-
Duyurular
-
Steroidturkiye.com - AÇILDI! 29-11-2020
Steroidturkiye.com açıldı! Hormon gruplarına dair tüm sorularınıza cevap bulmak için sisteme giriş yapıp soru başlığı oluşturmanız yeterli. -
Sarmsturkiye.com - AÇILDI! 29-11-2020
Hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için siteyi ziyaret edebilirsiniz.
-
-
Peptid Türkiye'ye HOŞ GELDİNİZ!
Türkiye'nin ilk ve tek en kapsamlı peptid platformuna hoş geldin. Tüm özelliklerine erişmek için şimdi kaydolun. Kayıt olduktan sonra giriş yaptığınızda, kendi içeriğinizi göndererek veya mevcut içeriklere cevap göndererek bu platforma katkıda buluna bileceksin. Profilini özelleştirebilir, ödül puanlarınızı içerik yazarak toplayabilirsiniz, diğer üyelerle kendi özel gelen kutunuz üzerinden iletişim kurabilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz! Bu mesaj, oturum açtıktan sonra kaldırılacaktır.
-
İçerik sayısı
10.932 -
Katılım
-
Son ziyaret
-
Kazandığı Günler
176
Loving kullanıcısının paylaşımları
-
Mots-c: yağ yakımı, metabolizma ve performans üzerine etkileri
Loving bir konuya içerik ekledi : MOTS-c
Merhaba arkadaşlar, Son dönemlerde özellikle fitness ve performans çevresinde adı daha fazla duyulmaya başlayan peptidlerden biri de MOTS-c. MOTS-c, klasik anlamda bir anabolik steroid değil. Hatta büyüme hormonu veya testosteron gibi hormonlarla aynı kategoride değerlendirmek de doğru olmaz. Vücudun enerji metabolizmasıyla ilişkili olduğu düşünülen, mitokondri kaynaklı bir peptid olarak kabul edilmiş durumda diyebiliriz. MOTS-c hakkında internette çok fazla "yağ yakıyor, insülini düzeltiyor, performansı uçuruyor" tarzında kesin ifadeler dolaşıyor. Bunların bir kısmı hayvan ve hücresel çalışmalarından, bir kısmı ise kullanıcı deneyimlerinden geliyor. MOTS-c'nin açılımı "Mitochondrial Open Reading Frame of the 12S rRNA-c" şeklinde geçiyor. 16 amino asitten oluşan, mitokondri tarafından kodlanan küçük bir peptid. Araştırmalarda MOTS-c'nin enerji metabolizması, glikoz kullanımı ve hücresel stres yanıtlarıyla ilişkili çeşitli mekanizmalarda rol oynayabileceği gösterilmiş durumda. MOTS-c bize getirileri neler olacak sorusunun cevabı; Glikoz kullanımının düzenlenmesi İnsülin duyarlılığı Enerji metabolizması (+) yönlü ivmelenmesi Egzersize bağlı metabolik adaptasyon (+) Mitokondriyal fonksiyon (+) yönlü gelişimi Hücresel stres durumlarının azalması! WhatsApp ile bize ulaşın!Sorularınız için WhatsApp üzerinden arama yaparak bilgi alabilirsiniz.×× KONUYU OLUŞTURURKE KULLANDIĞIM KAYNAKLAR: Referanslar 1. FDA (2026). 23-24 Temmuz 2026: Eczane İlaç Hazırlama Danışma Komitesi Toplantısı . 2. Reynolds, JC, Lai, RW, Woodhead, JST, Joly, JH, Mitchell, CJ, Cameron-Smith, D., Lu, R., Cohen, P., Graham, NA, Benayoun, BA, ve diğerleri (2021). Nat Commun 12, 470. 10.1038/s41467-020-20790-0. 3. FDA (2023). 4. FDA Bilgilendirme Belgesi MOTSc - Eczacılık İlaç Hazırlama Danışma Komitesi (PCAC) https://www.fda.gov/media/193347/download ve son olarak kişisel deneyimlerim. -
Jinekomasti hakkında doğru ve yanlışlar! e2 aslında bir kurtarıcı mı yoksa korkulması gereken bir hormon mu?
Loving bir konuya içerik ekledi : Kitaplarda yazmayan bilgiler
Merhaba arkadaşlar; Yeni bir konu ile tekrar farklı konulara, farklı yanlış bildiğimiz doğrulara yol alacağız bu konuda. Kür konularında en çok korkulan şeylerden birisi E2 seviyesine bağlı jinekomasti riski her kürde tüm sporcular için hep bir soru işarete veya koca bir ünlem bu konu. Ama aslında E2 ne kadar önemli bir hormon hipertrofi konusunda bunun yüksek olmasının avantaj ve dez avantaları neler? Jinekomasti öyle 1,2 kürle olabilen bir şey mi hepsine tek tek değineceğiz. Hazırsanız başlayalım! Öncelikle Jinekomastiden başlayalım. (JİNEKOMASTİ NEDİR VE TİPLERİ KAÇA AYRILIR?) “Erkeklerde meme büyümesi” veya “jinekomasti” nedir sorusunu kısaca “bir erkek memesinin, değişik nedenlerle, normalden daha büyük boyutlara ulaşması” şeklinde yanıtlayabiliriz. Bazen meme boyutları ileri dereceye ulaşabilir ve kadınsı bir görünüm yaratabilir. Tek ya da çift taraflı gözlenebilen bu durum yaşam kalitesini bozma ve ciddi psikososyal sorunlar oluşturma potansiyeline sahiptir. İstedikleri kıyafetleri giyemezler, büyümüş olan göğüslerini gizlemek için omuzlarını içeri verip öne doğru eğilirler ve kalıcı postural bozukluklar oluşabilir. Ama bu sayılanların hiç biri sizin psikolojiniz dışında hayat, yaşam aynı zamanda sosyal kalitenizi düşürmeye engel değil. Fiziğine çok dikkat eden görünüme önem veren biriyseniz evet o zaman bu sorun psikolojik olarak sizi birazcık yıpratır diyebilirim. Ama bu durumdan da meme küçültme ameliyatı ile bu sorundan kurtulabiliyorsunuz. Jinekomasti tipleri aşağıdaki gibidir. Bu tablodan kendinize yönelik tespitlerde bulunabilirsiniz. Memenin büyüklüğü ve derisinin durumuna göre yapılan başka bir sınıflama: Tip 1: Sadece meme başının altında bir miktar sert meme dokusu bulunur, meme derisi normaldir. Tip 2A: Meme orta derecede büyümüştür ancak deri fazlalığı yoktur. Tip 2B: Meme orta derecede büyümüş ve bir miktar deri fazlalığı vardır. Söz konusu deri fazlalığı ameliyattan sonra kendiliğinden büzülerek normale dönme potansiyeli taşır. Tip 3: Memenin görünümü bir kadın memesi gibi büyüktür ve deri fazlalığı da eşlik eder. Fazla deriyi çıkarmak için ek cerrahi işlem gerekir. Erkekte Meme Büyümesi En Çok Hangi Yaşta Görülür? Erkeklerin %35’ini etkileyen bu durum en sık 50-69 yaş grubunda görülür ve nedeni yıllar içerisinde kandaki erkeklik hormonu seviyelerinin azalmasıdır. Erkeklerde meme büyümesinin en sık gözlendiği yaş grupları ise yeni doğan, ergenlik dönemi ve 50 yaş sonrası dönemdir. Steroid yani hormonlar ile jinekomastinin bağı nedir? Hormonlar erkeklerde ve kadınlarda değişik oranlarda bulunur. Fakat biz dışarıdan özellikle testosteron gibi ek ve yüksek oranda hormon takviyesi yaptığımızda bu durum kaçınılmaz olabiliyor.. Buna bağlı meme büyümesi görülme sıklığı artıyor. ŞİMDİ BİZ SPORCULARIN ÖZELLİKLE BİLMESİ GEREKENLER E2 VE JİNEKOMASTİ HAKKINDA Arkadaşlar biz sporcular küre girdiğimizde jinekomasti riski ne ile birlikte gelip bizi buluyor? E2 seviyemizin artış göstermesiyle doğru mu? Tamam bu bir handikap ama aynı zamanda bulunmaz Hint kumaşı değeri taşıyor e2 yükselmesi vücudumuzda. Çünkü İnsülin kas inşası konusunda ne kadar önemli bir hormonsa e2 de kas inşasında en az onun kadar önemli bir hormon. Haliyle e2 çok sınırlar içinde tutulmasını uygun görmüyorum ben şahsen kür içinde. E2 den negatif etkilenmiyorsa vücudunuz kür boyunca baskılanması taraftarı değilim pek. Ama bazı sporcular bu konuda takıntılı olabiliyorlar veya çok fazla yan etki görebiliyorlar. E2 Vücudumuzda yükseldiğinde neler oluyor? Arkadaşlar e2 yükseldiğinde siz hemen jinekomasti olmuyorsunuz hatta bir çok sporcu jinekomastinin ne olduğunu bilmediği gibi bunu ne yazık ki hoca niteliği taşıyan kişilerin eksik anlatımlarından özü olarak görüyorlar. E2 yükseldiğinde vücudunuzda şu belirtiler mutlak suretle kendini gösterir. Peki nelerdir onlar? MEME UÇLARINDA BATMA GÖĞÜS KAFESİ BÖLGESİNDE KAŞINMA MEME UÇLARINDA LEBLEBİ GİBİ KİTLE OLUŞUMU Genelde ilk iki belirti ilk başlarda olur ilerleyen süreçte son belirti devreye girer. Son belirti ergenlik dönemlerimizde hatırlarsanız memelerimiz şişerdi, uçlarında kitle olurdu üstüne oturamazdık memeler kadın memesi gibi daha dişi gözükürdü acısı bazen can sıkardı ama ergenlik sonrası e2 seviyesine bağlı bu durumdan kurtulurduk. Yani o batma, kaşıntı ve kitlede olsa siz bunu önemserseniz bundan kurtulabiliyorsunuz ilaç kullanmasanız bile. Çünkü vücut kendini tamir etmek için tasarlanmış bir yapı bunu unutmayalım. Tüm bunları anlatıyorum herkes deli gibi nolvadex veya arimidex'e sarılıyor kürlerinde bu çok doğru bir yaklaşım değil. Kürdeyken özellikle arimidex aldığınızda bulk küründeyseniz özellikle hacime yönelik bir süreç ama arimidex almaya başladığınızda direk küçülmeye başlar 4,5 kg yakın su atar vücut. Özellikle kür süresini bırakın e2 seviyeniz yürüsün benim tavsiyem bu yönde ama kür biter bitmez önlemlerinizi alın özellikle meme ucunda kitle görmediğiniz sürece ben çok müdahale edilmesini doğru bulmuyorum dediğim gibi e2 seviyesine. Jinekomasti ameliyatı oldum küre gireceğim yine jinekomasti olur muyum? Evet arkadaşlar ameliyat oldum '' ohhh bu dertten ebediyen kurtuldum '' diye bir durum yok! Tekrar dikkatli olmaz bu sorunu önemsemezseniz jinekomasti olabilirsiniz. O yüzden jinekomasti riski taşıyan bu sorundan mustarip olmuş kişilerin biraz daha temkinli ve dikkatli davranmaları daha uygun olacaktır. Kürde arimidex e2 tertip etmek için ne sıklıkta veya oranda kullanılmalıdır? Arkadaşlar bu konuda çok net olayım isterseniz her gün 1 tablet alabilirsiniz isterseniz haftada 2 tablet alabilirsiniz bunların hepsi bilgi veya bilgisizlikle gelen öneriler. Çünkü yüklemeler önemli yani e2 seviyeniz ne olursa olsun yüklemeleri orantılı yapmanız lazım. Yüksek oranda e2 seviyeniz var ve bu seviyeyi tertip etmek istiyorsanız. Hafta - Gün aşırı bir tablet Hafta - Gün aşırı yarım tab Hafta - Üç günde bir yarım tab (yüklemeler e2 seviyesine bağlı uzayıp, kısalabilir veya artıp eksilebilir) Şeklinde uygulama yapabilirsiniz ama bu durumun uzunluğu artabilir e2 seviyenize göre ve ona göre tertip edilmelidir. Ama bakıyorum her kafadan bir ses çıkıyor haftada 2 tab diyen var her gün yarım tab diyen var. Var oğlu var! Peki buradan ne ders çıkarmalıyız? Arkadaşlar kesinlikle rehber olmadan başınızda kür serüvenine başlamayın kür sadece ilaçların parasını verip hadi ben giriyorum demekle bitmiyor. Arabanın marşına basmak çok kolay değil mi araba kullanmayı bilmenize gerek yok ama marşa bastıktan sonra araba kullanma becerisine sahip olmanız veya bu beceriye sahip birinin sizi gideceğiniz yere kadar bırakması lazım. İşte kürde böyle mutlaka e2 vb gibi kriterlerde sizin sağlığınızı ve hedeflerinizi gerçekten gözleyen, gözlemleyen kişilerle çalışın sonra hem sorun yaşamamış hem de ortada kalmamış olursunuz. Geçmiş olsun / Keyifli Forumlar- 39 yanıt
-
- 26
-
-
-
-
-
-
-
- jinekomasti
- kürde jinekomasti
- (ekstra 2 etiket daha mevcut)
-
Retatrutide obezite karşıtı peptid! nedir? nasıl kullanılır?
Loving bir konuya içerik ekledi : RETATRUTIDE
Merhaba arkadaşlar, Retatrutide denilen peptid dünyada ismini ve yapabildikleriyle yani kabiliyetleriyle adını yeni yeni duyurmayı başardı diyebiliriz. RETATRUTIDE nedir? Ne işe yarar? Reta. triple agonist yani birbirinden farklı 3 reseptörü aktif eder. Glukagon Glp 1 Gip Oldukça güçlü bir kilo kaybını vaat eden üründür. Eskiler bilir '' dinitrophenol '' denilen bir ölüm ürünü vardı seralarda bitkiler için kullanılırdı ve çoğu kişi ne yazık ki bu maddeyi hem dünyada hem ülkemizde kullanırken can verdi. İşte o ürün olduğunuz yerde kg, yağ ve su atmanıza sebep oluyordu biryandan da canınızdan oluyordunuz. Retatrutide ise o kadar yağ yakımın da iddialı fakat yan etkileri henüz kanıtlanamamış olsa da cümle başında geçen maddenin zararlarından çok daha hafif denebilir. RETATRUTIDE Temel hedefleri nelerdir? Yüksek oranda yağ yakımı İştahı baskılama Kan şekerinde (+) (-) ivmeleri düzenlemesi Bazal metabolizma hızını (+) ivmelendirmesi LDL (-) yönlü ivmelendirmesi Trigliserid (-) yönlü ivmelendirmesi ALT karaciğer yağlanma (-) yönlü ivmelendirmesi Bağışıklık sisteminin her türlü bakteri, virüs ve toksik kimyasalların (-) yönlü ivmelendirmesi RETATRUTIDE yan etkileri nelerdir? Çarpıntı (Olabilir) Kas kaybı riski (Karb. ve Protein tüketimi azalmasından sebep) İştahsızlık (Aşırı derecede) Safra taşı riski (Hızlı kilo kaybına bağlı) Mide bulantısı veya kusma İshal veya kabızlık durumları Şişkinlik RETATRUTIDE kimler uzak durmalı? Hamileler Troid sorunları olanlar Kanser teşhisi veya şüphesi olanlar Mide veya bağırsak hastalığı olanlar Pankreas sorunları olanlar Retatrutide “oyuncak” bir ürün DEĞİLDİR! Kesinlikle bilgisiz kişilerin tek başlarına yapacakları programlar ile bu yola çıkmalarını tavsiye etmiyorum! Dikkat edilmediği veya süreç iyi yönetilemediği taktirde ''vücudun enerji üretim ve kullanımı'' durumlarında ciddi ve geri dönüşü zor problemler doğurabilir. RETATRUTIDE kullanımı nasıl olmalı? 1-4 Hafta aralığı: Başlangıç dozu (Haftada 0.25 mg veya 0.5 mg) 5-8 Hafta aralığı: İlk doz artışı (Haftada 1 mg) 9-12 Hafta aralığı: İkinci doz artışı (Haftada 2 mg) 13-16 Hafta aralığı: Üçüncü doz artışı (Haftada 4 mg) ÖNEMLİ NOTLAR: Haftada 1 kere uygulanır. Dozlar örneklendirme maksatlıdır. (KESİNLİKLE TAVSİYE EDİLMEZ) Faydalandığım kaynaklar: Johnson, AR, ve diğerleri. (2023). "Kilo Yönetiminde Haftalık Retatrutid Enjeksiyonlarının Etkinliği ve Güvenliği: Randomize Bir Klinik Araştırma." Metabolik Sağlık Dergisi, 15(3), 245-260. Smith, LM ve Brown, KD (2022). "Yeni Obezite İlaçları için Deri Altı Enjeksiyon Tekniklerinin Optimize Edilmesi." Bugün Hemşirelik Uygulaması, 9(2), 78-92. Garcia, RT ve diğerleri. (2023). "Retatrutide'ın Kendi Kendine-Uygulamasına İlişkin Hasta Bakış Açıları: Niteliksel Bir Çalışma." Hasta Tercihi ve Bağlılığı, 17, 1123-1135. 4. Thompson, CL ve Wilson, EF (2022). "Sıcaklığa- Duyarlı Peptit İlaçları için Saklama ve Kullanma Yönergeleri." Amerikan Sağlık Dergisi-Sistem Eczanesi, 79(18), 1502-1514. Geçmiş bireysel deneyimlerim. WhatsApp ile bize ulasinSorulariniz icin WhatsApp uzerinden yazabilirsiniz.× KEYİFLİ FORUMLAR.- 125 yanıt
-
- 20
-
-
-
-
-
-
-
- retatrutide
- retatrutide nedir
- (ekstra 3 etiket daha mevcut)
-
Ghk-cu cilt gençleştirme ve yaşlanma karşıtı peptid! nedir? nasıl kullanılır?
Loving bir konuya içerik ekledi : GHK-Cu
Merhaba arkadaşlar, GHK-CU denilen peptid dünyada ismini ve yapabildikleriyle yani kabiliyetleriyle adını duyurmayı başardı diyebiliriz. GHK-CU nedir? Ne işe yarar? Dünyaca tüm insanlığın çare aradığı ''genç görünüm'' ve '' yaşlılık belirtilerini görsel anlamda yavaşlatmak '' için kullanılan bir ürün. Bunun için tüm markalar çeşitli kremler, losyonlar geliştirdi ve hala çeşitli girişimler var. GHK-CU olağan üstü yaşlanma karşıtı olmakla birlikte çok iyi bir yenileyici. Ürüne yabancı ama diğer peptid gruplarına yabancı olmayan kullanıcıların zihninde bazı şeylerin oturması için '' bpc-157 / Gh '' görevlerinin birçoğunu tek başına yerine getirebiliyor diyebiliriz. Vücudumuzda elastin ve kolajen üretimini çok daha iyi seviyelere getirerek cildimizin daha parlak, daha diri ve çok daha genç durmasını sağlıyor. Malum yaş skalamız ilerledikçe kolajen ve elastin üretimi çok alt seviyelere iner. GHK-CU tam burada devreye giriyor isminin sonunda yer alan '' CU '' yani bakır temeli olan bir peptid sürümüdür. GHK-CU yan etkileri nelerdir? Kısa vadede herhangi bir yan etki gözlemlenmediği rapor edilmiştir dünya geneline baktığımızda fakat uzun vade kullanımları henüz gerçekleşmediği için o konuda net konuşmamak gerektiğini düşünüyorum. GHK-CU kullanım sebepleri nelerdir? Cilt güzelliği Yaşlanma karşıtı Saç dökülme karşıtı ve saç kalınlığını arttırır Cilt sıkılaşması Vücut üzerindeki ince ve kalın çizgilerde pozitif iyileşme sağlar Pürüzlü cildi yumuşatmaktadır Yaraların daha hızlı geçmesini sağlar UV ışınlarından korunmanızı sağlar GHK-CU kullanımı nasıl olmalı? Genel üretimi 50mg üzerine fakat bazı markalar 100mg flakonlar halinde de üretim yapabiliyor. Günlük 200 mcg kullanımı yaygındır. Enjeksiyonlar gün içinde ikiye bölünebilir. WhatsApp ile bize ulaşın!Sorularınız için WhatsApp üzerinden arama yaparak bilgi alabilirsiniz.× Faydalandığım kaynaklar: Pickart, L., & Margolina, A. (2018). Regenerative and protective actions of the GHK-Cu peptide in the light of the new gene data. International journal of molecular sciences, 19(7), 1987. Maquart, F. X., Pickart, L., Laurent, M., Gillery, P., Monboisse, J. C., & Borel, J. P. (1988). Stimulation of collagen synthesis in fibroblast cultures by the tripeptide‐copper complex glycyl‐L‐histidyl‐L‐lysine‐Cu2+. FEBS letters, 238(2), 343-346 Geçmiş bireysel deneyimlerim.- 105 yanıt
-
- 7
-
-
-
-
-
- ghk-cu
- yaşlanma karşıtı
-
(ekstra 1 etiket daha mevcut)
Etiketli
-
Yohimbe / maksimum yağ yakımı! / maksimum libido! (nedir? nasıl kullanılır?)
Loving bir konuya içerik ekledi : Kitaplarda yazmayan bilgiler
YOHIMBE TARİHİ Yohimbe ilk olarak Pygmies ve Batı Afrika’da afrodizyak nitelikleri için keşfedildi ve kullanıldı. Batı Afrika’nın Bantu konuşan kabileleri, günümüzde güçlü afrodizyak etkileri nedeniyle yohimbe kullanıyordı. Fakat bu Batı Afrika kabileleri, aynı zamanda ateş, cüzzam ve öksürüklerin bir tedavisi olarakda onu gördüler. Aynı zamanda, kalp hastalıkları ve lokal anestezi için onu kullanılmıştır. Afrodizyak olarak daha yeni bir kullanım öyküsü ve bir halüsinojen olarak bulunur.19üzyılda, bazı Alman misyonerleri Batı Afrika’dayken keşfe çıkmış ve onu hızla popüler hale getiren Avrupa’ya geri getirmişlerdir. Yohimbe ağacının adı “aşk ağacı” olarak adlandırılmıştı. 1960’larda Amerikan hükümeti, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nin aslında bir afrodizyak olarak işe yarayıp yaramadığını görmek için bilimsel testler yürütmesini emretti. Bu bilim adamları, aslında, özellikle erkekler için bir afrodizyak olduğunu keşfettiler. Ancak, ne yazık ki, organik iktidarsızlıktan muzdarip olanlara yardım edememektedir. Bu çalışmalar ayrıca, yohimbe’nin dokunma hissini arttırmaya yardımcı olduğunu da bildirmiştir. YOHIMBE Afrika da yohimbe ağacından elde ediliyor. Erkeklerde testosteron hormonunu artırıyor. Doğal viagra diye piyasada tanınıyor ve Amerika'da kullanılıyor. Avrupa'da da ayni şekilde kullanılıyor. Yağ yakıcı özelliğinden dolayı hem kadın fitness grubunda hemde vücut geliştirmeciler diyetlerinin vazgeçilmez ürünlerindendir. En pis bölgeler olan göbek ve bel alanlarındaki ve vücut genelindeki tüm yağların başlıca düşmanı olan bir üründür. Diyet döneminde Efedrinle beraber alınırsa inanılmaz etki gösterdiği gözlenmektedir. Yohimbinin hem anabolik hemde yağ yakıcı etkisi olduğunu söylenmektedir. Kullanımı: Yağ yakmada alınacak günlük doz 30mg. Bunu 3 öğüne bölmek şart. Kadınlar için 15-20mg Çok yağlı olanlar günlük 50mg Yohimbie almalılar. 2 ay boyunca alındıktan sona ciddi bir etki görülür. Yohimbin yemeklerden önce alınmamalı çünkü karbonhidratlar yohimbe'nin etkisini azaltıyor. Yohimbe sabah aç karnına ve iki öğün arasında alınır. Zararları: Dozlar artarsa, baş ağrısı, kusma ve ishal görülür. Yohimbine kaygıya yatkın bireylerde aşırı endişe yaratabilir. Yohimbine, bipolar bozukluğu olanlarda manik psikoz veya intihar olaylarını tetikleyebilir. Birçok supplementteki yohimbin’in fiili dozu, etiketlenmiş doza göre% 25-150 arasında değişmektedir. Tavsiye : Özellikle pct ve yağ yakım dönemlerinde kullanılmasını tavsiye ediyorum. Not : HLC versiyonu %100 eczane ürünü saf yohimbe. Detaylı bilgi için : [email protected]- 64 yanıt
-
- 16
-
-
-
- yohimbe
- corynanthe yohimbe
- (ekstra 5 etiket daha mevcut)
-
Kür dönemi hamilelik, gebe kalabilme durumu hk.
Loving bir konuya içerik ekledi : Kitaplarda yazmayan bilgiler
Merhaba arkadaşlar; artık herkesin merak ettiği ama kaynak bulmakta zorlu çektiği konulara ağırlık verip kısmen makaleler oluşturma girişiminde bulunacağım. Başlıktan da anlaşılacağı gibi kür dönemi gebelik / doğum kontrolü üzerine olacak bu paylaşım. KÜR ÖNCESİ VE SONRASI / DOĞUM KONTROL ÜNİTELERİ VE KORUNMA ORANLARI Arkadaşkar kür öncesi ciddi genetik ve üretim anlamında birr probleminiz yoksa aynı zamanda partnerinizin (eşiniz.) yumurtalıkların da veya genetik anlamda sorunları yoksa doğru eşleşme sonrası gebe kalma olasılığı yüksektir fakat kür dönemi bu ihtimal %2 düşer. Yani siz testesteron almaya başladığınız günden sonra 2 haftasına kadar doğal üretiminiz yarılanır ve biter akabinde vücuda dışarıdan alınan testesteron sonrası ilişki esnasında ne kadar ereksiyon olursanız olun birleşme esnasında partnerinizi hamile bırakma ihtimaliniz % 2 bırakamama ihtimaliniz %98 'e çıkar. Ertesi gün haplarında bu oran partnerinizin gebe kalması oranı %2 - %3 tür. Spiral'de ise %2 ihtimal vardır partnerinizin gebe kalma oranı olarak baktığımızda. Tüm bu oranlar göz önüne alındığında geçmiş tecrübelerim'de sadece 2 kere bu yönde gebelik haberi aldım bunlardan bir tanesi hem müşterim hemde forumdan olan bir kullanıcımız adını vermem doğru olmayacaktır diye bu şekilde beyan etmek istedim. Bu durum beni çok şaşırtmıştı hiç böyle birşeyle karışılaşmamıştım ama %2 ihtimalin gerçek olabileceğini tecrübe edindim bende. O yüzden doğru bildiğimiz gerçekleri tekrar sorgulamamız lazım ve dikkatli olunması gerektiğini düşündüğüm içi bu konuyu açma gereği duydum umarım bir çok kişi okuyup bilgi edinebilir. -
Trenbolone gerçekleri ve rehberi (kullanmak isteyenler mutlaka okusun)
Loving bir konuya içerik ekledi : Kitaplarda yazmayan bilgiler
Merhaba arkadaşlar; Bugün trenbolone ele alacağız çünkü piyasada kimse size şimdi anlatacaklarımı bu kadar derinlemesine anlatmayacaklardır. Peki neden anlatmayacaklardır? Anlattıkları taktirde satış yapamayacaklardır muhtemelen çünkü aklı olan trenbolon dan uzak durur. Ha aklı olan uzak durur derken bir kere deneyen de kolay kolay vaz geçemez çünkü trenbolone verdiği hazzı ve sonuçları dünyada başka verecek bir ilaç henüz keşfedilmedi. Trenbolone nedir? Tarihçesi... Trenbolone, çoğu sporcu tarafından süratle fiziğinizi değiştirmek için en güçlü, en etkili ve en tehlikeli steroidlerden biri olarak kabul görmüştür. Bu ürün 19-nor steroid ailesinin bir parçasıdır. Trenbolone gibi, bu 19-nor ailede oldukça popüler bir başka steroid de Nandrolone’dır (Deca Durabolin ve NPP) Nandrolone ve trenbolone’un etki mekanizmaları benzer olmakla birlikte gerçekte bu iki steroid den alacağınız sonuçları çok farklı olacaktır. Nandrolone grubunun bir androjen ve anabolik steroid modelidir. Deca durabolin'in yeni yani geliştirilmiş versiyonudur. Misal peptidler de follistatin ilk olarak çıktı sonra geliştirilmiş versiyonu Follistatin 344 çıktı veya herkesin tanıdığı bir ürün Yohimbe çıktı daha sonra saf ve üst versiyonu olan Yohimbe HLC geldi gibi düşünebilirsiniz. Deca ve Tren. iki kardeş arkadaşlar ama ikiz kardeşler değiller sadece kardeşler. Misal deca da libido konusunda sorunlar yaşarken tren. kullanımında aksi yönde pozitif çıkışlar yakalarsınız ve bizim camia'da '' BÜYÜMEK İÇİN DECA! ESTETİK İÇİN TREN '' sözü vardır. Deca sizin sinir sisteminize veya paranoya kavramınıza negatif etki etmez ama trenbolone bu kavramın tabiri caiz ise içinden deler geçer. Yani bunlar kardeş olmalarına rağmen iki farklı deneyim sunan ürün diyebiliriz. Konuyu çok dağıtmadan tren kullanıcıları nelere dikkat etmeli bunlara değinelim. Trenbolone kullanmaya karar verdim yan etkileri nelerdir? 2,6 HAFTALAR ARASI ATEŞİNİZİN ÇIKMASI 3,10 HAFTALAR ARASI YÜKSEK SİNİR 3,10 HAFTALAR ARASI YÜKSEK PARONOYA 2,6 HAFTALAR ARASI VÜCUT GENELİ VE AVUÇ İÇİ TERLEME 3,10 HAFTALAR ARASI NEFES DARLIĞI KOMPLİKASYONLARI 4,10 HAFTALAR ARASI ÖKSÜRME 3,10 HAFTALAR ARASI HALSİZLİK VE YORGUNLUK BELİRTİLERİ 4,10 HAFTALAR ARASI YÜKSEK TANSİYON BELİRTİLERİ Şimdi arkadaşlar bunların arasında en ağır yaşayacağınız 3 sorun YÜKSEK SİNİR PARONOYA ( AĞIR ŞEKİLDE ) NEFES DARLIĞI (NEFES ALAMAMA) 1 ve 2. madde konusunda eğer özünüzde sinirli, saman alevi gibi parlayan biriyseniz ve duygu durum bozukluğu, anksiyete, geçmişte veya ürünü kullanacağınız dönem psikolojik sorunlarınız oldu veya varsa '' kesinlikle uzak durun '' çünkü trenbolone öyle ağır şekilde bunları size yaşatır ki ya her gün adam döver veya dayak yersiniz. Kendimden bir hikaye anlatayım hemen; Tren kullandığım dönem sokakta yay geçidinden karşıya geçeceğim (özünde çabuk sinirlenen birisiyimdir ama saman alevi gibi hemen şeker adam moduna dönmem de çok basittir.) toplu taşıma şoförü olan adam kilitlendim bakıyorum (bana bakıyor sanıyorum) dedim bana posta koyuyor herhalde (ne alakaysa) yeşil yandı araçlara aracın önüne geçtim gidemesin diye sen niye bana bakıyorsun diye adamla kavgaya tutuştum adam yemin ediyor ya sana değil ışığa bakıyordum yeşil yansın da geçeyim diye. Neyse sonra aaa bir sn bende tren vardı sakin olmalıyım deyip yoluma gitmişliğim olmuştur bunun gibi nice hikayelerim vardır tren kullandığım dönemlere dair. Bakın tren öyle ilaçtır ki evliyseniz yuvanız bozulur, dağılır Sevgiliniz varsa ayrılırsınız. Ananız, babanıza ağır sözler söyler hatta el kaldırırsınız. Tren adamı böyle manyak eder haberiniz olsun. Bir gün destek verdiğim biriyle konuşuyoruz tren dedim nasıl gidiyor? İyi abi dedi. Ya dedim nasıl iyi? Paranoya falan yok mu dedim şuan bir şey yok dedim 1 belki 2 hafta sonra beni aradı abi dediğin gibi paranoya yaptım ama iyi ki tren kullanmışım yoksa fark edemeyecektim dedi. Dedim ki ne oldu? Abi kız arkadaşımla hiç telefonuna bakmaz, karıştırmazdım trenden galiba aldatıldığım paranoyasına kapıldım bir de ne göreyim? Aldatılıyormuşum üstelik başka bir vücut geliştirmeci çocukla!! Aldatılmak değil de çocuğun benden vücudunun daha iyi olması zoruma gitmişti abi demişti. (Bende gülsem mi ağlasam mı bilememiştim.) Peki trenbolone bu kötü özelliğinden nasıl etkilenmeden kullanabiliriz? Bunu kariyerimde kimseye anlatmadım çünkü parayla bile ölçülemeyecek değerde bir bilgi ve %99 çözüm sunuyor. Tren negatif etkilerinden kurtulmak için kür planınızı şu şekilde yapın bu yazdığım yan etkilerin neredeyse hiç birini görmeyeceksiniz arkadaşlar. MİSAL TREN KÜRÜNDE YAPILMAMASI GEREKEN : 1-15 HAFTA TESTOSTERON 1-10 HAFTA TRENBOLONE 1-5 HAFTA DIANABOL Böyle bir kürde genelde 500 testo + 300 tren + 30 mg dianabol yapar çoğu sporcu. Ama o yan etkileri görmemek için yapılması gereke düzenleme şu şekilde olmalıdır arakadalar. 1-15 HAFTA TESTOSTERON - 250 mg hatta 200 mg 1-10 HAFTA TRENBOLONE - 500/900 mg kadar çıkabilirsiniz bu dediğim formülde (sonuçlar şaşırtacaktır yan etki anlamında) 1-5 HAFTA DIANABOL - 30 mg Bu şekilde olduğunda en ağır baskın kötü özelliklerini trenbolone ekarte etmiş olursunuz. Ha şöyle de bir şey var forumda da o arkadaşlar aktif olarak aramızda benim destek sağlayıp bu formülü yapmadan rutin uygulamalar ile tren küründe 4,6 ay kalan ama gram yan etki hissetmeyen vücut gelişimi olarak muazzam sonuçlar alan sporcular yok mu? VAR! Ama 1000 kişi de 1 kişi arkadaşlar. O kişilerdenseniz zaten ömür boyu kullanın trenbolone hiç vazgeçmeyin. Bunu şöyle açıklayalım '' yahu öyle şey mi olur diyenler anlasın diye '' 1 masa olsun bu Masa'nın sağ ucuna sen sol ucuna ben oturayım. Önümüzde 4 tane y*ni rakı 70'lik olsun 2 sende 2 bende şeklinde. Sonra başlayalım içmeye ben 1. şişede sarhoş olup bayılıp kalayım sen 3. şişede çakır keyif ol bu mümkün mü? Evet mümkün dünyaları içip hala ayakta olan onlarca kişi var daha 1 bardakta ayılıp, bayılan kişileri de gördük değil mi? Eee şimdi diyebilir miyiz ya kardeşim aynı rakı sen ona gerçek bana sahte vermişsin? Hayır işte ilaç ve genetik böyle bir şey arkadaşlar dünyada bilimin inceleyip sonuca vardığı çoğu konuda tek spor dalı vücut geliştirme ama bilimin bile hala bulamadığı bazı gerçekler var bu durumda onlardan bir tanesi. Mesela dış kaynaklı forumları veya platform veya makaleleri inceleyin Avrupa'nın en sevdiği ilaçlar başında trenbolone gelir ve adamlar şaka değil 1 yıl kesmeden kullanırlar. O konuda bende bu eğilimi mantıklı buluyorum ama uzun kullanım yapacak arkadaşlar lütfen çok abartmayın uzunluğu ve mg kısımlarını tavsiyem bu yönde olacaktır. Parabolan insanlar için üretilen versiyonudur acetat ve ent. formu veteriner gruplarında vardır haliyle eczane ürünleri parabolan formatında üretir lab ürünleri acetat ve ent. olarak üretirler. Misal balkan pharma : parabolone alt markası sp : acetat ve ent. olarak piyasada bulunmaktadır. Peki vücuttaki işleyişi nasıl olur? Nelere etki eder nasıl çalışır? Diye bakacak olursak; Trenbolone, kas yapı dokusu içinde bulunan igf-1 hormonunun seviyesini çok büyük oranda pozitif yönlü arttırmaktadır. ( igf normalde gece biz uyurken beyinde salgılanan gh nin karaciğere ulaşması ve orada igf 1'e dönmesi ile gerçekleşir. ) Böylelikle kastaki igf-1 seviyesi 2,3 hatta daha fazla artıp kas uydu hücrelerinin yani hasarlı kas hücreleri'nin igf-1 ve diğer büyüme faktörlerine çok daha duyarlı hale gelmesini sağlar. Kas hücre oranlarına belirli paralelikte ilerleyen DNA ölçüsünü de oldukça fazla oranda attırır. DEDİKLERİMİ DOĞRULAR NİTELİKTE AÇILAN ÖRNEK KONULAR : Etkilerinden pozitif yanların dan hiç bahsetmedim kapanışı öyle yapalım arkadaşlar; TESTOSTERON DAN 500 KAT NEREDEYSE GÜÇLÜ BİR İLAÇ DÜŞÜNÜN YUNAN HEYKELİ BENZETMESİ VARDIR YA HEP HAH İŞTE O HEYKEL KIVAMINA GETİRİR SİZİ VÜCUDUNUZ KARAKALEM İLE ÇİZİLMİŞÇESİNE MUHTELŞEM DURUR KAS ADALE YAPINIZ SU DOLU DEĞİL ADALE/ET DOKUSU OLARAK YANSIR GÖREN GÖZLERE SOKAK TABİRİ İLE KAPANIŞ YAPALIM = MERMİ GİBİ BİR VÜCUDUNUZ OLUR Evet arkadaşlar trenbolone denilen ilacı iyisi ile kötüsü ile hatta bazı minik bilinmeyen duyulması zor sırlar ile sizlere anlatmaya çalıştım bu ilacı kullanmadan 10 kere düşünün tüm bunlara rağmen kullanacağım derseniz mutlaka doğru bir rehber ile bu süreci geçirin yoksa çok üzülürsünüz piyasa da 300,500,800 tl gibi tren tedariği sunumu yapanlara kanmayın tren. ve oxandrolone dünya da ham maddesi en pahalı 2 ilaçtır bunu unutmayın zaten özünde sakat bir ürün olan tren'e en doğru şekilde ulaşmak için en doğru seçeneği vücudunuza almak için uğraşın ilk çabanız bu yönde olsun. KEYİFLİ FORUMLAR- 269 yanıt
-
- 40
-
-
-
-
-
-
-
-
-
- tren
- trenbolone
- (ekstra 4 etiket daha mevcut)
-
Kür sonu pct yapılmazsa ne olur? kısır kalır mıyım?
Loving bir konuya içerik ekledi : Kitaplarda yazmayan bilgiler
Merhaba arkadaşlar; Yine kilit noktalardan biri olduğunu sandığım soru başlıklarından PCT yapılmazsa ne olur? Şimdi arkadaşlar size bunu anlayabileceğiniz şekilde farklı bir örnekleme ile izah etmeye çalışacağım. İnsan vücudu ilahi yaradılışa göre (kendi inanç parametrelerime göre anlatacağım) sorun çıkarmak üzerine değil sorun çözmek üzerine programlanmıştır doğru mu? Yani ne demek bu sorun çözmek hocam dediğinizi duyar gibiyim. Hemen ne olduğuna birlikte örnekleriyle geçelim isterseniz. Ufakken genelimiz haylazlıklar yapardık koşardık, hoplardık, zıplardık, kavgalar ederdik ve tüm bu aksiyonlar sonrası vücudumuzda bazı yerlerimizi yaralardık yere düşerdik belki, belki sınıflar arası kavga ederken birinin eli yüzümüze çarpardı (benim çocukluğumda çokça yapılan bir şeydi bu sınıflar arası kavgalar.) veya ağaca çıkıp komşunun eriklerini, dutlarını, incirlerini yağmalayalım derken yere düşer bir yerlerimizi kanatırdık. Peki o kanayan yerin önce kanaması dururdu sonra zamanla kabuk tutar ve iyileşirdi eski haline gelirdi değil mi? İşte ilahi yaradılışımız tamamen '' SORUN ÇÖZMEK '' üzerine programlı arkadaşlar. Bir başka örnek üzerinden gidelim grip olduk yediğimiz bir şey dokundu istifra ediyoruz, ateşler içinde yataktan çıkamıyoruz ama hiç bir ilaç almasak dahi bu süreç 1 belki 2 belki 3 gün içinde pozitife dönüyor belki de hafta nasıl oluyor? Al yuvar ve ak yuvarlar görevini yerine getiriyor vücut direnç kazanıyor mikroplara bir savaş açılıyor vs. ha çok anlamam al yuvar ak yuvar diyorum ama cahilcemle anlatıyorum pot kırıyorsam kusuruma bakmayın. Ne oldu vücut yine sorun veya sorunları çözdü değil mi? O yüzden insan vücudu sorun çözücü sorun çıkarıcı değil. Şimdi sanırım pct yapmazsak ne olurun cevabını anlamanız daha kolay olacak. Pct yapılmazsa ölmüyorsunuz ve ciddi üreme sorunlarınız yoksa kısırda kalmazsınız. Tabi bunu anlatırken kimse gaza gelip pct yapmayalım o zaman demesin ha! Pct %100 yapılmalı arkadaşlar çünkü pct ile bu süreci çok ama çok hızlı gerçekleştirmiş oluyorsunuz geri dönüşlerden bahsediyorum nasıl ki hasta olunca çeşitli ilaçlarla bu iyileşme sürecini hızlandırıyoruz kür sonrası pct de bu yüzden çok önemli! Peki pct yapmadım ne olacak?! Elbette vücut üzerine düşeni yapmak için çalışmalara başlayacak en hızlı şekilde ama pct sonrası dönüşler 2,4 ay içinde sizi sağlığınıza kavuştururken sırf bu konuları geçmişte tecrübe edinmek adına kendime çok zarar vereceğimi bildiğim halde pct yapmadım ve vücudum ilahı tasarımı sayesinde her şeyi eskiye döndürdü zira bunu ne kadar sürede yaptı size onu söyleyeyim tam olarak 13 ayda! O yüzden ben bu tecrübeyi edindim ki siz böyle kötü bir tecrübe edinmeden sağlığınızı kaybetmeden veya çok geç kazanmadan bir şeyleri öğrenin bu hataları yapmayın diye arkadaşlar. Keyifli Forumlar. -
Steroidler zararlı mıdır? yararlı mıdır? saçım dökülür mü? kısır kalır mıyım?
Loving bir konuya içerik ekledi : Kitaplarda yazmayan bilgiler
Merhaba arkadaşlar; Açılan konular sonrası bu kategoride tarafınızdan gerek özelden gerek whatsapp yolu ile fazlaca teşekkür, tebrik mesajları aldım o mesajlar içinde bende sizlere bir kere daha teşekkür ederim çünkü her zaman ne dedik? '' BİLGİ PAYLAŞTIKÇA ÇOĞALIR '' Şimdi bugünkü konumuz da STEROİDLER ZARARLI MI VEYA YARARLI MI? ayrıca YAN ETKİLERİ konuşacağız. Sevgili büyüklerim değerli küçüklerim unutmamanız gereken başlıca husus '' STEROİDLER SAĞLIĞINIZA ZARARLIDIR '' uzun kullanım dönemlerin de (ciddi uzun kullanım dönemlerinden bahsediyorum 1,2,3 yıl değil çok daha fazla) kalp ve damar yollarınıza zarar vermektedirler. Tüm bunlardan sebep '' HORMONLAR DAN UZAK DURMANIZI HİÇ BİR ZAMAN VÜCUDUNUZA SOKMAMANIZI '' önem ile tavsiye ediyorum. Bazılarınız şunu der gibi oluyor eminim; '' Dinime küfür eden Müslüman olsa '' Arkadaşlar dediklerimi yapın, yaptıklarımı yapmayın diye anlatıyorum sizlere bunu. '' Eee senin yaptığın sektör dahilindeki destekler de neyin nesi hocam '' diyenlere cevabım da ben bir rehberim ve uzmanlık lisansımı bu sektör üzerine yaptım tam 11 yıldır! Haliyle siz tüm bu anlattıklarıma rağmen bu yola girerseniz ben bu yolda size rehberlik edebilecek güçte ve donanımda biriyim sadece bunu bu şekilde değerlendirmeniz de fayda var arkadaşlar. Şimdi şöyle düşünelim neden zararlıdırlar neden doğal sistemimizi bozmamalıyız? Bakın arkadaşlar eskiden biz bu destek ürünlerine ulaşmak için en kaba tabiri ile '' Anamız dan emdiğimiz süt burnumuzdan gelirdi. '' ama şimdi peynir ekmek kıvamında doğru ve yanlış olma koşulunda bu destek ürünlerine ufacık daha suratında tüy bitmemiş arkadaşlarımız dan sakalı ağırmış büyüklerimize kadar herkes ulaşabiliyor. İşte gerçek sorun burada başlıyor. Hiç unutmam bir gün çalıştığım (antrenman yaptığım) salona sanırım 4 yıl önce daha ağzı süt kokan bir kardeşimiz belki 15 belki 16 yaşında salona kür programı ile geldi elinde ben bunları kullanıyorum nasıl bir antrenman yapmam lazım abi? Diye bir söylemde bulundu bana ve ben hayatımın şokunu yaşamıştım. Ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum tehlikenin farkında mısınız arkadaşlar? Dünya bizim milletimiz kadar uzun bir yolu kısaca gitme arzusun da olan başka bir millete denk gelmedim ben. Haliyle bu arzuda olan kişiler için hormon grupları büyük tehlikeleri peşinde getiriyor. HORMONLAR SİLAH GİBİDİR ARKADAŞLAR! Silahlar bir canlıyı korumaya da ! Bir canlıya zarar vermeye de yarar ! Doğru mu? İşte hormonlar da bu şekilde hedefleriniz doğrultusun da doğru şekilde ve tüm handikaplarını göze alarak kullanırsanız sizi hedefinize taşırlar ama siz egonuzu kamçılamak adına bu silahı vücudunuza alırsanız inanın bana kimseye değil kendinize zarar verirsiniz. Yani kimler ne şartlarda hormon KULLANABİLİR? Gerçekten mesleki anlam da kendini sporun bu dalına adamış tabiri caiz ise ekmek teknesi olarak vücudunu seçmiş biri bu gruplara fiziki anlamda en tıkandığı kendini bir veya daha fazla tık öteye taşımak istediğinde tüm handikaplarını göze almışsa kullanabiliyor benim gözlemlerim hep bu yönde oldu iç ve dış piyasaya oranla veya kendisi yarışmacıysa uluslar arası alanlarda iddia sahibiyse tüm sporcular gibi açıktan olmasa da gayri resmi şekilde ulaşıp kullandıkları doğrudur. Çünkü olaya şöyle bakınız; 2 tane mağaza olsun birisi dünyaca ünlü diğeri ise 2. sınıf bir marka olsun ve siz bu iki mağazanın önünden geçiyorsunuz diyelim dünyaca ünlü markaya mı 2.sınıf mağaza mı ilginizi çeker ve mağazanın içine girersiniz? Tabi ki dünyaca ünlü markanın vitrini gerek ürün gamı gerek kalitesi çok daha ileride olduğu için oraya girer bakarsınız. İşte bu sektördeki profesyoneller de bunu bildikleri için '' VİTRİN NE KADAR ZENGİN OLURSA TALEP O KADAR FAZLA OLUR '' prensibi ile bu yola baş koyabiliyorlar. Yani kimler ne şartlarda hormon KULLANMAMALIDIR? Sağlığına önem veren herkes '' KULLANMAMALIDIR '' sporu sağlık için, hobi olarak yapanlar kullanmamalıdır. Özellikle belirtmek isterim ki ergenlik dönemindeki 10,20 (20,25 istisna) yaş aralığında henüz ilahi hormon haritaları bile sağlıklı şekilde vücuduna nüfus etmemiş arkadaşlar kesinlikle uzak durmalıdırlar. Çünkü hormonal anlamda gelişmekte olan arkadaşlar aslında o dönem vücutlarının ve hayatlarının en güzel en sağlıklı dönemleridir bir binanın temelini inşa ettikleri dönemdir ergenlik dönemleri olurda bu temele çimento katmak yerine çakıl taşları ile harmanlanmış kum eklerseniz o bina çökmeye mahkumdur veya çokça tadilat gerektirir ilerde bilginiz olsun size bir abi nasihatı. YOK BEN İLLA KULLANACAĞIM AMA SAÇIM DÖKÜLÜYOR! SERTELEŞEMİYORUM ! KISIR KALIRIM KORKUSU VAR! NE YAPMALIYIM? Diyenlerden misiniz? O zaman şimdi yazacaklarımı dikkatlice okuyunuz. Evet alışmış kudurmuştan beterdir bir kere bu toz pembe serüvene çıkarsanız o tadı bir kere alırsanız bir daha muhakkak ki bu sürece dahil olursunuz bende zamanın da plaj vücudu yapacağım 1 kere kullanıp hayatıma devam edeceğim diye bu yola çıktım bırakın plaj vücudunu şimdi sizlere bir şeyler öğretip sizlerden yepyeni şeyler öğrenecek kabiliyet ve tecrübeye geldim. Yani bir kere yapıp bırakacağım kafalarını UNUTUN! Hormonlar sizi öyle bir hayal dünyasına sokar ki yerden göğe çıkarsınız bulutların üstünde gezersiniz ama deneyimsizseniz o bulutların üzerinden yere çakılmanız üstelik tepeleme Çok zaman almayacaktır arkadaşlar. Haliyle bu süreçte muhakkak bu yolda mesai harcamış engin tecrübelere sahip ama tüm bunların yanın da bu sektörü para karşılığı olarak değil '' İŞİNİ AŞK İLE YAPAN '' kişilerle çalışmayı destek almayı seçin. Aksi halde diğer kişiler için sadece birer para istasyonun dan farkınız olmayacaktır. O tren o para istasyonun da duracak paranızı alacak ve başka istasyona devam edecektir. Gelelim saçım dökülüyor, sertleşemiyorum, kara ciğerimi elime alır mıyım? , kısır kalır mıyım gibi şehir efsanelerine. Şimdi size sormak istiyorum arkadaşlar; bir futbolcu düşünelim .. Bu futbolcunun bir şampiyonalar ligi kupası hayali olduğunu düşünelim haliyle o kupaya ulaşmak için çıkıp çok iyi oynaması lazım ve takımının da her maçı olmasa da bir çok maçta galip gelmesi lazım doğru değil mi? Tamam işte bunların olabilmesi için o futbolcu sahaya çıkacak, ayağına tekme yiyecek, offside kalacak, omuz omuza mücadeleye girecek doğru mu? Çünkü bunlar futbolun doğasında olan şeyler doğru mu? Doğru dediğinizi duyar gibiyim.. İşte saç dökülmesi efendim alt veya ast değerlerinin sapıtması e2 seviyenizin alıp başını gitmesi prolaktin değerlerinizin eksi veya artı önde değişiklik göstermesi gibi durumlar da hormon dünyasının doğrularından sadece bir kaç tanesi. Bizim akıllı sporcularımız istiyor ki; '' HEM AYRANIM DÖKÜLMESİN HEM DE EN İYİ VÜCUT BENİMKİ OLSUN! '' yok öyle bir dünya maalesef arkadaşlar. O saçta dökülecek o penis yeri geldiğinde sertleşme sorunu da yaşayacak! Bu tamamen genetiğiniz ve alacağınız önlemler ile ilişkili hormonların seviyelerinin ne yönde değişeceği veya sizlerin bu handikaplardan ne yönde eksi olarak etkileneceğiniz. Misal kendimden örnek vereyim; sülalem de saçı olan tek insan '' ANNEM '' baba kel kardeşim kel dedem kel Ama ben 11 yıldır bu destek ürünleri ile yaşamayı seçerken son 7 yıldır tam anlamı ile merkezindeyim bahsi geçen destek gruplarının ama saçlarımı gören '' MAŞALLAH '' demeden geçmez ve yaşım 40'a geldi neredeyse ve ekstra tek bir özel önlem aldığım söylenemez! Eee nasıl oluyor? Bu genetik kısmın açıklamasıydı.. Başka bir örnek bundan 11 yıl önce bu destek ürünlerini ilk tercih ettiğim zamanlar da hemen jinekomasti olurdum memelerde kitle ve batma şiddetli kaşıntılar vs. ama son 7 yıldır ağzıma bir kere arimidex veya benzeri bir şey sürmedim ve jinekomasti belirtisi nedir bilmez duruma geldim. Bu anlattığım nasıl oluyor? Bağışıklık arkadaşlar. O yüzden bu dünya çok geniş ve keşfedilmeyi bekleyen bir dünya unutmayın '' BİLİMİN İNCELEDİĞİ TEK SPOR DALI VÜCUT GELİŞTİRMEDİR. '' Şimdi anladınız mı oram dökülür mü aman DHT baskılasak aman o şampuanımı kullansak aman şunu az mı yesek durumları aslında işin en basit kısmı. Olacağı varsa önem almanıza müteakip o korktuğunuz şey mutlaka olacaktır veya olmayacaktır oluyorsa ağlanmak yerine derhal bu destek ürünlerinden uzaklaşıp hayatınıza normal şekli ile devam etmenizi tavsiye ediyorum sizlere. KISIR KALIRMIYIM ? gibi avare başlıklara yazılara hiç aldırış etmeyin aksine kısırlığa çeyrek adım kalmış bir çok kişi benzeri destek grupları ile bu yaşadıkları sendromdan kurtuluyor veya kurtulmak için çare arıyorlar testosteron takviyesi gibi vs. Dünya tarihine bakın II. dünya savaşından bu güne hormonlar hayatımız da bir kişi kısır kalmış mı? Yok öyle bir haber veya kaynak o yüzden tüm dediklerimi dikkatle okuyun ve çıkılması gereken yola o şekilde çıkın. Ha siz bu grupları kullanır çok bilinçsizce hareket ederseniz doğurganlığınız yani gebe bırakmana durumunuz partnerinizi veya o yolda çekilecek dert ve çilelerin tonajı çok daha zor ve fazla olacaktır bu gerçeği de göz ardı etmeyelim. Arkadaşlar zaman ayırıp bir kuruş bile vermeden bu tecrübeleri edinmeniz sektördeki kurt adamların tezgahına düşmemeniz adına dakikalarımı belki de saatlerimi ayırıp sizlere bu yazıları zihnimdeki aklımdaki yıllarımı verdiğim tecrübelerimi aktarıyorum o yüzden lütfen can kulağı ile dinleyin ve çevrenize nasihat edin. Sevgilerimle, Keyifli forumlar.- 16 yanıt
-
- 25
-
-
-
-
Pct ne sıklıkta yapılmalı? pct mantığı nasıl kurgulanmalı?
Loving bir konuya içerik ekledi : Kitaplarda yazmayan bilgiler
Merhaba arkadaşlar; Sporcular özellikle de ilgili alanda yani vücut geliştirme alanında ki yeni arkadaşlarımızın en çok panik yaptığı alanlardan bir tanesi kür sonrası tedavi dönemi yani pct (post cycle therapy) bir çok sporcumuz acemliklerin den veya tercihlerin den sebep kısa kürler yapıyorlar ve hemen akabinde haklı olarak pct yapıp hayatlarına devam etme çabası ve endişesi içinde oluyorlar. Pekala; kür ----------> pct --------> kür --------> pct (BU DÖNGÜ DOĞRU MU?) Beni tanıyanlar bilir örneklerimi hep en marjinal şekilde veririm konuyu sporcuya anlatabilmek adın. Şimdi pct örneğinde de o örneklerden birini size referans göstererek tembihlemek istiyorum. KÜR dediğimiz olgu koşan bir adam veya hızla giden süper spor bir araba olsun. Bu adam veya bu güzel araba yüksek hızlara çıksın ve bizde pct uygulayarak bu adama çelme takalım veya arabanın el frenini çekmiş olalım adamın ciğeri ve arabanın motoru soğusun diye Ama aslında büyük bir hatanın eşiğin de oluyoruz bu hata anlık değil ama ileriye dönük bir hata arkadaşlar çoğumuz bunu gözden kaçırıyoruz. Şöyle ki; her zaman savunduğum konu kürlerin kısa değil orta veya uzun nitelikler de olması kürün de 1 kere pct'nin de 1 kere yapılması bana öğretilen buydu benim öğretmeye çalıştığım prensip de bu oldu her zaman. Şimdi konuyu mantığı ile özetleyelim kafanıza yatar veya yatmaz boş konu dersiniz veya demezsiniz unutmayın ben aldığım terbiye ve öğretiler ne ise sizlere her daim onu aşılama gayreti içinde olmakla sorumluyum ne fazla ne eksik.. Küre yeni başlayan bir sporcusunuz spordaki 1. yılınız diyelim; 500 testo 400 deca 30 dianabol Küre yeni başlayan bir sporcusunu 2. yılınız diyelim; 500 testo 500 bolde 30 dianabol Küre yeni başlayan bir sporcusunuz spordaki 3. yılınız diyelim; 750 testo 400 decas 50 dianabol Küre yeni başlayan bir sporcusunuz spordaki 4. yılınız diyelim; 750 testo 750 bolde 100 anapolon Bu şekilde gider kür planlamalarınız istediğiniz ve arzuladığınız kütleye göre tabi eksi, artı yönde değişiklikler gösterir içinde definasyon ürünleri de olur vs. Ama burada dikkat etmeniz gereken süreler geçtikçe değişen ürünler değil '' DEĞİŞEN MG'LAR '' ! Şimdi dananın kuyruğunun kopacağı yere geliyoruz sıkı durun! Bu kürlerin devamın da haliyle PCT gerekmektedir doğru mu? Evet doğru dediğinizi duyar gibiyim. Pekala; 500 testo 400 deca 30 dianabol ( Temsili pct (örnek almayın) 10bin iu pregnly , 2 kutu klomen diyelim ) Bu pct sizi bu kürden normal hormon dengenize getirirken aradan geçen 3 yıl sonrası devamlı olmak kaydıyla yaptığınız kürler sonrası 750 testo 750 bolde 100 anapolon ( Buraya geldiğiniz de sağlıklı geri dönüş yaptıracağına inanıyor musunuz? ) İnanıyorsanız büyük bir hata e gaflet içindesiniz arkadaşlar. Maalesef ki vücut gelişimi adına yıllar içinde nasıl ki ürünlerin mg.'larını arttırıyorsak vücut bu mg.'lar sonrası eskiye dönüş adına sizden PCT'de daha fazla fedakarlık daha fazla ünite uyarıcı misal pregnly misal 2 kutu değil 4 kutu klomen misal günde 100 mg çinko misal 500 mg c vitamini vs vs daha fazla tamoksifen veya benzeri ürünler talep ediyor. Çünkü vücut ilaç mg'larına nasıl tölerans gösteriyorsa aynı töleransı alışmışlığı PCT ürünlerine de gösteriyor! Şimdi anladınız mı neden kürler uzun PCT tek yapılmalı ? Kürünüz kısa ise pct yaptıktan sonra uzun süre ilaca girmez iseniz sorun yok. Ama dur kalk yapar kür , pct , kür , pct döngüsüne girerseniz hele birde pct'ler yanlış ise sertleşemiyorum , lh ve fsh eskisi gibi olmuyor ne yapmalıyım tarzında konular açmaya hazır olun! Tüm bunlardan mütevellit kürleri uzun veya kısa PCT dediğimiz çözümlemeyi tek başına yapmayı unutmayın. HA UNUTMADAN! İnternet üzerin de veya bilgisine güvenmediğiniz kişiler den asla PCT desteği almayın! Çünkü pct sizin hormon geçmişinize ve ilaç detaylarınıza göre test sonuçlarına göre planlanır. Sizin internet de gördüğünüz tedavi yöntemi sizinle alakası olmayan saçma sapan bir öneriden ibaret olabilir. UNUTMAYIN MİLYONLARCA ANAHTAR VAR! Ama her anahtar uygunluğu söz konusu olan kapıyı açar! Her anahtar HER KAPIYI AÇMAZ! Sevgilerimle, Keyifli Forumlar. -
Enjeksiyon sonrası öksürük ve nefes alamama! kür içi öksürük kavramı nedir?
Loving bir konuya içerik ekledi : Kitaplarda yazmayan bilgiler
Değerli platform kullanıcıları ve ziyaretçileri merhabalar; Bugün kür için, enjeksiyon sonrası öksürük neden olur onu ele alacağız! Çünkü geçmişten bu güne özellikle dün okuduğum forumda açılan boldenon da bende öksürük yaptı deca öksürttü şu markada oldu bu markada olmadı gibi yorumlar görüyorum buna bir açıklık getirmek tecrübelerimden sizde yararlanın istedim. Şimdi arkadaşlar kür içi öksürük yoktur! Enjeksiyon sonrası öksürük vardır! Enjeksiyon sonrası öksürük neden olur? Her enjeksiyon sonrası olmaz bu durum bazı enjeksiyonlar sonrası olur o bazı enjeksiyonlar sonrası olmasının ana sebebi tek enjektörde aldığınız mg. kapasitesine bağlıdır bu yüzden o öksürüğü yaşarsınız. Nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle ki 500 mg tek enjektörde alacağınız karma yada tekil ilaç sonrası %99 öksürük yaşamazsınız ama 600 mg ve üzeri özellikle 750mg ve sonrasın da %95 o öksürüğü yaşayacaksınız! Ve o öyle bir acılı öksürüktür ki ağzınıza ilaç tadı gelir resmen ve acı acı öksürürsünüz 30 ila 60 saniye zor nefes alacak gibi öksürürsünüz su içseniz de fayda etmez hatta daha acılı, şiddetli bile olabilir yaşanan durum. Bu acılı öksürüğün sebebi yüksek dozda ilacı kesintisiz almanızdan kaynaklı enjektörün iğne ucu kas içine giriş yaparken dokularla beraber sinirlerinizi ve kılcal damarları da keserek ilerler ve ilaç zerk edilirken bölgeye bu kılcal damarlar vasıtası ile enjekte ettiğiniz ilaç saniyeler içinde akciğerlerine ulaşarak akut bir probleme sebep olup bu bahsi geçen sorunu size yaşatır. Bu bilgi hiç bir kitapta yazmaz (sektörle alakalı kitaplar) ve hiç bir yerde anlatıldığına denk gelmedim ben ise tamamen yıllar önce edindiğim bir tecrübe idi sizin gibi '' Acaba neden böyle oluyor! '' diyen biriydim ne zaman yüksek mg. çıktım arada düşük mg. lara indim o şekilde tespit ettim bende Yüksek mg. larda %100 yapacak diye bir şey yok kalça enjeksiyonlarından bahsediyorum zira 10 enjeksiyonun 6,7 sinde yapabiliyor. Ha düşük ölçülü (mg.) enjeksiyonlar da yapmaz mı? Elbette yapabilir ama ben 500 mg ve altı enjeksiyonlarda bu problemi kendimde hiç yaşamadığım için haliyle yaşadığım tecrübeler üzerinden örnekleme yapmanın daha doğru olacağını düşündüm. Not : Yüksek mg alan sporcular mutlaka mg. kapasitelerini düşürsünler bir seferde yüksek mg. zerk edilmesin ilaç vücuduna hem apse yapma riski çok artar hem mevzu bahis konudaki öksürük durumunda yakınabilirler. Tek günde 1gr yakın ilaç alıyorsa haftada bu enjeksiyonu 2 kere yapacaksa bunu üç enjeksiyona bölmesini pazartesi çarşamba cuma şeklinde tavsiye ederim. Umarım bu konuda da artık bilgi sahibi olmuşuzdur forum da yazdığınız konularda artık daha bilinçli bu hususta yorum yapabilirsiniz. Keyifli forumlar.- 20 yanıt
-
- 26
-
-
-
-
-
- kürde öksürük
- kür içi öksürük
- (ekstra 1 etiket daha mevcut)
-
Kürdeyken hastalandım, sakatlandım veya ameliyat olmam gerekiyor ne yapmalayım?
Loving bir konuya içerik ekledi : Kitaplarda yazmayan bilgiler
Merhaba arkadaşlar; Bu konumuza da sporcuların kürdeyken başlarına gelebilen veya gelme ihtimali yüksek olan iki negatif başlığa değineceğiz. Kürdeyken hastalanabiliyor veya beklenmedik bir vücudumuz, sağlığımızla alakalı sorun sorası cerrahi müdahale kararı alındığında nelere dikkat etmeliyiz kürü bırakmalı mıyız yoksa farklı formüller geliştirip bu süreci nasıl atlatabiliriz bunları konuşacağız. KÜRDEYKEN HASTALANDIM KÜRÜ KESMELİ MİYİM VEYA NELERE DİKKAT ETMELİYİM? Arkadaşlar bildiğiniz üzere steroid grupları genel mana da vücut direncini, bağışıklık sisteminizi savunmasız bırakabiliyor veya direncini düşürebiliyor ama bunu biz doğru beslenme, doğru antrenman ve başka unsurlara dikkat ederek minimize ediyoruz. Başak unsurlar nedir antrenman yaptık terledik ve salondan terli, yorgun düştük diyelim salondan otoparka veya toplu taşımaya gidene kadar vücut zaten en yorgun savunmaya uzak olduğu anda ters rüzgar ile cereyan veya soğukta, esintide kalıp ters düz olabiliyoruz buydu o kısmın açılımı. Bunun dışında birde çeşitli mevsimsel virüs veya hastalıklar olabiliyor misal korona misal grip gibi. Tabi bunların dışında yeme bozukluklarına bağlı olmak kaydı ile isal, zehirlenmeye bağlı istifra gibi. Şimdi bunlar küçük hastalıklar diyebiliriz bu gibi süreçlerde dinlenmek en makbul olanı o yüzden aşağıda sıralayacağım maddelere uymanız sizin yararınıza olacaktır. Antrenman yapılmamalı Mutlak suretle vücudunuza zaman tanıyıp dinlenmelisiniz Hastalığınızın şiddeti 1,2 hafta bağlamında ise kürdeki hiç bir ilacı kesmemenizi tavsiye ederim Hastalığınızın şiddeti 3,4 hafta aralığında ise testosteron harici diğer ilaçları kesmenizi testosteronu kesmemenizi tav. ederim Hastalığınızın geçmesi akabinde salona gittiğiniz 1 ila 2 hafta özellikle ilk hafta ağır girmemenizi sadece kaslara kan pompalamanızı tavsiye ederim Hastalık sonrası antrenmandan ziyade bulk sürecinde bile olsanız düşük tempo kardiyoları aksatmamanızı hatta arttırmanızı tavsiye ederim vücut ter, idrar, dışkı ile detoks yapacaktır kardiyolar da malum en iyi ter atacak unsurların başında geliryor Hastalık sonrası hemen kan verip vücut değerlerinizi sayısal olarak değerlendirmeye almanız ve risk gruplarına yönelik hormonal emniyet gruplarına dahil olmalısınız beslenmeyi düzeltme, vitamin eksikliklerinin üzerine gitmek vb gibi Tüm bunlar sonrası her şey yoluna girmiş olur ve kaldığınız yerden süreci devam ettirebilirsiniz. KÜRDEYKEN KAZA YAPTIM VEYA HASTALIĞIM İLERİ BOYUTLARA TAŞINDI CERRAHİ MÜDEHALE OLACAK NE YAPMALIYIM? Arkadaşlar bu durum kürümüz için en riskli en dikkat edilmesi gereken bir süreç hem kür hem sağlığımız adına. Öncelikle unutmayın ki sağlığınız her şeyden çok daha mühim bir kere biz neden spor yapıyoruz? Çok daha sağlıklı olup görünmek adına. Steroid gruplarıyla sağlıklı görünüyoruz dışarıdan bakınca evet ama iç sağlığımız o kadar yerinde mi bu tartışmaya açık elbette çünkü unutmayalım ki steroid grupları uzun vadede kalp ve damar yollarında tahribata yol açarlar ha bu konuda ölen var mı only düşük doz kürler ile ben hiç denk gelmedim ama profesyoneller için öyle değil çok büyük kütleleri olduğundan o kas gruplarını taşımak adına girdikleri çok fazla ilaç ve çok yüksek mg ölçütleri söz konusu neyse konumuza dönecek olursak bu gibi durumlarda neler yapmalıyız aşağıda sıralayacağım maddelerde bunlara değineceğim. Antrenman zaten yapmanız imkansız Benim ana tavsiyem bu gibi süreçlerde direk tüm kür sürecinize veda etmeniz only testo hariç yine sebebi zaten bu süreçte çok stress ve sinir hali beslenememe durumları olacaktır haliyle idman kabiliyeti de sıfıra ineceği için vücut bu baskı altında yıkım hormonunu bolca salgılayacak önce vücut suyu yavaşça sonra şiddetli şekilde tasfiye edip sizin moral motivasyonunuzu daha da bozacaktır. Bu süreçte testosteron olmaz ise kandaki total testosteron sevviyeniz alt sınıra gelecek ve ani tramva, yüksek sinir, üşengeçlik, yemek dahi yeme arzunuz ortadan kakacak o yüzden çok ciddi bir cerrahi müdahale olmadıysa bir şekilde testosteronu devam etmenizi tavsiye edebilirim. Her iki süreçte de mutlak suretle su tüketiminizin sağlık sorununuza bağlı olmak kaydı ile düşmemesine dikkat edin. Dip not : Yazdığım tüm konular bireysel tecrübelerime dayalıdır doktorunuza danışmadan yazılan hiçbirşeyi esas almayın birinci önceliğiniz her zaman doktorunuzun takviye ve tavsiyelerine uymak olmalıdır. Geçmiş olsun / Keyifli forumlar. -
Melanotan 2 - kullanım rehberi (bronzlaşmak artık çok kolay)
Loving bir konuya içerik ekledi : MELANOTAN II
Merhaba, Melanotan II, cilt koyulaşmasını uyarmak, pigmentasyonu dizayn etmek için kullanmayı tercih ettiğimiz hatta cinsel sorunlar, işlevsel problemlerin tedavi sürecinde kullanılan oldukça doğal olan melanosit benzeri uyarıcı sentetik hormon çeşididir. Deri altına enjekte ederek kullanılan ve vücuda alındığında ciltteki melanin üretimini manipüle eder. Melanotan II bronzlaşmanızı sağladığı için tercih edilmektedir dünya genelinde. Ürün vücuda alındığı zaman cildinizin güneşe maruz kaldığı süre çerçevesi referans alınacak olursa bu süre zarfından daha hızlı ve kolayca koyulaşmaya başlamaktadır. Melanotan II, beynimizdeki melanin reseptörlerini uyarmaktadır, bu durumda libidoyu arttırmaya ve cinsel fonksiyonları pozitif yönlü iyileştirmeye yardımcı olur. Böylece bronzlaşma dışında cinsel işlev sorunları, erektil disfonksiyon ve körelme noktasına gelmiş olan libido için oldukça iyi bir çözüm yolu konusunda ürünü cazip hale getirmektedir kişiler için. Genel olarak bakıldığında pozitif yanları nelerdir? Cildiniz güneş yanığı ve UV ışınlarının zararlı etkilerinden sizi koruyacaktır. Vücudunuzdaki endorfini arttırarak ruh halini ve kendini iyi hissetme durumunu arttıracaktır. Cildinizde melanin üretimini fazlasıyla uyarır, güneşe doğrudan maruz kalmadığınız anlarda dahi kolayca bronslaşırsınız. Libidonuzu arttırır, erektil fonksiyonları iyileştirir ve cinsel konularda pozitif yönlü gelişmeler olmasını sağlar. Klinik çalışma sonuçlarına bakıldığında Melanotan II bize neler sunuyor? Tabiri caizse bronzlaştırıcı bir ajan olarak değerlendirildiğinde ayrıca cinsel fonksiyon bozukluklarının pozitif yönlü tedavisinde olumlu, etkisini kanıtlayan oldukça fazla klinik deneylerden geçmiştir. Dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan araştırmaların birinde 6-10 hafta Melanotan II kullandırılan deneklerin %95'i enjekte sonrası enjeksiyon yapılmayan deneklere oranla güneşe maruz kalmaları halinde çok daha hızlı ve kalıcı şekilde koyulaşma, bronzlaşma elde ettikleri kanıtlandı. Cinsel konulardan sorun yaşayan kadın veya erkeklerin katıldığı başka bir araştırmada, sonuçlar Melanotan II'nin her iki cinsiyette de bu sorunların çözümüne dair pozitif etkisi olduğu kanıtlandı. Dozajlama nasıl olmalı? Nelere dikkat edilmeli? Genelde marka üretimleri 10mg şeklindedir flakonlar halinde. 50 mcg - 1 birim olarak aklımızda kalsın. Günlük 5 ila 10 birim olarak denenebilir. 250 mcg ile 500 mcg aralığı gibi düşünebiliriz. İlk 2 hafta boyunca: Pazartesi Çarşamba Cuma Bu şekilde enjeksiyon uygulamalarının denenmesi tavsiye edilmektedir. Yan etkiler nelerdir? Ne tür sorunlarla karşılaşabiliriz kullanırken? Vücuda alınan yüzeysel veya enjekte olan her şey tıbbi ürün olarak bakıldığında bazı yan etkilere neden olabilir. Dünya genelinde kullanımlar baz alınarak geri yapılan dönüşlerden yan etki anlamında, aşağıdaki gibidir. Kan basıncında değişiklikler (yukarı yönlü) Komplike baş ağrıları Mide bulantıları Kas haritanızda minimal ağrılar Melanotan II'nin yan etkilerinden uzak kalmak için tavsiye edilen miktarların üzerine çıkmamaya özen göstermelisiniz. Kullanıcı günlükleri ve detayları nelerdir? DÜNYADAN KULLANICILAR -1 1-6 Hafta uygulama yapan kişinin uygulama detayları ve sonuçları aşağıdaki gibidir. Günlük 300 mcg yükleme. DÜNYADAN KULLANICILAR -2 1-10 Hafta uygulama yapan kişinin uygulama detayları ve sonuçları aşağıdaki gibidir. Günlük 500 mcg yükleme. KULLANICI - 1 KULLANICI - 2 KEYİFLİ FORUMLAR- 5 yanıt
-
- 12
-
-
-
-
-
-
- melanotan 2
- melanotan
- (ekstra 1 etiket daha mevcut)
-
Kalıcı kas kütlesi mümkün mü? hormon kullanmaya değer mi?
Loving bir konuya içerik ekledi : Kitaplarda yazmayan bilgiler
Merhaba değerli platform kullanıcıları ve ziyaretçileri; Bir çok kişi ile muhatap oluyorum her gün hatta yıllardır hormonlardan sebep ve genelde amatör veya yarı amatör sporcular kür yapmaz arzusu içinde olduklarında şöyle girişler yapıyorlar konulara; '' AMACIM KALICI KAS KÜTLESİ '' böyle olunca tabi ben bilgi eksikliği olduğunu hissedip ileride yanlış söylemlerde bulunmaması adına en naif, kırıcı olmayan hali ile kendisinin hazır olmadığını destek veremeyeceğimi beyan ediyorum yoksa ileride bilgisizlikten sebep iş tamamen rehberin başına kalıyor. Şimdi konuyu açmamdaki sebep bunu okuyun iyice anlayın ondan sonra bu işlere giriş yapmaya çalışın arkadaşlar. DÜNYADA HİÇ BİR İLAÇ KALICI KAS KÜTLESİ YARATMAZ! İLAÇLAR BİR KERE KAS YAPMAZ! En azından direkt hali ile sporcular sanıyor ki (bir kısmı) ilacı vuruyorsun et büyümeye başlıyor. Yok öyle bir şey ilaç bunu dolaylı yoldan şu şekilde yapar sizin doğal ilahi olarak bir karbonhidrat ve protein sentezleme kapasiteniz var bunu şuna benzetebiliriz araba fabrika çıkışı 320 ibre ile çıkıyor ama siz ne kadar gaza bassanız da ibre 280 km/s geçmiyor. İşte araca noss takılıyor veya beyni ile oynanıyor beygir artıyor kapasite büyüyor gibi düşünün hormonlarda steroidler de böyle o takılan noss veya beyine gayri resmi verilen komutlar gibi sizin karbonhidrat ve protein sentezlemenizi arttırıp hipertrofi adına elinden geleni yapmaya başlıyor vücut/ilaçlar. İyi bir vücut öyle 1,2 kürle olmuyor bunu da unutmayın daha doğrusu iyi bir vücut görüntüsü olur ama ilacı kestiğiniz an '' pıssss '' geriye dönersiniz! Neden? Çünkü sağlıklı adaleniz yok! Bu adale de şak diye 1 ayda 1 yılda olmuyor çünkü vücudunuzda ki et/adele yapısı biceps üst tepe kısmında çoğalmıyor kolun çapı kadar çoğalıyor veya bacak kısmını düşünün sadece yan veya üst adele değil koca bacak adaleniz zamanla büyüyor ve gelişiyor hep diyorlar ya küre girdim 8 kg kas kazandım Yani tabi amatörlükten oluyor genelde bu söylemler vücut 1 kürle 8 kg et yapacak? Yani pek mantıklı değil doğru mu? Eee makine öyle diyor ölçüm yaptık! O makinelerin 100,200 bin euroluk halleri var en özel hastaneler de onlar bile %100 sonuç veremiyor yakın sonuçlar veriyorken o örümcek ağı bağlamış salonların en dip köşelerine konan cihazlara inanıp şu kadar yağ bu kadar su olaylarına pek kulak asmasanız iyi edersiniz. Şimdi konuda çok uzaklaşmadan gençken özellikle arkadaşlar gerekirse günde 2 antrenman yapın vücudu zorlayın tabi bir yandan beslenme ve diğer sistematik alanlarda da kusurlarınız olmasın ilaca da elinizden geldiğince yaslanmayın ki en tıkandığınız da ilaçta sizi ileri taşısın! Yoksa sporcu daha 16,18 yaşında ilacı bir yaslıyor sırtını 2 ayda şişiyor sanıyor ki vücut adale yaptı beslenmeden taviz spordan taviz hopp kür sonu '' bırakınca sarkıyor! '' diyalogları çıkıyor. Ne kadar adale kazanırsanız ilaca bağımlılığınız ileriki yaş ve dönemlerinizde o kadar azalır! Ama siz hep ilaca güvenip yıllarını geçirir balona hava üfle sonra söndür modun da giderseniz ileride lahana gibi bir vücutla hayatınızı tamamlarsınız arkadaşlar. BOLDENON MASTERON CLEN WISNTROL DECA PRIMABOLAN SR9009 RAD140 MK677 CJC1295 ACE031 MGF Gibi daha listeye çok daha fazlaları eklenebilir bunlar bizim ilahi varyasyonumuz da olan şeyler mi? Yok değil mi? Testosteron deseniz 50,80 arası üretiliyor igf deseniz varla yok arasında büyüme hormonu deseniz keza öyle. Peki bunca yokluk içinde vücuda bunları verince patlama yaşamamız çok normal değil mi? Ama bunları vücudumuz dan çekince buraya dikkat!!! '' VÜCUT OLMAYAN HORMON ZİNCİR YAPISININ YERİNE NE KOYACAK? NASIL KOYACAK? '' haliyle pısssss söndü vücut! O yüzden mümkünse tüm spor hayatınızı doğal geçirin ha yok ben sınırlarımı görmek istiyorum veya profesyonel olmak istiyorum veya egomu törpülemek istiyorum bir çok kişi yapıyor benim ne eksiğim var diyen kesimdeyseniz önce bu yazdıklarımı kabullenin sonra yapmak istediğiniz ne varsa yapmakta özgür ve hür iradenizle başlayabilirsiniz. Not: Bir çok rehber beslenme veya antrenmanı kesme kalır derler bu söylemde çok büyük bir yalan ve satış/pazarlama stratejisinden başka bir şey değildir arkadaşlar! En ufak bir stress,beslenme veya antrenman bozukluğun da eskiye anında dönersiniz antrenman veya benslenme sadece koruyucu tedbirdir vücut ilaç ile 5 sentezlerken ilaç yokken 2 sentezleyecek o kadar kas kütlesini 5 sentezleme ayakta tutarken 2 sentez nasıl ayakta tutsun? Vücutta haliyle 2 sentez birimine kadar gerileyip duracak. ALTTAKİ FOTOĞRAFLARA BAKARKEN YAZDIKLARIMI O ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİN. Sevgilerimle, Keyifli Forumlar. -
Ilacı vurduktan sonra apse, ödem yaptı çok fazla ağrım var! sebebi nedir ve nasıl önlem almalıyım?
Loving bir konuya içerik ekledi : Kitaplarda yazmayan bilgiler
Merhaba arkadaşlar; Kür dönemi işi bilen, bilmeyen çokça kişinin başına gelen ödem, apse, iltihap konusuna değineceğiz. Neden olur? Nasıl geçer? Nelere dikkat etmeliyiz? Benzer bazı başlıklara değineceğiz ve bu sorunları geride bırakacağız hep beraber. ENJEKSİYON SONRASI APSE, BÖLGEDE ŞİŞLİK SEBEBİ NELERDİR? Arkadaşlar bunu birden fazla sebebi olabilir bunları başlıklar halinde inceleyecek olursak. YENİ BAŞLAYANLARDA %99 ENJEKSİYON SONRASI APSE OLUR! Çünkü vücut ilk defa ilaçla tanışıyordur marka ve içerikten bağımsız %99 apse durumu olur çünkü vücuda yabancı madde girer ver vücut derhal savunmaya geçecek bölgede ve vücudun genelinde kontrolü eline almak isteyecektir 1 ila 4 hafta arası ilacın içeriğinde sıkıntı yoksa yağ, alkol vb apseler duracak bir daha sporcu bu sorunu yaşamayacaktır. Apse veya ağrı gibi durumlar yaşanırsa bölgeyi dinlendirin 3 ila 6 gün maksimum geçecektir. '' Ya hocam ben hayatımda ilk defa vurdum sorun yaşamadım! '' ne mutlu sana %1'lik kesimde olabilirsin o Firavun Faresi dediğimiz kişilerden olabilirsin Firavun Farelerine dünyanın en zehirli Kral Kobralarının zehiri dahi ciddi anlamda etki etmez ve ayakta kalırlar işte sizde öyle sağlam bir vücut metabolizmasına sahip olduğunuz için kendinizle gurur duyabilirsiniz veya atalarınızla ENJEKSİYON ZAMANI YAPILAN HATALARDAN SEBEP APSE OLUR! Evet arkadaşlar yapılan en temel hataların başlıca sebebi enjeksiyon öncesi, sırası ve sorasında oluyor genelde. Adım adım bu kısmı anlamanızı istiyorum: Enjeksiyon öncesi mutlaka bölgeyi kolonyalı pamuk ile dezenfekte edelim. İğne kasa içine girdiğinde elimiz asla titrememeli. İğne kas içinde çıktığı zaman sadece pamukla tampon yapalım bölgeyi asla ovuşturmayalım. Enjeksiyon sonrası kesinlikle oturmayalım, bacak bacak üstüne atmayalım, uyumayalım! Enjeksiyon sonrası mümkünse 50,60 Sumo Squat yapalım eller önde veya 500, 600 metre yürüyelim. Enjeksiyonu geceden veya bir önceki antrenman (dan sonra) gününüzde yapın yoksa ertesi gün bacak, kalça veya kol (enj yeri) ağrısı yaşarsınız. KISA ESTER KULLANMAK APSEYE MERHABA DEMENİN DİĞER YOLUDUR! Evet arkadaşlar ülkemizdeki en büyük yanlışlardan biri kısa ester tercihleri evet hemen kana girdiği an çalışır, tepki almaya başlarasınız ama kısa esterlerin steroid dünyasına kazandırılma ana sebebi sizin bir tık daha performans almanız veya yağ yakma gayreti içinde olmanız için değil '' tamamen yarışmacılar için, müsabık sporcular için hemen kana girsin, çalışsın, görevini yapsın ve kandan çıksın yakalanmasın, diskalifiye olmasınlar '' diye ilaç sektörüne kazandırılmış gruplardır. Misal şunları hiç gördünüz mü? KISA ESTER ASPRİN KISA ESTER DIKLORON KISA ESTER AĞRI KESİCİ Yok çünkü... Gerekte yok... Yapılabilir miydi pek tabi. O yüzden yarışmacı değilseniz definasyon veya bulk dönemlerinizi asla kısa esterli ilaçlarla geçirmemeye çalışın tercihleriniz her zaman uzun esterden yana olsun. Tamam siz profesyonelsinizdir o zaman kesinlikle kısa, uzun bu denklemde gitmenizde fayda var ama öteki türlü kısa esterler hem kesenize zarar verir hem devamlı günlük veya gün aşırı enjeksiyondan kaslarınıza çeşitli ödem komplekslerinden dolayı zarar verecektir. İLACIN İÇİNDEKİ YAĞ İLE ALAKALIDA OLABİLİR! Evet arkadaşlar bir ihtimal ilaç içindeki yağa vücudunuzun toleransı olabilir. Bir çok marka zeytin yağından, ceviz yağına, şeftali yağına veya klinik yağlara kadar farklı yağlar kullanabiliyorlar. Ve bazen vücut buna tepki gösterebiliyor bu durumda farklı bir markayı denemeniz sizi çözüme götürecektir. SONBAHAR - KIŞ DÖNEMİ YAPILAN HATALARDAN KAYNAKLI OLABİLİR! Evet arkadaşlar yazın havalar sıcak ilaç muhafaza edildiği yerde tabiri caizse mutasyona uğramaz. Ama sonbahar haliyle kış aylarında havalarla beraber oturduğumuz hanelerin içi veya o evlerde muhafaza ettiğimiz ilacın saklandığı haznelerin olduğu alanlarda ciddi ısı kayıpları olabiliyor peki daha sonra ne oluyor? İLAÇ KRİSTALİZE oluyor bilmeyenler bunu vuruyor ve yarı donmuş ilaç vurulan bölgede %100 apse yapıyor. Peki bu durum nasıl aşılabilir? Bu durum ilacı oda sıcaklığında her zaman muhafaza ederek veya bunu atladık ilaç kristalize oluyor evimiz soğuk, ısıtamıyor olabiliriz ilacı her enjeksiyon öncesi ufak bir kaseye su doldurup ılık bir su çok sıcak olmamalı içine bırakalım ve kristalize kıvamı normal vurulabilir kıvama gelince enjeksiyonumuzu yapalım böylelikle apse sorununu da aşmış olacağız. HERŞEYİ DENEMEME RAĞMEN HALA AĞRI VE APSE VAR NE YAPABİLİRİM? Arkadaşlar sorun yok problemleri yine asli tıp yöntemleri ile çözeceğiz. Şimdi size 2 tane jel önereceğim bunları kullanım detaylarıyla size anlatacağım ve %99 sorunu çözeceksiniz. (İkisini aynı anda uygulamayın aralıklarla bölgeye uygulayabilirsiniz) NAPROSYN PLUS - KULLANIM ALANI VE DETAYLARI Osteoartrit, romatoid artrit, periartrit, tendinit, tenosinovit ve bursit gibi romatizmal hastalıklar Ezilme ve burkulma gibi yumuşak doku travmaları Ağrı, enflamasyon ve kas gerginliği ile kendini gösteren kas iskelet sistemi hastalıkları Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi: Günde 2-6 defa ağrılı yere tamamen emilene kadar hafifçe ovularak sürülür. HİRUDOİD JEL - KULLANIM ALANI VE DETAYLARI Yüzeyel flebit (toplardamarların yangısı) Hematomlu (zedelenmiş bir damardan sızan kanın dokuda birikmesi) veya hematom olmayan künt yaralanmalar. Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi: Günde 1-2 defa ağrılı yere tamamen emilene kadar hafifçe ovularak sürülür. Not : İlaç Prospektüslerini mutlaka uygulamadan okuyun ve size sorun çıkaracak yan etkiler var mı yok mu kontrol ediniz. APSE YAPAN BÖLGEYİ MUTLAKA 1-7 GÜN DİNLENDİRİN FARKLI ALANLARDAN ENJEKSİYON YAPIN (Omuz, bacak, kalça) GEÇMİŞ OLSUN KEYİFLİ FORUMLAR -
IGF-1 (Insülin Benzeri Büyüme Faktörü); serum düzeyi, GH (Büyüme Hormonu) tarafından düzenlenen bir peptidtir. İnsanlarda bu yapıda IGF-1 ve IGF-2 olmak üzere olan iki peptid tanımlanmıştır. Büyüme hormonu reseptörleri zengin olan karaciğer, IGF’lerin kana salgılandığı en önemli kaynaktır. Anabolik ve büyümeyi yönlendirici etkisi olan ve yapısal olarak da insüline benzeyen bu faktörler (IGF-1 ve IGF-2) aynı zamanda hücre proliferasyonunu ve protein sentezini de uyarırlar. IGF’lerin serum düzeyleri GH salınımına ve beslenmeye bağımlı olarak değişir. Dolaşımdaki IGF'lerin tamamına yakını proteinlere bağlı olarak bulunur. Bu faktörlere yüksek derecede bağlanma özelliği olan proteinlere IGFBP (IGF Bağlayıcı Proteinler) adı verilir. 6 tane IGF bağlayıcı protein tanımlanmıştır. Bunlardan IGFBP-3, yüksek konsantrasyonda bulunan en önemli taşıyıcı proteindir. IGF-1’in % 95’i ve IGF-2’nin tümü IGFBP-3’e bağlıdır, bu kompleksin plazmadaki yarılanma süresi 12-15 saattir. IGFBP-3, IGF-1 için depo görevi yapar ve bu faktörün dokulara transferinden de sorumludur. IGFBP-3’ün serum düzeyi gün içerisinde sabit olup GH ve IGF-1 tarafından kontrol edilir. IGF-1 ve IGFBP-3 serum düzeyleri, GH’a göre çok daha stabil olduğundan GH salınımının göstergesi olarak tanı amaçlı kullanılır. Plazma IGF-1 düzeyi, normal kişilerde pubertede yüksektir, daha sonra azalır, GH eksikliği olan çocuklarda sürekli olarak düşük kalır ancak GH enjeksiyonu ile yükselir. 60 yaşın üzerindeki kişilerde gençlere göre çok düşüktür. IGF-1 testinde, testin kalibrasyon standartlarının farklılık göstermesi nedeni ile sonuçların laboratuvarlar arası karşılaştırılması doğru olmaz, testlerin sürekli aynı laboratuvarda yaptırılarak sonuçların izlenmesi önerilir. GH düzeyi normal kişilerde çok değişkendir, günlük dalgalanmalar gösterir. Kısa süreli açlık, egzersiz, stres, uyku gibi faktörlere bağlı olarak GH salınımı artar. Plazma yarılanma ömrü 20 dakikadır. Günlük ortalama serum düzeyi 0.5-1.0 ng/ml civarındadır. Yemek öncesi veya egzersiz sonrası 2-5 ng/mL arasında değişir, gece veya etkin bir egzersiz sonrası 20-30 ng/mL’ye kadar yükselebilir. Ayrıca kontrol edilmeyen diabet, malnutrisyon ve karaciğer hastalıklarında yüksek değerler görülür. Yarılanma ömrünün kısalığı ve salınımdaki algalanmalar, plazma GH düzeyinin tanıya yönelik kullanımını kısıtlamaktadır. Akromegali tanısında kullanılan diğer bir dinamik test, OGTT (Oral Glukoz Tolerans Testi)’dir. Normal kişilerde, oral 50 veya 100 mg glukoz verilmesinden sonra serum GH düzeyi, 2 ng/mL veya daha altına düşer, buna karşın Akromegalili hastaların % 85’inden fazlasında, bu değer 2 ng/mL’nin üzerindedir. Akromegali tanısı; Büyüme hormonunun (GH) sürekli ve aşırı salgılanması sonucu gelişen bir hastalıktır. Salgılanan büyüme hormonunun fazlası, akromegali belirtilerinin çoğuna neden olan Insulin-like Growth Factor - 1 (IGF-1)’in karaciğerden salgılanmasını uyarır. Hastalık belirtilerinin ortaya çıkması yıllara yayılan çok yavaş bir süreç olduğundan akromegalinin klinik tanısı sıklıkla gecikir. Hastalığın nedenlerinin % 95’i hipofizin somatotrop adenomudur. Akromegali tanısı için en uygun yol, serum IGF-1 ve buna bağlı olarak artan IGFBP-3 düzeyinin ölçülmesidir. Serum IGF-1 konsantrasyonu, GH’dan farklı olarak, gıda alımına, egzersiz veya uykuya bağlı saatlik değişimler göstermez, buna karşın bir önceki gün boyunca salgılanan ortalama GH düzeyini yansıtır. Fazla GH salgılanmasına bağlı olarak oluşan Akromegali ve Gigantizm hastalıklarının tanısında, normal düzeyinin 4-5 katına yükselen IGF-1 güvenilir ve yol gösterici bir laboratuvar testidir.
-
Ovitrelle ile pct uygulaması nasıl yapılır? (anlatım)
Loving bir konuya içerik ekledi : Kitaplarda yazmayan bilgiler
Merhaba arkadaşlar; Uzun zamandır büyük bir problem söz konusu artık pregnyl ve choriomon yok üretim konusun da bildiğiniz üzere ve bir çok pct sekteye uğradı bu yüzden çünkü insanlar ne kullanacak ne yapacak bilemiyor. Peptid Türkiye olarak bu konuya da açıklık getirip nice sporcunun pct dönemi sorunlarını çözmek adına bu konuyu yayınlamayı uygun gördüm. OVİTRELLE 250 mikrogram/0.5 ml Kullanıma hazır şırıngada enjeksiyonluk çözeltisini nasıl böleriz? Kaç iu tekamül eder? gibi soruları tek tek bu başlık altında size anlatıyor olacağım. 1.ADIM (Ürünü kutusundan çıkarıyoruz) Ürünün her bir kutusu 6500 iu'ya tekamül etmektedir pregnyl karşılığında. Yani misal siz pct de 15 bin iu uygulayacaksanız bu kutulardan 3 kutu almanız yeterli olacaktır. Diyelim ki günde 1000 iu alım yapacağız tek kalemden günlük vvücudumuza 928 iu küsüratı ile beraber hcg zerk etmiş oluyoruz. 2.ADIM (Ürünü inceleme ve son ayarların yapılması) Ürünü dikey şekilde 1. karedeki haliyle dikey olarak konumalndırdığımızda çok az bir sıvıya sahip olduğunu gözlemlemekteyiz zira diğer steroid gruplarındaki gibi havasını almamızı gerektirecek bir durum söz konusu değil bu ürünlerde bilginize. İnce ayarları yapabilmek adına 1 adet keçeli kaleme ve cetvele ihtiyaç duyacağız. 2. karedeki sıvı alanı cetvel yardımı ile ölçtüğümüzde 1.5 ile 1.6 arasında bir ölçüye tekamül etmektedir cm olarak. 1. karede görüldüğü üzere keçeli kalem ile o alanı işaretliyoruz ( fotoğrafta nokta bırakıldı işaret olarak) 3. ADIM (İnce ayar ve uygulama işin final noktası) Sıvı alanı önceki anlatımda aşağı kısmından ölçmüştük şimdi ise enjektörün dip bölgesinden aşağı kısma doğru yatay minik çizgiler çizeceğiz sebebi hava kısmını es geçmemiz gerektiğinden dolayı. Aksi halde ölçü aldığımız kısımlardaki gibi aşağı kısımdan işaretlersek enjektördeki piston alanını ittiğimizde hava kısmı hesaba dahil edilmediği için işaretlediğimiz kısımlar ürünün üst kısmında kalacaktır. 2. karde görüldüğü üzere 1.5, 1.5 cm lik kısımlara paydaş yapılmış haliyle ürünü bölmüş oluyoruz. Ürünü 7 gün kullanacaksak 1 hafta bazında yani 6 çizgi çekmemiz gerekmektedir. Önemli not : Ürün üzerine keçeli kalemle yaptığımız işaretlemeler çok kolay silinebilmekte bundan sebep ürün işaretli kısmına çıplak el veya benzeri şekilde temastan kaçınmalıyız yoksa yeni baştan ayarlamanız gerekebilir ölçü kısımlarını. İlacı 7 gün ardışık şekilde yapacaksanız 6.gün yapacağın enjeksiyon aslında 7.günün enjeksiyonunu da yapmış olabilirsiniz. Bunun ayarını yapmak bir hayli zor olabiliyor. Bu gibi durumlarda 7. gün başka bir ovitrelle hazırlamamıza gerek görmüyorum o günü off geçebilirsiniz. OVİTRELLE’i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ Eğer; Koriogonadotropin alfa veya ilacın bileşenlerinden herhangi birine karşı bilinen bir alerjiniz varsa Yumurtalıklarınızda büyüme veya nedeni bilinmeyen bir ya da daha fazla büyük yumurtalık kistiniz varsa Nedeni açıklanamayan penis kanamanız varsa Yumurtalık veya meme kanseri (erkeklerde de bu risk vardır kadınlara göre çok azda olsa) teşhisi konuldu ise Beyinde hipotalamus veya hipofiz bezi tümörünüz var ise Damarlarınızda şiddetli iltihap varsa veya damarlarda kan pıhtılaşmasından şikayetçi iseniz (aktif tromboembolik bozukluklar) Görülen diğer yan etkiler aşağıda görülme sıklıklarına göre belirtilmiştir: Yaygın Baş ağrısı, yorgun hissetme. Enjeksiyon yerinde ağrı, kızarıklık veya şişme gibi bölgesel reaksiyonlar. Yaygın olmayan İshal. Depresif (ruhsal olarak çökkün), sinirli veya huzursuz hissetme. Ciltte, döküntü gibi hafif alerjik reaksiyonlar. OVİTRELLE kullanmayı unutursanız Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız OVİTRELLE’in saklanması OVİTRELLE’i çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. OVİTRELLE’i 2C-8C’de buzdolabında saklayınız. Orijinal ambalajında saklayınız. OVİTRELLE 250 mikrogram enjeksiyonluk çözelti raf-ömrü içinde, buzdolabı olmadığında, oda sıcaklığında (25C’de ya da altında) 30 güne kadar saklanabilir, kullanılmamışsa 30 günden sonra atılmalıdır. BAŞARILAR. -
Ilacı vurduktan sonra ateşim çıktı! sinirli biri oldum! vurduğum yer şişti! sebepleriyle birlikte bu konuda.
Loving bir konuya içerik ekledi : Kitaplarda yazmayan bilgiler
Merhaba arkadaşlar; Bugün yine çoğu kez kulağıma gelen ve hoşuma gitmeyen çoğu kişinin farkında olmadan ilaç veya destek sağlayan kişilere fırça atmasını sağlayan bir kaç husustan bahsedeceğim. Bunlardan bazısı ateşinizin çıkması, sinir üst limitinizin aşılma durumları veya vurduğunuz alanların apse yapması ile alakalı olacak. Çoğu diyalog halinde bulunduğum kişiden duyduklarımdan yola çıkalım. Hocam adam bana ne sattıysa testosteron diye 1,2 hafta ateşler içinde yattım! Ellerde terleme oldu! Nefes darlığı oluştu! Çok sinirli birisi oldum! Elim, avucum, vücudum ateşler içinde! Uyku sorunlarım oluyor! Evet bunun ne satıcıyla nede kötü varsayımında bulunduğunuz ilaçla net bir ilişkisi yok arkadaşlar. Bu durumu şöyle özetleyelim insan vücudu haftada 50 ila 80 mg testosteron üretiyor siz 500 mg vücuda aldığınızda kaç katı oluyor 50 mg üzerinden gidecek olursak '' 10 KATI OLUYOR '' bu ne demek biliyor musunuz? National geographic veya Animal planet gibi belgesel kanallarında hayvanların dönemsel, iç güdüsel anlarına tanıklık etmişizdir değil mi hepimiz izlerken? Orada olan hayvanlardan biri olan '' FİLLERİ '' baz alalım anlatımımızda. Bu devasa canlılar çiftleşme döneminde testosteron üretim oranları en üst tepe noktaya gelir normal off dönemleri boyunca çiftleşme dönemi dışında çok alt seviyelerde olan üretim özel kızışma dönemlerinde çok kat ve kat üst seviyelere çıkar akabinde şu aşağıdaki görüntüler ortaya çıkar. Karede bakınız bir ağacı deviriyor Karede birbirlerine giriyorlar İşte tam olarak yüksek testosterondan olan eylemlerden sadece ikisi! Yani bu örneği vermemin sebebi sizin ateşinizin çıkması vücudun ürettiğinin 10 katını alınca delirircesine anormal tepkiler vermesiyle sonuçlanıyor! Nedir bunlar? Yüksek sinir, Ateş basması veya terleme gibi durumlar (bunu çok deneyimlide olsanız sporcu olarak ara verdiğiniz çoğu dönem sonrası başlarken ama 1 gün ama 1 hafta hissedersiniz veya isterseniz 1 yıldır kesmemiş olun ilacı yüksek mg'larda vurduğunuz ertesi günü bir sinir, halsizlik, bitkinlik olabilir. Tüm bunlar tedarikçinin haliyle ilaçların kalite veya kalitesizliğiyle ilişki olmamasından aslında altında yatan bu sebepten kaynaklanıyor bilginiz olsun. O yüzden bu gibi durumlarda tedarikçinize veya ürünlere laf söylemeden 2 kez düşünün kul hakkına girmeyin derim. Hocam adam bana ne sattıysa yerime oturamadım apse veya şişlik 1 hafta geçmedi! Evet bunun ne satıcıyla nede ilaçla net bir ilişkisi yok arkadaşlar. Vücudumuz milyonlarca farklı genetik ve farklı sistemden oluşuyor her ne kadar yaratılma gayemizde birbirimize benzer huylarımız olsa da birisi 1 şişe rakı da bayılırken aynı masada olan başka arkadaşı 2 belki 3 şişede sarhoş oluyor doğru mu? İşte bunun gibi her metabolizma birbirinden çok ayrı ve çok farklı. Kendi tecrübelerimce konuşacağım her zaman olduğu gibi. Özellikle apse durumlarında %90 yakın tecrübelerimden gözlemlediğim vücudunuz o kullandığınız ilacın iççinde kullanılan yağı seçiyor. Bu gibi durumlarda mutlaka hemen farklı bir markaya geçmeyi deneyin sorununuz çözülecek. Misal bende Balkan Pharma ilk göz ağrım olmasına rağmen son 7,8 yıldır kendimde İran abur. testosteron kullanırım Balkan p. apse yaparken ve 1 hafta oturamazken İran'da bu sorunu bir kere yaşamadım veya başka bilgi akışı sağladığım birinde keza balkan da aynı durum olurken sp değiştirdiğimizde hiç bir problem olmadan yolumuza devam ettik ve bu durumu çokça yaşadık anlattığım şekilde de çözümünü sağladık. Peki neden? Balkan geçmiş dönemlerde klinik yağ kullanırken bazı gruplarında İran organik ceviz yağı kullanıyordu haliyle vücut bunu seçebiliyor emilim konusunda haliyle apse yapıyor ve ağrıya dönüşüyor çeşitli memnuniyetsizlikler doğuyor sporcularda. Bunu şöyle düşünelim sünger düşünün 2 tanede koca kovalardan birisinde su diğerinde yağ daha katı, kalın bir şey olsun süngerleri kovalara atalım hangisini daha sindirerek ve fazlaca çeker? Suyu değil mi diğer katı yağı çekmekte zorlanır işte bizim kas için enjeksiyonlarında da emici kısımda olan kas, lif yapımızda bu şekilde ayrıştırıyor ilaçları arkadaşlar. O yüzden bana gelip hocam bana ne sattılar şeref...izler ateşlendim, bayıldım, ayıldım diye başlıyorsunuz sonra bende üzülüyorum çünkü kimse kimsenin hakkını yemesin doğruyu bilsin ona göre atıfta bulunsun evet bunları anlatıyorum çoğu tedarikçi bu anlattıklarımı referans alacak belki ama olsun rehber olmak yerine göre benim incilerimi dökmez ben dahi hala öğrenciyim çünkü öğrenmenin sonu yok.. Tabi tüm bu anlattıklarımın dışında sterilazsyona bağlı benzer bulgular veya çok daha ağır şekilleri yaşanabilir bu anlattıklarım genelde ilk 1,4 hafta arasında yaşanır sonra mutlaka geçmesi lazım sinir, terleme, ateşten bahsediyorum bu süreler zarfında geçmiyor aksine beraberinde başka tepkimleride getiriyorsa mutlaka ama mutlaka ilacı kesin ve derhal ilgili alanında uzman hekimlere görünün, görünün ki iş işten geçmeden sağlığınızdan olmayın. Konunun özeti kısaca şu arkadaşlar; vücudunuza olanın üzerinde veya vücudun hiç tanımadığı bir şeyi aldığınızda vücut bunu yabancı bir madde, zehir olarak gözlemler ve aslında vücudun dili vardır kızarıklık, kaşıntı, ateş, sinir, kusma vb gibi size bu şekilde sinyaller verir geçici ise atlatırsınız bu sinyaller ne kadar uzun sürerse risk o kadar fazladır. Keyifli Forumlar.- 21 yanıt
-
- 26
-
-
-
-
- steroid sinir
- steroid ateş
- (ekstra 2 etiket daha mevcut)
-
Yeni kategoriler açılsın mı ? kapansın mı ?
Loving, Loving kullanıcısının konusunu cevapladı: Öneri veya istekleriniz
Uyarı için teşekkürler. Düzeltildi sorun.- 28 yanıt
-
- 1
-
-
Yeni kategoriler açılsın mı ? kapansın mı ?
Loving bir konuya içerik ekledi : Öneri veya istekleriniz
Merhaba arkadaşlar; Her zaman forum yönetimi hataları görür doğruları bilir diye bir kaide yok o yüzden bizim göremediğimiz bir çok hatayı siz görebilir doğru bulduğumuz yanlışlar konusunda bizi istediğiniz zaman yönlendirebilirsiniz. Bu konuya istinaden size bir kaç soru sormak istiyorum. Sizce; Forumda hangi kategoriler olmalı ve alt başlıkları neler olmalı ? Forumda hangi kategoriler olmamalı hangi forum başlıkları kaldırılmalı ? Bu başlık altında yapacağınız paylaşımlar bizi sizinde öneri ve desteğinizle daha ileriye taşıyacaktır bilginize. İyi forumlar dilerim. -
Çok ilaç çok kas demek mi? ilaçların etki alanı genetikle alakalı mı? ağır antrenman çok kas demek mi?
Loving bir konuya içerik ekledi : Kitaplarda yazmayan bilgiler
Merhaba arkadaşlar; Konu başlıkları zaten içerik hakkında bayağı bilgi vermiş olması gerekiyor. Benim en çok karşılaştığım konulardan birisi özellikle acemi, giriş seviyesi sporucularda. Peki nedir bu konu hadi hep beraber inceleyelim. Çok ilaç çok kas demek mi? Arkadaşlar bu hatayı zamanında hepimiz yaptık ama özellikle hormon işlerine bulaşan arkadaşların en çok düştüğü hatadır bu peki sporcular için handikap satıcılar içinde öyle mi? Hayır elbette tüm satıcılar sizin gaza gelip çok ilaçla çok sonuç alacağınıza inanmanızı ister böylece 1,2 ilaç satacaksa 4,5 grup satar cebinizdeki parayı alır hayatına devam eder sizde harcadığınız parayla kalırsınız. Arkadaşlar şunu unutmayın her bardak çapı ve derinliği kadar sıvı alır doğru mu? Sporcunun adalesi yoksa biz yüz tane ilaç girsek dahi inanın hiç birşey değişmeyecek. Bunu şöyle garip ama anlaşılır bir örnekle size anlatmaya çalışayım. 2 PARTNERİNİZ VAR VE BU PARTNERLERİNİZDEN ÇOCUĞUNUZ OLSUN İSTİYORSUNUZ. Bir Partnerinizle günde bir beraberliğiniz olsun diğer partnerinizle günde defalarca birlikteliğiniz olsun. 9 ay geçtiğinden her iki partnerinizden de kaç çocuğunuz olur? Her ikisinden de bir tane doğru mu? Yani bu ne demek nasıl ki çok birliktelik çok çocuk olmadığı gibi çok ilaçta çok kas demek değil. O yüzden rica ediyorum adım adım yavaş yavaş ilerlemeye çalışın. Vücudu doldurmak, adale yapınızı geliştirmek inanın bana yıllarınızı alacak. Adele yapınız gelişene kadar çok ilaçla zamana bağlı tanışacaksınız. Ama adele yapınız geliştikten sonra onu ayakta tutmak için sadece testosteron işinizi görecektir. Ha yok ayakta kalmasının dışında detay, estetik, yağ oranı vb gibi durumlarda egonuza yenik düşerseniz diğer ek ürünlerde mutlak suretle kürlerinize dahil olacaktır. Bu işin kendine göre merkezinde olan biri olarak bu konuya dair ez cümlem '' Kendinize zaman tanıyın ve bazı şeylerin nakit ile değil vakit ile tamamlanacağına kendinizi inandırarak bu işlere başlayın. '' İlaçların etki alanı genetikle alakalı mı? Evet kesinlikle üzerine konuşulması gereken bir diğer başlık. Çünkü kürlerde şunlar oluyor '' ben dünya kadar ilaç girdim, arkadaşım sustanonla benden çok gelişti! '' şimdi arkadaşlar bu hem doğru hem yanlış bir tez! Çünkü çoğu sporcu egoisttir ve ne vurduğunu ne tür zorluklarla karşılaştığını anlatmazlar karşılarındaki sporculara. Sorsanız neredeyse tüm camia sarms veya 1,2 Anabolic, Androjenik ürünlerle o vücutları yapıyor. Bu koca bir yalan kimse ile aynı evi günün 24 saatini paylaşmıyoruz o yüzden o dediklerinin hiç biri doğruluğunu kanıtlamıyor dediklerinin. Neyse bu konuya pek dahil olmadan ana konu başlığına geçelim. Bakın arkadaşlar ilaçların sizi nereden alıp nereye getireceğine; Hormon bilginiz Beslenme bilginiz Antrenman bilginiz Genetik faktörler Bu gibi bir takım maddeler belirliyor bunlardan bir veya daha fazlası eksikse gelişiminiz törpüleniyor. Peki o zaman şöyle bir örnek üzerinden gidelim. 2 sporcu aynı deneyim aynı şartlarda yaş, boy, cinsiyet, deneyim vs küre giriyorlar bire bir aynı şeyleri uyguluyorlar ama bir sporcu diğer sporcundan çok daha fazla gelişiyor bu nasıl olabiliyor? İlaçlar, mg lar her şey aynı ama... İşte bunu şu örnekle siz izah etmek isterim. 2 kişi olsun misal biri ben diğeri de değerli vaktini ayırıp bu konuyu okuyan sen ol. İkimizde bir masada karşılıklı oturalım ikimizin önüne de '' 70'lik y*ni Ra*ı '' konmuş olsun. Ve bir kadeh sen bir kadeh ben derken ben birinci şişede sarhoş olup bayılayım ama sen 2 hatta 3. şişede aynı duruma gel! '' bu mümkün ve olağan mı arkadaşlar? Gayet hayatın içinden bir örnekle anlatmaya çalıştım. Evet mümkün! Peki bu nasıl oluyor ikisi de aynı litre aynı marka ikimizde erkeğiz, insanız, yaşımız, boyumuz her şeyimiz aynı ama ben 1 sen 2 şişede gittin. Şimdi bu önümüze konan şişelerden birisi sahte veya düşük doz diyebilir miyiz? Elbette ki hayır. İşte genetikte böyle bir şey arkadaşlar siz kendinizi parçalasanız da alacağınız etki, tepki ölçüsüne %70,80 genetiğinizin vereceği müsaade belirliyor. Kalanı ise diğer faktörler. Yani genetik olarak kusurlu sporculara dünyaları da versek bazı şeyler çok zor yerine oturuyor. Ama doğru genetik en minimal hareketlerle bile sizi çok güzel yerlere getirebiliyor. Ağır antrenman çok kas demek mi? Evet son ve en can alıcı başlıklardan birisi. Salonlara hepimiz gidiyoruz oralar adeta ikinci evimiz bizlerin. Haliyle kendimiz dışında bir çok sporcunun hikayesine ama gözlemleyerek, ama buddy olarak tam içinde veya çevresinde olabiliyoruz. Burada benim gözlemlediğim ve keşke bu durumu çok erken kavrayabilseler dediğim konu '' ÇOK AĞIRLIK ÇOK KAS DEMEK DEĞİL '' tıpkı '' ÇOK İLACIN ÇOK KAS OLMADIĞI '' gibi. Arkadaşlar ben 1.95 - +110 kg bir adamım ve çalıştığım ağırlıkları salonlarda görenler içinden şunu diyordur '' ya adamın boyuna posuna bak bir de ağırlıklarına bak '' evet bunu diyorlar eminim ama ileride edinecekleri tecrübeler kısacası zaman benim bu uyguladığım sistemin çok daha doğru olduğunu onlara öğretecek. Arkadaşlar salonlarda çoğu sporcu anormal ağırlıkların altına giriyor buddyleri de bu süreçte onalara destek veriyor ve böylece spor dönemlerinin ilk hafta, ay ve yılını geride bırakıyorlar. Ama tüm bu zaman geçerken ne yazık ki çok büyük sakatlıklar oluyor. Tüm sporcularımızın öğrenmesi gereken ana başlıklar şunlar; ZAMAN! ZAMAN! ZAMAN! DOĞRU AĞIRLIK ( BİLEK, EL, KOL KASLARININ TEPE ZORLANMA NOKTASI TİREME GELİRSE BİLİNKİ YÜSKEK AĞIRLIKTASINIZ) VE ZAMANDAN SONRA EN ÖNEMLİ KRITER!!!!!! '' DOĞRU AÇI! '' Arkadaşlar unutmayın ki zaman bu sporun bu alanında her alanda olduğu gibi zaman ayırmadığınız sürece ne gelişecek ne de tecrübe edineceksiniz. Vücudu doldurmak senelerinizi alacak. O 2,3 ayda veya 5,6 ayda dev gibi olan adamların hepsi su torbası hiç biri adale değil ama sanıyorlar ki hepsi adale basıyorlarda basıyorlar sonra kür bitiyor vücutlarına aldıkları hiç bir ilacı neredeyse vücut üretmediği için adale yapısını ayakta tutamıyor tüm suyu veriyor ve sonra şu diyaloglar dile geliyor '' BIRAKINCA SARKIYOR '' hayır sarkmıyor sen boş bir balona hava veriyorsun o balon şişiyor ve sonra sönüyor hepsi bu kadar. Doğru ağırlık ise işin gerçekten en öneli kısımlarından birisi salonlarda bakıyoruz adam öyle ağırlıklar altına giriyor ki sanarsınız dünya şampiyonasına çıkacak hayır arkadaşlar bu çok yanlış ilaçlı dahi olsanız doğru değil. İlaçlıyken tamam çok düşük ağırlıklar doğru değil gelişmek, ileriye gitmek için onları vücudumuza sokuyoruz bu doğru fakat ama orada da gidip 300 kg squat 180 kg bench press yapmanın kimseye yararı yok ciddi kas yırtılma ve sakatlık riski var her şeyin aksine. Doğru ağırlık nedir peki? Arkadaşlar doğru ağırlık ilgili alanın titreme seviyesi var tepe nokta o noktaya geldiğinizde tam misal dumbble press yapacaksınız bicepslere tam kol, bilek, omuzdan aşağı bir titreme geliyor evet o sizin doğru ağırlığınız çalışmak için. Ama bir bakıyoruz salonlarda adam '' AAAAARGHH!! OOOOGHHHH!!! HİİİİYAAGHHKKK !! '' diye bağırıp ağırlık basmaya çalışıyor kendini tatmin ediyor çevresine ağır rahatsızlık verdiğini unutuyor. Bu doğru değil arkadaşlar! Bir anımı anlatayım bu konuda son cümleye geçmeden. '' Bir gün salondayım çocuğun kulağında kulaklık bağıra bağıra 50 kg dumbbell ile tepe kasları yormaya, geliştirmeye çalışıyor. Ama bunu yaparken ben 1 metre kadar yanındayım hem ağırlığı basarken anormal garip sesler çıkardığı yetmiyor gibi bir de her yükleme de çok bariz gaz çıkarıyor ama öyle böyle gaz değil hem sesli hem hissedilen cinsten çevresindekilerin zira kulağında kulaklık olduğu için onu da fark etmiyor. '' Vücut öyle kasılıyor, zorlanıyor siz düşünün. Bu doğru değil arkadaşlar hem kendinize hem çevrenize zarar, rahatsızlık veriyorsunuz. Doğru açı detayı! Evet arkadaşlar kası geliştiren inanın bana çok ağırlık veya süslü hareketler değil doğru ağırlık seviyesinde doğru açı ve doğru tekrar. Çoğu sporcu bunu bilmiyor ne yazık ki. Çok kg çok tekrar derken sakatlıklar ve anormal estetik olmayan vücutlar ortaya çıkıyor. Bakın çok yüksek ağırlıkla çalışan bir sporcu bir kenarda diğer kenarda doğru ağırlık doğru açıda çalışan bir sporcuyu incelemeye alalım az kg ama doğru tekrar ve en doğru çalışma açısında olan sporcu çok daha doğru, güzel ve fazla gelişecektir. Yapmanız gereken öncelikli konu her hareketin doğru açısını öğrenmek. Misal ibadetten örnek alalım müslümanlar namaz kılarken nasıl ki bazı detaylar var eğilme, kalkma, rüku vb bunların hep doğru açıları var ve üslubu var değil mi kaideleri var değil mi? İşte bizim spor vücut geliştirmede öyle hepsinin doğru açı ve kaidesi var. Yapacağınız ilk şey tüm hareketlerin doğru açılarını öğrenmek. Final olarak bu tüm yazdıklarım tecrübeyle sabit şeyler arkadaşlar. Bunları sizlere kolay kolay kimse anlatmaz çünkü bazı şeyleri bilmenizi istemez bu işin ticaretini yapan kişiler. Ve çevrenizdeki çoğu kişide bu konularda telkinde bulunmaz çünkü kendisi de bu hataları yapıyordur ve yapılanların doğru olduğunu düşünür kendi de öyle yapıyordur çünkü. Umarım tüm yazdıklarımdan kendi payınıza olanları alır ve en doğru şekilde spor yaşantınıza devam edersiniz. Keyifli Forumlar, Saygılarımla.- 17 yanıt
-
- 44
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Retatrutide - noxy labs (10mg) - bilgi almak için tıkla!
Loving bir konuya içerik ekledi : RETATRUTIDE
Retatrutide - Noxy lab (10mg) - Bilgi almak için tıkla! -
15 yıllık serüvenin sonu - balkan pharma (kapanıyor)
Loving bir konuya içerik ekledi : Marka Analizleri
BU BİR VEDA DEĞİL ELVEDA Merhaba arkadaşlar; benden duyun istediğim için bu konuyu üzülerekte olsa size açıklamak isterim. Bu sektöre 15 yıl önce balkan ve vermodje gruplarıyla merhaba dedim daha sonra vermodje çok fazla sahte üretim ile karşılaştı ve marka buna dayanamayıp yok oldu balkan pharma da aynı sorunla 2018 kadar boğuştu ama daha sonra yeni hologram serileri ve yeni check kodu sistemi ile yoluna devam etti taklit edilemedi zira uzun zamandır Amerika'nın nefesi ensesindeydi 2 yıl öncesinden bu haberler benim kulağıma gelmeye başlamıştı kapandı, kapanacak diye. Yeni aldığım kesin ve net bilgi sonrası konuyu teyit ettim Balkan Pharma artık steroid üretimini '' tamamen bitirmiş bulunmakta! '' Sebebi ise Moldova avrupa birliği girişi an meselesi ve bu doğrultuda steroid grupları önünde büyük engeldi. Avrupa birliği konusu netlik kazandıktan sonra Bp artık ticari hayatına sadece supplement ve çeşitli vitaminler üzerinden devam edecek. Ama bildiğiniz gibi alt markaları var Balkanın tabi bunlar resmi olarak ilan edilemez ama bu camiada olan herkes bilir sp Bp'nin alt markalarıdır gayri resmi el altından ortaklarının çıkardığı (Balkanı kuran kişilerin) haliyle artık bu markalar ile devam edecekler. Merak edeneler Bp ürünler kısmına girerek görebilirler tüm hormon grupları kaldırıldı sitelerinden. https://balkanpharmaceuticals.com/products/other-categories.html Uzun lafın kısası bu güzel hikayede artık bu şekilde sonlanmış oldu.- 14 yanıt
-
- 15
-
-
-
-
- balkan pharma
- bp
-
(ekstra 1 etiket daha mevcut)
Etiketli
-
- Günlük >> 200 mcg >> Myostatine ( Sabah veya antrenmandan önce ) - Günlük >> 200 mcg >> Ace 031 ( 1-57 gün Activin type 2b / Sadece 1-9-17-25-33-41-49-57. günler de 1mg deri altı enjeksiyon.Yarı ömrünün 8 gün olması sebebiyle 7 veya 8 günde bir enjekte edilmesi yeterlidir.İstenirse 7 veya 6 günde birde kullanılabilir. ) - Günlük >> 100 mcg >> Igf 1 lr3 ( Antrenman sonrası çalışılan kasa çift taraflı enjeksiyon ) (Postworkout bilaterally İM) - Günlük >> 200 mcg >> Ghrp 6 ( Uyanır Uyanmaz ve Yatmadan önce )
-
Boldenone kaslarını devasal laştırmak isteyen sporcuların tercih ettiği kalıcı kas kazandıran ve iştah açan bir ilaçtır. Hem bulk hemde diyet döneminde kullanılabilir fakat Boldenon kullanım süresi çok önemlidir. İlacı kullanan bir kişi somut bir sonuç alabilmek için ilacı en az altı hafta kullanmalıdır. İlacı kullanan kişi dört hafta sonra ilacın etkisini görecektir fakat ilacı dört haftadan az kullanan bir kişi ilacın fark edilir bir etkisini göremez. Buna ilaveten ilacın düzenli kullanım sürecinden sonra Post Cycle Therapy(Kür sonu tedavisi) sürecini daha fazla uzatmak için yardımcı olacaktır. Boldenone Undecylanate hızlı bir vücut geliştirici ilaç değildir fakat düzenli olarak kullanıldığı zaman uzun vadede vücudunuzu bir canavara çevirebilir. Özellikle 12.haftadan sonraki kullanımlarda devasal etkiler yaratır. Kullanımı: Ortalama haftada 300-400 mg kullanılması yeterlidir. İlaç haftada bir kere enjekte edilmelidir. İlacın dozu kadında ve erkekte değişir. Erkekler için haftada 400 mg kadınlar için haftada 100-150 mg yeterlidir ve genellikle zaten bu dozlarda kullanılır. Kombine: Depot olduğu için bulk döneminde kullanırken Testosteron Enanthate ve Cypionate ile çok iyi kombine olur. Diyette de Trenbolon Acetate, Testosteron Propionat gibi steroidlerle birlikte kür çeşitliliği yapılabilir. Boldenon’un bir özelliğide acıktırma hissidir ve karnınız sürekli acıkır yemek yeme gereği duyarsınız. Buda sizleri diyet döneminde çok zorlayabilir. Fakat bu durum metobolizmaya göre değişebiliyor haftalık 750mg almasına rağmen acıkmayanlarda var. Yan Etkiler: Yan etkileri çok fazla değildir. 400mg üzerinde dozda alınırsa karaciğerde toksik etkilere neden olur.İlaç düşük androjenik düzeyi sayesinde saç dökülmelerine, akne, sivilce ve prostat bezi gibi büyümelere neden olmaz.
- 48 yanıt
-
- 2
-
-
- boldenon
- boldenon nedir
-
(ekstra 1 etiket daha mevcut)
Etiketli
Copyright © 2010 Peptid Türkiye. Tüm hakları saklıdır.
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Şikayet; [email protected] Adresine mail atıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.

