Jump to content
  • Duyurular

    • Loving

      Steroidturkiye.com - AÇILDI!   29-11-2020

      Steroidturkiye.com açıldı! Hormon gruplarına dair tüm sorularınıza cevap bulmak için sisteme giriş yapıp soru başlığı oluşturmanız yeterli.
    • Loving

      Sarmsturkiye.com - AÇILDI!   29-11-2020

      Hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için siteyi ziyaret edebilirsiniz.
  • REKLAM

Genel Araştırma

'beslenme' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • Anabolik Steroidler
    • Kitaplarda yazmayan bilgiler
    • Steroid / Genel
    • Steroid Kürleri / Genel
    • Bulk Kürleri
    • Definasyon Kürleri
    • Ürün kullanımı
    • Marka Analizleri
    • Yarışmalar
  • Peptidler / Peptide
    • Peptid kürleri / Genel
    • Büyüme Hormonu - GH
    • İnsülin Hormonu
  • Sarmlar / Sarms
    • Sarm Kürleri / Genel
    • www.sarmsturkiye.com
  • Acil Servis
    • Kür içi ve sonrası tedavi (MCT & PCT)
    • Laboratuvar
    • Sağlık Sorunları
  • Fiziki gelişim günlüğü
    • Üyelerin Kür Günlüğü
    • Üyelerin Öncesi ve Sonrası
  • Beslenme ve Antrenman Kategorisi
    • Beslenme
    • Vitamin ve Supplementler
    • Antrenman programları
  • Site Yönetimi ve İçeriği
    • Duyurular ve Güncellemeler
    • Peptid Türkiye - Referansları
    • Öneri - İstek - Şikayet
    • Konu Dışı

Takvimler

  • Community Calendar

Üye Grubu


Bizi nasıl buldun?:


Meslek:


Konum:


Cinsiyet:


Favori Spor Dalın:

Araştırmada 58 sonuç bulundu

  1. Merhaba arkadaşlar abiler forumda yeniyim. Yaşım 23 lise 2 den beri düzenli olmayarak spor yaptım kimi yıllar 10 ay kimi yıllar 1 ay olarak. Durum şu ki spora geri döndüm fakat geçen süreçte belimde inanılmaz bir kalınlaşma ve yağlanma oldu. Bundan ötürü spora ve kardiyolara başladım. Fakat düşük kalori beslenmeme rağmen tartıda pek geriye gidemiyor ve vücut yağ oranı anlamında pek olumlu gelişmeler alamıyorum. Programım şöyle ; Haftada 5 gün ağırlık antrenmanı P/P/L şeklinde. On ve off günler dahil haftada 4 veya 5 kere aç karınla kardiyo. Beslenme; sabah 50gr pirinç unu 3 yumurta beyazı spor sonrası 2 ya da 3 parça halinde 500 gram tavuk 2 yk zeytinyağı ve 40 gram çiğ badem. Diyeti 1 gün bozup suyu arttırdığımda günde 8-9 kilolara kadar alabiliyorum iş stresi ve yetersiz beslenme sebebiyle geçen sene 70 kg kadar düştüm fakat 1 ay içinde 86-87 bandına çıkmıştım. Sorunun nerde olduğunu çözemiyorum hormonel midir metobolizmada mı bu konuda desteğe ihtiyacım var ve önerilerinize açığım. @Diver @rastlantisal @Oathbreaker @metinav Güncel: 178 boy 80.3 kg 39cm kol 38cm boyun
  2. Merhaba arkadaşlar; Müsabık milli sporcuyum branş belirtmek istemiyorum. Ana işim fizikten ziyade güçle ilgili daha öncesinde, oxandrolone testosteron propionate Geçmişim var ilk defa ghrp kullanıcam bu kürümde anabolik olarak tekrar ox ve testo eşlik edecek 12-16 haftası kürde: Dozlarım nasıl olmalı? Güç artışı için ve beslenirken nelere dikkat etmeliyim? Örneğin ekmek tuz şeker yasak denildi doğru mudur bunlar? Bana bu konuda bilgi verebilirseniz çok sevinirim. @rastlantisal @SantoR @Diver @Askabar @AREN @crosfredy @SERKO @otopsicikedi @GHOST
  3. Merhaba abilerim kardeşlerim Bulk kürümün 30. Günündeyim ve iştahım gün geçtikçe kapanıyor midem şiş geziyorum sürekli yemek yerken midem bulanıyor zorla yediğim yemeğimde gün içinde veya idman sonunda kusuyorum... Kullandığım ilaçlar : test entt 750 bolde 750 deca 500 dianabol 5 tab Güncel kilom 90 yağ oranım yüksek değil midem açık. Önerilerinizi ve tavsiyelerinizi bekliyorum...
  4. Selamlar değerli dostlarım, Sizlere bir sorum olacak. Bir kaç yıldır düzenli spor yapıyorum keza beslenmemde sporla aynı düzlemde doğru şekilde ilerliyor. Fakat kolumu sakatladığım için spora ara vermek zorunda kalmıştım. Şimdi tekrar başladım hiç bir sorunum kalmadı. Ancak bu aara verdiğim dönemde düzenli olan beslenmem de tamamen düzensiz bir hal almıştı haliyle. Şuan 1 yumurta yetken bile zorlanıyorum, yiyemiyorum. Yumurta yerine alternatif bana ne önerebilirsiniz? Tüm cevaplar için teşekkürler.
  5. Merhaba Arkadaşlar, 6 nisan itibari ile Noxy boldenon ve iran testo kürüne başladım. 20 hafta planladım. Kick start olarak günlük 50 mg anapolon var. Dozajlar 500 testo ve 500 bolde şeklinde. Yaşım 36 ve 2 yıldır düzenli spor geçmişim var. Formumu sizinle paylaşıyorum. 1 yıldır haftada 5 gün tek bölge çalışıyorum. Günde en az 4 litre olacak şekilde Yarım saat ara ile 1 bardak su tüketimi. Sabah 50 gr yulaf, 3 yumurta ve 30 gr kuruyemiş. Gün içinde 300 pirinç, 100 makarna ve yanında bol yeşillik var. Kullandığım takviyeler, 1 kapsül natures supreme omega 3 1 servis kingsize monster pak 1 tablet nac 900 Siz değerli dostlarımdan eksik yönlerimi yorumlamanız, beslenme, antrenman ve kardiyo konusunda yönlendirmeniz olacaktır. Tek bölge mi yoksa çift bölge mi daha verimli olur? Beslenme yeterlimidir? Sizlerin görüşleri benim için çok değerli. Hepinize şimdiden teşekkür ediyorum.
  6. Merhabalar, öncelikle iyi akşamlar herkese. Uzun süredir definasyon dönemindeyim. Tavuğu haşlanmış olarak tüketiyorum son iki haftadır fakat insan işi gibi değil. Tat yok, tuz yok; saman gibi. Definasyon döneminin sürdürebilirliği için tavuğu bir kaşık zeytinyağı (10gr) ile marine edip sonrasında yüksek ateşte 2-3 dk pişirip tüketsem bir sıkıntı yaratır mı? Süreci yavaşlatması, protein değerinin kaybı tarzı şeyler. Yardımcı olursanız sevinirim, teşekkürler!
  7. Uzun zamandır belli başlı sorunlardan ötürü sporu bıraktım, üstüne birde ramazana girince baya bi kilo kaybı yaşadım. Uzun zamandır karşıma bombax doğal kilo aldırıcı çıkıyor. 2 kutuya (800 gram) ortalama 5-7 kilo aldırdığı söyleniyor. Yorumlara çok aldanmadım çoğu fake yorum diye düşünüyorum. Aranızda kullanan varsa bilgilendirebilir mi ? Teşekkür Ederim...
  8. Merhaba arkadaşlar yarın itibari ile spora evde başlıyacağım proteinocean dan creatin aldın 35 kg dambıllar aldım evde başlıyacağım beslenme şeklim vs nasıl olucak hazır sadece şimdiden evde yaptığım için creatin erken mi? Birde pirinç pilavinın yerine arada pirnç unu kullanabilir miyim? Yaş24 kilo 84 boy 175
  9. Kür dönemi - beslenme programım nasıl olmalı?

    Yeni bir bulk kürüne başlayacağım; 195 boy 89 kilo 28 yaşındayım Haftanın 6 günü çalışıyorum sizce nasıl bi beslenme programı uygulamalıyım yorumlarınızı beklerim şimdiden teşekkür ederim.
  10. Merhaba arkadaşlar, 22 yaşında 183 boyunda 90 kiloyum Daha önce kesik kesik spor geçmişim oldu. En son geçen nisan ayında başlayarak yaz ortasına kadar sıkı bir diyet ile aylık ortalama 1300 kalori alarak 90'dan 78'e indim. Gözle görülür ufak değişiklikler oldu ancak tam olarak istediğim sonucu alamadım. Bıraktığım boşlukta yeniden 90 kiloya çıktım. Şuan tekrar kilo verme sürecindeyim ancak sıkı bir diyet uygulamıyorum. Haftanın 5 günü salona gidiyorum ve şimdilik PPL programı uyguluyorum. Kardiyo antrenman beslenme Konusunda tavsiyelerinize açığım. Kalıcı bir sonuç elde etmek istiyorum.
  11. Merhabalar uzun süredir steroid kullanıyorum geçmişte defalarca testosteron deca boldenon Kürlerine girdim bu sefer bir abimin tavsiyesi üzerine: trenbolone enanthe testo danabol Kürüne başladım şuan 4. haftadayım ilk 2 hafta: 200 testo 200 tren Vurundum sonraki 2 hafta: 400 tren 400 testo Vurunuyorum ilk vurunduğum enjeksiyonda vücudumdaki sertlikte artış varken şuan vurulduğumda o sertliği hissedemiyorum beslenme olarak: Günde 3 danabol 1 ölçek preworkuat 5 yumurta 600 gram pirinç 700 gram tavuk 2 ölçek protein tozu 2 ton balığı Öğün aralarında da karışık çerez yiyorum şekeri sıfırladım ve son öğünüm akşam 7 de bitiyor ve bu beni ilerleyen saatlerde çokça acıktırıyor. Yorumları okuduğumda tren enjeksiyon sonrası öksürük- sarı idrar- gerginlik- sinir konularını gördüm sinir ve gerginlik enjeksiyon olduğum günlerde baya bir artışta ama bende öksürük yapmadı günde 6 Lt su içiyorum hani idrarımda sarılıkta yok. Koruyucu olarak: pharmaton multi vitamin ocean plus balık yağı magnezyum vitamin c omega 3-6-9 Coraspirin proviron milk thistle Kullanıyorum sizin görüşleriniz nelerdir korucuyu olarak başka almam gereken sizin gözünüzde eksik neler var beslenme olarak neler ekleyip neler çıkartabilirim? Sizin gözünüzde doğru kür planlaması nedir? Bir kardeşiniz olarak sormak doğruları görmek eksiklerimi öğrenmek istiyorum.
  12. Selamlar dostlar kış sezonu çoğumuz off sezonda ilerliyoruz bu konuyu açma sebebim kendi yaşadığım temel sorun ve kendimce nasıl hallettiğim belki birilerine yardımım dokunur ve teşvik etmiş olurum gelelim konuya eski konularımı okuyanlar bilir günlük 800 1000 çiğ gramaj pirinç tüketen biriyim dünden beri aşırı bi halsizlik ve iştah kapanması yaşadım dün hiç birşey yemedim bu gün sabah 1 öğün alıp antrenmana gittim ve ilk harekette bırakıp çıktım ağırlıklarım rezalet şekilde düşüktü verim alamayacağımı anladım tam ( böyle durum yaşadığınızda yapmayın o idmanı bırakın ve çıkın ) Eve geri geldim mantalitem yerlerde oturup kendime şunu dedim sen bunu ne kadar istiyorsun senin potansiyelin bu kadar mı nasıl hissettiğim umrumda bile değil sadece kazanmalıyım ve bu mentaliteden kurtulmalıyım 1 lokma bile yicek iştahım yokken az önce 400 gr çiğ gramaj pirinç 300 tavuk yaptım yanına 1 litre su ve oturup öğüre öğüre yedim bitirdim vücuduma bu kadar ilaç sokuyorken o aynada üstümü çıkarttığım zaman hakkını vermem gerekiyor VERMEMİZ GEREKİYOR. Nefes almayı istediğin kadar bunu da istemelisin birazdan bir sonraki öğünümü hazırlayacağım 2 saat sonra onu gömecem ve sabah atamadığım idmanı akşama erteledim gidip o salona ağırlıkların içinden geçicem beyler yiyin bunun başka bir yolu yok ağlanarak sızlanarak bir yere varılmaz yok bu gün iştahım yok yiyemiyorum cart curt bunlar geçici bahanelermiş onu daha iyi anlamış oldum bu gün siz istedikten sonra yapamayacağınız hiçbir şey yok insan potansiyelinin bir sınırı yok sadece kendiniz ve bu vücudu ne kadar istediğiniz kimine saçma gelebilir konu ama yine de yazmak istedim
  13. Arkadaşlar hepinize selamlar kucak dolusu sevgiler! Öncelikle sizleri okuyorum hepinizi takip ediyorum senelerdir bu forumda adeta bir hayaletim. 13.06.1995 doğumluyum 2017 den beri spor yapıyorum 2021 de askere gittim ve gitmeden önce formum aşağıdaki gibidir 2021 yılından sonra askerden döndüm ve hayatım çöküşe geçti aile içi hastalıklar baş gösterdi ve kendime vakit ayıramadım psikolojik olarak en dibi gördüm hiç ilaç kullanmadım fakat yakın zamanda tekrar dönmek istiyorum evlilik gibi planlarım var ve bu şekilde damatlığa giremem 1 senelik hızlandırılmış kursa ihtiyacım engin bilgilerinize ihtiyacım var güncel forumumdan acayip utanç duymakta ve bunu paylaşmaktan çekinmekteyim 56 kg yum Küre girme gibi bir durumum söz konusu beslenmeye hiç önem göstermedim sizlerden ricam en basit en yenilecek şekilde yemek planlamamı bekliyorum ilaç düşüncem ise; danabol testosteron boldenon Beslenme ve kür fikirlerinizi duymak isterim : @DeMoNhUnTeR @Emrahtkty @Semih Erarslan @otopsicikedi @Askabar
  14. Kür ve antreman hakkinda sorularim

    Herkese hayırlı günler sevgili Peptit Türkiye ailesi. Hafta içi her gün sabah işe gitmeden evvel salonda 35dk kadar ağırlık idmanı yapıyorum. Tek bölge 3 set 8 tekrardan 4 hareket yapmama imkan tanıyor bu süre. Beslenmemde pek problem yok, düzenli yiyorum. Makroları tutturmaya özen gösterirsem güzel de bir beslenme şekli. Only testo kürüne girmeye karar verdim 15 haftalık. Antrenmanları nasıl düzenlemeliyim? Hafta sonu uygunum daha uzun süreli idmanlar ekleyebilirim fakat hafta içi çok yoğun olduğumdan antrenman sürem ve rutinim bu. Bana antrenman, beslenme ve kür üzerine tavsiyelerde bulunup yol gösterirseniz memnun olurum.
  15. Blast & cruise

    Arkadaşlar herkese merhaba suan 20 hafta sonunda dinlenme dönemine geçtim bulktan itibaren bu dinlenme sürecinde kalorileri nasıl ayarliyorsunuz ne kadar kalori azaltiyorsunuz paylaşırsanız sevinirim @rastlantisal
  16. Merhaba arkadaşlar, Son zamanlarda kilo almak mı yoksa kilo vermek mi gerektiği konusunda kararsızım. Kas kütlemi arttırmam gerektiğini düşünüyorum, ancak aynı zamanda mevcut durumumdan da memnun değilim. Bu konuda sizlerin fikirlerini almak istiyorum. @rastlantisal Definasyon dönemine girmek ve vücut yağ oranımı düşürmek istememdeki temel neden,yüzümün gitgide yağlanması hatlarımın kapanması. Şu anda yeterli kas kütlesine sahip olmadığımı hissediyorum ve bu da beni definasyon dönemine girmek konusunda tereddütte bırakıyor. Sizin deneyimleriniz ve önerileriniz nelerdir? Kas gelişimi için daha fazla kilo almak mı yoksa yağ yakımını hedefleyen bir definasyon dönemine mi girmek daha uygun olur? Bu konuda ne tür bir antrenman programı ve beslenme planı izlemeliyim Tecrübelerinizi paylaşırsanız çok sevinirim. Biraz uzun oldu kusura bakmayın Teşekkürler! @Tr3n @celilr2 @Greblan
  17. Makarna vs pirinç yorumlarınız

    Selamlar, Vücut Geliştirme için ideal kompleks karbonhidrat pirinç pilavı mı yoksa makarna mıdır? Araştırdıkça hep farklı görüşler görüyorum, hatta bir yerde makarnada gluten olduğu için, vücut su tutacaktır ama pirinçde su tutmaz diyor birisi. Ben şahsım adına haftayı pilavla geçirdiğimde şişkinliğim hiç inmiyor, sanki göbek ve simitte su tutumu hissediyorum ama makarna yediğimde daha rahat sindiriyorum. Sizlerin tercihi hangisi oluyor? Ve pilav yerine sadece makarna ile gitsem kaybım çok olur mu? (Pilavla gittiğimde şişkinlikten arada sırada öğün atladığımı göz önüne alırsak)
  18. Pisbogazlığın önüne nasıl geçeriz

    Değerli hocalarım ve büyüklerim sizlere bir sorum olucak yaklaşık 2 haftadır düzenli diyet yapıyorum fakat akşamlara doğru ani açlık krizleri yaşamaya başladım birşeyler yemeden duramayacak kıvama geliyorum bunun bir çözümü varmıdır dün bunun yüzünden 250ml meyvesuyu içip 1 paket gofret yedim ve kendimi kötü hissediyorum sıkıntı nereden kaynaklanıyor olabilir
  19. Merhaba küçüklüğümden beri kilolu bir çocukluk geçirmiştim kilolarımdan kurtuldum ve 4 - 5 senedir spor yapıyorum iyi denilebilecek bir forumdayım ve az yesem de, yok yesem de, hic yermesem de gariptir ki kilo az veriyorum ve formumu hiç kaybetmiyorum ama canim inanılmaz Junk-Food veya şekerli ürünler çekiyor.. Şuan' da testo ve maste küründeyim iyide bir sonuç için temiz besleniyorum ama inanılmaz iştahım var bıraksalar her gün 10k kcal yer aç kaldım diye gezerim buna nasıl çözüm bulacağım 4-5 litre su içiyorum. Uzun sindirilen karb'da alıyorum yulaf vb. Ama iştahım hep var bu konuda yapabileceğim sizde ise yarayan bir şey var mi?
  20. Mineral bor, metabolizmada bitki, hayvan ve insan sağlığı için gerekli olan ve dünyadaki yaşamın evrimi için son araştırmaların gösterdiği hayati derecede önemli rollere sahip bir mikro besindir. Faydaları şu şekilde özetlenebilir: (1) Kemiğin büyümesi ve bakımı için gereklidir (2) Yara iyileşmesini büyük ölçüde hızlandırır (3) Vucudun östrojen, testosteron ve D vitamini kullanımını faydalı bir şekilde etkiler (4) Magnezyum emilimini arttırır (5) Yüksek hassasiyetli C-reaktif protein (hs-CRP) ve tümör nekroz faktörü a (TNF-a) gibi enflamatuar seviyelerini azaltır (6) Süperoksit dismutaz (SOD), katalaz ve glutatyon peroksidaz gibi antioksidan enzimlerin seviyelerini arttırır (7) Pestisit kaynaklı oksidatif strese ve ağır metal toksisitesine karşı koruma sağlar (8) Yaşlılar için beynin elektriksel aktivitesini, bilişsel performansını ve kısa süreli belleği geliştirir (9) S - adenosil metiyonin (SAM-e) ve nikotinamid adenin dinükleotid (NAD + ) gibi anahtar biyomoleküllerin oluşumunu ve aktivitesini etkiler (10) Prostat, servikal ve akciğer kanserleri ve multipl ve Hodgkin dışı lenfoma gibi bir takım kanserlerde önleyici ve tedavi edici etkiler göstermiştir (11) Geleneksel kemoterapötik ajanların yan etkilerini iyileştirmeye yardımcı olabilir Özet: Bu makale öncelikle kemik gelişimi ve rejenerasyonu, yara iyileşmesi, seks steroidleri geliştirilmesi, D vitamini üretimi ve metabolizması ile kalsiyum ve magnezyumun emilimi, kullanımı da dahil olmak üzere borun insan sağlığı üzerindeki en belirgin etkilerine odaklanmaktadır. Ek olarak, bor, artriti hafifletmeye ve beyin fonksiyonunu iyileştirmeye yardımcı olabilecek anti-enflamatuar etkilere sahiptir ayrıca borlanmış bileşikler şu anda çeşitli kanser türlerinin tedavisinde kullanılır ve önemli antikanser etkileri göstermiştir. Kemik Büyümesi ve Bakımı: Bilim adamları, yıllardır borun sağlıklı kemikler için gerekli olduğunu biliyorlar. 1985 yılında ABD Tarım Bakanlığı (USDA), düşük borlu bir diyet (119 gün boyunca 0.25 mg / gün) uygulanan menopoz sonrası kadınların (n = 12) 3 mg / gün ile takviye edildiği bir deney gerçekleştirdi. Bor takviyesi ile kadınların günlük idrar kalsiyum atılımının % 44 azaldığı görüldü. Bor osteogenezde önemli bir rol oynar ve eksikliğinin kemik gelişimini ve rejenerasyonunu olumsuz etkilediği gösterilmiştir. Bu eser mineral, kalsiyum kaybının ve kemik demineralizasyonunun önlenmesini, steroid hormonlarının üretimini ve aktivitesini etkileyerek yapar. Bor takviyesinin art arda hem kalsiyum hem de magnezyumun idrar atılımını önemli ölçüde azalttığı ve postmenopozal kadınlarda serum estradiol ve kalsiyum emilim seviyelerini arttırdığı gösterilmiştir. Bor, D vitamini kullanımını faydalı bir şekilde etkiler. Bor ile takviye edilen, D vitamini eksikliği olan hayvanlarda kemik büyümesini uyarır ve D vitamini eksikliğinin karakteristiği mineral metabolizmasındaki işlev bozukluklarını azaltır. 2010 yılında, borun osteogenez üzerindeki etkilerinin altında yatan mekanizmaları inceleyen bir araştırma yayınlandı. Borun, doku mineralizasyonu ile ilgili genlerin ekspresyonunu ve kemik büyümesi ve döngüsünde yer alan anahtar hormonların (17β-estradiol [E2], testosteron ve D vitamini) hareketlerini düzenleyerek osteoblastların mineralizasyonunu indüklediği belirlenmiştir. Yara iyileşmesi: 1990'da borun yara iyileşmesini önemli ölçüde iyileştirdiği gösterilmiştir. Derin yaralara % 3 borik asit çözeltisinin uygulanması, yoğun bakımda gereken süreyi üçte iki oranında azalttı. 2000 yılında, insan fibroblastları kullanılarak yapılan in vitro araştırmalar, bir borik asit çözeltisinin, hücre dışı matris üzerindeki etki yoluyla yara iyileşmesini geliştirdiğini göstermiştir. 2002 yılında yayınlanan diğer in vitro çalışmalar, borun bu yararlı etkilerinin fibroblastlarda bulunan spesifik enzimler üzerindeki doğrudan etkilere bağlı olduğunu ortaya koymuştur (elastaz, tripsin benzeri enzimler, kollajenaz ve alkalin fosfataz). Hayvan bağ dokusundaki en yaygın hücreler olan fibroblastlar, hücre dışı matrisi ve kolajeni sentezler ve yara iyileşmesinde kritik bir rol oynar. Bor, bu anahtar enzimlerin fibroblastlardaki aktivitesini kolaylaştırır, böylece hücre dışı matris devir hızını artırır. Hücre Dışı Matris Proteinlerin İfadesi: Borun etkilerinin arkasındaki mekanizmalar, çok çeşitli hücre dışı matris proteinlerinin haberci RNA (mRNA) ekspresyonu, sadece yara onarımına dahil olanları değil, aynı zamanda mineralize doku ilişkili proteinler, kollajen tip 1 (COL1), osteopontin (OPN), kemik sialoprotein (BSP) ve osteokalsin (OCN) şeklindedir. Bu eylemlerin birleşik etkileri kemik hücrelerinin mineralizasyonunun yanı sıra osteoblast hücresi canlılığını, proliferasyonunu ve morfolojisini de arttırır. Diğer araştırmacılar tarafından insan kemik iliği stromal hücreleri üzerinde yapılan daha fazla araştırma, borun osteojenik farklılaşmayı arttırdığı mekanizmaların daha önceki keşiflerini doğruladı. Borun ayrıca alkalin fosfataz ve kemik morfogenetik proteinlerinin (BMP'ler) mRNA ekspresyonunu arttırdığı bulunmuştur. Diğer bazı araştırmacılar, borun temel BMP'lerin (BMP-4, BMP-6 ve BMP-7) protein seviyelerini ve runt ile ilgili transkripsiyon faktörü 2'nin (RUNX2) mRNA ifadesini düzenlediğini doğruladı. BMP'ler, dönüştürücü büyüme faktörü β (TGF-β) süper familyasına ait çok işlevli büyüme faktörleridir ve bazıları yeni kıkırdak ve kemiğin oluşumuna neden olur. Borun ayrıca çekirdek bağlayıcı faktör alt birimi a-1 (CBF-a1) olarak da bilinen RUNX2 üretimini düzenlediği belirlenmiştir. RUNX2 osteoblastik farklılaşma ve kemik oluşumu ve kemik bakımı için gereklidir. Osteoblast gen ekspresyonunu ve mezenkimal kök hücrelerin osteoblastlara farklılaşmasını uyarmak için BMP'lerle birlikte çalışan bir transkripsiyon faktörüdür ve olgun osteoblastlarda aktif kalır. Aktif RUNX2 seviyeleri düşürüldüğünde, BSP, OCN, OPN ve COL1 dahil olmak üzere ana kemik-matris proteinlerini kodlayan genlerin ekspresyonu düşer. Seks Hormonlarının Düzenlenmesi: Bor takviyesinden sonra hem erkeklerde hem de kadınlarda artan seks steroidleri seviyeleri gösterilmiştir. 1987 yılında Nielsen ve arkadaşları, daha önce düşük bor diyetinde olan postmenopozal kadınlarda (n = 13) bor takviyesinin, özellikle östrojen için serum estradiol (E2) ve testosteron seviyelerinin önemli ölçüde arttırdığını bildirmiştir. Magnezyum alımıyla kadınlarda, E2 neredeyse iki katına çıkarak ortalama 21.1 pg / mL'den 41.4 pg / mL'ye yükseldi. Testosteron iki kattan fazla arttı ve ortalama 0.31 ng / mL'den 0.83 ng / mL'ye yükseldi. 1997 yılında Naghii ve arkadaşları, 21 sağlıklı erkekde (n = 18) 4 haftalık bor takviyesi sonrasında serum E2 düzeylerinde benzer bir artış bulguları yayınladılar. 1997 yılında sadece 6 haftalık 6 mg / gün bor takviyesi sonrasında, Naghii ve arkadaşları tarafından 20 sağlıklı erkek (n = 8) üzerinde yapılan bir çalışmada, ortalama 11.83 pg / mL'den 15.18 pg/ml'e yükselen serbest testosteronda önemli bir artış olduğu bulunmuştur. E2'de ise, 42.33 pg / mL'den 25.81 pg / mL'e önemli düşüşler kaydedilmiştir. Ölçülen tüm enflamatuar biyobelirteçler de azaldı. İnterlökin (IL) 6, 1.55 pg / mL'den 0.87 pg / mL'ye, yüksek hassasiyetli C-reaktif protein (hs-CRP) yaklaşık % 50 oranında, 1460 ng / mL'den 795 ng / mL'ye belirgin bir azalma ve tümör nekroz faktörü (TNF-a) yaklaşık % 30, 12.32 ila 9.97 pg / mL azalmıştır. Dihidrotestosteron, kortizol ve D vitamini seviyeleri hafifçe arttı. 6 haftalık bor takviyesinden sonra erkek plazma E2 de önemli azalma ve total testosteronun (T) serbest testosterona (FT) dönüşüm oranının daha yüksek olduğu görülmektedir. Sonuçlardan hareketle, borun androjen amplifikatör etkilerine sahip olduğunu söylenebilir. Testosteron moleküllerinin yaklaşık % 98'inin kandaki proteinlere, esas olarak seks hormonu bağlayıcı globuline (SHBG) bağlı olduğu ve biyoyararlı olmadığı iyi bilinmektedir. Bu nedenle, bor takviyesi ile görülen serbest testosteronun artışı, özellikle tipik olarak SHBG seviyelerinin arttığı ve FT seviyelerinin azaldığı yaşlı erkeklerde, önemli faydalı sonuçlar verebilir. D Vitamini Eksikliğinin Önlenmesi: Borun hayvan ve insan çalışmalarında D vitamini eksikliği olan bireylerde serum 25-hidroksivitamin D3 seviyelerini arttırdığı gösterilmiştir. Orta yaşlı erkek ve kadınların (n = 15) düşük borlu bir diyete tabi tutulduğu klinik bir araştırmada (0.23 mg B / 2000 kcal ), yapılan bor takviyesinden (3mg) 49 gün sonra d3 seviyeleri belirgin şekilde yükseldi. 25 (OH) D3 seviyeleri, 44.9 nM'den, % 39 artışla 62.4 nM'ye yükseldi. Benzer sonuçlar, D vitamini eksikliği (serum 25 [OH] D3 <12 ng / mL) olarak önceden belirlenmiş orta yaşlı bireylerin (n = 13) açık bir pilot çalışmasında da görülmüştür. 25 (OH) D3 seviyeleri, kalsiyum fruktoborat, Ca ([C6H10O6] 2B) 2 · 4H20, içeren bir kompleks kullanılarak 60 gün boyunca 6 mg / gün bor takviyesi sırasında incelenmiştir. Çalışma Sırbistan'da, D vitamini durumunun kötüleşeceği bir zaman olan sonbahar-kış geçişi (ekim-ocak) sırasında gerçekleşti. Bununla birlikte, bor takviyesi ile 25 (OH) D3 seviyeleri önemli ölçüde artmış ve ortalama% 20 artış göstermiştir. Bor, D vitamininin yarılanma ve kullanım ömrünü arttırır. Magnezyum Emilimi: Bor, magnezyum emilimini ve kemikte birikmesini önemli ölçüde geliştirir. Magnezyumun kemikte eksikliği bor yetmezliğinin yaygın belirtilerindendir. İnsan vücudundaki magnezyumun yaklaşık% 60'ı, kalsiyum metabolizmasını düzenleyen anahtar enzimler için bir kofaktör olduğu kemikte bulunur. Kemikteki magnezyumun çoğu, apatit kristalinin yapısının ayrılmaz bir parçası olan kortikal kemik üzerinde bulunur. Apatit kristallerindeki yapısal rolünün yanı sıra, osteoblast ve osteoklastlarda ve magnezyumun adenosin trifosfat (ATP) üretimi için temel olduğu ve lipit, proteinde yer alan 300'den fazla enzimin kofaktörü olarak hizmet ettiği tüm canlı hücrelerde magnezyum gereklidir. ve nükleik asit sentezi. Pozitif yükü nedeniyle magnezyum hücre zarlarını stabilize eder, kalsiyumun hareketlerini dengeler ve bir sinyal transdüseri olarak işlev görür. Anti-inflamatuar Etkiler: Borun inflamatuar biyobelirteç düzeylerini azalttığı bir çok çalışma ile gösterilmiştir. Sağlıklı erkek gönüllüleri (n = 8) içeren yeni bir insan denemesinde, 11.6 mg bor ile takviye edildikten 6 saat sonra plazma hs-CRP ve TNF-α seviyelerinde önemli azalmalar ile birlikte plazma bor konsantrasyonlarında önemli bir artış meydana geldi. Bir haftalık 10 mg / gün bor takviyesi, TNF-a'nın plazma konsantrasyonunda % 20, (12.32 pg/mL den 9.97 pg/mL) ve hs-CRP'nin plazma konsantrasyonunda yaklaşık % 50, (1460 ng/mL den 795 ng/mL) ve IL-6 plazma konsantrasyonunda (1.55 pg/mL den 0.87 pg/mL) dikkate değer düşüş gözlenmiştir. Yüksek hs-CRP'nin meme kanseri, obezite ve metabolik sendrom, ateroskleroz, kararsız angina, insülin direnci, tip 2 diyabet, alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı, metastatik prostat kanseri, akciğer kanseri, erişkin depresyonu, genç erişkin yaşamında psikoz, koroner kalp hastalığı ve inme ile ilişkili bir risk olduğunu düşünün. Osteoartritte Antienflamatuar Etkiler: Epidemiyolojik kanıtlar, olgu sunumları ve kontrollü hayvan ve insan çalışmaları, osteoartrit (OA) için güvenli ve etkili bir tedavi olarak borun kullanımı için kanıt sağlamıştır. Bor uygulaması ve dünya çapında OA prevalansı arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmacılar, bor alımının 1 mg / d'ye eşit veya daha fazla olduğu alanlarda, artrit insidansının % 20 ila % 70 arasında değiştiğini keşfettiler. Buna karşılık, bor alımının genellikle 3 ila 10 mg / gün olduğu bölgelerde, artritin tahmini insidansı % 0 ila % 10 arasında değişir. OA hastalarının femur başlarında, kemiklerinde ve sinovyal sıvısında bor konsantrasyonunun OA olmayan bireylere göre daha düşük olduğu bulunmuştur. Bor yoksunluğu ve takviyesi üzerine yapılan insan çalışmaları, borun eritrosit süperoksit dismutaz (SOD) aktivitesini önemli ölçüde arttırdığını göstermiştir. 63 gün bor yoksunluğunun ardından 49 gün bor takviyesi 3 mg / gün takip edilen bir çalışmada, SOD, 45 yaşından büyük erkeklerde 2666 U / g Hb'den 3231 U / g Hb'ye, postmenopozal kadınlarda 3091 U / g Hb'den 3169 U / g Hb'ye ve östrojen tedavisi alan postmenopozal kadınlarda 2520 U / g Hb'den 3327 U / g Hb'ye yükseldi. Borun OA hastalarının tedavisinde kullanılmasına yönelik insan klinik kanıtları, ilk olarak Avustralya'da yürütülen ve günde 6 mg bor (sodyum tetraborat dekahidrat) takviyesine önemli ölçüde olumlu yanıt veren çift kör, plasebo kontrollü bir takviye çalışması ile sağlandı. OA olan 20 kişide ilave bor alan deneklerin% 50'si plasebo alanların sadece% 10'u iyileşmiştir. Beyin Aktivasyonu ve Psikolojik Fonksiyonu: Hem hayvanlarda hem de insanlarda bor yoksunluğunun, beynin elektriksel aktivitesinde azalmaya yol açtığı göstermiştir. Olgun sıçanlarda bor yoksunluğu, azalmış yüksek frekans ve düşük frekanslı beyin elektriksel aktivitesi ile ilişkiliydi, azalmış uyarılma ile tutarlıydı, bu da borun hayvanlarda beyin aktivasyonunun korunmasında önemli bir rol oynayabileceğini düşündürmektedir. İnsanlarda, bor yoksunluğu (<0,3 mg / gün) motor hızı ve el becerisi, dikkat ve kısa süreli bellek görevlerinde daha düşük performansla sonuçlanmıştır. Sağlıklı yaşlı erkeklerde ve kadınlarda yapılan bir dizi deney, sınırlı bor alımının beyin fonksiyonlarını ve bilişsel performansı olumsuz etkilediğini bulmuştur. En tutarlı EEG bulgusu, düşük bor alımının, düşük frekanslarda daha fazla aktiviteye ve EEG spektrumunun yüksek, baskın frekanslarında daha az aktiviteye doğru bir kaymaya yol açmasıydı; bu, tipik olarak spesifik olmayan yetersiz beslenme ve ağır metal toksisitesine tepki olarak gözlenen aynı etkidir. Artan düşük frekans aktivitesi, zihinsel uyanıklığın azalması durumlarının karakteristiğidir, uyanıklık ve psikomotor görevleri yerine getirme yeteneğinin azalmasıyla ilişkilidir ve hafıza performansının bozulması ile ilişkilendirilmiştir. Ağır Metal Toksisitesi: Bazı bor bileşiklerinin (borik asit, boraks, kolemanit ve uleksit) ağır metallerin (arsenik trioksit, kolloidal bizmut altkriti, kadmiyum klorür, cıva klorür ve kurşun klorür) neden olduğu genotoksisite üzerindeki etkinliği insan kan kültürlerinde değerlendirildi. Lenfositlerde DNA hasarı oluşturmak için kardeş kromatid değişimi (SCE) ve mikronükleus (MN) deneyleri yapıldı ve oksidatif stres, ana, antioksidan, enzim aktiviteleri ve eritrositlerdeki toplam glutatyon seviyelerindeki değişiklikler tahmin edilerek değerlendirildi. Ağır metal tedavileri, hem SCE hem de MN'nin sıklığını ve oksidatif stresin bir göstergesi olan malondialdehitin plazma seviyelerini arttırdı ve kontrollere kıyasla antioksidan enzim aktivitelerini ve toplam glutatyon seviyesini azalttı. Borla test edilen tüm bileşikler (5-20 ppm), düşük dozda ağır metallerin neden olduğu tüm genotoksik etkileri önemli ölçüde azalttı. Antikanser Etkileri: Giderek artan sayıda kağıt borun antikarsinojenik özelliklere sahip olduğunu göstermiştir. Bor bakımından zengin diyetler ve toprak ve suyun bor açısından zengin olduğu bölgeler, prostat, meme, servikal ve akciğer kanserleri de dahil olmak üzere çeşitli kanser türlerinin düşük riskleri ile ilişkilidir. Borla zenginleştirilmiş diyetlerin, prostat ve serviks kanseri riskinde önemli azalmalar ve sigara içen kadınlarda akciğer kanseri riskini azalttığı bulunmuştur. Son birkaç yılda, antikanser ajanlar olarak doğal ve sentetik bor içeren bileşiklerin kullanımı, özellikle ameliyat edilemeyen kanserlerde ve yüksek malignitesi olanlarda artmıştır. Bor içeren bileşikler, serin proteazların inhibisyonu, NAD-dehidrojenazlar, mRNA birleştirme ve hücre bölünmesi, reseptör bağlanma taklidi ve apoptozun indüksiyonu dahil olmak üzere çeşitli mekanizmalar yoluyla kanser hücrelerinin fizyolojisine ve çoğalmasına müdahale eder. Prostat kanseri: Bor seviyesi, prostat kanseri insidansı ile ters orantılıdır. Ulusal Sağlık ve Beslenme Muayene Araştırması (NHANES) III verilerine göre, beslenmelerinde 1,8 mg/d'den fazla bor olan erkeklerde, bor alımı 0,9 mg/d den düşük veya eşit olan erkelere kıyasla prostat kanseri riski % 52 daha düşüktü. Yeraltı sularındaki bor konsantrasyonu ile Teksas'taki prostat kanserinin dağılımı arasında yüksek korelasyon ( r = 0,63) bulundu. Borik asit, in vitro insan prostat kanseri hücre çoğalmasını inhibe eder. Bir çalışmada, borik asit farelerdeki prostat tümörlerinin boyutunu azalttı ve tümör dokusunda ve serum prostat spesifik antijenin (PSA) insülin benzeri büyüme faktörü (IGF-1) düzeylerini önemli ölçüde azalttı. Çalışmada, grup başına 10 hayvan içeren üç gurup oluşturuldu. 1. ve 2. gruba gavaj yoluyla borik asit çözeltileri (1.7-9.0 mg /kg) verildi. Kontrol grubuna sadece su verildi. Tümör boyutları 8 hafta boyunca haftalık olarak ölçüldü. Düşük ve yüksek dozda borik aside maruz kalan farelerde tümörlerin boyutu sırasıyla % 25 ve % 38 azalmıştır. İki dozaj için serum PSA seviyeleri kontrol grubuna göre sırasıyla % 88.6 ve % 86.4 azaldı. Dolaşımdaki IGF-1 düzeyleri gruplar arasında farklılık göstermedi, ancak IGF-1'in tümörlerde ekspresyonu bor tedavisi ile önemli ölçüde azaldı. PSA, hem normal hem de kanserli prostat epitel hücreleri tarafından üretilen androjenle düzenlenmiş bir serin proteazdır (enzim) ve hala prostat kanseri için en yaygın olarak kullanılan serum markörüdür. Boronik asidin PSA aktivitesini inhibe ettiği gösterilmiştir. Rahim ağzı kanseri: Rahim ağzı kanseri dünya çapında kadınlarda en sık görülen ikinci kanser olmakla birlikte, Türkiye'de sadece dokuzuncu sırada yer almakta olup Avrupa ve Kuzey Amerika'dan 2 ila 5 kat daha düşüktür. Her ne kadar bu farkın nedenleri mutlaka sosyokültürel farklılıklar, nüfus temelli tarama programlarının eksikliği veya Türkiye'de daha düşük bir insan papilloma virüsü (HPV) prevalans oranı gibi faktörlerin bir kombinasyonunu içermesine rağmen, serviks kanseri insidansının düşük olduğu öne sürülmüştür. Türkiye'de bor bakımından zengin toprak ile ilişkilidir. HPV, serviks kanserinin ana nedenidir. HPV-16 ve HPV-18, tüm servikal kanserlerin yaklaşık % 95'ine neden olur ve bor, HPV'nin yaşam döngüsüne müdahale eder. Serin proteaz inhibitörleri, HPV E7 onkogeninin ölümsüzleştirme ve dönüştürme kapasitesini azaltır. Bor, insan vücudunda çoğunlukla serin proteaz inhibitörü olan borik asit formunda bulunur. Korkut ve arkadaşları , servikal kansere bağlı histopatolojik bulguların bor açısından zengin ve bor açısından fakir bölgelerle ilişkili olduğunu ortaya koyan araştırmalar yaptıktan sonra içme suyunda daha yüksek miktarda borun HPV dönüşümünü önlemeye ve serviks kanseri insidansını azaltmaya yardımcı olabileceğini öne sürdü. Bu çalışmada, bor bakımından zengin (472 kadın) ve bor fakiri (587 kadın) bölgede yaşayan sosyoekonomik durumu düşük 1059 kadın için servikal smearlarda advers sitolojik bulgu insidansı değerlendirilmiştir. Ortalama bor alımı, bor bakımından zengin bölgelerden kadınlar için 8.41 mg / d ve bor bakımından fakir bölgelerde yaşayan kadınlar için 1.26 mg / d idi. Bor açısından zengin bölgelerden hiçbir kadında serviks kanseri sitopatolojik belirtisi yoktu; bor fakiri bölgelerden 15 kadında sitopatolojik bulgular mevcuttu. Bor Alımı / Tamamlayıcı Öneriler: Bor normal insan beslenmesinin bir parçasıdır, ancak günlük alım, beslenmedeki çeşitli gıda gruplarının oranlarına ve topraktaki bor konsantrasyonlarına bağlı olarak büyük ölçüde değişir. Ortalama toplam bor alımı için bildirilen değerler : Amerika Birleşik Devletleri'nde 1,7 ila 7,0 mg / gün; Meksika'da 1,75 ila 2,12 mg / gün; Avrupa Birliği'nde 0.8 ila 1.9 mg / gün; Avustralya'da 2,16 ila 2,28 mg / gün; ve Kore'de yaklaşık 0.93 mg / gün olarak değişir. Çeşitli, bitki-gıda açısından zengin bir beslenmenin yaklaşık 1.5 ila 3 mg / gün bor sağladığı tahmin edilmektedir. Bitki kaynaklı gıdalar, özellikle meyveler, yapraklı sebzeler, fındık ve baklagiller, bitki kaynaklı fermente edilmiş içecekler (şarap, elma şarabı ve bira) gibi bor bakımından zengindir. Ancak et, balık ve süt ürünleri zayıf kaynaklardır. Fıstık ve fıstık ezmesi, diğer fındık, kuru üzüm, şarap ve avokado da bor alımına en çok katkıda bulunanlardır. Bor için önerilen seviye yoktur, fakat üst alım seviyesi 20 mg/ gün olarak belirlenmiştir. 18 yaş ve üstü yetişkinler için yaklaşık 20 mg / gün olan tolere edilebilir bir miktardır. Dünyanın bor bakımından zengin bölgelerindeki sakinler üzerinde yapılan araştırmalar, 3 mg / gün kullanımın, çok uzak yan etki riski ile fayda sağlayacak bir miktar olduğunu gösterdi. Örneğin, Türkiye'de bir borik asit üretim tesisinde çalışan işçiler için günlük bor alımı ortalama 12.6 mg / gün olup, hiçbir olumsuz etkisi yoktur.
  21. Öncelikle Selamlar Ben Muhammed 19 Yaşındayım 5 Senedir Bu sporun içindeyim spora başladığımda 135 kiloydum 2-3 sene içinde 88 kilolara düştüm fakat deri sarkmasından çekindiğim için 3 senedir 100 105 kilo arasında gidip geliyorum fakat çocukluğumdan beri çok ama çok tehlikeli bi hastalığım var pisboğazlık günlük kalorim her zaman 6 bin kalori ve üstü yersiz yaptığım cheat dayleri saymıyorum bile eskiden sağlam bi diyetle 88 90 kilolara inmiştim fakat şuan gene salmış durumdayım tekrar eski disiplinime dönüp definasyon kürü düşünüyorum bana önerileriniz nelerdir? güncel form aşağıda tren kürü düşünüyorum ? @rastlantisal @metinav
  22. arkadaşlar sporda yaklaşık 4.aya girmiş bulunmaktayım 23 yaşımdayım ve definasyon yapmaktayım 2. 3. ayda arada bir nüksediyordu fakat bu ara daha da vahim bir durum aldı kabızlık durumu yaşıyorum bilgilerinizi daha önce yaşamış bunun üstesinden gelmiş birisi yardımcı olursa çok teşşekür ederim şimdiden günlük aldığım öğünler şu şekilde öğlen 12:00 13.00 satinde yediğin öğün 62.5 gr pilav 200 gr tavuk 15 gr fıstık ezmesi 5 gr zeytin yağı ve 1 tabak yeşillik marul roka kıvırcık vb ilkindi 18.00 yediğim öğün 62.5 gr pilav 200 gr tavuk 15 gr fıstık ezmesi 5 gr zeytin yağı ve 1 tabak yeşillik marul roka kıvırcık vb akşam öğünümde saat 22.00 da 30gr yulaf 7 yumurtayı 3 sarılı sekilde yiyorum ve 1 tabak yeşillik marul roka kıvırcık vb of günlerde 75 gr pilav 400 tavuk 30gr fıstık ezmesi 10 gr zeytin yağı 7 yumurta ve yeşillik tüketiyordum not: diyetimin arasına cheat meal vesaire girmiyor bozmuyorum durum bu şekilde günlük 4-4.5 litre arası su içiyorum sporu sabahları aç karnıma yapıyorum vitamin olarak probiyotik esterc magnesium citrate balık yağı çinko ve karaciğer koruyucu içiyorum haftada 5 antrenman atıyorum 4ünde yarım saat kardiyo yapıyorum daha öncelerden spora basalamadan önce fastfood yemeye bayılırdım ve yediğim zamanlar veyahut anne yemeği yediğim zamanlar böyle bir problemim yoktu @rastlantisal @metinav
  23. Bulkta beslenme

    İlk kürüm olarak testo e. bolde ve danabol kullanmayı tercih ettim. Şu anda 6.haftanın sonundayım. Danabol 5.hafta başında bitmişti ve ciddi miktarda kilo düşüşü yaşadım danabolden sonra. Su tutumundan olduğunu bilsem bile moralimi bozmuştu biraz ama sabit beslenmeme devam ettim. Danabol bitiminden beri kilomu her sabah düzenli olarak not alıyorum (aç karına). Şu anda aktif olarak günde 80-100gram kadar kilo alıyorum. Amacım temiz büyümek olduğu için amacıma uygun olduğunu düşünüyorum. Asıl konuya gelirsek ben uzun süre bulkta tavuk pilav gitmiş birisiyim yeşillik vs. gidip alıp uğraşmadım. Evde salata yaparlarsa yerdim ama dikkat etmezdim. Kür işine girince bunlara da dikkat etmem gerektiğini anladım. Günlük beslenmem aşağıdaki gibi. Eklememi önerdiğiniz veya şunu değiştir dediğiniz bir durum var mıdır? İlk öğün saat 9-10: 3 haşlanmış yumurta (M boy ortalama 55 gram) İkinci öğün saat 12: 3 yumurta + 50 gram protein tozu + 50 gram yulaf + 5 gr tereyağı Üçüncü öğün saat 2-3: 300gr (pişmemiş hali) pirinç + 150 gr tavuk (çiğ hali) Dördüncü öğün saat 7: 200gr (pişmemiş hali) pirinç + 175 gr tavuk (çiğ hali) Beşinci öğün saat 9: 200gr (pişmemiş hali) pirinç + 175 gr tavuk (çiğ hali) Ara öğün olarak gün içinde de 50 gram kadar ceviz. (Cevizin saati kafama göre oluyor. Açlığıma bağlı.) Bunlara ek olarak günde 500-600gram kadar salatalık veya yarım demet marul tüketiyorum. Pirinci yaparkende bi 5-6 gram kadar da tereyağı ve 8-10 gram kadar da piştikten sonra tereyağı atıyorum. Kullandığım protein tozunun 100 gramındaki besin değerleri de şu şekilde: Yaklaşık günlük 4300 kalori ediyor ama haftanın 5-6 günü idman atıyorum. (5 kesin 6 sinir sistemine göre o haftaki) Ek olarakta haftanın 7 günü cardio yapıyorum 20-30dk. Off günlerde 1saate kadar çıkabiliyor.
  24. 0 carb günü neden yapılıyor?

    Merhaba bazı sporcuların beslenmelerinde ayda bir gibi periyotlarla 0 karbonhidrat olduğunu gördüm ama sonra tekrar yükleme yapıyolar bunun sebebi nedir?
  25. Merhaba öncelikle herkese 10 Haftalık Bulk Kürüne giricem. Yaş 40 Boy : 175 Kilo : 81 Kullanmayı hedeflediğim ürünler : 2 Kutu Aburaihan Testosterone Enanthate 250mg 10 Ampul 2 Kutu Benelux Pharma Boldenon 250mg 10ml 5 Flakon Bvs Labs Growth Hormon 25iu BCAA Kreatin Devedikeni Enginar Hapı Levotiron Glukozamin Omega 3 Multivitamin B6 10 Hafta Boyunca Clean Bulk yapıcam. Beslenme Antrenman Programı konusunda yardımcı olabilir misiniz?

Copyright © 2010 Peptid Türkiye. Tüm hakları saklıdır.

5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Şikayet; info@peptidturkiye.com Adresine mail atıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.


Tıbbi Sorumluluk Reddi / Yasal Uyarı! Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Doktorunuza Danışmadan sitede yer alan diyet veya benzerlerine başlamayınız.
×