlığı üzerindeki en belirgin etkilerine odaklanmaktadır. Ek olarak, bor, artriti hafifletmeye ve beyin fonksiyonunu iyileştirmeye yardımcı olabilecek anti-enflamatuar etkilere sahiptir ayrıca borlanmış bileşikler şu anda çeşitli kanser türlerinin tedavisinde kullanılır ve önemli antikanser etkileri göstermiştir. Kemik Büyümesi ve Bakımı: Bilim adamları, yıllardır borun sağlıklı kemikler için gerekli olduğunu biliyorlar. 1985 yılında ABD Tarım Bakanlığı (USDA), düşük borlu bir diyet (119 gün boyunca 0.25 mg / gün) uygulanan menopoz sonrası kadınların (n = 12) 3 mg / gün ile takviye edildiği bir deney gerçekleştirdi. Bor takviyesi ile kadınların günlük idrar kalsiyum atılımının % 44 azaldığı görüldü. Bor osteogenezde önemli bir rol oynar ve eksikliğinin kemik gelişimini ve rejenerasyonunu olumsuz etkilediği gösterilmiştir. Bu eser mineral, kalsiyum kaybının ve kemik demineralizasyonunun önlenmesini, steroid hormonlarının üretimini ve aktivitesini etkileyerek yapar. Bor takviyesinin art arda hem kalsiyum hem de magnezyumun idrar atılımını önemli ölçüde azalttığı ve postmenopozal kadınlarda serum estradiol ve kalsiyum emilim seviyelerini arttırdığı gösterilmiştir. Bor, D vitamini kullanımını faydalı bir şekilde etkiler. Bor ile takviye edilen, D vitamini eksikliği olan hayvanlarda kemik büyümesini uyarır ve D vitamini eksikliğinin karakteristiği mineral metabolizmasındaki işlev bozukluklarını azaltır. 2010 yılında, borun osteogenez üzerindeki etkilerinin altında yatan mekanizmaları inceleyen bir araştırma yayınlandı. Borun, doku mineralizasyonu ile ilgili genlerin ekspresyonunu ve kemik büyümesi ve döngüsünde yer alan anahtar hormonların (17β-estradiol [E2], testosteron ve D vitamini) hareketlerini düzenleyerek osteoblastların mineralizasyonunu indüklediği belirlenmiştir. Yara iyileşmesi: 1990'da borun yara iyileşmesini önemli ölçüde iyileştirdiği gösterilmiştir. Derin yaralara % 3 borik asit çözeltisinin uygulanması, yoğun bakımda gereken süreyi üçte iki oranında azalttı. 2000 yılında, insan fibroblastları kullanılarak yapılan in vitro araştırmalar, bir borik asit çözeltisinin, hücre dışı matris üzerindeki etki yoluyla yara iyileşmesini geliştirdiğini göstermiştir. 2002 yılında yayınlanan diğer in vitro çalışmalar, borun bu yararlı etkilerinin fibroblastlarda bulunan spesifik enzimler üzerindeki doğrudan etkilere bağlı olduğunu ortaya koymuştur (elastaz, tripsin benzeri enzimler, kollajenaz ve alkalin fosfataz). Hayvan bağ dokusundaki en yaygın hücreler olan fibroblastlar, hücre dışı matrisi ve kolajeni sentezler ve yara iyileşmesinde kritik bir rol oynar. Bor, bu anahtar enzimlerin fibroblastlardaki aktivitesini kolaylaştırır, böylece hücre dışı matris devir hızını artırır. Hücre Dışı Matris Proteinlerin İfadesi: Borun etkilerinin arkasındaki mekanizmalar, çok çeşitli hücre dışı matris proteinlerinin haberci RNA (mRNA) ekspresyonu, sadece yara onarımına dahil olanları değil, aynı zamanda mineralize doku ilişkili proteinler, kollajen tip 1 (COL1), osteopontin (OPN), kemik sialoprotein (BSP) ve osteokalsin (OCN) şeklindedir. Bu eylemlerin birleşik etkileri kemik hücrelerinin mineralizasyonunun yanı sıra osteoblast hücresi canlılığını, proliferasyonunu ve morfolojisini de arttırır. Diğer araştırmacılar tarafından insan kemik iliği stromal hücreleri üzerinde yapılan daha fazla araştırma, borun osteojenik farklılaşmayı arttırdığı mekanizmaların daha önceki keşiflerini doğruladı. Borun ayrıca alkalin fosfataz ve kemik morfogenetik proteinlerinin (BMP'ler) mRNA ekspresyonunu arttırdığı bulunmuştur. Diğer bazı araştırmacılar, borun temel BMP'lerin (BMP-4, BMP-6 ve BMP-7) protein seviyelerini ve runt ile ilgili transkripsiyon faktörü 2'nin (RUNX2) mRNA ifadesini düzenlediğini doğruladı. BMP'ler, dönüştürücü büyüme faktörü β (TGF-β) süper familyasına ait çok işlevli büyüme faktörleridir ve bazıları yeni kıkırdak ve kemiğin oluşumuna neden olur. Borun ayrıca çekirdek bağlayıcı faktör alt birimi a-1 (CBF-a1) olarak da bilinen RUNX2 üretimini düzenlediği belirlenmiştir. RUNX2 osteoblastik farklılaşma ve kemik oluşumu ve kemik bakımı için gereklidir. Osteoblast gen ekspresyonunu ve mezenkimal kök hücrelerin osteoblastlara farklılaşmasını uyarmak için BMP'lerle birlikte çalışan bir transkripsiyon faktörüdür ve olgun osteoblastlarda aktif kalır. Aktif RUNX2 seviyeleri düşürüldüğünde, BSP, OCN, OPN ve COL1 dahil olmak üzere ana kemik-matris proteinlerini kodlayan genlerin ekspresyonu düşer. Seks Hormonlarının Düzenlenmesi: Bor takviyesinden sonra hem erkeklerde hem de kadınlarda artan seks steroidleri seviyeleri gösterilmiştir. 1987 yılında Nielsen ve arkadaşları, daha önce düşük bor diyetinde olan postmenopozal kadınlarda (n = 13) bor takviyesinin, özellikle östrojen için serum estradiol (E2) ve testosteron seviyelerinin önemli ölçüde arttırdığını bildirmiştir. Magnezyum alımıyla kadınlarda, E2 neredeyse iki katına çıkarak ortalama 21.1 pg / mL'den 41.4 pg / mL'ye yükseldi. Testosteron iki kattan fazla arttı ve ortalama 0.31 ng / mL'den 0.83 ng / mL'ye yükseldi. 1997 yılında Naghii ve arkadaşları, 21 sağlıklı erkekde (n = 18) 4 haftalık bor takviyesi sonrasında serum E2 düzeylerinde benzer bir artış bulguları yayınladılar. 1997 yılında sadece 6 haftalık 6 mg / gün bor takviyesi sonrasında, Naghii ve arkadaşları tarafından 20 sağlıklı erkek (n = 8) üzerinde yapılan bir çalışmada, ortalama 11.83 pg / mL'den 15.18 pg/ml'e yükselen serbest testosteronda önemli bir artış olduğu bulunmuştur. E2'de ise, 42.33 pg / mL'den 25.81 pg / mL'e önemli düşüşler kaydedilmiştir. Ölçülen tüm enflamatuar biyobelirteçler de azaldı. İnterlökin (IL) 6, 1.55 pg / mL'den 0.87 pg / mL'ye, yüksek hassasiyetli C-reaktif protein (hs-CRP) yaklaşık % 50 oranında, 1460 ng / mL'den 795 ng / mL'ye belirgin bir azalma ve tümör nekroz faktörü (TNF-a) yaklaşık % 30, 12.32 ila 9.97 pg / mL azalmıştır. Dihidrotestosteron, kortizol ve D vitamini seviyeleri hafifçe arttı. 6 haftalık bor takviyesinden sonra erkek plazma E2 de önemli azalma ve total testosteronun (T) serbest testosterona (FT) dönüşüm oranının daha yüksek olduğu görülmektedir. Sonuçlardan hareketle, borun androjen amplifikatör etkilerine sahip olduğunu söylenebilir. Testosteron moleküllerinin yaklaşık % 98'inin kandaki proteinlere, esas olarak seks hormonu bağlayıcı globuline (SHBG) bağlı olduğu ve biyoyararlı olmadığı iyi bilinmektedir. Bu nedenle, bor takviyesi ile görülen serbest testosteronun artışı, özellikle tipik olarak SHBG seviyelerinin arttığı ve FT seviyelerinin azaldığı yaşlı erkeklerde, önemli faydalı sonuçlar verebilir. D Vitamini Eksikliğinin Önlenmesi: Borun hayvan ve insan çalışmalarında D vitamini eksikliği olan bireylerde serum 25-hidroksivitamin D3 seviyelerini arttırdığı gösterilmiştir. Orta yaşlı erkek ve kadınların (n = 15) düşük borlu bir diyete tabi tutulduğu klinik bir araştırmada (0.23 mg B / 2000 kcal ), yapılan bor takviyesinden (3mg) 49 gün sonra d3 seviyeleri belirgin şekilde yükseldi. 25 (OH) D3 seviyeleri, 44.9 nM'den, % 39 artışla 62.4 nM'ye yükseldi. Benzer sonuçlar, D vitamini eksikliği (serum 25 [OH] D3 <12 ng / mL) olarak önceden belirlenmiş orta yaşlı bireylerin (n = 13) açık bir pilot çalışmasında da görülmüştür. 25 (OH) D3 seviyeleri, kalsiyum fruktoborat, Ca ([C6H10O6] 2B) 2 · 4H20, içeren bir kompleks kullanılarak 60 gün boyunca 6 mg / gün bor takviyesi sırasında incelenmiştir. Çalışma Sırbistan'da, D vitamini durumunun kötüleşeceği bir zaman olan sonbahar-kış geçişi (ekim-ocak) sırasında gerçekleşti. Bununla birlikte, bor takviyesi ile 25 (OH) D3 seviyeleri önemli ölçüde artmış ve ortalama% 20 artış göstermiştir. Bor, D vitamininin yarılanma ve kullanım ömrünü arttırır. Magnezyum Emilimi: Bor, magnezyum emilimini ve kemikte birikmesini önemli ölçüde geliştirir. Magnezyumun kemikte eksikliği bor yetmezliğinin yaygın belirtilerindendir. İnsan vücudundaki magnezyumun yaklaşık% 60'ı, kalsiyum metabolizmasını düzenleyen anahtar enzimler için bir kofaktör olduğu kemikte bulunur. Kemikteki magnezyumun çoğu, apatit kristalinin yapısının ayrılmaz bir parçası olan kortikal kemik üzerinde bulunur. Apatit kristallerindeki yapısal rolünün yanı sıra, osteoblast ve osteoklastlarda ve magnezyumun adenosin trifosfat (ATP) üretimi için temel olduğu ve lipit, proteinde yer alan 300'den fazla enzimin kofaktörü olarak hizmet ettiği tüm canlı hücrelerde magnezyum gereklidir. ve nükleik asit sentezi. Pozitif yükü nedeniyle magnezyum hücre zarlarını stabilize eder, kalsiyumun hareketlerini dengeler ve bir sinyal transdüseri olarak işlev görür. Anti-inflamatuar Etkiler: Borun inflamatuar biyobelirteç düzeylerini azalttığı bir çok çalışma ile gösterilmiştir. Sağlıklı erkek gönüllüleri (n = 8) içeren yeni bir insan denemesinde, 11.6 mg bor ile takviye edildikten 6 saat sonra plazma hs-CRP ve TNF-α seviyelerinde önemli azalmalar ile birlikte plazma bor konsantrasyonlarında önemli bir artış meydana geldi. Bir haftalık 10 mg / gün bor takviyesi, TNF-a'nın plazma konsantrasyonunda % 20, (12.32 pg/mL den 9.97 pg/mL) ve hs-CRP'nin plazma konsantrasyonunda yaklaşık % 50, (1460 ng/mL den 795 ng/mL) ve IL-6 plazma konsantrasyonunda (1.55 pg/mL den 0.87 pg/mL) dikkate değer düşüş gözlenmiştir. Yüksek hs-CRP'nin meme kanseri, obezite ve metabolik sendrom, ateroskleroz, kararsız angina, insülin direnci, tip 2 diyabet, alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı, metastatik prostat kanseri, akciğer kanseri, erişkin depresyonu, genç erişkin yaşamında psikoz, koroner kalp hastalığı ve inme ile ilişkili bir risk olduğunu düşünün. Osteoartritte Antienflamatuar Etkiler: Epidemiyolojik kanıtlar, olgu sunumları ve kontrollü hayvan ve insan çalışmaları, osteoartrit (OA) için güvenli ve etkili bir tedavi olarak borun kullanımı için kanıt sağlamıştır. Bor uygulaması ve dünya çapında OA prevalansı arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmacılar, bor alımının 1 mg / d'ye eşit veya daha fazla olduğu alanlarda, artrit insidansının % 20 ila % 70 arasında değiştiğini keşfettiler. Buna karşılık, bor alımının genellikle 3 ila 10 mg / gün olduğu bölgelerde, artritin tahmini insidansı % 0 ila % 10 arasında değişir. OA hastalarının femur başlarında, kemiklerinde ve sinovyal sıvısında bor konsantrasyonunun OA olmayan bireylere göre daha düşük olduğu bulunmuştur. Bor yoksunluğu ve takviyesi üzerine yapılan insan çalışmaları, borun eritrosit süperoksit dismutaz (SOD) aktivitesini önemli ölçüde arttırdığını göstermiştir. 63 gün bor yoksunluğunun ardından 49 gün bor takviyesi 3 mg / gün takip edilen bir çalışmada, SOD, 45 yaşından büyük erkeklerde 2666 U / g Hb'den 3231 U / g Hb'ye, postmenopozal kadınlarda 3091 U / g Hb'den 3169 U / g Hb'ye ve östrojen tedavisi alan postmenopozal kadınlarda 2520 U / g Hb'den 3327 U / g Hb'ye yükseldi. Borun OA hastalarının tedavisinde kullanılmasına yönelik insan klinik kanıtları, ilk olarak Avustralya'da yürütülen ve günde 6 mg bor (sodyum tetraborat dekahidrat) takviyesine önemli ölçüde olumlu yanıt veren çift kör, plasebo kontrollü bir takviye çalışması ile sağlandı. OA olan 20 kişide ilave bor alan deneklerin% 50'si plasebo alanların sadece% 10'u iyileşmiştir. Beyin Aktivasyonu ve Psikolojik Fonksiyonu: Hem hayvanlarda hem de insanlarda bor yoksunluğunun, beynin elektriksel aktivitesinde azalmaya yol açtığı göstermiştir. Olgun sıçanlarda bor yoksunluğu, azalmış yüksek frekans ve düşük frekanslı beyin elektriksel aktivitesi ile ilişkiliydi, azalmış uyarılma ile tutarlıydı, bu da borun hayvanlarda beyin aktivasyonunun korunmasında önemli bir rol oynayabileceğini düşündürmektedir. İnsanlarda, bor yoksunluğu (<0,3 mg / gün) motor hızı ve el becerisi, dikkat ve kısa süreli bellek görevlerinde daha düşük performansla sonuçlanmıştır. Sağlıklı yaşlı erkeklerde ve kadınlarda yapılan bir dizi deney, sınırlı bor alımının beyin fonksiyonlarını ve bilişsel performansı olumsuz etkilediğini bulmuştur. En tutarlı EEG bulgusu, düşük bor alımının, düşük frekanslarda daha fazla aktiviteye ve EEG spektrumunun yüksek, baskın frekanslarında daha az aktiviteye doğru bir kaymaya yol açmasıydı; bu, tipik olarak spesifik olmayan yetersiz beslenme ve ağır metal toksisitesine tepki olarak gözlenen aynı etkidir. Artan düşük frekans aktivitesi, zihinsel uyanıklığın azalması durumlarının karakteristiğidir, uyanıklık ve psikomotor görevleri yerine getirme yeteneğinin azalmasıyla ilişkilidir ve hafıza performansının bozulması ile ilişkilendirilmiştir. Ağır Metal Toksisitesi: Bazı bor bileşiklerinin (borik asit, boraks, kolemanit ve uleksit) ağır metallerin (arsenik trioksit, kolloidal bizmut altkriti, kadmiyum klorür, cıva klorür ve kurşun klorür) neden olduğu genotoksisite üzerindeki etkinliği insan kan kültürlerinde değerlendirildi. Lenfositlerde DNA hasarı oluşturmak için kardeş kromatid değişimi (SCE) ve mikronükleus (MN) deneyleri yapıldı ve oksidatif stres, ana, antioksidan, enzim aktiviteleri ve eritrositlerdeki toplam glutatyon seviyelerindeki değişiklikler tahmin edilerek değerlendirildi. Ağır metal tedavileri, hem SCE hem de MN'nin sıklığını ve oksidatif stresin bir göstergesi olan malondialdehitin plazma seviyelerini arttırdı ve kontrollere kıyasla antioksidan enzim aktivitelerini ve toplam glutatyon seviyesini azalttı. Borla test edilen tüm bileşikler (5-20 ppm), düşük dozda ağır metallerin neden olduğu tüm genotoksik etkileri önemli ölçüde azalttı. Antikanser Etkileri: Giderek artan sayıda kağıt borun antikarsinojenik özelliklere sahip olduğunu göstermiştir. Bor bakımından zengin diyetler ve toprak ve suyun bor açısından zengin olduğu bölgeler, prostat, meme, servikal ve akciğer kanserleri de dahil olmak üzere çeşitli kanser türlerinin düşük riskleri ile ilişkilidir. Borla zenginleştirilmiş diyetlerin, prostat ve serviks kanseri riskinde önemli azalmalar ve sigara içen kadınlarda akciğer kanseri riskini azalttığı bulunmuştur. Son birkaç yılda, antikanser ajanlar olarak doğal ve sentetik bor içeren bileşiklerin kullanımı, özellikle ameliyat edilemeyen kanserlerde ve yüksek malignitesi olanlarda artmıştır. Bor içeren bileşikler, serin proteazların inhibisyonu, NAD-dehidrojenazlar, mRNA birleştirme ve hücre bölünmesi, reseptör bağlanma taklidi ve apoptozun indüksiyonu dahil olmak üzere çeşitli mekanizmalar yoluyla kanser hücrelerinin fizyolojisine ve çoğalmasına müdahale eder. Prostat kanseri: Bor seviyesi, prostat kanseri insidansı ile ters orantılıdır. Ulusal Sağlık ve Beslenme Muayene Araştırması (NHANES) III verilerine göre, beslenmelerinde 1,8 mg/d'den fazla bor olan erkeklerde, bor alımı 0,9 mg/d den düşük veya eşit olan erkelere kıyasla prostat kanseri riski % 52 daha düşüktü. Yeraltı sularındaki bor konsantrasyonu ile Teksas'taki prostat kanserinin dağılımı arasında yüksek korelasyon ( r = 0,63) bulundu. Borik asit, in vitro insan prostat kanseri hücre çoğalmasını inhibe eder. Bir çalışmada, borik asit farelerdeki prostat tümörlerinin boyutunu azalttı ve tümör dokusunda ve serum prostat spesifik antijenin (PSA) insülin benzeri büyüme faktörü (IGF-1) düzeylerini önemli ölçüde azalttı. Çalışmada, grup başına 10 hayvan içeren üç gurup oluşturuldu. 1. ve 2. gruba gavaj yoluyla borik asit çözeltileri (1.7-9.0 mg /kg) verildi. Kontrol grubuna sadece su verildi. Tümör boyutları 8 hafta boyunca haftalık olarak ölçüldü. Düşük ve yüksek dozda borik aside maruz kalan farelerde tümörlerin boyutu sırasıyla % 25 ve % 38 azalmıştır. İki dozaj için serum PSA seviyeleri kontrol grubuna göre sırasıyla % 88.6 ve % 86.4 azaldı. Dolaşımdaki IGF-1 düzeyleri gruplar arasında farklılık göstermedi, ancak IGF-1'in tümörlerde ekspresyonu bor tedavisi ile önemli ölçüde azaldı. PSA, hem normal hem de kanserli prostat epitel hücreleri tarafından üretilen androjenle düzenlenmiş bir serin proteazdır (enzim) ve hala prostat kanseri için en yaygın olarak kullanılan serum markörüdür. Boronik asidin PSA aktivitesini inhibe ettiği gösterilmiştir. Rahim ağzı kanseri: Rahim ağzı kanseri dünya çapında kadınlarda en sık görülen ikinci kanser olmakla birlikte, Türkiye'de sadece dokuzuncu sırada yer almakta olup Avrupa ve Kuzey Amerika'dan 2 ila 5 kat daha düşüktür. Her ne kadar bu farkın nedenleri mutlaka sosyokültürel farklılıklar, nüfus temelli tarama programlarının eksikliği veya Türkiye'de daha düşük bir insan papilloma virüsü (HPV) prevalans oranı gibi faktörlerin bir kombinasyonunu içermesine rağmen, serviks kanseri insidansının düşük olduğu öne sürülmüştür. Türkiye'de bor bakımından zengin toprak ile ilişkilidir. HPV, serviks kanserinin ana nedenidir. HPV-16 ve HPV-18, tüm servikal kanserlerin yaklaşık % 95'ine neden olur ve bor, HPV'nin yaşam döngüsüne müdahale eder. Serin proteaz inhibitörleri, HPV E7 onkogeninin ölümsüzleştirme ve dönüştürme kapasitesini azaltır. Bor, insan vücudunda çoğunlukla serin proteaz inhibitörü olan borik asit formunda bulunur. Korkut ve arkadaşları , servikal kansere bağlı histopatolojik bulguların bor açısından zengin ve bor açısından fakir bölgelerle ilişkili olduğunu ortaya koyan araştırmalar yaptıktan sonra içme suyunda daha yüksek miktarda borun HPV dönüşümünü önlemeye ve serviks kanseri insidansını azaltmaya yardımcı olabileceğini öne sürdü. Bu çalışmada, bor bakımından zengin (472 kadın) ve bor fakiri (587 kadın) bölgede yaşayan sosyoekonomik durumu düşük 1059 kadın için servikal smearlarda advers sitolojik bulgu insidansı değerlendirilmiştir. Ortalama bor alımı, bor bakımından zengin bölgelerden kadınlar için 8.41 mg / d ve bor bakımından fakir bölgelerde yaşayan kadınlar için 1.26 mg / d idi. Bor açısından zengin bölgelerden hiçbir kadında serviks kanseri sitopatolojik belirtisi yoktu; bor fakiri bölgelerden 15 kadında sitopatolojik bulgular mevcuttu. Bor Alımı / Tamamlayıcı Öneriler: Bor normal insan beslenmesinin bir parçasıdır, ancak günlük alım, beslenmedeki çeşitli gıda gruplarının oranlarına ve topraktaki bor konsantrasyonlarına bağlı olarak büyük ölçüde değişir. Ortalama toplam bor alımı için bildirilen değerler : Amerika Birleşik Devletleri'nde 1,7 ila 7,0 mg / gün; Meksika'da 1,75 ila 2,12 mg / gün; Avrupa Birliği'nde 0.8 ila 1.9 mg / gün; Avustralya'da 2,16 ila 2,28 mg / gün; ve Kore'de yaklaşık 0.93 mg / gün olarak değişir. Çeşitli, bitki-gıda açısından zengin bir beslenmenin yaklaşık 1.5 ila 3 mg / gün bor sağladığı tahmin edilmektedir. Bitki kaynaklı gıdalar, özellikle meyveler, yapraklı sebzeler, fındık ve baklagiller, bitki kaynaklı fermente edilmiş içecekler (şarap, elma şarabı ve bira) gibi bor bakımından zengindir. Ancak et, balık ve süt ürünleri zayıf kaynaklardır. Fıstık ve fıstık ezmesi, diğer fındık, kuru üzüm, şarap ve avokado da bor alımına en çok katkıda bulunanlardır. Bor için önerilen seviye yoktur, fakat üst alım seviyesi 20 mg/ gün olarak belirlenmiştir. 18 yaş ve üstü yetişkinler için yaklaşık 20 mg / gün olan tolere edilebilir bir miktardır. Dünyanın bor bakımından zengin bölgelerindeki sakinler üzerinde yapılan araştırmalar, 3 mg / gün kullanımın, çok uzak yan etki riski ile fayda sağlayacak bir miktar olduğunu gösterdi. Örneğin, Türkiye'de bir borik asit üretim tesisinde çalışan işçiler için günlük bor alımı ortalama 12.6 mg / gün olup, hiçbir olumsuz etkisi yoktur.

Copyright © 2010 Peptid Türkiye. Tüm hakları saklıdır.

5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Şikayet; info@peptidturkiye.com Adresine mail atıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.


Tıbbi Sorumluluk Reddi / Yasal Uyarı! Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Doktorunuza Danışmadan sitede yer alan diyet ve benzerine başlamayınız.
×