Estağfirullah
Hepimiz paylaşım ve deneyimlerimizle burada bir şeyler öğreniyoruz.Östrojen de insülin de diğer bir çok şey gibi yeni duruma yeni şartlara belli bir süreden sonra adapte oluyor bu iyi veya kötü anlamda kalıcı da olabiliyor.Kendi üzerimde görüp farkında olduğum buna benzer durumlardan sonra, bu fikre ulaştım.Bir meyvanın ağacın dalında olgunlaşması misali, erkek vucudunu adam haline dönüştüren geliştiren, kesinlikle testosterondur.
En az, kürden sonra 2-3 ay daha kürdeymiş gibi metabolizma aynı şekilde devam ediyor çoğunlukla.İnsülin hormonunun çalışması basit ve onu tanıyarak beslenme yapıldığında kesinlikle etkisinden bilinçli olarak faydalanmak mümkündür.Metabolizma yavaş, beslenme sıklığı fazla yani insülin salımını yüksek olursa kilo almamak mümkün değil.Ha bu yağda olur kasdaki glikojen de...Bunu belirleyen şey tamamen hücrelerdeki ihtiyaç durumu.Eğen antrenman yapılmış depolardaki glikojen harcanmış kaslar zorlanıp hasar verilmişse elbetteki ilk öncelik buralar olacak ve kalırsa yağ olarak depolanacaktır...Ayrıca insülini hızlı ve yavaş etki ile kontrol etmek de gıda seçimiyle mümkün olabilmektedir.Bunun yanında özellikle ısı ve bazal metabolizma hızının elde edilmesi noktasında, hangi yakıt kullanılacak bunun tercihi de vucudun aldığı gıda tipine, harcadığı enerjinin miktarına ve ne kadar süre gerektiğine göre farklı olacaktır.Yani yağlardaki enerjiden de faydalanılarak da bu işlem yapılabilir yada karbonhidratlar üzerinden glikoz ile de...Çoğunlukla iki yakıt türü arasında oranla belli ortak kullanım sözkonusu olmaktadır.Aynı hem benzinli hemde gazlı araçların bir anahtar vasitasıyla yakıt türünü değiştirmesi gibi
Bu durumların bir kısmını bazı kullandığımız ilaçlar besinler suplementler yada hormonlar değiştirebiliyor bazılarını da tamamen yaşam standartları ve hareket enerji metabolizması etkiliyor...Araştırıp neyin neye ne oranda etkilediğini anlayıp ona göre bilinçli davranmak zor değil...Vucudumuzdaki kas tipleri de genetik olarak neyse onunda etkisi büyük...Acaip bir vucudumuz ve sistemimiz var gerçekten.İnsan araştırdıkça mükemmele yakın bir sistemimizi olduğunu anlıyor.
Ergenlikten sonra belli bir yaşa olgunluğa gelmeden vucutta herşey yerli yerine oturmuyor.Bazısı daha erkekn bazısı daha geç...Hormonlar ve bilinçli planla çalışma beslenme bunu kolaylaştırıyor.En basitinden ben kılsız sayılabilecek biriyken, babam da benzerdi, 3-4 kürden sonra belimde omuzlarımda sırtımda kıllar çıktı.İlk trenbolon kürümde ve sonrasında kullandığım genotropin kullanımında ayaklarımın byüyüdüğünü farkettim.Eklemlerin karıncalanması sızlaması ağrıması bunu gösteren etkilerden.20 yaşından sonra ayak büyümez denirken bende 30 yaşından sonra en az 0,5-1 numara büyüme oldu
Bu güçlü maddeler kullanım süresine de bağlı olarak vucudu değiştirip geliştiriyor kim ne derse desin bu böyle...
Sivilce işi gerçekten çok komplex sebeplere dayanıyor.Basit bir hormonel dalgalanmadan, karaciğer böbrek gibi organların hasarlanmasından, alınan gıdalardaki yağ ve şeker fruktoz oranından, bakteri ve mantar enfeksiyonlarına kadar onlarca durumu akla getiriyor.Bunları tek tek irdeleyip ekarte ederek ilerlemek, yada gerçekten tecrübeli ve deneyimli bir doktorun direkt teşhisiyle anlamak ve gereken tedaviyi uygulamak dışında bir yol göremiyorum.
La roche posay effaclar diye bir temizleme jeli, sivilcelerin kıl köklerini dolduran sebum vb. temizliğinde faydalı oluyor gibi.Eğer bu sebeble oluyorsa etkisi olur.Karaciğerdeki yağlanma ve zarar görme kaynaklı ise bunu zeten kullandığımız bir çok suplementle destekle aşıyoruz.Östrojen ve dht dengesizliğinden kaynaklanıyorsa buna da belli bir yere kadar çözüm üretilebiliyor.Beslenmede yapılan hatalarda kolaylıkla giderilebilir.Bazen öyle münasebetsiz yerlerde çıkabiliyor bu sivilceler insan şaşırıyor gerçekten Testis de bile sivilce çıktığı oldu zaman içinde.Sebebi kişisel hatalar yada yatkınlıklar...
Umarım en kısa sürede kurtulursun bu sorundan.Övgü dolu yorumun için de teşekkür ederim...
Her zaman sağlıkla kal dostum @rastlantisal