Jump to content

Liderlik Tablosu


Popüler İçerik

25-08-2020 tarihinden beri tüm alanlarda en beğenilenler

  1. 12 points
    Merhaba arkadaşlar; Aburaihan marka olarak çalkantılı dönemler geçirdi 2018/2019 dönemi ve üretim yavaşlatma sonrası durdurma kararı aldılar bende o sıralar ciddi anlamda büyük bir stok çektim ve uzun dönem onları iç/dış piyasaya yönlendirdim şimdi ise aslında kendi adıma yeni haber olmasa da paylaşmanın zamanı olduğunu düşünüyorum marka (Aburaihan) farklı kişiler tarafından devir alındı ve tam kapasite üretime devam ediyor hatta farklı grupları 'da söz konusu artık testo dışında. Emin olmamakla birlikte duruma göre ilerleyen süreçlerde propionatını'da getirme durumum söz konusu olacak Aburaihan markasının. Keyifli Forumlar...
  2. 10 points
    Hımm, bu bacaklar senin demek peki aşşağıdakiler kimin?
  3. 10 points
    Merhaba arkadaşlar , Yine sizlerden gelen bir soru üzerine, böbrek sağlığı ile ilgili bilgi paylaşmak istedim. Arkadaşlar uzun uzun Böbreğin anatomisi ve çalışma prensibini konuşmak istemiyorum lütfen araştırınız fakat Karaciğer için Deve dikeni ve Enginar diye herkes öğrenmiş kullanıyo geçiyo. Fakat Böbreklerin de hayati önem taşıdığını ve Karaciğer gibi kendisini temizleyemediğinden dolayı karşılaşacağı bir arızada geri dönüşü mümkün olmayan sorunlarla karşı karşıya kalabileceğinizi unutanlar çok. Ki IFBB Pro bir çok sporcunun böbrek yetmezliğinden dolayı sporu bırakmak zorunda kaldığı ve hatta böbrek nakil için listeye adını yazdıranlar olduğunu biliyoruz. Bu nedenle asla ama asla ertelemeyin, iki bardak fazladan su içerim kurtarırım gibi yanlış düşüncelere kapılmayın. Böbrekler sağlam gibi görünür çoğu kişide belirti vermez sinsidir ama sonra aniden bir sızlamayla bulantıyla kusmayla vs. sizi hastaneden içeriye sokup "Geçmiş olsun nur topu gibi bir Kistin olmuş" veya "Geçmiş olsun böbreğin bir tanesi şarteli indirmiş hiç mi bu zamana kadar dikkat etmedin be kardeşim?" derler adama Allah esirgesin. O nedenle girizgahımın ve nacizane tavsiyemin ardından sözü sizler için derlediğim türkçe kaynaklara bırakıyorum. Okuyunuz uygulayınız temennileriyle: Kısaca Böbrek Nedir ve Ne işe Yarar ? Sağ ve sol yanda bel bölgesinde bulunan böbrekler fasulyeye benzeyen şekli ile karının arka duvarını oluşturan kasların hemen önünde, barsakları saran periton zarını arkasında (retroperitoneal bölgede) bulunan kırmızı-kahverengi organlardır. Anatomik bazı özellikler: Sağ böbrek üzerinde karaciğer olması nedeniyle sol böbreğe göre biraz daha düşüktür ve birazcık ufaktır. Sol böbrek diaframın altında ile dalak organının arkasındadır. Her iki böbreğin üst kenarlarında böbreküstü bezi (adrenal bez, surrenal bez) adı verilen ve vücut için çok önemli homronları üretern salgı bezleri vardır Böbreğin bir kapsülü vardır ve bunun çevresinde de perinefritik yağ dokusu denilen bir yağ katmanı vardır. Bu yağ katmanı Gerota fascias’sı denilen bir zar ile çevrelenmiştir. Böbreklerin asıl fonksiyonu Kandaki zararlı maddeleri filtre etmek ve nitrojen -içeren amonyum ve üre gibi maddeleri de idrar şeklinde atmaktır. Ayrıca vücudun asid- baz dengesi ile tuz ve su dengesinin sağlanması ve devamlılığından da sorumludur. Böbrekler kan yapıcı hormon olan Eritropoetin ve Kalsitriol hormonlarını salgılar. Kan basıncı (tansiyon) kontrolünde etkili olan Renin isimli enzimi de salgılar. İdrar, böbreklerden idrar kesesine (mesane) üreter adı verilen kanallar vasıtasıyla taşınır. Böbrek Sağlığı için 8 Temel Adım: 1- Su tüketimi ihmal edilmemeli Böbrek sağlığının korunması için su tüketimi çok önemlidir. Özellikle susuz kalmamaya, iştahsızlığın giderilmesine, doğru beslenmeye, ishal ve kusmaya bağlı sıvı kayıplarına dikkat edilmeli, kaybedilen sıvı tekrar alınmalıdır. Sağlıklı insanlar için mutlak bir kural olmasa da genel olarak günlük 2-3 litre sıvı tüketimi önerilmektedir. 2- Tansiyon değeri kontrol altında olmalı Hem böbrek yetmezliğinin ortaya çıkışında hem de ilerlemesinde en önemli faktörlerden biri hipertansiyondur. Ülkemizde her 3 kişiden birinin hipertansiyon hastası olduğu ve hastaların sadece üçünden birinin tedavi aldığı bilinmektedir. Kan basıncını kontrol altına almak, böbrek yetmezliğinden korunmada önemli noktalardan biridir. Bu yüzden hipertansiyon hastaları mutlaka doktor kontrolünde takip edilmelidir. 3- Tuz tüketimi sınırlandırılmalı Sağlıklı bireyler için önerilen ortalama günlük tuz tüketimi 5 gram’dan az olması gerekirken Türkiye’deki günlük tuz tüketimi yaklaşık 18 gramdır. Aşırı tuz alımı hipertansiyon, kalp hastalıkları, ödem ve böbrek hastalıklarıyla ilişkilidir. Böbrek sağlığını korumak amacıyla hastalar ve sağlıklı yetişkinler tuz tüketimini azaltılmaları gerekir. 4- Diyabet hastaları kan şekerlerine dikkat etmeli Şeker hastalığı, kronik böbrek yetmezliğinin en önemli nedenidir. Her üç hastadan birinde böbrek yetmezliğine neden olur. Diyabet hastalarında kan şekerinin kontrol edilebilmesi yani hedef değerlerde tutulması böbrek hastalığını önleyici faktörlerden biridir. 5- Kolesterol tedavi edilmeli Kolesterolün, damar tıkanıklığı için risk faktörü olduğu bilinmektedir. Diyabet ve hipertansiyonla birlikte oluşturacağı damar tıkanıklıkları böreği de olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle özellikle diyabet ve hipertansiyon hastalarında kolesterolün kontrol altına alınması önemlidir. 6-Sigaranın böbrek hastalıklarına neden olduğu unutulmamalıdır Birçok hastalığın sebebi ya da tetikleyicisi olan sigara böbrek sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Sigaranın bırakılması, kronik böbrek hastalığının ilerlemesini engelleyen önemli bir faktördür. Çünkü sigara, kan basıncını yükseltir, kanı pıhtılaştırır, damar tıkanıklığına sebep olur. Bu durum da böbrek hastalıklarını tetikler. 7- Fiziksel aktivite alınacak önlemlerden biridir Spor ve egzersiz yapmak vücut sağlığı için önemlidir. Düzeli olarak yapılan fiziksel aktiviteler obeziteden korunmanın en önemli faktörlerinden biridir. Obezitenin böbrek sağlığı için olumsuz etki yaratacağı düşünüldüğünde, fiziksel aktivite de alınacak önlemlerden biridir. 8- Gereksiz ilaç kullanımından kaçınılmalı Gereksiz ilaç tüketimi önemli bir böbrek hastalığı nedenidir. Teorik olarak tüm ilaçlar böbreklerin fonksiyonunu olumsuz etkilemektedir. Ancak özellikle anti-inflamatuar ağrı kesiciler, bazı antibiyotikler ve contrast maddeler özellikle böbreklere zarar vermektedir. Kullanılması gerektiğinde ise mutlaka öncesinde böbrek fonksiyonları kontrol edilmelidir. Kronik böbrek hastalığına yakalanan veya yüksek risk altındaki kişilerin düzenli olarak nefroloji uzmanı tarafından kontrolden geçmesi, böbrek sağlığını koruma açısından yararlı olacaktır. Böbreklerde bir sorun olup olmadığını gösteren belirtiler nelerdir? Böbreklerinizin sağlığı ile ilgili neler yapmanız, hangi yiyeceklerden destek almanız gerektiğine geçmeden önce böbreklerinizde bir sorun olup olmadığını gösteren belirtilerden söz etmek istedik. Bu belirtiler en yaygın olanları ancak siz yine de içinizde en ufak bir şüphe bile varsa doktorunuzun yolunu tutmalı, gerekli testleri yaptırarak böbreklerinizin sağlığıyla ilgili kesin bilgi almalısınız. Özellikle aşağıdaki belirtilerden birkaçı ya da hepsi sizde de varsa hiç vakit kaybetmeden aksiyon almalısınız, bizden uyarması diyor ve böbrek sağlığını etkileyebilecek belirtilere geçiyoruz: İdrar üretim sıklığında değişiklik (Azalma ya da aşırı artma) İdrarın yapısında değişiklik (köpüklü, kabarcıklı ya da kanlı idrar gibi) Vücutta oluşan ödem ve şişkinlikler Aşırı üşüme Yorgunluk Ciltte sebepsiz kaşıntıların oluşması Nefes darlığı İştah kaybı, bulantı ya da kusma Baş dönmesi, konsantrasyon eksikliği Vücudun iki yanında ya da sırt bölgesinde ağrı Böbreklere iyi Gelen Besinler: Gün boyu vücudumuzun en büyük yüklerini taşıyan organlarımızdan biri de böbreklerimiz bildiğiniz gibi. Böbreklerimizin sağlığını korumak için yapmamız gerekenler neler dediğimizde ise hepimizin aklına ilk olarak "Bol bol su içmemiz gerek" cümlesi geliyor. Peki ama bu kadar mı? Tabii ki hayır. Gelin bugün hep birlikte böbreklere ne iyi gelir öğrenelim, böbreklerimizin temizlenmesini, fazla yüklerinden, zararlı maddelerden kurtulmasını sağlayacak yiyeceklerden destek almaya başlayalım. Böbreklerinizin sağlıkla çalışmaya devam etmesi konusunda vücudunuza destek olacak yiyecek ve içecekler ise şöyle: Maydanoz C vitamini başta olmak üzere içerdiği vitamin ve mineraller sayesinde böbrek sağlığını olumlu yönde etkileyen maydanozu bol bol tüketebilirsiniz. Ancak onu yemeklerin içinde pişmiş olarak değil çiğ olarak tüketmelisiniz. Vücudunuzun su dengesini sağlayacak olan maydanozları her sabah kahvaltınızda üzerine limon sıkarak afiyetle yiyebilir, faydalarından yararlanabilirsiniz. Kabak çekirdeği İçinde bolca demir ve çinko bulunan kabak çekirdeği de doğru miktarda tüketildiğinde böbrek sağlığına olumlu etkilerde bulunuyor. Vücutta omega-3 etkisi de gösterdiği söylenen kabak çekirdeğini kavrulmamış, çiğ haliyle tüketmeniz de bir hayli önemli. Kırmızı elma Artık hemen her mevsim ulaşabildiğimiz kıpkırmızı elmalar da böbrek sağlığımız için oldukça önemli. İçerdiği bolca besin lifi sayesinde özellikle böbreklerin filtreleme özelliğinin sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlayan kırmızı elmaları kütür kütür afiyetle yiyebilirsiniz. Bal kabağı Yıl boyu kısa bir dönem bizimle olsalar da bal kabaklarının da böbreklerimize faydası yadsınamayacak kadar fazla. Bu nedenle bal kabakları tezgahlara çıkar çıkmaz onları bol bol değerlendirmekte fayda var. Tabii bu özelliğinden faydalanmak için mümkünse onu taze taze rendeleyip salatasını yaparak tüketmek gerekiyor, aklınızda bulunsun. Isırgan otu Böbreklerinizin sağlığını desteklemek için bitki çaylarından destek almak istiyorsanız ilk değerlendirmeniz gereken isimlerden biri ısırgan otu çayı olsun. Isırgan otunun içindeki yararlı maddeler sayesinde bu çay, idrar söktürücü ve ödem attırıcı etkiler gösteriyor ve böbrekleri rahatlatarak sağlıkla çalışmasına destek oluyor. bu özelliklerinden faydalanmak için günde 1 fincan içmeniz yeterli olacaktır. Yoğurt Kalsiyum, D vitamini ve probiyotik açısından oldukça zengin yiyeceklerin başında gelen yoğurt, en doğal haliyle yendiğinde böbreklerin sağlıkla çalışmasına ve temizlenmesine destek olan yiyeceklerden. Bunun için tek yapmanız gerekense gün içinde bir ya da birkaç kez ara öğün olarak bir kase ev yapımı doğal yoğurt yemek. Limon suyu Hem antioksidan hem antienflamatuvar hem de diüretik özellikler gösteren doğal malzemelerden olan limonun suyunu sıkıp içmek özellikle böbrek taşı problemi olanlara en çok önerilen yöntemlerden biri. Tabii yarım limon suyunu taze taze sıktıktan sonra onu biraz ılık su ya da bir miktar balla karıştırmanız tavsiye ediliyor, aklınızda bulunsun. Çörek otu yağı Çörek Otu Yağı'nın içinde bolca bulunan 'timokinon' isimli bir maddenin böbreklerin sağlıkla çalışmasına destek olduğu biliniyor. Bu nedenle her gün düzenli olarak sabah ve akşam olmak üzere birer çay kaşığı çörek otu yağını gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz. Önemli bir not: Yukarıdaki yiyecek ve içeceklerin tek başına bir tedavi olarak kullanılamayacağını, yalnızca bir destekleyici olabileceklerini asla unutmayın ve böbreklerinizde bir rahatsızlık varsa ya da bundan şüpheleniyorsanız mutlaka doktorunuza danışıp gerekli testleri yaptırın ve doktorunuzun uygun bulduğu tedavi yöntemini uygulayın, aman diyelim. Sağlığınızı riske atmayın. (Kaynak Linki 1) (Kaynak Linki 2) (Kaynak Linki 3) Sağlıklı sporlar...
  4. 8 points
    Selamlar merhabalar herkese; Şimdi çok bilmiş arkadaşım kibar olamayacağım kusuruma bakma ama ağzının payını aldın mı sonuçlar sonrası ? Seni o 2 konu okudun diye güvendiğin bilgin yarıl yolda bıraktı mı? Total testo sonuçları neyi gösteriyor bize? Sana aslında öyle hokkalı sözler söylerdim ki 10 yıllık çizgimden çıkmak istemiyorum beni tanımayanlar hakkımda yanlış düşünmesinler diye. Bir daha o 2 günlük edindiğin bilgiler ile burada konularda sağa, sola nutuk atmayacaksın ve derhal yapmış olduğun çirkinlikten sebep bilgisizliğine dayalı tüm platformda başta konu sahibinden akabinde benden özür dileyeceksin. Ha dilemiyorsan egona yediremiyorsan bu durumu 'da forumdaki son ziyaretini baz alıp seni kalıcı olarak uzaklaştıracağım. O mesajını beğenen @HOPBA01 içinde geçerli söylediklerim sana da ders olsun bu test sonucu kendi sorunlarına adapte ol sorun zannettiğin başka konulardan önce tamam mı? Şunu unutmayın klasik zihniyetiniz spor kültürünü kirletiyor maalesef. Sporcu daha 3. haftasında ilaç çalışmıyor niye? Çünkü lh,fsh sıfırlanmamış... Adam deca küründe tren küründe ilaç çalışmıyor niye? Çünkü prolaktinde kıpırtı yok.. Gibi onlarca done sonrası teşhisi koyuyorsunuz ama şunu unutuyorsunuz elinize aldığınız dumbell'lar kafanızda taşıdığınız bilgi kırıntılarından daha ağır... İnsan genetiğinin ucu bucağı yok 8 milyarlık dünyada anormal istisnalar veya değişimler söz konusu Forumda çok görüyordum klasik yöntemlerle konuların cevaplanıyor testlerin yorumlanıyor olmasını ama artık buna dur deme zamanı geldi sanırım bilgi eksikliğini fark ettiğim kişilere 2,3 kilit soru sorup forumda konulara verdikleri cevaplar altında onlara aslında ne kadar bilgiden uzak olduklarını o şekilde öğretme kararı aldım akabinde de yanıltıcı bilgi vermekten forumdan kalıcı süre ile uzaklaştıracağım bu ve bu kafada olanları. Şimdi son olarak tekrar ediyorum @Favorit başta konu sahibinden akabinde benden tüm platform önünde özür diliyorsun ve forum hayatına devam ediyorsun Peptid Türkiye adı altında ha kim ne kadar bilgine güvenir bu post sonrası bilmiyorum o da kişilerin ve senin sorumluluğunda zaten. Keyifli forumlar.
  5. 8 points
    Bende zafer abinin bacağından istiyorum
  6. 7 points
    Merhabalar, Beni platformda 2017 yılından beri bilenlerin bildiği en önemli şeylerden birisi de sadece yabancı bir dünya kaynaktan ve hem kendi hem de çok yakın çevre sporcu arkadaşlarımın ve öğrencilerimden edindiğim tecrübelerden başka bir şey sunmam, boşa sallamam, kimseye yalakalık yapmam, direkt iyiyse iyi kötüyse kötü yorumumu yapar geçerim. Bu şekilde giriş yapma nedenim de artık bu platformda bizim gibi eski ve tecrübeli kişilere saygısız bıdı bıdı yapan ukalalıklar yerine üşenmeden gücenmeden saklamadan herkese ışık tutsun diye sunduğumuz bilgilere saygı duyulup kıymet bilinmesi. Yoksa herkesin canı cehenneme der bilgilerimi kendime saklar ve mesleğim icabı benden özel ders alanlara para karşılığı sunarım (o da hepsini değil demo şeklinde). Şimdi girizgahın ardından gelelim asıl konuya. NOLOTIL nedir? Kimyasal detayına inmeyeceğim araştırın bulun. Nolotil bir çeşit kabartıcı (dolgunlaştırıcı) solüsyondur, tablet formu da mevcut fakat vücut camiasında en çok tek shot olan ampuller ile meşhurdur. Türkiye'de bunu bilen sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Amerika'da ve çoğu Avrupa yarışlarında A'dan Z'ye bütün profesyonellerin yüzde 90'ının kullandığı ve bunu Dorian Yates, Rich Piana gibi ünlü sporcularında itiraf ettiği gizli bir silah. Bu ampul, podyum öncesi hedef kaslara enjekte edilerek solüsyonun enjekte edilen bölge kaslarına dolgunluk vererek neredeyse 1 gün süresince definasyonu kaybetmeden sadece çok daha bombeli (rounded) yapıya sahip olmasını sağlamaktadır. Genellikle omuz, biceps, kanat (lateralis) ve bacakta yana açıyı arttırmak (vastus lateralis) için kullanılmaktadır. Synthol benzeri olarak kabul edilmiş fakat synthol uzun ve kalıcı etkiler taşımaktayken, Nolotil ise estetik amaçlı ve geçici olarak podyum öncesi silah amaçlı kullanılmaktadır. Nolotil'i podyum günü sabah, bir kaç saat önce ve/veya podyuma bir kaç gün kala her gün uygunalacak şekilde kişinin tercihine göre kullanılmaktadır. Konu ile ilgili yabancı makalelerden araştırmak isterseniz bazı yazılara denk gelebilirsiniz. Ayrıca ingilizce bilgisine sahip forum üyeleri için de ünlü sporcuların içerisinde bahsettiği bir videoyu sizlere sunmak isterim: (08:31) dakikadan itibaren Nolotil üzerine söylemler geçmektedir. * Emeğe ve özellikle emek sunanlara saygı temennisi ile. Sağlıklı sporlar...
  7. 6 points
    sevgili forumdaşlar forumda çoğu arkadaşın libido vb gibi doğal veya gayri doğal sebeplerden sorunları olduğu gözlenmekte bunun için benim tavsiyem bu iki ürün. Panax ginseng, Asya ginsengi, Çin ginsengi veya Kore ginsengi olarak da bilinen ginseng, kökü orijinal ginseng kaynağı olan bir bitki türüdür. Doğu Asya dağlarında yetişen çok yıllık bir bitkidir. Adını Yunanca’da her şeyi iyileştiren anlamına gelen Panacea’dan alan ginseng (Panax), uzun yıllardır Çin Tıbbı'nda önemli bir yere sahiptir. Adından da anlaşılacağı gibi birçok sağlık probleminde etkili, mucizevi bir bitki olduğuna inanılmaktadır. Yatıştırıcı, afrodizyak, antidepresan, idrar söktürücü, bağışıklık sistemini uyarıcı gibi birçok özelliği olduğu; diyabet, Alzheimer, erektil disfonksiyon (sertleşme bozukluğu), enfeksiyonlar gibi sağlık problemlerinin tedavisinde etkili olduğu iddia edilmektedir. Profesor Dr. Erdem Yeşilada söyleminden bir kesim Saw Palmetto (Cüce Palmiye) Nedir? Saw Palmetto özütü, testosteronu dihidrotestosterona (DHT) dönüştürmekten sorumlu enzim olan 5-alfa-redüktazın aktivitesini kısıtlayan biyoaktif bileşikler içermektedir. Vücutta DHT birikmesi, akne ve saç dökülmesine neden olurken aynı zamanda prostat büyümesinden de sorumludur. Erkekler yaşlandıkça, hayat tarzlarını ve sağlıklarını etkileyen çeşitli değişimler tecrübe ederler. İyi huylu prostat büyümesi bunlar arasında en sık rastlanan durumlardan bir tanesidir. Bu maddenin kullanımı, düz kas dokularının gevşemesini sağlayarak prostat büyümesi ile ilgili semptomlar olan sıklıkla idrara çıkma, idrar yollarında meydana gelen rahatsızlık ve acı gibi durumları hafifletici etkiler ortaya koyar. Madde kasların gevşemesini sağlarken prostatın üretra üzerine uyguladığı baskının azalmasına katkıda bulunur ve bu sayede idrar yaparken çekilen acıyı azaltarak kişinin geceleri daha rahat uyumasına da yardımcı olur. Saw Palmettoaynı zamanda cinsel bir uyarıcı olarak da görev görmektedir. Sadece prostat problemlerine iyi gelmekle kalmayan bu madde, cinsel gücü, isteği ve iktidarı da arttırır. Saw Palmetto'nun balgam söktürücü ve antiseptik özellikleri vardır. Bu madde aynı zamanda soğuk algınlığı, boğaz ağrısı, astım, kronik bronşit ve migren gibi rahatsızlıkların tedavisi için kullanılabilir. Bitki, idrar akışını arttırmaya katkı sağlar, gevşetici etkilere sahiptir ve aynı zamanda cinsel isteği arttırıcı özellikleri vardır. Saw Palmetto Faydaları Nelerdir? Testosteron üretimini düzenler Cinsel isteği arttırır Prostat problemlerinin tedavisine yardımcı olur Gücü ve enerjiyi arttırır Anti inflamatuvar özellikleri vardır Saç dökülmesini önler İki ürünüde pct dönemi bitimine müteakip uygulayabilirsiniz geçmiş olsun.
  8. 6 points
    Kadın Doğum, gebelik üzerine etkili hastanelerin yakının da olan eczaneleri ziyaret edin depoya dahi ihtiyaç duymadan ürünü bulma ihtimaliniz çok yüksek. Keyifli forumlar.
  9. 6 points
    Öncelikle konuyu açmamın sebebi süreç hakkında bütün forumu bilgilendirmek olucak, Forumdan bi kaç kişi ilede bu konuyu detaylı olarak dışarıdan inceleyip deneme yanılma yöntemleri ile çözmeye calışıyoruz. Bundan 3 yıl önce haftalık 750 mg sustanon , cypionat , masteron kürüne girdim, Kürün bitmesine 3 veya 4 hafta kala aniden bi gece makina kapandı, böyle bi metafor kullandım ama sanki makina aniden kapandı. Kürün bitmesini bekledim bi sonuç değişmedi. Kür sonrası sustanonun vucuttan yarılanma ömrünün geçmesinden sonra 16.gün pct'ye başlandı. 15 gün boyunca gün aşırı 200 mcg hcg kullanıldı, 20 klomen 40 nolvadex alındı. Klomen 30 gün boyunca alındı nolva ise 40. En ufak bi çözüm olmadı sorunlarım devam ediyordu. Neyse doğal olarak toparlanma sürecine girelim beklemede kalalım dedik aradan 4 5 ay geçti hala sıkıntılı durumda, O noktada yaşamaya başladığım semptomlar yan etkiler şunlardı testis çekilmesi atrofi yaşıyordum, Bunun üzerine gelen tahlilerde lh ile fsh 2 bandında geliyordu testo ise 2 - 8 arası 4 geliyordu. Bunları yaşıma varsayarak düşük varsaydım. Tekrar hcg + klomen döngüsü uyguladım kendimce bu sefer forumda metinav abinin konularından ve bi kaç kişiyle konuştuğum gibi uygulayıp tek seferde 1500 ui vurdum prengly'i günlük 50 klomen almaya başladım. Atrofide anlık olarak düzelmeler oldu, 2 tane 5000 ui bitirdim, testisler salınık halini boyutunu geri aldı ama bu süreçde bunları kestikten sonra aradan 2 ay geçti tekrar atrofiler oluşmaya başladı ufaktan, hcg ile bu iş olmayacak diyip bi endokrine gittim, Adamın başını ağırttım hatta doktor bana sen normal bi hastaya bilgisin hayırdır niye bu kadar araştırdın ayağı bile cekti , o testonun normal seviyelerde olduğunu söyleyip yinede çok sorun yaratıyorsa bi trt deneyelim dedi. En uzun esterli olan nebido'dan yazdı 250'lik ti sanırım , vurduk 1 ay geçti hiç birşey değişmedi. Tahlillerde oynamalar oluyor. Klomen prengly aldığımda lh 8'i gördü ama yinede sorunları yaşamaya devam ediyordum. Bu döneme kadar işler yolunda gitmeyince psikoloji zaten harap olmuş duruma girdi + yabancı forumlar hemde tr forumlarında çözüm için araştırmalar yapıyordum. en kıl olduğum nokta ise 4 yıl okuduğum psikoloji bölümüne üstüne 20 seminer psikanaliz almış biriyim " doktorların ve insanların psikolojik bu demesiydi" hayır yaşadığınız hiç birşey psikolojik değil onu kafanızdan bi çıkarın oturduğunuz yerde doğal olarak 1 2 yılda'da düzelmeyeceksiniz öyle bi ütopya yok. Bu süreçde benzeri sorunu yaşayan baya bi kişiyle irtibata geçtim bunlardan 1 tanesi çok yakın arkadaşım oldu selam söylüyorum onada okuyor buraları. O dönem yaşadığımız semptomlarda erekte ve libido'dan ziyade bi kaç şey daha eklendi vucudum alerjen oldu urtiker atağı geçirdim ve sakalkıran oldum, eyvallah bunlar stressden olabilecek şeyler bağışıklık ile alakalı. Ama aradan 3 4 ay daha geçmeye başladı otoimmun hastalıkların bi coğunu yaşamaya başladım o noktada birşeylerden şüphelenmeme rağmen hala hormonlar üzerine oynuyodum 1.5 yıl bekledim hiç birşey olmadı bu süreçde ise prengly hcg ara ara kullandım. Bu noktadan sonra dedim bu iş olacak gibi değil testosteronun esterlerini denemeye başladım ilk priponat aldım 2 günde bir tahlillerde 1800 üstü geliyodu rakamlar hem total hem serbest testo uçuk, yinede sorunlar devam ediyordu. Kendimi deneme yanılma tahtasına çevirdim o sürede peşine sustanon ile bu sorunu yaşadım diyip haftada 250 mg sustanon almaya başladım tahlilde rakamlar yine mükemmel o sırada testoları geçtim e2,prolaktin bunlarla bile sürekli oynuyorum düşürüp yükseltiyorum yok birşey değişmiyor. Ve bunu sadece deneyen ben değilim bahsettiğim arkadaşım olan kişide aynı şeyleri yapıyor. Aradan yarım yıl daha geçti benim sorunlarıma bu sefer gün içinde aşırı derecede yorgunluk , brain fog "sisli, puslu" beyin diye geçer ingilizcede. Etrafı anlamlandırama buğulu görme gibi yan etkilerde geldi. Ama öyle bi yorgunluk ki hiç birşey yapmama isteği. Ben eskiden arkadaşımla cafeye kahve içmeye giderken mutlu olurdum , şimdi kalkıp dünyanın en güzel yerine tatile götürseniz yüzüm gülmez bu psikolojik bi durum değil. Yaşadığım yan etkileri araştırdığım noktada kendimi steroid forumlarından çok prostat forumlarında bulmaya başladım, Etkilere bu sefer makatta yanma , idrarin tazikli çıkmaması , bağırsak kısmında huzursuzluk gibi şeyler eklendi. Aynı sorunlar irtibatta olduğum kişilerde yaşamaya başladılar ilk ben yaşadığım için onlarda yoktu sonradan onlarada gelmeye başladı aynı şey. En önden ben gidiyodum. Bildiğiniz otoimmun hastalıklar başlamaya başladı. Testosteronun bütün türevlerini , hcg, klomen aklınıza gelebilecek bütün pct kombinasyonlarını hem kısa hem uzun vadeli uyguladık hiç birşey olmuyor, Hatta @metinav abinin konularından gördüğümüz kadarı ile triptorelin'i bile denedik. Olan şey şu atrofiyi kullandığın süreçde toparlıyor bıraktıktan 1 ay sonra tekrar başlıyor. Sanki vucut şuan bulunduğu bozuk hali normal hali olarak algılamışta sonradan düzeltmek için bu haline çekiyormuş gibi. Sorunlar şöyle yaşanıyor, 1 hafta çok iyi oluyoruz , 1 hafta bok gibi. 1 gün çok iyi bir çok kötü. Sürekli dalgalanmalar halinde, Ben bunun üzerine prostatit muyanenesi olmaya gittim lokosit sayım yüksek çıktı, Forumda erekte ile yaşanılan yan etkilerin % 90'nı prostatit hastaları yaşıyor forumlarına girip bakabilirsiniz. Artık bu noktada işi hormonlardan çıkarmaya başladım düşürüp yükseltmediğim yemin ederim tek hormon kalmadı dht ile bile oynadım. Yaşadığım sorunlara bağırsak ve idrar sorunlarıda eklenince bu sefer gerçekten bağırsakdan şüphelenmeye başladım, Makatta rahatsızlık hissiyatı , idrarin eskisi gibi şırıl şırıl akmaması , testisin gün içinde çekilmesi ki büyük tuvalet geldiğinde testisler kesin çekiliyor direk sağ testisim kasığa kadar çıkıyor. Bu sorunları bahsettiğim arkadaş'da yaşamaya başlayınca doktora görününce kolonoskopi yapılmış patoloji sonuçları gelince ülseratif kolit hastalığı pozitif çıktı, Ben ise biraz parasal yönden sıkıntılar çektiğim için yaptıramadım en kısa zamanda bende yaptıracağım çok büyük bi yüzde pozitif gelicek bende'de başka konuştuğum kişilerinde bağırsakla alakalı problemleri çıktı. Bunun üzerine yabancı bi kaç endokrin konularına + youtubeden videolar izledim, Türkiye'de bunu yaşayanlardan biride türket fırat bi videosunda bundan bahsediyordu kullandığı bi marka yüzünden bağışıklığı cortlayınca hergün kapı kapı doktor gezmiş. Konuyu şuraya getiriyorum son 5 6 yıldır piyasada olan ilaçlarda ya bi bok var bu her ney bilmiyorum ama hormonlardan ziyade bağışıklığın anasını ağlatıcak şeyler var o ürünlerin içinde. Kullandığım süreç ve sonrasında bağışıklık sistemim bende ve diğer arkadaşlarda olduğu gibi kendi antikorlarına saldırmaya başladı bu noktada çok ciddi sorunlar oldu bütün hastalıklara kapı açmaya başladı bağışıklık sistemi. Öncelikle benzeri sorunlar yaşayn arkadaş varsa çok acil immünoloji'ye koşup endoskopi , kolonoskopi yaptırsın. Bu konuyla ilgili bi çok platformda araştırma yaptım anabolik steroidlerin bağışıklık sistemi ile yakından ilişkisi hem var hemde bağırsakla var benim bilgi ve deneme yanılma ile geldiğim nokta budur daha ötesine gidemedim o yüzden konuyu okuyan arkadaşlar'dan da süreçlerini yaşadığı semptomları , benzerlikleri denediği şeyleri öğrenebilirsek en azından bu konu üzerinden bu süreci beraber yönetelim. İngilizce seviyem çok aşırı iyi olmadığı için zorlanabiliyorum ama bağırsaklar ile ereksiyon libido + steroidlerin ilişkisini olarak olarak araştıyorum ben bu işin hormonlarla alakalı olmadığını düşünüyorum, Eğer tipik bi hipogonadizm hastası olmadıysak primer veya diğer türevi 3 yıl gibi bi süreçde en azından %90'nımızı bulmamız lazımdı kendi düşünceme göre hatta konuştuğum bi doktor eğer evrime inanıyorsan doğal olarak ilaçları istediğin kadar kullan bıraktıktan sonra eski halini almaya oynayacaktır demişti çok yaşlı bi birey değilsen diye ama gram gelişme yok. Yaşadığım süreci bağırsaklarla ilişkilendirmemin net sebeblerinden birisi ise makat bölgemi iyi hissetmediğim zaman , idrarim tazikli gelmediği zaman testislerde çekilme oluyor ve testislerin çekildiği gün erekte ve libido durumum berbat oluyor. İyi olduğum günde 3 5 salladığım günlerde ise bu sorunları yaşamadığım günler oluyor. Artık o kadar tecrübelendim ki testislerim en ufak çekilmeye yakın bi durum gösteriyosa makat bölgemde rahatsızlık hissediyorsam o günden sonraki 5 gün berbat bi durumda olabileceğimi anlayanbiliyor ve ilişkiden kaçınıyorum. Bu noktaya kadar benim size aktarabileceğim süreçde yaptıklarım tamamen bunlar prostatit hastalarının en büyük sorunlarından birisi ereksiyon ve libido bu arada. Forumda son 2 yıldır bir sürü konu gördüm düşük dediğimiz total testosteron seviyeleri ülkenin % 80'inde var sadece 5 6 tane kendi yaşlarımda arkadaşlarımı götürdüm heriflerin testosteron seviyesi benimkinden kötü çıktı ama makina gibiler. Demem o ki sorunu sadece hormonlarda aramayın konu açanların hiç biri hormonlarla bi sonuca ulaşamamış zaten bağırsaklar ve bağışıklık sisteminede bi bakının derim + prostatit. Kısacası immun hastalıklar. Candina mantarı ile alakalı bir sürü şey araştırdım sadece diyetini yapıp denemedim ama bildiğim iyi birşey var düzgün vegan bi diyeti uyguladığım 2 hafta oldu o 2 hafta eski halim gibi olmasada iyi bi ruh halim ve erektem vardı. İşin içinden çıkamadığım tek nokta sorunu sağlayan şeyin hala ne olduğu ve hala araştırıp deniyorum. Hiç birşey yapmayın bekleyin diyenler "bence" yanılıyolar bekleyince birşey düzelmiyor hiç birşey yapmadan'da bekledim olmuyor eğer ortada bozulan birşey varsa onun düzeltilmesi lazım yerine koyulmassa + 20 yıl erectil sorunu yaşayan insanlar forumlarda, Sadece testo türevleri bunu yapmaz'da demeyin yapıyor abicim eline deca değmemiş haftalık 300 mg testo ile dağılan bir sürü insan var.
  10. 6 points
    Büyüme hormonu insülin direnci yapar üstelik şeker hastasıymışsın, ertuğ hocan söylemedi mi sana...
  11. 6 points
  12. 6 points
    Merhabalar, steroidlerden bahsederken yer yer kandaki plazma seviyesinden bahsederiz hep, steroidlerin geneli hemoglobin türevi taşıyıcı kırmızı kan hücrelerini arttırır ve böylece protein sentezi hızı taşınmayla doğru orantılı olarak artar. Evet ama peki nedir tam olarak kan plazması ne işe yarar kafanızda daha iyi canlanabilmesi adına platform arşivinde bulunmasını istediğim bir konu olarak sizlerle paylaşmak istedim. Buyursunlar: Kan plazması nedir? Plazmanın yaklaşık %90’ı sudur, kalan %10’u protein, mineraller, atık maddeler, pıhtılaşma faktörleri, hormonlar ve immunogloblinler içerir. Kan plazması kanın sıvı bileşenidir, toplam kanın yaklaşık yarısını meydana getirir. Plazmanın yaklaşık %90’ı sudur, kalan %10’u protein, mineraller, atık maddeler, pıhtılaşma faktörleri, hormonlar ve immunogloblinler içerir. Plazma olmasaydı, kan hücrelerinin vücutta hareket ederken yol alabilecekleri bir aracı olmazdı. Plazma vücutta birçok başka yararlı işlev de sürdürür. Kan plazmasını kandan ayırmak çok kolaydır. Kan hastadan alınır, ardından santrifüje katılabilir. Kan döndükçe ağır kan hücreleri dibe çöker ve plazma yukarı çıkar. Plazma genelde saman rengidir ama sağlığa ve plasmanın ev sahibinin beslenmesine bağlı olarak bulanık veya grimsi olabilirler. Donörün sağlığı hakkında daha fazla bilgi edinmek için plazma üzerinde testler yürütülebilir, kan hücreleri de bilgi için analiz edilebilir. Plazma vücutta dolaşıma girdikçe süt dağıtan sütçü gibi davranır. Plazma vücudun hücrelerine çeşitli maddeleri bırakır ve işlenmeleri için atık ürünleri alır. Kan plazması sürekli akar ve plazmanın bileşenleri daima yenilenir. Beslenme ve atık temizliğine ek olarak plazma, vücuttaki enfeksiyonlara saldıran bağışıklık sistemi hücrelerine de ev sahipliği yapar ve hormonlarla pıhtılaşma faktörlerini dağıtmak için de kullanılır. Doktorlar bazen, çeşitli tıbbi durumları tedavi etmek için plazma infüzyonlarını kullanır. Saf plazma, kanın pıhtılaşma hızını artıran pıhtılaşma faktörlerini kullanarak ameliyatta ve hemofili tedavisinde yararlı hale getirir. Donmuş plazma 10 yıl saklanabilir, yani aşırı dayanıklı bir kan ürünüdür. Plazma, kurumuş halde sulandırma için de paketlenebilir, askeri uygulamalar için geliştirilmiş bir tekniktir bu. Hemofili hastaları için, yüzlerce ve binlerce donörden gelen pıhtılaşma ürünleriyle birlikte plazma paketleri hemofili hastalarında bulunmayan pıhtılaşma faktörlerini telafi etmek için kullanılır. Plazmaferez adı verilen tıbbi işlemde, bazı tıbbi durumları tedavi etmek için plazma kandan ayrılabilir, tedavi edilebilir ve hastaya geri döndürülebilir. Plazmaferez plazma bağışında da kullanılabilir, insanların hiç kan hücresi olmadan sadece plazma bağışlamasını sağlar. Plazma genelde çok talep gördüğü için plazma bağışı, ihtiyacı olan kişilere kan ürünü katkısında bulunmak isteyenler için mükemmel bir bağış seçeneğidir. Plazma bağışı normal kan bağışından biraz daha uzun sürer ama kan plazması kendini her 48 saatte bir tazeleyerek çok hızlı bir iyileşme sağlar. Kaynak Linki Sağlıklı sporlar...
  13. 5 points
    Arkadaşlar uzunca bir zamandır kilo sorunumla uğraşmaktayım. Kür spor dianabol vb. Oral steroidler herşey denedim. Ama geliyor ve geçiyordu. Beskenme programlarıda denedim 1 hafta gitsem 2. Hafta ister istemez tökezliyordum bugün forumda @metinav hocamızın bir tavsiyesi dikkatimi çekti diamicron kullanımı ile belirli kilo artışı gözlemlenebileceğinden bahsediyordu vücüduna her türlü ilacı vs. Sokmuş biri olarak bugünden itibaren sabah kahvaltı ile birlikte 1tab. Diamicron almaya başladım. Kilo ile ilgili bilgilerimi burda güncel tutacağım. Merak eden arkadaşlarda burdan takip edebilirler. Sağlıklı sporlar.
  14. 5 points
    @Emrahtkty bu arkadaşın yaptığı ilk şey değilmiş kanka baksana bu konuya denk geldim burada da aynısını yapmış hahahaha bu arkadaşı iyice analiz etmek lazım aslında, psikoloji ile ilgilenenlerimiz varsa üzerinde calışma yapsın
  15. 5 points
    Kesinlikle haklısın. Ama bu tarz arkadaşlarımızı da anlamak lazım. O kadar abartılı reklamlar kampanyalarını her yerde görüyorlar ki alacakları ürünlerin mucize yaratacağını düşünüyorlar. Geçende instagram da yumurta tozu satan bir sayfayı reklamlarda gördüm. İçine girip baktım ve ürünün özelliklerini inceledim. Adamların yazdığı aynen şu. Ayda en 6-7 kilo aldırır ve bunun yüzde 82 kas olarak vücudunuza eklenir. Şimdi bizim yıllar boyu çektiklerimizi düşününce boşuna uğraşıyoruz galiba. Bu amcalardan yumurta tozunu alıp çifter servis içsek en az ayda 10 kilo alırız. Bunun 8 kilosu kas olur. Ne gereği var totona iğne sokmanın? Ya da kürlere o kadar para vermenin. Adam çözümünü bulmuş ve instagramdan bas bas bağırıyor. Demek ki 3 sene kullansan kapıya bacaya sığmazsın. Sonra gelsin arkasından Mr.Olympia, Arnold Classic vs vs.. İnternet ortamında durum o kadar kötü ki. Ürünlerden, Personel Tranier'lardan, Supplement Firmalarından, Anaboliklerden vs vs.. öyle bilgi kirliliği var ki anlatmaya gerek yok. Hepiniz biliyorsunuz. Ne diyelim ne yapalım inanın bilmiyorum. Bundan sonra yazacaklarım bu genç arkadaşım için. Bak güzel arkadaşım. Bende aşağı yukarı seninle aynı boyda(1.81) ve askere 59 kilo gitmiş biriyim. Şimdi core bölgemiz yağlı da olsa 107 kilo adamız. Bende aynı dertten çok çektim. Ama bu sporu ne için yapmak istiyorsun önemli olan bu. Ben spor salonuna ilk girdiğimde bir erkek böyle görünmeli diyerek başladım. Sonra ağırlık kaldırmak o kadar çok hoşumuza gitti ki sakatlandığım zamana kadar bırakamadık. Hayatımızdaki bütün sinirin stresin hıncını ağırlıklardan çıkardık. Televizyon dizilerinden ya da sosyal medya da oluşturulan kaslı erkeğin peşinden kızlar koşar imajı falan hep yalan arkadaşım. Doğru dikkat çekersiniz. Ama gördüğünüz kızların büyük çoğunluğu size ''sizin düşündüğünüz şekilde'' yaklaşmayacaktır. Şahsi fikrime göre bu spora vereceğiniz parayla şekil bir araba alırsanız çok daha faydasını görürsünüz. Size de bi abi tavsiyesidir bu. Bir çoğunuzun hayalini kurduğu vücutlara sahip arkadaşlarım var ama kızlar onlara bakmıyor. Eskiden İzmir Çeşme'de beach clublere girdiğimizde herkes bize bakardı eyvallah. Ama hepsi parası olan erkeğin yanında kalırdı. Dünyanın kanunu bu. Sen nasıl 120 kilo iri çirkin kızlardan hoşlanmıyorsan, onlarda parası olmayanı istemiyorlar. Ki haklı tarafları var. Herkes hayatında rahat etmek ister. Bu insan oğlunun doğasında var. Ama benim gibi ufak tefek olmaktan, aynada bütün kaburgalarını görmekten bıkmışsındır. O zaman başka. Bunun içinde maalesef bir taraflarını yırtman gerekecek. Yemekten idmana uykuya kadar sapık gibi oturup hepsini araştırıp düzeltmen gerekecek. O zaman mucizeyi ilaçlardan değil de kendinde bulabilirsin..
  16. 5 points
    Merhaba, Kişinin genetik yapısına, beslenmesine, antrenman şiddetine göre değişir. Örneğin 40-45 dk ağır ve akıllı idman yapan bir sporcu 2 saat cakkıdı cukkudu sakız çiğneyip oyalanan adamın içinden geçer. Fakat yine de şöyle söyleyebilirim kendimce, idman süresi kısaldıkça otomatik olarak setler arası ve hareketler arası dinlenme süresi kısalır bu da yine otomatik olarak kas fiberlerinin daha çok strese yani şiddete maruz kalarak daha çabuk ve yoğun yıpranmasını sağlar. Kısa antrenmanlar bu nedenle çabuk yıpratır fakat çabuk da toparlatır bu nedenle bir çok eski tip sporcunun tercihi olmuştur. Antrenman süresi uzadıkça ise glujoken depoları daha çok kullanılacak ve hatta glukojen yanında vücut enerjiyi yağ deposundan ve az bir miktar da olsa süre uzadıkça kaslar içerisinde hali hazırda bulunan protein rezervlerinden kullanmaya başlayacak. Bu da süre uzadıkça negatif sonuçlara doğru kişiyi götürür. Faydadan çok vücut zarara (katabolik vaziyete) geçmeye başlar. Kaynakları daha çok tükettiğinden dolayı, kişi antrenman sonrasında daha uzun süre toparlanmaya ihtiyaç duyduğu gibi çok daha yüksek miktarlarda ve daha sık şekilde beslenmelere ihtiyaç duyacaktır. Ayrıca uzun antrenmanlar sonucu vücutta oluşan ve biriken laktik asit miktarı, kısa antrenmanlardan daha fazladır. Bu da şu demek laktik asit biriktikçe otomatik olarak vücut kortizolü devreye sokarak kasları korumaya almaya çalışacak. Kortizol de stres miktarını arttırır ve yoğunlaştıkça katabolik hal almaya başlar. Yani bu kadar basit teknik detaylardan bile kafa karışıklığı yaşayan (ya ne dedin şimdi anlayamadım ki diyen) arkadaşlara şöyle özetleyebilirim. Büyümek ve güç kazanımı amaçlı antrenmanlarınızda kısa ve şiddetli (akıllıca, deli deli değil) çalışmalar sizi ileriye taşıyacaktır. Eğer süreyi uzatarak yağ kaynaklarını devreye sokarak biraz daha define görüntü sağlamak isteyen ileri düzey veya yarışma hazırlığı evresindeki arkadaşlar ise yoğunluğu biraz daha mecburi olarak düşürerek süreyi uzatıp definasyonel ve/veya endurance (dayanıklılık) hedefli çalışma tercih edebilirler. Tamamen kişinin tercihine ve başta belirttiğim gibi kişisel özelliklerine göre değişkenlik gösterir. Sağlıklı sporlar...
  17. 5 points
  18. 4 points
    Katılım 18 dakika önce içerik sayısı 0 HASJSJAJXKFKFL
  19. 4 points
    Selamlar öncelikle bu sert çıkışa hiç gerek yoktu. Ben steroid konusu hakkinda cok yuzeysel bilgiye sahip bir insanim ve lh fsh baskilanmamis biril test gordugumde mantiken direk ilaclae calismiyor sonucuna vardim. Fakat ilaclarin sizden alindigini bildigim icin baska bir sey olabilir diye sizi etiketledim gorusunuzu almak istedim. Amacim kimseyi karalamak degil. Oncelikle sizden , konu sahibinden ve forum halkindan özür diliyorum.
  20. 4 points
    gülerken altıma işedim : D :D:D Video çok iyi gönderme olmuş eminim Burakta gördüğünde yüzünde gülümseme olacaktır biraz tanıyorsam onu burak hayatımda tanıdığım en sempatik ve sıcak kanlı biri ağzındanda bir kere kküfür duymamışımdır ama adamın ürünlerine boş yere laf atınca içindeki canavar çıkıyor bunu daha önce defalarca gördüm. haklıda zaten adam 10 yıldır çekmediği dert kalmamış isim yapmış ki şuan iddaa ediyorum türkiyede güvenilirlik temiz kalmak adına bir liste yapacak olsak burak ilk üç değil 1. sıraya ayzılır öyle ahlaklı ve işini düzgün yapan birisi ki 10 yıldır adam aynı ürünlerle çalışıyor aynı ilaçları getir sat politikasını yürüytüyor ve ilaçalrın tamamı eczane neredeyse neden acaba sorusunu sorsa sporcu kendine cevabı alacak zaten şuan piyasanın %95 fazlası yerli ürünle çalışıyor ve bizim milletimize müstahah kusura bakmasınlarda sıfır araştırma ile 2 karın kası 1 bakır kupaya kanıp ilk gördüğü yerden alış veriş yapıyorlar.neyse o favorit denen arkadaş da bence güzel hokkalı bir tecrübe edindi unutmamak lazım ki en güzel tecrübeler en acı olaylardan sonra edinilir. kürde olan arkadaşıma başarılar
  21. 4 points
    Günde iki paket sigarayla kıçının üstünde oturan sedanter 70'ine kadar yaşayan adam ile her şeyine dikkat ettiği halde 1-2 sene sigara içmesinin ardından kansere yakalanan insanların olduğu dünyada gidin ekmeği daha gramajlı kabarık göstersin diye kullanılan gum (kabartıcı maddeyi), supplement diye aldığınız bir çok çin hammaddeli ürünlerin yıllar sonra mide ve bağırsak sorunlarına yol açan içindeki katkı maddelerini, aldığınız sebze meyvenin içerisindeki türlü hormonları vs eleştirin. Bir elinde kola bir elinde doritos, her gün çay sigara çay sigara onu bunu eleştiren arkadaşlar şimdi de Deca dick diye yıllarca meşhur olmuş ilaç dururken, dikkatli kullanılmazsa facialara yol açabilecek Anapolonmuş, Efedrinmiş bilmem ne ıvır zıvırmış dururken kalkmış şimdi de 1970'lerden beri Olimpia adamların bile yıllarca yarışmaya hazırlandıkları PRIMOBOLAN'ı , SUSTANON'u eleştiriyorlar. Hey yavrum hey ! Kardeşim bizzat kendiniz uzun süre kullanıp eksiler gördüyseniz yan etkiler diye konu açtık orada paylaşın ama yok tecrübeniz yok bi cacık yok gelip de şöyle kötü böyle tü kaka demeyin, milleti de yanlış yönlendirmeyin bu kadar net ! Sağlıklı sporlar...
  22. 4 points
    Ben bi sahte ilaç mağduru oldum, önceden cengaver adamdık kışın t shirt gezerdim bişey olmazdı. İlaçta ne olduysa oldu kürde bi bozuldum şu an ne hal ne yaşama isteği var, bağışıklık sistemim mahvoldu, otoimun hastalığım var. Bir küre girdim hayatım kaydı. Bu ilaçlara ne alıp kattılarsa 2016-2018 aralığında özellikle bir dünya insan bir sürü sorun yaşadı ve yaşamakta. Bu yerli çakma ilaçları yapanlar kimse makinayı alıp bunları hayvan avlar gibi avlamak lazım. Abi hiç mi vicdan yok bu lanet ülkede bu kadar mı para bürüdü gözünüzü. Varsa benim gibi düşünen bulup basalım indirelim bir iki tanesini bu sahteci tayfanın, ben varım her zaman. Cidden.
  23. 4 points
    Merhaba; instagram kullanmıyorum çokça vakit kaybı oluyor zaman hepimiz için değerli. Geçmişte kullandığım sayfa vardı 50 bin organik kişi ile başa çıkamayınca dondurdum zira yakında vereceğim güzel haber ile orayı aktif etmeyi planlıyorum tüm forumun bilgisi olur zaten ben o duyuruyu yaptığımda o zaman sizlerde buralarda olursanız sayfayı ziyaret edersiniz. Keyifli forumlar.
  24. 4 points
    Eksik abicim eksikk(!) Zafer44 phil heathi aticak simdi siyah beyaz filtreyle veya yok vazgectim belki de zafer44un bacak fotolarini caldin ;D
  25. 4 points
    tebrikler.. @zafer44 fena yakalandın.. emitasyon.. seni
  26. 4 points
    Nasil buldun hocam valla helal olsun cevap bekleniyor @zafer44 meger forumda mr olympia varmis 40 yasinda prof cekim fotolariyla
  27. 4 points
    Bu arada buradaki videolara ve esprili laflara lütfen alınma. Burada kimse şuan dalga geçmeye çalışmıyor, bunlar senin psikolojin rahatlasın kafan dağılsın diye yapılan türlü şakalardır. Tren'in yan etkileri elbette yüksektir bunu zaten kullanmaya başlamadan önce bilerek girdiğini farzediyorum. Yaramıyosa zorlamanın mantığı yok yararı bırak zarara doğru oynarsın. O yüzden kes ve normal devam et eğer psikolojik anlamda katlanamadığını hissediyorsan. Şakası ve telafisi olmaz bazı şeylerin. Sağlıklı sporlar...
  28. 3 points
    Gribal durumlarda ter yolu ile zararlı kimyasalları uzaklaştırmak, damar yollarının sirkülasyonunu hızlandırmak ve böylece bağışıklık sisteminin yığılmasını önleyici kick etkisi sağlamak amacıyla hafif tempo kardiyo çalışmaları yapılabilir günlük veya iki günde bir. Fakat ağırlık antrenmanları kesinlikle aptallıktır (benim yıllardır tecrübelerime dayalı görüşüm bu yönde). Makinaları bile belirli sürelerde dinlendirmek gerekirken insanların canına hiç değer vermeden eşek muamelesi yapması çok komik. Dinlenin kardeşim iki-üç gün veya bir iki hafta her neyse ölmezsiniz ya, kascıklarınız da küçülüp cebinize girmez. Vücut sinyal veriyo zaten korunma moduna giriyor daha ne kasıyorsunuz, bırakın bağışıklık bi kendine gelsin zaten o şekilde kaslar tir tir titrer hale geliyor. Ağırlığa giren adam bağışıklığı çok güçlü değilse durumu daha da kötüye gider bunu da buraya yazmış olayım. Sağlıklı sporlar...
  29. 3 points
    "elinize aldığınız dumbell'lar kafanızda taşıdığınız bilgi kırıntılarından daha ağır" Ya herkesten özür dilerim ama dayanamadım (Abi yazdığın yorumun üstüne ayıp olduysa bu benim entry'imi kaldırabilirsin. Hem ortam biraz yumuşar hem de güleriz diye attım böyle ; ama abi forumda en azından sana küfür serbest olsun sen küfür etmeyince daha ağır konuşuyorsun . Tekrar saygısızlık olduysa kusuruma bakmayın.) Arkadaşlar lütfen siz de Burak Bey'in girdisini yapıcı olarak algılamaya gayret gösterin. Erdemli olmaya çalışın , hepimiz hatalar yapabiliriz. Hepimizin doğru bildiği yanlışlıklar birçok konuda olabilir bu çok normal. Sevgiler.
  30. 3 points
    son zamanlarda forumda gördüğüm en iyi vücuda sahipsin seni ve Burak hocayı kutlarım doğru ilaç ve doğru beslenme antrenman = senin gibi sonuçlar doğurmaması imkansız. kesinlikle yarış düşünmelisin
  31. 3 points
    Maalesef ki bu ilk değil son olmayacak geçmişte peptidturkiye.com ben ürün veriyorum, şuradan alıyor veya ben ondan aldım stok fazlası var elimde gibi nice konuşmaların bilgisi geliyor.Beni çok kişi tanır 10 yıldır bu piyasada olan nadir kişilerdenim kendi ürünlerini tedarik eden. Bu bahsedilen kişiyi forumda engellememe rağmen satış yapma gerekçesiyle hala uslanmamış gözüküyor. Bahsettiğiniz satıcı piyasadan yok olmuştur yaptığı çirkinlikler de yanına kâr kalmıştır. Kesinlikle ismim veya projenin yani peptidturkiye.com isminin geçtiği konulara benden bilgi almadan itibar etmeyiniz. Konuyu açan arkadaşta benim portföyüm'de olan birisi eskiden alışverişimiz oldu. Bugün benden pct desteği istiyor konuşma geçmişine bakıyorum böyle bir alışveriş yok.. kimden aldınız arkadaşım ali sizden aldı diyor. Sonra konu açıklığa kavuşunca anladık ki alakası yok. Not: Kendisi konuyu görürse veya kulağına giderse kişisel numarasını aradım ulaşılamıyor yeni numarasını açtığında bana bilgisi gelir bu yaptığı çirkinlikleri yalan, dolan işleri telefon açıp kendisinin yüzüne söylediğimde ki ruh halini'de merak etmiyor değilim. Keyifli forumlar.
  32. 3 points
    Daha ne istiyorsunuz ALLAHTAN
  33. 3 points
    @HOPBA01 aylardır yazıyorsun cevap veriliyor, sorguluyorsun belki araştırıyorsun.O kadar izah ediyoruz yine de tatmin olmuyorsun altında devamlı gizli bir şeyler arıyorsun, sanki birşeyi unutuyoruz veya gizliyoruz gibi... Psikolojin bozuk, bence ilk önce psikoloğa git dertleş ve gerekli bir şey varsa onu yap. Bu değerlerden nasıl hipo tanısı koydun ? Teston sınırlar içinde olduğu sürece hipo olarak sayılmazsın.Bir çok şey denedin bir çok masraflar yaptın zaman harcadın ve hala zaman kaybediyorsun. Al birinden gerçek dozunda bir şişe testo enantat-ciyopionat flakonu.Haftalık 120-150 mg olacak şekilde düzenli vur.Ve arkana yaslan düşünme artık...Çünkü sebebini ve neden kaynaklandığını bir iki basit testle anlamak buradan mümkün değil.Bu kadar fikri ve öneriyi bırak devleti, özeldeki hiç bir doktor vermez uğraşmaz... Vucudunun ve libidonun belli düzeyde testosterona ve ondan metabolize olan diğer hormonlara ihtiyacı var.Bunları vermezsen vucut fonksiyonların zamanla bozulur.Psikolojik etkilerini yazmaya gerek duymuyorum... Senin değerlerin kötü değil sadece yetersiz ve düşük.Ne kısırsın ne de tam anlamıyla hipo...Zamanında aldığın ilaçlar belki başka şeyler hasar bırakmış veya hala etkileri sürüyor olabilir.Bu saatten sonra geriye bakmak yerine, olan oldu önümüze bakalım şeklinde düşünüp yol almalısın...Hayat devam ediyor ve sen daha başındasın.
  34. 3 points
    Benzer ve daha basit bir anlatım da şu linke mevcut https://steroidcycle.org/post-cycle-therapy/
  35. 3 points
    Malesef bu ürünün bende whey proteini oldugunu düşünmüyorum bu kurla bu fiyata imkansız. max %10 whey vardır diğerleride katkıdır gibime geliyor ama yinede memnunum diyorsanız diyecek birşey yok. Ama ben şahsen bu ürünü bedava bile kullanmam
  36. 3 points
    Merhaba arkadaşlar, Geçenlerde Cla sipariş verdiğimde hediye olarak Flex dergisinin Ağustos sayısı gelmişti orada gözüme çarpan ve en çok sorulan merak edilen konulardan birisini yine oylamaya açayım istedim. Böylelikle hem başkalarının uygulama ve bakış açılarını görmüş hem de siz de kendi uygulamanızı ve nedenini paylaşmış olursunuz. Evet, ben yıllardır sabah - öğle - akşam hepsini denemiş bir sporcu olarak her saat ayrı verim aldım. Dergideki iddia ve savunma çok hoşuma gitti çünkü tam benim bakış açım, her ikisi de doğru kimse sabah yanlış veya akşam yanlış diyemez. Gece dörtte Antrenmana kalkıp sonra sahur yapar gibi supplementlerini içip uyuyan şampiyon arkadaşım vardı. Eski yıllarda niye abartıyo bu manyak diyordum ama adam verim alıyordu ben olsam alamam. Neyse sizler günün hangi saatleri antrenman yapıyorsunuz ve nasıl etkiler alıyorsunuz, kendi tecrübelerinizi arzu ederseniz bu başlık altında aktarabilirsiniz. Sağlıklı sporlar...
  37. 3 points
    + Olum yap abine oradan bi acısız Spartacus vücudu. Bana da bi yarım Lazar çek. - içecek ne vereyim abi ? + Valla varsa bize iki kafeinli efedrin (soğuk olsun ama) Sağlıklı sporlar...
  38. 3 points
    HGH’yi TESPİT EDEN ANALİZ YÖNTEMİ VAR MIDIR? hGH ile doping yapmanın, adil yarışma ve sporcu sağlığını tehdit etmesi nedeniyle, spor otoriteleri ve dopingle mücadele kurumları, bu maddeyi tespit edecek analiz yöntemlerinin geliştirilmesi için büyük destekler vermişlerdir. Bu yöntemlerde iki ayrı fakat birbirini tamamlayıcı bilimsel yaklaşım üzerinde durulmaktadır; ‘’izoform yaklaşımı’’ ve ‘’işaret (iz, belirti) yaklaşımı’’. İzoform Testi ( İzoform Diferansiyel İmmunoassay), ilk kez 2004 Atina Yaz Olimpiyat Oyunları’nda araştırma amaçlı test olarak kullanılmaya başlandı; daha sonra da 2006 Torino Kış Olimpitat Oyunları’nda uygulandı. Yeni bir teknik ( tüp tabanlı kimyasal ışıldama tekniği ki bu tekniği uygulama kitlerinin ticari üretimi de yapılmıştır), kullanarak analiz geliştirme ve doğrulama işlemlerinin ardından, üretilen bu test kitleri ilk kez Avusturya ve İsviçre’de yapılan 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın yanı sıra yine 2008 Pekin Yaz Olimpiyat Oyunları’nda da kullanılmıştır. Halen tüm WADA akredite laboratuvarlar, İzoform Test’ini kullanarak hGH analizi yapmaktadırlar. hGH Biyoişaret Testi (işaret yaklaşımı), 2012 Londra Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nda kısaca tanıtılmıştır. Ancak analiz bileşenlerinden birinin piyasadan geçici olarak kaybolmasını takiben, Amerika Dopingle Mücadele Ajansı (USADA) ve bazı araştırma grupları ( çeşitli WADA akredite laboratuvar uzmanlarından oluşan ‘’ yöntem geliştirici GH 2000 takımı’’) birlikte çalışarak IGF-1 ve P-III-NP analizi yapan yeni bir doğrulama yöntemi bulmuşlardır. hGH Biyoişaret Testi’nin Sınır Limit Belirleme çalışmasının tamamlanmasının ardından bu yöntem, WADA akredite laboratuarlar tarafından yeniden uygulanmaya başlanacaktır. BUGÜNE KADAR ANALİZ SONUCU HGH TESPİT EDİLEN DOPİNG VAKASI GÖRÜLMÜŞ MÜDÜR? 2010 yılından bu yana yapılan hGH İzoform Testleri’nden yaklaşık olarak 15 tanesinde ters analitik bulgu rapor edilmiştir. Ek olarak, 2012 Londra Paralimpik Oyunları’nda iki sporcu, yapılan hGH Biyoişaret Testi’nden sonra hGH kullandıkları gerekçesiyle ceza almışlardır HGH TAYİNİ İÇİN HANGİ MATRİKS (VÜCUT SIVISI) KULLANILMAKTADIR? hGH dopingini tayin için yapılan testler, inert polimerik serum ayırıcı jel ve pıhtılaşma aktivasyon faktörü içeren özel tüplere konulan kanın, santrifüj edilmesiyle elde edilen serumuna uygulanmaktadır. HGH İZOFORM TESTİ (İZOFORM DİFERANSİYEL İMMUNOASSAY) NEDİR? (İZOFORM YAKLAŞIMI) Dolaşıma verilen toplam hGH miktarının doğal olarak değişiklik göstermesi, zaman içinde dalgalı bir seyir izlemesi ve doping dışı bazı faktörlerden etkilenmesinden dolayı, total hGH düzeyindeki artışı ölçmek, pratikte doping testi olarak kabul edilemez. Ancak, rekombinant recGH ile yapılan dopingde, kişinin kanında o anda bulunan hGH’ye ait değişik izoformlar arasında mevcut olan doğal sabit oranlar değişikliğe uğramaktadır. hGH İzoform Diferansiyel İmmunoassay yöntemi, rekombinant recGH enjeksiyonu sonrası oluşan farklı hGH izoformları arasındaki oranların değişimini belirlemek amacıyla geliştirilmiştir. HGH BİYOİŞARET TESTİ NEDİR? (İŞARET YAKLAŞIMI) hGH’nin kendisi, hGH aktivitesinin biyolojik izlerini gösteren bazı değişik proteinlerin ortaya çıkmasını etkilemektedir. Bu, IGF-I gibi karaciğerde hGH aktivitesini gösteren işaret, N-prokollajen tip III terminal peptid ( P-IIINP) gibi yumuşak dokuda kollajen dönüşümü yapan işaretleri içerir. Serumda bu iki hGH işaretini ölçmek, hGH/IGF-I arasındaki dengeye dışarıdan müdahale edilip edilmediğini ortaya koymaktadır. hGH aktivitesini gösteren bu biyoişaretlerin tespiti ve miktar tayini, hGH ile yapılan dopingin dolaylı olarak belirlenmesini sağlamakta olup buna da ‘’işaret yaklaşımı’’ adı verilmektedir. BU TESTLER GÜVENİLİR MİDİR? Her iki hGH testinin içerik ve gelişimleri, hGH ve IGF-I, endokrinoloji, immunuassay, analitik kimya, farmakoloji, laboratuvar çalışmaları, dopingle mücadele vb. gibi açılardan sistematik olarak uluslararası bağımsız uzmanlar tarafından gözden geçirilmekte ve elde edilen sonuçlar uluslararası bilimsel dergilerde yayınlanmaktadır. Spor Tahkim Mahkaemesi’nin (CAS) Uluslararası Kayak Federasyonu ile sporcu Veerpalu arasındaki davada 2013 yılında verdiği kararda, halen kullanılan İzoform Testi’nin geçerli ve bilimsel olarak güvenilir olduğu onaylanmıştır. CAS Panel’inin uygulanan testlerdeki Sınır Değerler hakkındaki istatistiki işlemler ile ilgili eleştirileri sonucu, iki bağımsız istatistik uzmanları grubu tarafından, birçok hGH pozitif doping testi ile yeni istatistiki çalışmalar yapılmıştır. Bu bilimsel çalışmadan elde edilen sonuçlar, özellikle GH ve IGF-I araştırmaları konusunda yayın yapan bilimsel dergilerde yayınlanmıştır. Yeniden gözden geçirilen Sınır Değerler, ‘’Doping Analizi için hGH İzoform Diferansiyel İmmunoassay Rehberi’nin’’ yeni sürümüne eklenmiş ve WADA web sitesinde yayınlanmıştır. Bu rehber, ilgili numuneler için analiz öncesi hazırlık işlemleri, testin başarısı, çıkan sonucun yorumlanması ve raporlanması hakkında yol göstermeye devam etmektedir. Testlerdeki Sınır Değerler’in belirlenmesi ile ilgili işlemler hakkında daha fazla bilgi almak için, Hanley ve arkadaşlarının, sporcuların kan numunelerinde yapılan hGH izoform diferansiyel immunoassay: doping kontrol testleri için sınır değerler başlıklı yazısını incelenmelidir. hGH biyoişaret yaklaşımının bilimsel geçerlilik ve etkinliği, yaklaşık on yıldır çeşitli bilimsel yayınlarda yer almaktadır. Asya ve Avrupa’da yapılan birçok plasebo kontrollü rekombinant recGH verilmesi çalışması göstermektedir ki; hem IGF-I hem de P-III-NP miktarları, verilen recGH dozuna bağlı olarak oldukça artmaktadır. Bu biyoişaretler yaş, cinsiyet, ırk, egzersiz, günlük ve günler arası değişim, bireysel farklılıklar, kemik ve yumuşak doku travmaları, spor dalı, kişisel alışkanlıklar, vücut yapısı gibi ayırt etme kriterlerini etkileyen bazı faktörleri de dikkate alarak değerlendirilmiştir. Bununla birlikte, uygulamaya yeni giren analiz yöntemlerindeki Sınır Değer belirleme çalışmaları, WADA akredite laboratuvarlarda kullanılmadan önce, bağımsız gözden geçirme ve uluslararası bilimsel dergilerde yayınlanma işlemlerine tabi tutulmuştur. İZOFORM DİFERANSİYEL İMMUNOASSAY VE HGH BİYOİŞARET TESTLERİ BİRBİRİNİ TAMAMLAYICI TESTLER MİDİR? Bu iki test, hGH tayininin doğası ve zamanı açısından birbirini tamamlamaktadır. hGH İzoform Test, recGH verildikten sonraki 24-48 saat içinde hGH izoformları arasında oluşan oran değişikliklerini tespit etmektedir. Biyoişaret Testi ise, hGH aktivitesini gösteren iki biyolojik işaret olan IGF-I ve P-III-NP’in artan sentezini ortaya koymakta olup; recGH verilmesinin ilk aşamalarında değil, ilerleyen zaman içinde bu biyoişaretleri tespit eder; hatta İzoform Test’inden daha uzun süre bu tayini yapabilmektedir. GH SALGILATICI FAKTÖRLER NELERDİR VE ANALİTİK OLARAK TESPİT EDİLEBİLİRLER Mİ? GH salgılatıcı faktörler, GH Salgılatıcı Hormon ( GHRH) ve analogları, GH salgılatıcıları (GHS) ve GH salgılatan peptidlerdir (GHRP). Bu maddeler, hipofiz bezinden endojen GH salgılanmasını uyarır. Bu yüzden, hGH dopingi yapmak için kullanılan recGh yerine aynı etkiyi elde etmek veya İzoform Test’inde recGH tayinini maskelemek amacıyla bu maddeler de kullanılmaktadır. Ancak, doping kontrol laboratuvarları kütle spektrometresi üzerine kurulu analiz yöntemleri geliştirdiklerinden dolayı, verilen doping kontrol numunesinde bunları da tespit etmekte ve ters analitik bulgu raporu vermektedirler. Ek olarak, bu maddelerin kullanımı, dolaylı test olan hGH Biyoişaret Testi ile de tespit edilebilir. HGH TESPİTİ AÇISINDAN EN İYİ TEST ZAMANI NEDİR? Diğer doping kontrolü testlerinde olduğu gibi, hGH için test dağılım planı, mutlaka, mevcut test kaynaklarını etkili ve verimli şekilde kullanmayı amaçlayan ‘’akıllı testler’’ uygulaması şeklinde olmalıdır. Sporcular, uzun süren performans arttırıcı etkisinden yararlanmak amacıyla doping ajanı olarak hGH kullanmaktadır. (Bunun tersi, hızlı, çabuk ve kısa süreli etki için uyarıcıların kullanılmasıdır.) Ek olarak, bu madde ile doping yapan sporcular, yarışma döneminde, hGH açısından teste tabi tutulabileceklerinden şüphe edebilirler. Bu nedenle, hGH için yapılan testlerin öncelikle yarışma dışı dönemlerde uygulanması, mutlaka ‘’akıllı testler’’ olması, haber verilmeksizin ve öngörülemeyen şekilde yapılması gerekmektedir. Şüpheli sporculara, istihbari bilgiler (rutin doping bilgileri) doğrultusunda, daha önceki şüpheli test sonuçlarına göre ya da şüpheli ve beklenmedik spor başarılarına dayalı olarak hedef testler yapılmalıdır. hGH tayininde birbirlerini tamamlayıcı etkilerinden dolayı, doping numunesine hem İzoform hem de Biyoişaret Testi yapılmalıdır. HGH TAYİNİ İÇİN İDRAR TESTİ GELİŞTİRMEK MÜMKÜN MÜDÜR? Uluslararası uzmanların çoğunluğuna göre kan matriksi ( ortamı), hGH tayini için en uygun matriksdir. hGH idrarda son derece düşük miktarlarda bulunur (kan düzeyinin % 1’inden daha düşük) ve değişik hGH izoformlarının idrarla atılımı ile ilgili yeteri kadar bilgi yoktur. İdrarda hGH tayin yöntemi geliştirme amaçlı araştırma çalışmaları, şimdiye kadar başarılı olmamıştır. Ancak, WADA böyle bir yöntem keşfi için, yeni bilimsel fikirler ve teknik stratejiler kullanarak, araştırma gruplarıyla yakın işbirliği içinde çalışmaya devam etmektedir. KAN NUMUNELERİ DONDURULUP SAKLANABİLİR Mİ? İleri tarihlerde yapılacak olan analiz ve tayin testleri için kan serumunun dondurulması,numunelerin içinde mevcut bulunan maddelerin korunması bakımından bilimsel bir işlemolarak kabul edilmektedir.Araştırmalar göstermiştir k; eğer doğru koşullarda dondurulursa, serumdaki hGH stabil(kalıcı) olmaktadır.WADA Dopingle Mücadele Kurumları’nı Dünya Dopingle Mücadele Talimatı yoluyla,uygun durumlarda (beklenmedik sonuçlar, dopingle mücadele kurumlarının elde ettiğiistihbarat, vb.) numuneleri saklamaları yönünde teşvik etmektedir. Numunelerin ileritarihlerde analiz edilmek üzere saklanmasının çok önemli caydırıcı etkisi vardır.2015 Dünya Dopingle Mücadele Talimatı, dopingle mücadele kural ihlalini takip eden onyıl içinde disiplin soruşturması açılabilmesini mümkün kılmaktadır. Tüm yazıları Doktor Can ve Doktor Kaya LİVANELİOĞLU yazılarından derledim toparlayıp gh konusunda meraklı arkadaşlar ve özellikle büüyk yarışmalarda gh kullanımı sonrası karışalaşılabilecek durumlar konusunda bir çok yarışmacı arkadaşın zevk ve merakla okuması gerektiğini düşündüğüm konular dan oluşuyor.
  39. 3 points
    Senin olay da zafer'in bacak muhabbetine dönmesin venatrom. 600- 750 fiyat bandındaki ürünün yüzde 50-55 indirimle temin etmen bana anormal geliyor. Baban depocu olsa belki dicem ama o şekilde bile olmuyor. Bakanlık deli gibi denetliyo depoya giriş çıkış yapan her ürünü barkoduyla saatiyle hangi eczaneye satıldığını ve o eczanede de duruyo mu yoksa bir hastaya verildi mi diye. X isimli hasta alana kadar barkodu sistemden düşmez takibi yapılır. Devlet keriz mi ya yoksa önüne gelen karaborsa usulü satar ilaçları kafasına göre. Baban bile depocu olup verse sana 2 kutu ilaç, bu ilaçlar nerede kardeşim eksik var diye tepesine çökerler. Bizim de eczacı arkadaşlarımız var. O yüzden burada kimse çıkıp da depodan aldım bilmem ne şekillerine girmesin gereksiz yere, ha eczacı tanıdığın vardır sana düşük kar ile ya da kendisine söylenen en düşük fiyattan satar o sizin aranızda ama depo işleri falan ayrı dünya. İlle de ısrar ediyosan ispatla biz de hem seni hem de riske giren o depo tayfasını alkışlayalım. iyi o zaman ben de yarı fiyatına iPhone aldım depocudan, Türkiye bölge sorumlusundan Ferrari aldım yarı fiyatına, herkes atar tutar elde somut bişey yok at yalanı seveyim inananı moduna giriyo. Burada bir sürü genç var aklını çorba yapmanın alemi yok. Herkes burada kaynağıyla, somut gerçekliklerle örnek sunsun ki kimse yanlış yönlenmesin. Sağlıklı sporlar...
  40. 3 points
    ben en son 60 veya 100 tl oldum hatırlamıyorum ama özel hastanede.doğru evet 1 hafta deniyor ama sen 2 ila 4 gün boşalmamış ol. sana bir kab veriyorlar o kab ile bir odaya götürüyorlar orada mast. yapıp kaba boşalıyorsun sonra kabı lab girişine teslim ediyorsun bir kaç gün sonra sana sonuçları ulaştırıyorlar yaşayan ve ölü sperm sayına göre sonuç belirleniyor. benim yaşayan sperm yüzden %65 di yaşıma göre iyi gayet ve yıllardır ilaç ilaç ilaç ben hayret etmiştim %40 maks beklerken.
  41. 3 points
    Bacaklar eksik kalmış diyen arkadaşlar için çektim bunları güncel fotoğraflar calf için önerilerinize açığım
  42. 3 points
    Insanlar cok garip artislik yapmak için hava atmak icin sekilden sekle burunuyorlar ne gerek var anlamıyorum sanırım psikolojik olarak kendini tatmin etme çabası cevremde de böyle insanlara sık rastlar oldum
  43. 3 points
    Merhaba arkadaşlar, Bugün deneme amaçlı Hardline'ın CLA One kullanımına başladım. Daha önceden yağ yakımı için L-Carnitine ve Kafein-Arjinin-Taurin karışımı dışında CLA ve Termojenik kullanımım olmadı supplement olarak. Hardline içeriğinde: Besin etiketinde göreceğiniz üzere toplamda 2400mg CLA içeriğine sahip, geçenlerde Aspir yağı ile ilgili konu başlığı açmıştım. İncelememiş olanlar lütfen buyrun: Merak ediyorum hem tartı üzerinde hem de mezura ile yaptığım ölçümlere ne kadar yansıyacak. Kilo verdirici bir ürün değil zaten CLA'lar sadece yağ yakımına biraz katkı sağlayıp su atımını da destekliyor. Aslında bunu gönül isterdi ki Carnitine ve Termojenik ile beraber kombine kullanıp şenlendirmek ama başka sefere artık. Sizlerin favori CLA markası nedir. Lütfen sizler de bu konu altında CLA kullanmayı düşünen arkadaşlar için kullanım geçmişlerinizi (Marka, kullanım süresi ve kullanım dozu) belirtecek şekilde biraz detaylı açıklar mısınız. Sağlıklı sporlar...
  44. 3 points
    Evet zararlı alışkanlıklardan arınmak, bol su tüketimi önemli fakat yoğun anabolik almıyorsa kişi ve size olarak yani hacim olarak klasik vücutçu veya ifbb kategorisinde vücuda ulaşmadıysa 5lt suyu fazla buluyorum ben kişi için. Sağlıklı sporlar...
  45. 3 points
    Merhaba arkadaşlar, Dün Hardline CLA siparişi verdim. O arada CLA'ya ismini veren ana madde olan "Conjugated Linoleic Acid" genel olarak ot ile beslenen hayvanların et ve süt ürünleri CLA asidi içermekte ve doğal ortamda beslenen tavukların yumurtaları da CLA asidine sahiptir. Benim dikkatimi çeken ise Hardline her bir kapsüle 800mg CLA eklemiş yanına da 1000mg Aspir Yağı eklemiş. Aspir yağı ne alaka derken önce bu bitkisel yağın yabancı kaynaklarda CLA supplement üretiminde çokça kullanıldığını öğrendim, daha sonra da Aspir Yağı'nın genel olarak ne gibi faydaları olduğuna dair türkçe bir yazı bulup sizlerle bunu paylaşmak istedim. * Kısaca bir not düşeyim, ister CLA gibi hayvansal kaynaklı elde edilmiş olsun ister ise Aspir Yağı gibi, Menta (mentol) yağı gibi, Biberiye veya Lavanta yağı gibi bitkisel kökenli yağlar olsun fark etmeksizin hepsi kendisine has kimyasal yapısı bulunan yağ asitleridir nihayetinde ve iyi bir beslenme yanında çok da güzel yağ yakımına katkı sağlamakta ve bu nedenle de Termojenik tabanlı besin takviyelerinin içerisinde yer almaktadırlar. Buradan sonra sözü alıntı yaptığım kaynağa bırakıyorum Aspir yağı nedir? Aspir bitkisinden elde edilen Aspir yağının birçok faydası bulunmaktadır. Kilo verme, yağ yakma ve bronzlaşma etkisi olan Aspir yağı, özellikle kadınlar tarafından talep görüyor. Aspir yağı, papatyagiller sınıfından olan ve 50 – 120 cm boylarına ulaşan, dişli ve dikenli bir gövdeye sahip bitkidir. Aspir yağının ve çayının birçok faydası mevcuttur. Aspir yağının faydaları: E vitamini kaynağıdır: Aspir yağı, E vitamini açısından oldukça mükemmel bir kaynaktır. Bağışıklık sistemini güçlendirir: Prostaglandin fonksiyonunu yönetmeye yardımcı olabilen aspir yağı, Omega-6 yağ asitleri ile de destek olabilmektedir. Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir. Üst solunum yollarına iyi gelir: Astım, soğuk algınlığı, öksürük, balgam, boğmaca gibi hastalıklara iyi gelir. Ruh sağlığına iyi gelir: Aspir yağı depresyon ve stres gibi ruh sağlığı sorunları için oldukça faydalıdır. Vücutta serotonin düzeyleri üretimini artırmakta ve normal bir ruh sağlığının yaşanması için yardımcı olmaktadır. Alzheimer hastalığı için de etkili olduğu söylenmektedir. Kalp sağlığına iyi gelir: Aspir yağı, Omega-6 yağ asitlerini yüksek oranda barındırmaktadır. Bu asit, genellikle ateroskleroz oluşumu olasılığının yanı sıra, kalp krizi ve felç gibi diğer sağlık koşullarının oluşma riskini azaltmaktadır. Diyabet kontrolüne destek olur: Omega-6 yağ asitleri kan şekeri düzeylerini dengede tutabilmektedir. Kilo vermeye yardımcı olur: Aspir yağı kilo vermeye çalışanlar için iyi bir seçidir. Obezite sorunuyla mücadele eden insanlar tarafından da kullanılabilmektedir. Sindirim sistemini destekler: Sindirim sistemini güçlendirmek için de aspir yağı kullanılır. Mide işleyişini güçlendirmek için, bir litre suyun içine bir gram aspir yağı ekleyip her gün tüketmek gerekir. Saç sağlığına iyi gelir: Aspir yağı, saç kökleri sağlığı için kafa derisindeki dolaşımı artırmaktadır. Bunun dışında, aynı zamanda saçınızın parlak ve güçlü kalmasına yardımcı olmaktadır. Cilt sağlığına iyi gelir: Özellikle, cilt gözeneklerinin açılması, döküntüleri ve sivilcelerin azaltılmasına yardımcı olur. Aspir çayının faydaları -Aspir çayı, dünya çapında yetişmekte olan otsu Aspir bitkisinin yapraklarıyla hazırlanmaktadır. -Bir bardak Aspir çayı, sinirleri yatıştırmaya yardımcı olmaktadır. Ayrıca ateş, öksürük ve bronş spazmlarını tedavi edebilmektedir. Genellikle,bağışıklığı güçlendirmek için iyidir. -Aspir çayı içmek kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı olmaktadır. Böylece çeşitli kalp hastalıklarının önlenmesinde etkili olabilmektedir. -Bağırsak hareketliliğini kolaylaştırmaktadır. -Aspir çayı özellikle menopoz sonrası kadınlarda osteoporoz oluşumunu önler. Aspir yağının zararları -Geğirme, bulantı, kusma ve ishal Aspir yağının bildirilen günlük yan etkileridir. -Aspir yağı, kan pıhtılaşmasını engelleyebilmektedir. Bu nedenle, ameliyat durumunda kanama riskini yükseltebilmektedir ve herhangi bir cerrahi operasyon öncesinde ve sonrasında doktor tavsiyesi almadıkça kullanılması önerilmez. -Uterus kasılmalarına neden olabileceği için hamile kadınlar tarafından tüketilmesi önerilmemektedir. -Hipotansiyonu olan kişilerde düşük kan basıncını daha da kötü hale getirebilmektedir. (Kaynak Linki) Sağlıklı sporlar...
  46. 3 points
    Merhaba arkadaşlar, 2008-2009 senesinde iyi hatırlıyorum protein tozları yeni yeni yükselişe geçmeye başlıyordu. Ondan öncesi dönemde durumu iyi olanlar Amerika'dan Aminoasit takviyeleri getirterek gerek kendisi kullanıyor veya satıyordu. O zamanlar Universal marka Aminolar en çok bulunan aminolardı, Weider dahil diğer markalar pek bulunmazdı. Aminoasitler ile ilgili güzel bir konuya yer vermek istiyorum fakat vakit olduğu takdirde. Şimdi sizlere paylaşmak istediğim şey yaklaşık 3-4 senedir aminolar içerisinde en beğendiğim ve başka bir marka almamı engelleyen "Gaspari AmoniMax 8000" Neredeyse ürünlerinin içindeki aminoasit sayısı kadar yarışma geçmişi olan eski şampiyon Rich Gaspari tarafından kurulmuş olan Gaspari markasına ait bu aminoasit takviyesi dikkat edeceğiniz üzere; - toplamda 8000mg'a tekabul eden yüksek amino değerine sahip oluşu - %91 oranında hidrolize edilerek üretilmiş formu ile kana çok çabuk dahil olma özelliği - dipeptit ve tripeptit gibi çok düşük moleküllü kimyasal formu sayesinde hızlı ve yüksek yoğunluklu emilim - BCAA oluşturan dallı aminolar dahil bütün diğer amino oranları ile piyasadaki bir çok amino takviyesini ezip geçen değerleri ile bir başladım kullanmaya bir daha bırakamadım, 350 tablet var içerisinde ve 88 porsiyon ortalaması var. Eski şampiyonlar bol bol amino içerek ve creatine kullanarak yemeklerine takviye sağladılar ve gerçekten iyi adım attılar. Amino benim ve bir çok Oldschool tayfanın silahı olmuştur. Protein tozu satın alırken "Ooo bir porsiyonda 31 gr protein vay anasını !" diye sevinerek hemen satın alan bir sürü bilinçsiz insan var ortada. Oysa o protein'in kaçta kaçı kaliteli proteinlerden geliyor ve içerisindeki aminoasit profilini bilmeden incelemeden karşılaştırmadan aldığınız proteinler size devenin kulağı kadar fayda sağlar, ve zamanla toksik bir hale dahi gelebilir. Onun yerine amino kullanarak kasların ihtiyacı olan en temel aminoları vücuduna alıp direkt kullanıma sunmanız size emin olun çok daha fark edilir ve hissedilir etkiler sağlayacaktır. Istisnaları saymazsak 1 sene düzenli aminoasit kullanan adam 1 sene düzenli p.tozu vs. kullanan adamı sollar geçer bu kadar net tecrübelerime dayanarak konuşuyorum. Ben Gaspari'den para falan almıyorum ki burada reklamını yapayım. Fakat yıllardır severek kullanan birisi olarak şunu söylerim ki; Aminoasit tableti kullanmak isteyen veya hali hazırda kullananlarınız var ise bütün bu özelliklerinden dolayı mutlaka bir düşünün derim. Sağlıklı sporlar...
  47. 2 points
    Umduğum gibi bir kilo şuanda yok başladığımda 65 dim şuan 66 67 aralığında oynuyo kilom yemeyede abanma çabasındayım kendime göre olduğumdan daha iyi yemeye çalışıyorum. Ama @metinav hocamın dediği dianabol yerine kullanılıyor vs. (yanlışım varsa düzeltin hocam yanlış hatırlamış olabilirim) biraz efsane gibi geldi kalorimi tam olarak takip edemiyorum tamamladığımıda düşünmüyorum işler koşturma biraz etkiliyor tabi. Bu şekilde devam ediyorum kullanmaya 8. Gün erkende olabilir bir gelişmeleri aktaracağım. Sağlıklı sporlar
  48. 2 points
    İlk kürden itibaren tek kullandığım enjektör turuncu uçlu (25 g) oldu.Ve 2-2,5 ml ilacı kalçadan yaptım sürekli.Ne acı, ne iltihap, ne şişme yapmadı.Çok koyu vizkozitesi olan bazı steroidlerde enjektöre çekimde uzun süre beklemek gerekebildiğinden, extradan yeşil uçlu enjektör ucu alıp onunla çekiyordum.2,5 santim kalça için ideal, tabi 90 derece yani dik saplamalısınız.Bacaktan vurulacağı zaman eğik veya tamamının girmemesi sağlanmalı. Daha geçen salonda ilk kürüne girmiş genç bir arkadaş, abi enjeksiyonu yaptıramadım yardımcı olurmusun dedi.Normalde hemşire bir arkadaşa yaptırıyormuş yeşil uçluyla kalçadan...Ve devamlı iltihap ve 2 gün geçmeyen ağrıdan yakınıyordu.Elinde tüberkülin enjektörü (26 g) ve yeşil uçlu enjektör varmış.Dedim bacaktan yapalım bu 13 mm uzunluktaki enjektörle.Hiç sıkıntı ve acı hissetmedi, şimdiye kadar nal gibi yeşil ve siyah uçlu enjektörlerle yaptığından olsa gerek Gereksiz acı çekmeye ve iltihap yapmaya gerek yok diye düşünüyorum. Kas dokusuna girdiği sürece ve yavaş yavaş emildikçe dolaşıma karışmasını bekleyerek yapmak sorun yaşatmaz.Vucutta enjeksiyon yapılacak kas dokusu ve bölgeler tıpta belirlenmiştir.Buralarda kan akımı çok düşüktür ve yavaş karışır enjeksiyonlar.Doğru bölgeye vurulduğu sürece kanama kontrolü için sok çıkar tekrar enjekte et olayı gereksiz bir şeydir.Sonuçta o sıvı kana karışacak, burada mesele direkt ana damarın içine girmemesi... Arkadaşlar amaç, doğru ve en az zararla sağlığımızı bozmayacak şekilde girişimler yapmak.Tıp bilim ve uygulamalar ilerledi, hala eski usul düşünmenin ve takılıp kalmanın anlamı yok.Aslı astarı olmayan bağnaz düşünceli insanların ortaya attığı mitler geçerli değil ve bunu ispat etmeye çalışıyoruz çeşitli paylaşımlarla. Kolay gelsin, sağlık önceliğimiz olsun...
  49. 2 points
    @Cenkayekin34 geçmiş olsun, gerçekten zorlu bir süreç geçirmişsin.Bir çok arkadaş da benzer durumlar içinde veya yaşamaya aday... Sebepler çok çeşitli olabilir, ama ilk etapta kullanılan steroidlerin steril olmaması ve kullanım şekli planlaması gibi konular var...Vucuda o sıvılarla ne tür kimyasallar ve mikrobik unsurlar aldığımız belirsiz.Zamanla birikerek ve uzun yüksek doz kürlerle bu hastalık aşamasına gelmemize sebep olabiliyor.Önemli olan teşhisi doğru yapmak ve ona göre bir tedavi yolu izlemek. Libido cinsel istek hormonlarla oluyor.Kişide libido yoksa bunun altındaki neden hormonel yetersizlik yada baskılanma... Ereksiyon sorununda ise durum, hormonel uyarının ardından oluşan fizyolojik süreçlerin yaşanmaması, kesintiye uğraması... Onun dışında seninde bahsettiğin gibi bazı hastalıklar ortaya çıkmış ve bu iki süreci engelliyor olma olasılığı var.Prostat büyümesi, prostatit, idrar yolları enfeksiyonu, aktif mesane hastalığı, candida ve papilloma vb. gibi hastalıklar gelişebilir. Bağışıklığı baskılayan asıl steroid hormonlar kortizol türevi olanlardır.Ve ucuz bol bulunmalarından ağrıları azaltmalarından bu steroidlerin içerisine belli bir oranda karıştırılmaları ve hızlı su tutumu ve iyilik hissi vermeleri sözkonusu...Anabolik steroidler de bağışıklığı baskılıyorlar ve uzun süreler kullanılırsa vucudumuz her tür hastalığa açık hale gelir.Direkt hastalık yapmazlar, fakat zemin hazırlarlar... Candida mantarının kanser dahil bir çok hastalığın oluşma nedeni olarak görüldüğü bilenen bir şey.Bağışıklık sisteminin bununla mücadelesi için yaşam ve beslenme sistemimizi değiştirmemiz lazım.Bu konuda, vitamin "d" aktif formu bağışıklığı destekleyici en güçlü ajanlardan.Yine ekmek mayasından elde edilen beta glukan da etkilidir.Bağırsak florası seratonin dahil bir çok hormonun üretildiği ortamdır.Ayrıca candidayı sınırlayan ve kontrol eden diğer bakteri suşları olduğu için floranın iyi düzeyde olması önemli. Sana önerim trt tedavisi uygularsan sadece testo enantat yada ciyopinat kullanman yönünde. Vucudun hiç bir şey almadan normal seviyede hormon üretiyorsa, dopamin ve seratonin seviyende yeterliyse, sorunu hastalıklarda aramalısın. Hipo olmak da mümkün, yeterli testo ve aromatizasyon olmadan, beyinde istenen dopamin nor adrenalin seratonin vb. çalışmıyor...Reseptörlere bağlanmıyor veya yeterince reseptör yoğunluğu olmuyor.Bu seksüel doygunluk ve heyecansızlık durumu için dopamin diyeti yapan insanlar var.Hiç bir şeyden zevk tat almayan insanların felsefeleri bile oluşmuş yöntemle ilgili Olayın çok yönlü olduğunu bilmek lazım.Hastalık boyutuna geldiyse önce onun tedavi edilmesi lazım... Herkes deneyimlerini aktarır ve detayları düşünürsek belki ortaya yeni fikirler görüşler çıkabilir...
  50. 2 points
    Niye copy paste atiyorsun ki? Arkadasin sorusu bu degil ayrica aynisini benim konumda da yapmistin

Copyright © 2010 Peptid Türkiye. Tüm hakları saklıdır.

5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Şikayet; info@peptidturkiye.com Adresine mail atıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.


Tıbbi Sorumluluk Reddi / Yasal Uyarı! Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Doktorunuza Danışmadan sitede yer alan diyet ve benzerine başlamayınız.
×