Jump to content
  • Duyurular

    • Loving

      Steroidturkiye.com - AÇILDI!   29-11-2020

      Steroidturkiye.com açıldı! Hormon gruplarına dair tüm sorularınıza cevap bulmak için sisteme giriş yapıp soru başlığı oluşturmanız yeterli.
    • Loving

      Sarmsturkiye.com - AÇILDI!   29-11-2020

      Hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için siteyi ziyaret edebilirsiniz.
  • Reklam

  • Peptid Türkiye'ye HOŞ GELDİNİZ!

    Türkiye'nin ilk ve tek en kapsamlı peptid platformuna hoş geldin. Tüm özelliklerine erişmek için şimdi kaydolun. Kayıt olduktan sonra giriş yaptığınızda, kendi içeriğinizi göndererek veya mevcut içeriklere cevap göndererek bu platforma katkıda buluna bileceksin. Profilini özelleştirebilir, ödül puanlarınızı içerik yazarak toplayabilirsiniz, diğer üyelerle kendi özel gelen kutunuz üzerinden iletişim kurabilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz! Bu mesaj, oturum açtıktan sonra kaldırılacaktır.

Loving

Platform Yöneticisi
  • İçerik sayısı

    10.933
  • Katılım

  • Son ziyaret

  • Kazandığı Günler

    174

Loving kullanıcısının paylaşımları

  1. Merhaba arkadaşlar; Kür dönemi işi bilen, bilmeyen çokça kişinin başına gelen ödem, apse, iltihap konusuna değineceğiz. Neden olur? Nasıl geçer? Nelere dikkat etmeliyiz? Benzer bazı başlıklara değineceğiz ve bu sorunları geride bırakacağız hep beraber. ENJEKSİYON SONRASI APSE, BÖLGEDE ŞİŞLİK SEBEBİ NELERDİR? Arkadaşlar bunu birden fazla sebebi olabilir bunları başlıklar halinde inceleyecek olursak. YENİ BAŞLAYANLARDA %99 ENJEKSİYON SONRASI APSE OLUR! Çünkü vücut ilk defa ilaçla tanışıyordur marka ve içerikten bağımsız %99 apse durumu olur çünkü vücuda yabancı madde girer ver vücut derhal savunmaya geçecek bölgede ve vücudun genelinde kontrolü eline almak isteyecektir 1 ila 4 hafta arası ilacın içeriğinde sıkıntı yoksa yağ, alkol vb apseler duracak bir daha sporcu bu sorunu yaşamayacaktır. Apse veya ağrı gibi durumlar yaşanırsa bölgeyi dinlendirin 3 ila 6 gün maksimum geçecektir. '' Ya hocam ben hayatımda ilk defa vurdum sorun yaşamadım! '' ne mutlu sana %1'lik kesimde olabilirsin o Firavun Faresi dediğimiz kişilerden olabilirsin Firavun Farelerine dünyanın en zehirli Kral Kobralarının zehiri dahi ciddi anlamda etki etmez ve ayakta kalırlar işte sizde öyle sağlam bir vücut metabolizmasına sahip olduğunuz için kendinizle gurur duyabilirsiniz veya atalarınızla ENJEKSİYON ZAMANI YAPILAN HATALARDAN SEBEP APSE OLUR! Evet arkadaşlar yapılan en temel hataların başlıca sebebi enjeksiyon öncesi, sırası ve sorasında oluyor genelde. Adım adım bu kısmı anlamanızı istiyorum: Enjeksiyon öncesi mutlaka bölgeyi kolonyalı pamuk ile dezenfekte edelim. İğne kasa içine girdiğinde elimiz asla titrememeli. İğne kas içinde çıktığı zaman sadece pamukla tampon yapalım bölgeyi asla ovuşturmayalım. Enjeksiyon sonrası kesinlikle oturmayalım, bacak bacak üstüne atmayalım, uyumayalım! Enjeksiyon sonrası mümkünse 50,60 Sumo Squat yapalım eller önde veya 500, 600 metre yürüyelim. Enjeksiyonu geceden veya bir önceki antrenman (dan sonra) gününüzde yapın yoksa ertesi gün bacak, kalça veya kol (enj yeri) ağrısı yaşarsınız. KISA ESTER KULLANMAK APSEYE MERHABA DEMENİN DİĞER YOLUDUR! Evet arkadaşlar ülkemizdeki en büyük yanlışlardan biri kısa ester tercihleri evet hemen kana girdiği an çalışır, tepki almaya başlarasınız ama kısa esterlerin steroid dünyasına kazandırılma ana sebebi sizin bir tık daha performans almanız veya yağ yakma gayreti içinde olmanız için değil '' tamamen yarışmacılar için, müsabık sporcular için hemen kana girsin, çalışsın, görevini yapsın ve kandan çıksın yakalanmasın, diskalifiye olmasınlar '' diye ilaç sektörüne kazandırılmış gruplardır. Misal şunları hiç gördünüz mü? KISA ESTER ASPRİN KISA ESTER DIKLORON KISA ESTER AĞRI KESİCİ Yok çünkü... Gerekte yok... Yapılabilir miydi pek tabi. O yüzden yarışmacı değilseniz definasyon veya bulk dönemlerinizi asla kısa esterli ilaçlarla geçirmemeye çalışın tercihleriniz her zaman uzun esterden yana olsun. Tamam siz profesyonelsinizdir o zaman kesinlikle kısa, uzun bu denklemde gitmenizde fayda var ama öteki türlü kısa esterler hem kesenize zarar verir hem devamlı günlük veya gün aşırı enjeksiyondan kaslarınıza çeşitli ödem komplekslerinden dolayı zarar verecektir. İLACIN İÇİNDEKİ YAĞ İLE ALAKALIDA OLABİLİR! Evet arkadaşlar bir ihtimal ilaç içindeki yağa vücudunuzun toleransı olabilir. Bir çok marka zeytin yağından, ceviz yağına, şeftali yağına veya klinik yağlara kadar farklı yağlar kullanabiliyorlar. Ve bazen vücut buna tepki gösterebiliyor bu durumda farklı bir markayı denemeniz sizi çözüme götürecektir. SONBAHAR - KIŞ DÖNEMİ YAPILAN HATALARDAN KAYNAKLI OLABİLİR! Evet arkadaşlar yazın havalar sıcak ilaç muhafaza edildiği yerde tabiri caizse mutasyona uğramaz. Ama sonbahar haliyle kış aylarında havalarla beraber oturduğumuz hanelerin içi veya o evlerde muhafaza ettiğimiz ilacın saklandığı haznelerin olduğu alanlarda ciddi ısı kayıpları olabiliyor peki daha sonra ne oluyor? İLAÇ KRİSTALİZE oluyor bilmeyenler bunu vuruyor ve yarı donmuş ilaç vurulan bölgede %100 apse yapıyor. Peki bu durum nasıl aşılabilir? Bu durum ilacı oda sıcaklığında her zaman muhafaza ederek veya bunu atladık ilaç kristalize oluyor evimiz soğuk, ısıtamıyor olabiliriz ilacı her enjeksiyon öncesi ufak bir kaseye su doldurup ılık bir su çok sıcak olmamalı içine bırakalım ve kristalize kıvamı normal vurulabilir kıvama gelince enjeksiyonumuzu yapalım böylelikle apse sorununu da aşmış olacağız. HERŞEYİ DENEMEME RAĞMEN HALA AĞRI VE APSE VAR NE YAPABİLİRİM? Arkadaşlar sorun yok problemleri yine asli tıp yöntemleri ile çözeceğiz. Şimdi size 2 tane jel önereceğim bunları kullanım detaylarıyla size anlatacağım ve %99 sorunu çözeceksiniz. (İkisini aynı anda uygulamayın aralıklarla bölgeye uygulayabilirsiniz) NAPROSYN PLUS - KULLANIM ALANI VE DETAYLARI Osteoartrit, romatoid artrit, periartrit, tendinit, tenosinovit ve bursit gibi romatizmal hastalıklar Ezilme ve burkulma gibi yumuşak doku travmaları Ağrı, enflamasyon ve kas gerginliği ile kendini gösteren kas iskelet sistemi hastalıkları Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi: Günde 2-6 defa ağrılı yere tamamen emilene kadar hafifçe ovularak sürülür. HİRUDOİD JEL - KULLANIM ALANI VE DETAYLARI Yüzeyel flebit (toplardamarların yangısı) Hematomlu (zedelenmiş bir damardan sızan kanın dokuda birikmesi) veya hematom olmayan künt yaralanmalar. Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi: Günde 1-2 defa ağrılı yere tamamen emilene kadar hafifçe ovularak sürülür. Not : İlaç Prospektüslerini mutlaka uygulamadan okuyun ve size sorun çıkaracak yan etkiler var mı yok mu kontrol ediniz. APSE YAPAN BÖLGEYİ MUTLAKA 1-7 GÜN DİNLENDİRİN FARKLI ALANLARDAN ENJEKSİYON YAPIN (Omuz, bacak, kalça) GEÇMİŞ OLSUN KEYİFLİ FORUMLAR
  2. Merhaba arkadaşlar; Bugün trenbolone ele alacağız çünkü piyasada kimse size şimdi anlatacaklarımı bu kadar derinlemesine anlatmayacaklardır. Peki neden anlatmayacaklardır? Anlattıkları taktirde satış yapamayacaklardır muhtemelen çünkü aklı olan trenbolon dan uzak durur. Ha aklı olan uzak durur derken bir kere deneyen de kolay kolay vaz geçemez çünkü trenbolone verdiği hazzı ve sonuçları dünyada başka verecek bir ilaç henüz keşfedilmedi. Trenbolone nedir? Tarihçesi... Trenbolone, çoğu sporcu tarafından süratle fiziğinizi değiştirmek için en güçlü, en etkili ve en tehlikeli steroidlerden biri olarak kabul görmüştür. Bu ürün 19-nor steroid ailesinin bir parçasıdır. Trenbolone gibi, bu 19-nor ailede oldukça popüler bir başka steroid de Nandrolone’dır (Deca Durabolin ve NPP) Nandrolone ve trenbolone’un etki mekanizmaları benzer olmakla birlikte gerçekte bu iki steroid den alacağınız sonuçları çok farklı olacaktır. Nandrolone grubunun bir androjen ve anabolik steroid modelidir. Deca durabolin'in yeni yani geliştirilmiş versiyonudur. Misal peptidler de follistatin ilk olarak çıktı sonra geliştirilmiş versiyonu Follistatin 344 çıktı veya herkesin tanıdığı bir ürün Yohimbe çıktı daha sonra saf ve üst versiyonu olan Yohimbe HLC geldi gibi düşünebilirsiniz. Deca ve Tren. iki kardeş arkadaşlar ama ikiz kardeşler değiller sadece kardeşler. Misal deca da libido konusunda sorunlar yaşarken tren. kullanımında aksi yönde pozitif çıkışlar yakalarsınız ve bizim camia'da '' BÜYÜMEK İÇİN DECA! ESTETİK İÇİN TREN '' sözü vardır. Deca sizin sinir sisteminize veya paranoya kavramınıza negatif etki etmez ama trenbolone bu kavramın tabiri caiz ise içinden deler geçer. Yani bunlar kardeş olmalarına rağmen iki farklı deneyim sunan ürün diyebiliriz. Konuyu çok dağıtmadan tren kullanıcıları nelere dikkat etmeli bunlara değinelim. Trenbolone kullanmaya karar verdim yan etkileri nelerdir? 2,6 HAFTALAR ARASI ATEŞİNİZİN ÇIKMASI 3,10 HAFTALAR ARASI YÜKSEK SİNİR 3,10 HAFTALAR ARASI YÜKSEK PARONOYA 2,6 HAFTALAR ARASI VÜCUT GENELİ VE AVUÇ İÇİ TERLEME 3,10 HAFTALAR ARASI NEFES DARLIĞI KOMPLİKASYONLARI 4,10 HAFTALAR ARASI ÖKSÜRME 3,10 HAFTALAR ARASI HALSİZLİK VE YORGUNLUK BELİRTİLERİ 4,10 HAFTALAR ARASI YÜKSEK TANSİYON BELİRTİLERİ Şimdi arkadaşlar bunların arasında en ağır yaşayacağınız 3 sorun YÜKSEK SİNİR PARONOYA ( AĞIR ŞEKİLDE ) NEFES DARLIĞI (NEFES ALAMAMA) 1 ve 2. madde konusunda eğer özünüzde sinirli, saman alevi gibi parlayan biriyseniz ve duygu durum bozukluğu, anksiyete, geçmişte veya ürünü kullanacağınız dönem psikolojik sorunlarınız oldu veya varsa '' kesinlikle uzak durun '' çünkü trenbolone öyle ağır şekilde bunları size yaşatır ki ya her gün adam döver veya dayak yersiniz. Kendimden bir hikaye anlatayım hemen; Tren kullandığım dönem sokakta yay geçidinden karşıya geçeceğim (özünde çabuk sinirlenen birisiyimdir ama saman alevi gibi hemen şeker adam moduna dönmem de çok basittir.) toplu taşıma şoförü olan adam kilitlendim bakıyorum (bana bakıyor sanıyorum) dedim bana posta koyuyor herhalde (ne alakaysa) yeşil yandı araçlara aracın önüne geçtim gidemesin diye sen niye bana bakıyorsun diye adamla kavgaya tutuştum adam yemin ediyor ya sana değil ışığa bakıyordum yeşil yansın da geçeyim diye. Neyse sonra aaa bir sn bende tren vardı sakin olmalıyım deyip yoluma gitmişliğim olmuştur bunun gibi nice hikayelerim vardır tren kullandığım dönemlere dair. Bakın tren öyle ilaçtır ki evliyseniz yuvanız bozulur, dağılır Sevgiliniz varsa ayrılırsınız. Ananız, babanıza ağır sözler söyler hatta el kaldırırsınız. Tren adamı böyle manyak eder haberiniz olsun. Bir gün destek verdiğim biriyle konuşuyoruz tren dedim nasıl gidiyor? İyi abi dedi. Ya dedim nasıl iyi? Paranoya falan yok mu dedim şuan bir şey yok dedim 1 belki 2 hafta sonra beni aradı abi dediğin gibi paranoya yaptım ama iyi ki tren kullanmışım yoksa fark edemeyecektim dedi. Dedim ki ne oldu? Abi kız arkadaşımla hiç telefonuna bakmaz, karıştırmazdım trenden galiba aldatıldığım paranoyasına kapıldım bir de ne göreyim? Aldatılıyormuşum üstelik başka bir vücut geliştirmeci çocukla!! Aldatılmak değil de çocuğun benden vücudunun daha iyi olması zoruma gitmişti abi demişti. (Bende gülsem mi ağlasam mı bilememiştim.) Peki trenbolone bu kötü özelliğinden nasıl etkilenmeden kullanabiliriz? Bunu kariyerimde kimseye anlatmadım çünkü parayla bile ölçülemeyecek değerde bir bilgi ve %99 çözüm sunuyor. Tren negatif etkilerinden kurtulmak için kür planınızı şu şekilde yapın bu yazdığım yan etkilerin neredeyse hiç birini görmeyeceksiniz arkadaşlar. MİSAL TREN KÜRÜNDE YAPILMAMASI GEREKEN : 1-15 HAFTA TESTOSTERON 1-10 HAFTA TRENBOLONE 1-5 HAFTA DIANABOL Böyle bir kürde genelde 500 testo + 300 tren + 30 mg dianabol yapar çoğu sporcu. Ama o yan etkileri görmemek için yapılması gereke düzenleme şu şekilde olmalıdır arakadalar. 1-15 HAFTA TESTOSTERON - 250 mg hatta 200 mg 1-10 HAFTA TRENBOLONE - 500/900 mg kadar çıkabilirsiniz bu dediğim formülde (sonuçlar şaşırtacaktır yan etki anlamında) 1-5 HAFTA DIANABOL - 30 mg Bu şekilde olduğunda en ağır baskın kötü özelliklerini trenbolone ekarte etmiş olursunuz. Ha şöyle de bir şey var forumda da o arkadaşlar aktif olarak aramızda benim destek sağlayıp bu formülü yapmadan rutin uygulamalar ile tren küründe 4,6 ay kalan ama gram yan etki hissetmeyen vücut gelişimi olarak muazzam sonuçlar alan sporcular yok mu? VAR! Ama 1000 kişi de 1 kişi arkadaşlar. O kişilerdenseniz zaten ömür boyu kullanın trenbolone hiç vazgeçmeyin. Bunu şöyle açıklayalım '' yahu öyle şey mi olur diyenler anlasın diye '' 1 masa olsun bu Masa'nın sağ ucuna sen sol ucuna ben oturayım. Önümüzde 4 tane y*ni rakı 70'lik olsun 2 sende 2 bende şeklinde. Sonra başlayalım içmeye ben 1. şişede sarhoş olup bayılıp kalayım sen 3. şişede çakır keyif ol bu mümkün mü? Evet mümkün dünyaları içip hala ayakta olan onlarca kişi var daha 1 bardakta ayılıp, bayılan kişileri de gördük değil mi? Eee şimdi diyebilir miyiz ya kardeşim aynı rakı sen ona gerçek bana sahte vermişsin? Hayır işte ilaç ve genetik böyle bir şey arkadaşlar dünyada bilimin inceleyip sonuca vardığı çoğu konuda tek spor dalı vücut geliştirme ama bilimin bile hala bulamadığı bazı gerçekler var bu durumda onlardan bir tanesi. Mesela dış kaynaklı forumları veya platform veya makaleleri inceleyin Avrupa'nın en sevdiği ilaçlar başında trenbolone gelir ve adamlar şaka değil 1 yıl kesmeden kullanırlar. O konuda bende bu eğilimi mantıklı buluyorum ama uzun kullanım yapacak arkadaşlar lütfen çok abartmayın uzunluğu ve mg kısımlarını tavsiyem bu yönde olacaktır. Parabolan insanlar için üretilen versiyonudur acetat ve ent. formu veteriner gruplarında vardır haliyle eczane ürünleri parabolan formatında üretir lab ürünleri acetat ve ent. olarak üretirler. Misal balkan pharma : parabolone alt markası sp : acetat ve ent. olarak piyasada bulunmaktadır. Peki vücuttaki işleyişi nasıl olur? Nelere etki eder nasıl çalışır? Diye bakacak olursak; Trenbolone, kas yapı dokusu içinde bulunan igf-1 hormonunun seviyesini çok büyük oranda pozitif yönlü arttırmaktadır. ( igf normalde gece biz uyurken beyinde salgılanan gh nin karaciğere ulaşması ve orada igf 1'e dönmesi ile gerçekleşir. ) Böylelikle kastaki igf-1 seviyesi 2,3 hatta daha fazla artıp kas uydu hücrelerinin yani hasarlı kas hücreleri'nin igf-1 ve diğer büyüme faktörlerine çok daha duyarlı hale gelmesini sağlar. Kas hücre oranlarına belirli paralelikte ilerleyen DNA ölçüsünü de oldukça fazla oranda attırır. DEDİKLERİMİ DOĞRULAR NİTELİKTE AÇILAN ÖRNEK KONULAR : Etkilerinden pozitif yanların dan hiç bahsetmedim kapanışı öyle yapalım arkadaşlar; TESTOSTERON DAN 500 KAT NEREDEYSE GÜÇLÜ BİR İLAÇ DÜŞÜNÜN YUNAN HEYKELİ BENZETMESİ VARDIR YA HEP HAH İŞTE O HEYKEL KIVAMINA GETİRİR SİZİ VÜCUDUNUZ KARAKALEM İLE ÇİZİLMİŞÇESİNE MUHTELŞEM DURUR KAS ADALE YAPINIZ SU DOLU DEĞİL ADALE/ET DOKUSU OLARAK YANSIR GÖREN GÖZLERE SOKAK TABİRİ İLE KAPANIŞ YAPALIM = MERMİ GİBİ BİR VÜCUDUNUZ OLUR Evet arkadaşlar trenbolone denilen ilacı iyisi ile kötüsü ile hatta bazı minik bilinmeyen duyulması zor sırlar ile sizlere anlatmaya çalıştım bu ilacı kullanmadan 10 kere düşünün tüm bunlara rağmen kullanacağım derseniz mutlaka doğru bir rehber ile bu süreci geçirin yoksa çok üzülürsünüz piyasa da 300,500,800 tl gibi tren tedariği sunumu yapanlara kanmayın tren. ve oxandrolone dünya da ham maddesi en pahalı 2 ilaçtır bunu unutmayın zaten özünde sakat bir ürün olan tren'e en doğru şekilde ulaşmak için en doğru seçeneği vücudunuza almak için uğraşın ilk çabanız bu yönde olsun. KEYİFLİ FORUMLAR
  3. Merhaba arkadaşlar, GHK-CU denilen peptid dünyada ismini ve yapabildikleriyle yani kabiliyetleriyle adını duyurmayı başardı diyebiliriz. GHK-CU nedir? Ne işe yarar? Dünyaca tüm insanlığın çare aradığı ''genç görünüm'' ve '' yaşlılık belirtilerini görsel anlamda yavaşlatmak '' için kullanılan bir ürün. Bunun için tüm markalar çeşitli kremler, losyonlar geliştirdi ve hala çeşitli girişimler var. GHK-CU olağan üstü yaşlanma karşıtı olmakla birlikte çok iyi bir yenileyici. Ürüne yabancı ama diğer peptid gruplarına yabancı olmayan kullanıcıların zihninde bazı şeylerin oturması için '' bpc-157 / Gh '' görevlerinin birçoğunu tek başına yerine getirebiliyor diyebiliriz. Vücudumuzda elastin ve kolajen üretimini çok daha iyi seviyelere getirerek cildimizin daha parlak, daha diri ve çok daha genç durmasını sağlıyor. Malum yaş skalamız ilerledikçe kolajen ve elastin üretimi çok alt seviyelere iner. GHK-CU tam burada devreye giriyor isminin sonunda yer alan '' CU '' yani bakır temeli olan bir peptid sürümüdür. GHK-CU yan etkileri nelerdir? Kısa vadede herhangi bir yan etki gözlemlenmediği rapor edilmiştir dünya geneline baktığımızda fakat uzun vade kullanımları henüz gerçekleşmediği için o konuda net konuşmamak gerektiğini düşünüyorum. GHK-CU kullanım sebepleri nelerdir? Cilt güzelliği Yaşlanma karşıtı Saç dökülme karşıtı ve saç kalınlığını arttırır Cilt sıkılaşması Vücut üzerindeki ince ve kalın çizgilerde pozitif iyileşme sağlar Pürüzlü cildi yumuşatmaktadır Yaraların daha hızlı geçmesini sağlar UV ışınlarından korunmanızı sağlar GHK-CU kullanımı nasıl olmalı? Genel üretimi 50mg üzerine fakat bazı markalar 100mg flakonlar halinde de üretim yapabiliyor. Günlük 200 mcg kullanımı yaygındır. Enjeksiyonlar gün içinde ikiye bölünebilir. Faydalandığım kaynaklar: Pickart, L., & Margolina, A. (2018). Regenerative and protective actions of the GHK-Cu peptide in the light of the new gene data. International journal of molecular sciences, 19(7), 1987. Maquart, F. X., Pickart, L., Laurent, M., Gillery, P., Monboisse, J. C., & Borel, J. P. (1988). Stimulation of collagen synthesis in fibroblast cultures by the tripeptide‐copper complex glycyl‐L‐histidyl‐L‐lysine‐Cu2+. FEBS letters, 238(2), 343-346 Geçmiş bireysel deneyimlerim.
  4. BU BİR VEDA DEĞİL ELVEDA Merhaba arkadaşlar; benden duyun istediğim için bu konuyu üzülerekte olsa size açıklamak isterim. Bu sektöre 15 yıl önce balkan ve vermodje gruplarıyla merhaba dedim daha sonra vermodje çok fazla sahte üretim ile karşılaştı ve marka buna dayanamayıp yok oldu balkan pharma da aynı sorunla 2018 kadar boğuştu ama daha sonra yeni hologram serileri ve yeni check kodu sistemi ile yoluna devam etti taklit edilemedi zira uzun zamandır Amerika'nın nefesi ensesindeydi 2 yıl öncesinden bu haberler benim kulağıma gelmeye başlamıştı kapandı, kapanacak diye. Yeni aldığım kesin ve net bilgi sonrası konuyu teyit ettim Balkan Pharma artık steroid üretimini '' tamamen bitirmiş bulunmakta! '' Sebebi ise Moldova avrupa birliği girişi an meselesi ve bu doğrultuda steroid grupları önünde büyük engeldi. Avrupa birliği konusu netlik kazandıktan sonra Bp artık ticari hayatına sadece supplement ve çeşitli vitaminler üzerinden devam edecek. Ama bildiğiniz gibi alt markaları var Balkanın tabi bunlar resmi olarak ilan edilemez ama bu camiada olan herkes bilir sp Bp'nin alt markalarıdır gayri resmi el altından ortaklarının çıkardığı (Balkanı kuran kişilerin) haliyle artık bu markalar ile devam edecekler. Merak edeneler Bp ürünler kısmına girerek görebilirler tüm hormon grupları kaldırıldı sitelerinden. https://balkanpharmaceuticals.com/products/other-categories.html Uzun lafın kısası bu güzel hikayede artık bu şekilde sonlanmış oldu.
  5. YOHIMBE TARİHİ Yohimbe ilk olarak Pygmies ve Batı Afrika’da afrodizyak nitelikleri için keşfedildi ve kullanıldı. Batı Afrika’nın Bantu konuşan kabileleri, günümüzde güçlü afrodizyak etkileri nedeniyle yohimbe kullanıyordı. Fakat bu Batı Afrika kabileleri, aynı zamanda ateş, cüzzam ve öksürüklerin bir tedavisi olarakda onu gördüler. Aynı zamanda, kalp hastalıkları ve lokal anestezi için onu kullanılmıştır. Afrodizyak olarak daha yeni bir kullanım öyküsü ve bir halüsinojen olarak bulunur.19üzyılda, bazı Alman misyonerleri Batı Afrika’dayken keşfe çıkmış ve onu hızla popüler hale getiren Avrupa’ya geri getirmişlerdir. Yohimbe ağacının adı “aşk ağacı” olarak adlandırılmıştı. 1960’larda Amerikan hükümeti, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nin aslında bir afrodizyak olarak işe yarayıp yaramadığını görmek için bilimsel testler yürütmesini emretti. Bu bilim adamları, aslında, özellikle erkekler için bir afrodizyak olduğunu keşfettiler. Ancak, ne yazık ki, organik iktidarsızlıktan muzdarip olanlara yardım edememektedir. Bu çalışmalar ayrıca, yohimbe’nin dokunma hissini arttırmaya yardımcı olduğunu da bildirmiştir. YOHIMBE Afrika da yohimbe ağacından elde ediliyor. Erkeklerde testosteron hormonunu artırıyor. Doğal viagra diye piyasada tanınıyor ve Amerika'da kullanılıyor. Avrupa'da da ayni şekilde kullanılıyor. Yağ yakıcı özelliğinden dolayı hem kadın fitness grubunda hemde vücut geliştirmeciler diyetlerinin vazgeçilmez ürünlerindendir. En pis bölgeler olan göbek ve bel alanlarındaki ve vücut genelindeki tüm yağların başlıca düşmanı olan bir üründür. Diyet döneminde Efedrinle beraber alınırsa inanılmaz etki gösterdiği gözlenmektedir. Yohimbinin hem anabolik hemde yağ yakıcı etkisi olduğunu söylenmektedir. Kullanımı: Yağ yakmada alınacak günlük doz 30mg. Bunu 3 öğüne bölmek şart. Kadınlar için 15-20mg Çok yağlı olanlar günlük 50mg Yohimbie almalılar. 2 ay boyunca alındıktan sona ciddi bir etki görülür. Yohimbin yemeklerden önce alınmamalı çünkü karbonhidratlar yohimbe'nin etkisini azaltıyor. Yohimbe sabah aç karnına ve iki öğün arasında alınır. Zararları: Dozlar artarsa, baş ağrısı, kusma ve ishal görülür. Yohimbine kaygıya yatkın bireylerde aşırı endişe yaratabilir. Yohimbine, bipolar bozukluğu olanlarda manik psikoz veya intihar olaylarını tetikleyebilir. Birçok supplementteki yohimbin’in fiili dozu, etiketlenmiş doza göre% 25-150 arasında değişmektedir. Tavsiye : Özellikle pct ve yağ yakım dönemlerinde kullanılmasını tavsiye ediyorum. Not : HLC versiyonu %100 eczane ürünü saf yohimbe. Detaylı bilgi için : [email protected]
  6. Profesyonel peptid kürü

    - Günlük >> 200 mcg >> Myostatine ( Sabah veya antrenmandan önce ) - Günlük >> 200 mcg >> Ace 031 ( 1-57 gün Activin type 2b / Sadece 1-9-17-25-33-41-49-57. günler de 1mg deri altı enjeksiyon.Yarı ömrünün 8 gün olması sebebiyle 7 veya 8 günde bir enjekte edilmesi yeterlidir.İstenirse 7 veya 6 günde birde kullanılabilir. ) - Günlük >> 100 mcg >> Igf 1 lr3 ( Antrenman sonrası çalışılan kasa çift taraflı enjeksiyon ) (Postworkout bilaterally İM) - Günlük >> 200 mcg >> Ghrp 6 ( Uyanır Uyanmaz ve Yatmadan önce )
  7. Boldenone kaslarını devasal laştırmak isteyen sporcuların tercih ettiği kalıcı kas kazandıran ve iştah açan bir ilaçtır. Hem bulk hemde diyet döneminde kullanılabilir fakat Boldenon kullanım süresi çok önemlidir. İlacı kullanan bir kişi somut bir sonuç alabilmek için ilacı en az altı hafta kullanmalıdır. İlacı kullanan kişi dört hafta sonra ilacın etkisini görecektir fakat ilacı dört haftadan az kullanan bir kişi ilacın fark edilir bir etkisini göremez. Buna ilaveten ilacın düzenli kullanım sürecinden sonra Post Cycle Therapy(Kür sonu tedavisi) sürecini daha fazla uzatmak için yardımcı olacaktır. Boldenone Undecylanate hızlı bir vücut geliştirici ilaç değildir fakat düzenli olarak kullanıldığı zaman uzun vadede vücudunuzu bir canavara çevirebilir. Özellikle 12.haftadan sonraki kullanımlarda devasal etkiler yaratır. Kullanımı: Ortalama haftada 300-400 mg kullanılması yeterlidir. İlaç haftada bir kere enjekte edilmelidir. İlacın dozu kadında ve erkekte değişir. Erkekler için haftada 400 mg kadınlar için haftada 100-150 mg yeterlidir ve genellikle zaten bu dozlarda kullanılır. Kombine: Depot olduğu için bulk döneminde kullanırken Testosteron Enanthate ve Cypionate ile çok iyi kombine olur. Diyette de Trenbolon Acetate, Testosteron Propionat gibi steroidlerle birlikte kür çeşitliliği yapılabilir. Boldenon’un bir özelliğide acıktırma hissidir ve karnınız sürekli acıkır yemek yeme gereği duyarsınız. Buda sizleri diyet döneminde çok zorlayabilir. Fakat bu durum metobolizmaya göre değişebiliyor haftalık 750mg almasına rağmen acıkmayanlarda var. Yan Etkiler: Yan etkileri çok fazla değildir. 400mg üzerinde dozda alınırsa karaciğerde toksik etkilere neden olur.İlaç düşük androjenik düzeyi sayesinde saç dökülmelerine, akne, sivilce ve prostat bezi gibi büyümelere neden olmaz.
  8. Merhaba arkadaşlar; geçen gün forumda bir konu gördüm bir çok arkadaşımızda konu altında şu ülkenin eczane ilacı şöyle performanslı bu ülkenin eczane ilacı böyle performanslı gibi hararetli bir tartışma içerisine girmişti. Şimdi bu konuya bir açıklık getirmenin zamanı geldi. ECZANE İLACI SPORCUYA NEYİ GARANTİ EDİYOR? Dünyadaki tüm eczane ilaçları kendi ülkesinin sağlık bakanlığı ve yan kuruluşları tarafından denetlenmektedir ayrıca dünyada bu ilaç markalarına lisans hakkı veren kuruluşlar tarafından da denetlenmek bazı istenilen özellikleri yerine getirmelidirler aksi halde üretim lisansı alamazlar. NEDİR BU İSTENEN ÖZELLİKLERDEN EN TEMEL OLANLAR? HİJYEN / STERİLİZASYON İLACIN ÜZERİNDE YAZAN İLAÇ MİKTARI (ETKEN VE EK MADDELER) EN AZ ETİKETİNDEKİ KADAR OLMA GARANTİSİ SERİ ÜRETİM YAPACAK KADAR HAM MADDE STOĞU TUTMAK PROFESYONEL ÜRETİM TESİSİNİN OLMASI Evet eczane ilaçları sporcuya tam olarak bunları %100 sunmak ZORUNDA! Ama diye devam edip en kilit yere gelmem gerekiyor. Tüm bu maddelerin içinde 2.madde üzerinden yürüyeceğiz. Misal benim kullanımı konusunda destek verdiğim ürün İran aburaihan oxymetholone ve neredeyse %100 performans ile çalışıyor ama ülkemizde eczanelerde bulunan Abdi i. marka anapolon istenilen sonuçları vermiyor bu doğru! Çalışmıyor değil bakın istenilen performansı vermiyor! %30 %40 performans ile çalışıyor diyebiliriz. Eee listedeki 2. garantör madde ne oldu hocam o zaman sorusu aklınıza gelecek onun açıklaması da şu şekilde her ülke ham maddeyi belli yerlerden temin etse de aynı ham madde kalitesini yakalayamıyorlar şöyle düşünün Abdi i. çok ünlü bir marka ülkemiz adına özellikle bir çok ürünü de çok kaliteli ama anapolonda o performansı veremediğini gözlemliyorum sebebini de ilacın ham madde kalitesi konusunda problemlerinin olması. Şöyle örnekleyelim daha anlaşılır olması için; Şimdi baktığımızda hepsi protein değil mi ? Peki Protein sütteki protein kalitesi ile whey supplementteki aynı kalitede mi? Veya protein süt + whey kutuda olan proteinin toplam kalitesi organik yumurtadaki kadar kaliteli mi? veya protein süt + whey + yumurtada olan toplam protein anne sütündeki protein kadar kaliteli mi? Cevap çok net; '' ELBETTEKİ HAYIR '' değil mi? Ama bakıldığında lisanslı markalar , sağlık bakanlığından onaylı üretim ve hepsi protein! Ama işte hiç birinin kalitesi anne sütündeki protein ile eşit değil. Eczanelerdeki ham madde kullanımı, işlenmesi de bu şekilde. Biraz daha farklı anlatalım anlamayanlara. Eee hocam bu kurgu güzel ama anlamsız aynı şeyleri kıyaslamamız lazım diyorsanız hemen o konuda da örnek verelim. İkisi de lisanslı ürün ve bir takım üretim garantisi kapsamında dünya piyasasında birisi 1000 küsür lira diğeri daha ucuz bunun sebebi ABD ürününün sadece vergi vb den sebep pahalı yerli üretimin daha ulaşılır olmasından sebep ucuz olmasından kaynaklanmıyor! Elbette ki marka değeri var ama aralarında kalite anlamında da çok büyük farklar var bunun yansıması da kalite ve fiyat artısı olarak geliyor. İşte bazı ülkelerin eczane ilaçlarını da böyle karşılaştırabilirsiniz. Eczane ilaçlarında da referansları en kuvvetli ülkeleri seçmenizde fayda var! Ama dünyanın neresinde olursa olsun eczane ilacından korkmayın ve tercih edin! Merdiven altı yerlerden elinize gelen süslü şişelerin nerede nasıl üretildiğini görmek isterseniz size alt kısımda bir kaç fotoğraf bırakıyorum o fotoğraflara bakıp vücudunuza aldığınız sözde ilaçların başınıza ne gibi sorunlar açacağına ben değil sizler karar vereceksiniz. İnsan hayatı bu kadar ucuz ve biz bu ürünleri tercih eden sporcular bu kadar bilinçsiz olmamalı. Keyifli forumlar.
  9. IGF-1 (Insülin Benzeri Büyüme Faktörü); serum düzeyi, GH (Büyüme Hormonu) tarafından düzenlenen bir peptidtir. İnsanlarda bu yapıda IGF-1 ve IGF-2 olmak üzere olan iki peptid tanımlanmıştır. Büyüme hormonu reseptörleri zengin olan karaciğer, IGF’lerin kana salgılandığı en önemli kaynaktır. Anabolik ve büyümeyi yönlendirici etkisi olan ve yapısal olarak da insüline benzeyen bu faktörler (IGF-1 ve IGF-2) aynı zamanda hücre proliferasyonunu ve protein sentezini de uyarırlar. IGF’lerin serum düzeyleri GH salınımına ve beslenmeye bağımlı olarak değişir. Dolaşımdaki IGF'lerin tamamına yakını proteinlere bağlı olarak bulunur. Bu faktörlere yüksek derecede bağlanma özelliği olan proteinlere IGFBP (IGF Bağlayıcı Proteinler) adı verilir. 6 tane IGF bağlayıcı protein tanımlanmıştır. Bunlardan IGFBP-3, yüksek konsantrasyonda bulunan en önemli taşıyıcı proteindir. IGF-1’in % 95’i ve IGF-2’nin tümü IGFBP-3’e bağlıdır, bu kompleksin plazmadaki yarılanma süresi 12-15 saattir. IGFBP-3, IGF-1 için depo görevi yapar ve bu faktörün dokulara transferinden de sorumludur. IGFBP-3’ün serum düzeyi gün içerisinde sabit olup GH ve IGF-1 tarafından kontrol edilir. IGF-1 ve IGFBP-3 serum düzeyleri, GH’a göre çok daha stabil olduğundan GH salınımının göstergesi olarak tanı amaçlı kullanılır. Plazma IGF-1 düzeyi, normal kişilerde pubertede yüksektir, daha sonra azalır, GH eksikliği olan çocuklarda sürekli olarak düşük kalır ancak GH enjeksiyonu ile yükselir. 60 yaşın üzerindeki kişilerde gençlere göre çok düşüktür. IGF-1 testinde, testin kalibrasyon standartlarının farklılık göstermesi nedeni ile sonuçların laboratuvarlar arası karşılaştırılması doğru olmaz, testlerin sürekli aynı laboratuvarda yaptırılarak sonuçların izlenmesi önerilir. GH düzeyi normal kişilerde çok değişkendir, günlük dalgalanmalar gösterir. Kısa süreli açlık, egzersiz, stres, uyku gibi faktörlere bağlı olarak GH salınımı artar. Plazma yarılanma ömrü 20 dakikadır. Günlük ortalama serum düzeyi 0.5-1.0 ng/ml civarındadır. Yemek öncesi veya egzersiz sonrası 2-5 ng/mL arasında değişir, gece veya etkin bir egzersiz sonrası 20-30 ng/mL’ye kadar yükselebilir. Ayrıca kontrol edilmeyen diabet, malnutrisyon ve karaciğer hastalıklarında yüksek değerler görülür. Yarılanma ömrünün kısalığı ve salınımdaki algalanmalar, plazma GH düzeyinin tanıya yönelik kullanımını kısıtlamaktadır. Akromegali tanısında kullanılan diğer bir dinamik test, OGTT (Oral Glukoz Tolerans Testi)’dir. Normal kişilerde, oral 50 veya 100 mg glukoz verilmesinden sonra serum GH düzeyi, 2 ng/mL veya daha altına düşer, buna karşın Akromegalili hastaların % 85’inden fazlasında, bu değer 2 ng/mL’nin üzerindedir. Akromegali tanısı; Büyüme hormonunun (GH) sürekli ve aşırı salgılanması sonucu gelişen bir hastalıktır. Salgılanan büyüme hormonunun fazlası, akromegali belirtilerinin çoğuna neden olan Insulin-like Growth Factor - 1 (IGF-1)’in karaciğerden salgılanmasını uyarır. Hastalık belirtilerinin ortaya çıkması yıllara yayılan çok yavaş bir süreç olduğundan akromegalinin klinik tanısı sıklıkla gecikir. Hastalığın nedenlerinin % 95’i hipofizin somatotrop adenomudur. Akromegali tanısı için en uygun yol, serum IGF-1 ve buna bağlı olarak artan IGFBP-3 düzeyinin ölçülmesidir. Serum IGF-1 konsantrasyonu, GH’dan farklı olarak, gıda alımına, egzersiz veya uykuya bağlı saatlik değişimler göstermez, buna karşın bir önceki gün boyunca salgılanan ortalama GH düzeyini yansıtır. Fazla GH salgılanmasına bağlı olarak oluşan Akromegali ve Gigantizm hastalıklarının tanısında, normal düzeyinin 4-5 katına yükselen IGF-1 güvenilir ve yol gösterici bir laboratuvar testidir.
  10. Merhaba arkadaşlar, Retatrutide denilen peptid dünyada ismini ve yapabildikleriyle yani kabiliyetleriyle adını yeni yeni duyurmayı başardı diyebiliriz. RETATRUTIDE nedir? Ne işe yarar? Reta. triple agonist yani birbirinden farklı 3 reseptörü aktif eder. Glukagon Glp 1 Gip Oldukça güçlü bir kilo kaybını vaat eden üründür. Eskiler bilir '' dinitrophenol '' denilen bir ölüm ürünü vardı seralarda bitkiler için kullanılırdı ve çoğu kişi ne yazık ki bu maddeyi hem dünyada hem ülkemizde kullanırken can verdi. İşte o ürün olduğunuz yerde kg, yağ ve su atmanıza sebep oluyordu biryandan da canınızdan oluyordunuz. Retatrutide ise o kadar yağ yakımın da iddialı fakat yan etkileri henüz kanıtlanamamış olsa da cümle başında geçen maddenin zararlarından çok daha hafif denebilir. RETATRUTIDE Temel hedefleri nelerdir? Yüksek oranda yağ yakımı İştahı baskılama Kan şekerinde (+) (-) ivmeleri düzenlemesi Bazal metabolizma hızını (+) ivmelendirmesi LDL (-) yönlü ivmelendirmesi Trigliserid (-) yönlü ivmelendirmesi ALT karaciğer yağlanma (-) yönlü ivmelendirmesi Bağışıklık sisteminin her türlü bakteri, virüs ve toksik kimyasalların (-) yönlü ivmelendirmesi RETATRUTIDE yan etkileri nelerdir? Çarpıntı (Olabilir) Kas kaybı riski (Karb. ve Protein tüketimi azalmasından sebep) İştahsızlık (Aşırı derecede) Safra taşı riski (Hızlı kilo kaybına bağlı) Mide bulantısı veya kusma İshal veya kabızlık durumları Şişkinlik RETATRUTIDE kimler uzak durmalı? Hamileler Troid sorunları olanlar Kanser teşhisi veya şüphesi olanlar Mide veya bağırsak hastalığı olanlar Pankreas sorunları olanlar Retatrutide “oyuncak” bir ürün DEĞİLDİR! Kesinlikle bilgisiz kişilerin tek başlarına yapacakları programlar ile bu yola çıkmalarını tavsiye etmiyorum! Dikkat edilmediği veya süreç iyi yönetilemediği taktirde ''vücudun enerji üretim ve kullanımı'' durumlarında ciddi ve geri dönüşü zor problemler doğurabilir. RETATRUTIDE kullanımı nasıl olmalı? 1-4 Hafta aralığı: Başlangıç dozu (Haftada 0.25 mg veya 0.5 mg) 5-8 Hafta aralığı: İlk doz artışı (Haftada 1 mg) 9-12 Hafta aralığı: İkinci doz artışı (Haftada 2 mg) 13-16 Hafta aralığı: Üçüncü doz artışı (Haftada 4 mg) ÖNEMLİ NOTLAR: Haftada 1 kere uygulanır. Dozlar örneklendirme maksatlıdır. (KESİNLİKLE TAVSİYE EDİLMEZ) Faydalandığım kaynaklar: Johnson, AR, ve diğerleri. (2023). "Kilo Yönetiminde Haftalık Retatrutid Enjeksiyonlarının Etkinliği ve Güvenliği: Randomize Bir Klinik Araştırma." Metabolik Sağlık Dergisi, 15(3), 245-260. Smith, LM ve Brown, KD (2022). "Yeni Obezite İlaçları için Deri Altı Enjeksiyon Tekniklerinin Optimize Edilmesi." Bugün Hemşirelik Uygulaması, 9(2), 78-92. Garcia, RT ve diğerleri. (2023). "Retatrutide'ın Kendi Kendine-Uygulamasına İlişkin Hasta Bakış Açıları: Niteliksel Bir Çalışma." Hasta Tercihi ve Bağlılığı, 17, 1123-1135. 4. Thompson, CL ve Wilson, EF (2022). "Sıcaklığa- Duyarlı Peptit İlaçları için Saklama ve Kullanma Yönergeleri." Amerikan Sağlık Dergisi-Sistem Eczanesi, 79(18), 1502-1514. Geçmiş bireysel deneyimlerim. KEYİFLİ FORUMLAR.
  11. Merhaba değerli forum kullanıcıları ve ziyaretçileri; Son zamanlar da bir çok kür listesinde ve öneriler kısmında gördüğüm için bir şeyler karalamak istedim. Neredeyse tüm kürlerde proviron var veya en ufak sorun da proviron tavsiye ediyor sporcular birbirine. Bu çok '' YANLIŞ '' arkadaşlar! Proviron ezbere kullanılmaz hatta hiç kullanılmasa yeridir. İlle de kullanılacaksa definasyon kürleri iyi bir seçenek olacaktır. Bu yazıda ne nedir? Ne değildir? kısımlarını hep beraber tartışacağız. PROVİRON NEDİR? Proviron vücut geliştirme dünyasında Androjenik destek olarak düşünülüp kullanılan ve Mesterolon etken maddesine ait bir ilaçtır. Eczanelerde satılmakta olup hakkında da bir çok karşıt görüş bulunmaktadır. Mesterolon DHT türevi bir madde olup DHT üzerinde testosteron arttırmayı amaçlamaktadır. Proviron güçlü olmamakla beraber bu görevi sağlamakta ancak HPTA’ya da olumsuz yönde bir etkisi olmaktadır. Vücut geliştirmede AI’ler ve SERM’lerin kullanılmaya başlanmasından önce kullanımı daha yaygın olup, bu ilaçların kürlerde olmasıyla beraber hem kürlerde kullanımı azalmış hem de ilacın etkileri daha da sorgulanmaya başlamıştır. Ancak bilimsel dayanağını bulamasam da internet üzerindeki bazı yazılara göre östrojen duyarlılığı daha fazla olan insanlarda etkileri daha fazla görüldüğü söylenmektedir. Bilindiğinin aksine su tutumuna bir katkısı olmamakla beraber, tam tersi su atımına benzer yalancı bir etkisi de bulunmaktadır. Aynen Winstrol kullandığımızda yaşadığımız “hardening” adı verilen etkiyi aldığımız gibi Winstrol’deki kadar güçlü olmasa da bize sağlar. Kullananlarda fark edilen başka bir şey ise libidoda artış olmasıdır. Bunun nedeni de yine DHT türevi bir steroid olmasıyla alakalıdır. Karaciğer üzerinde bir toksit etkisi oluşturmamaktadır. Proviron tıp dünyasında hipogonadizm olarak tabir edilen ve erkeğin vücudunda yeterli oranda cinsiyet hormonu üretmediği durumlarda tedavi amaçlı kullanılır. İLLE DE PROVİRON KULLANACAĞIM DİYENLERE; Arkadaşlar ben Proviron’u kesinlikle bulk kürlerinde önermiyorum. DHT türevi bir steroid olmasından dolayı su tutumu amaçlanan kürlerde küre zarar verme ihtimali bulunmaktadır. Bunun nedenini yukarıda ve aşağıdaki paragrafta anlattım. Ondan dolayı definasyon kürlerine eklemeniz kesinlikle önerimdir. -Bunun haricinde iki kür arası bridge yapmak için kullanımı yaygındır. Bunun yapılmasının amacı yine bir DHT türevi olmasından kaynaklıdır. DHT türevi bir steroid alındığında kaslar daha belirgin hale gelir, sertleşir. Genelde bunu yabancı forumlarda “hardening” şeklinde bir tabirle görürsünüz. -Alım dozu günlük 50 mg ve üstü olmalıdır. -Sadece tablet kürlerini fazla tasvip etmemekle beraber tablet kürlerin yanında kullanılabilir. Ancak güçlü bir ürün olmadığından dolayı kesinlikle androjenik etkisine güvenilmemeli, aksine HPTA’ya az da olsa yapacağı baskıdan dolayı kullanımı tekrar düşünülmelidir.
  12. Merhaba değerli platform kullanıcıları ve ziyaretçileri; Uzun zamandır sektörde değinmek istediğim aynı zamanda sporun bu branşının kanayan yarası 18 yaş altı sporcularımızın hormon sevdası ve onların geleceğini önemsemeyip bu alana dahil eden art niyetli kişileri ele alacağız konu içeriğinde. 18 yaş altı sporcularımızın suçu kesinlikle yok! Suç tamamen eğitim düzeyi, kültür seviyemiz ve ticarete leke bulaştıran satıcıların suçu! Spor salonlarında 13,14 - 17 yaş aralığında kür yapma arzusu içinde olup bunu eyleme döken onlarca değil malesef ki binlerce genç arkadaşımız var! Bu çok acı verici çünkü önüne geçilmezse zaten bir takım sorunlarda gelecekte doğacak cinsel, mental sorunların çoğu bu dönemlerde tohumlanmış olacak ve bu sorunlara çok daha erken merhaba diyecek genç sporcular. 18 yaş altı sporcular neden böyle kararlar alıyorlar? Her sporcu bireydir ve her bireyin 18 yaş altı dönemlerinde dini, siyasi ve cinsel seçimlerini sorguladığı dönemlerdir. Bu sporcular dış veya iç yapım dizi, film vb video etkileşimleri ile karşı cinslerini kaslar ile etkileyeceği kanaatine varıyorlar. Erkeğin doğasında güç vardır, bu yaşlarda gücün sadece vücut iskelet sistemi üzerinde kas sistemine bağlı olduğunu sanıyorlar. Diğer arkadaş grupları ergenlik dönemine bağlık eksi yönde gelişmişlik hissedip kendilerini daha pasif hissetmemek adına. Ego bizim için yetişkinlik dönemi olan bir duygu değil ergenlik dönemi olan bir duygudur! Bu duyguya teslim olmayı seçerler. Gibi onlarca sebepten hormonlara bulaşabiliyor genç sporcular. Ama bu çok büyük bir yanlış, gaflet ve sorun dolu dönemi peşinde getirmektedir. Peki ya neden? Arkadaşlar ergenlik dönemi genelde erkeklerde 9-16 arasındadır ama bilimsel olarak bakıldığında bu 21-22 kadar uzayabilmekte olduğu ispat edilmiştir. Şimdi bu yaş aralığındaki arkadaşlara sesleniyorum; '' Henüz daha bireysel yaratılışınızın başlarında hormonlarınız oturmamışken siz hangi deli cesareti ile çok tehlikeli olan bu hormonları vücudunuza alıyorsunuz? Geleceğinizle oynuyorsunuz? '' Diyorum ama aslında sözüm size değil çünkü bu yaşlarda o kadar heyecanlı, aktif ve vurdum duymazsınız ki ben veya kim ne derse desin anlamayacaksınız! Çünkü bizde o yaşlardan geçtik bizde ne yazık ki büyükleriminiz telkinlerini anlamadık! Ha ne zaman bizim iyiliğimizi istedikleri sorunlarla karşılaştık işte o zaman '' Tamama haklılarmış! '' dedik. Ama iş işten geçmişti ne yazık ki! Ben belki binlerce kişiden 1 kişiye bile faydam olur bu yoldan onu döndürebilirim diye bu yazıyı kaleme alıyorum. 18 yaş altı sporcular hormonlara bulaşırlarsa başlarına neler gelecektir? Bakın neler gelebilir diye bitirmedim başlığın sonunu '' neler gelecektir! '' diye bitirdim demek ki tecrübe ile sabit anlatacağım çok önemli detaylar var bu konu hakkında. Arkadaşlar genç arkadaşlar hormonlar tehlikelidir bir silah gibidir adam vurursun başın belaya girer veya adam korursun yararına olur bunun gibidir ama siz bu yaşlardayken o silah %90 adam vurur adam korumaz çünkü çoğunuz kamikazesiniz hepiniz vücut sağlığını aynada gördüğünüz sanıyorsunuz ama aynada görünenin dışında iç organlar, genetik yapınız buradan ölçülüyor sporcunun ne kadar sağlıklı olup olmadığı. Benim yaşımdaki süreçlerde 40'lı yaşlara merhaba demiş biri olarak ergenlik dönemlerimizde oturduğumuz semt, kültür ve süreç dahilinde '' kızlar sigara içen erkeklerden hoşlanırlar! '' kompleksi vardır çünkü mantık şuydu '' Ben o yaşlarda sigara içiyorum sigma/alfa bir erkeğim! Korkmuyorum ailemden, bu durumda beni güçlü bir erkek yapıyor! '' kompleksinden başka bir şey değildi! Koca bir nesil erken yaşlarda sırf bu yüzden sigara denen zehir ile tanıştı bende onlardan birisiydim tabi zamanla bu durumu yendim ve hayatımda sigara veya benzeri şeylere yer vermedim! İşte o zamanlarda büyüklerimiz diyordu yapmayın, etmeyin ama anlamıyorduk! Başınıza yüksek oranda olası gelecek sorunlar : Kür dönemi sonu yapılacak sorunlu pct sonrası duygu durum bozuklukları uzun ay veya yıllar! Kür sonu yapılacak sorunlu pct sonrası lh, fsh ve total testosteron seviyelerinde kalıcı sorunlar! Kür harici henüz oturmamış hormon yapınız, ilaçlar ile daha karmaşık bir sürece girecek! Kür için karmaşık düzende olan hormon yapınız '' cinsel kimliğiniz ve tercihlerinize doğrudan etki edecek! '' Kür içi bilgisizlikten doğacak ilaç tepki ve sorunlarına bağlı sinir, stres ve daha fazlası problemlerle karşılaşılacak! Kür için ilaçlara bağlı libido fazlalığı ile oluşacak cinsel arzular sizi sapkınlıklara taşıyacak! Kür içi mct bilgisizliğinden doğacak iç organ ve kan değerlerine bağlı ciddi sağlık sorunları! Kür içi antrenman bilgisi eksikliğinden ego savaşları dahilinde sakatlanma riski çok daha fazla olacak! (ağır girme aşkı) Kür içi çok daha erken kıllanma, ses değişikliği ve daha yaşlı sizi gösterecek negatif kusurlar! Kür içi yaş dönemine bağlı daha fazlasını arzulama niyeti ile mg artırımına gitmek ve vücudun her zaman daha fazlasını isteyeceğini unutmak buna bağlı ileri dönemlerde kalp, damar yolları sorunlarının kaçınılmaz olması! Kür sonrası ani düşüşler ile psikolojik olarak sporcunun hazır olmaması sonrası, çevresel aaa sen küçüldün mü diyaloglarına bağlı hemen yeni kür dönemi ile yanıp, tutuşma psikolojisi ile ilaca manevi olarak bağımlı kalma durumunun yaşanması! Kür için beslenme bozukluklarına bağlı iç organ yağlanması ve sorunları ile karşılaşılması! Başınıza gelen sorunlara örnek : Yukarıda kalın puntolar ile belirttiğim kısmın bilimsel cevabı : Vücudunuza hormonları aldığınızda biz profesyoneller bile bunları zapt etme konusunda sorun yaşarken siz genç ve dinamik, egoları Everest dağını aşmış arkadaşlar hiç önemsemeyecek hatta tecrübelerime göre önemsemiyorlar da! Peki ne olacak bu durumda e2 (Estradiol - kadınlık hormonu) daha fazla olunca memelerde sulanma, büyüme hatta dönem dönem süt verme (süt, sıvı akıntısı) gerçekleşecek! Sonra o kalın puntolarla belirlediğim cinsel kimlik ve tercih döneminizde çok başka yerlere gidebilir tercihleriniz. Bu durum yaratılışımız gereği çoğu erkekte travma sebebidir ve bu travmaların sonu hiç iyi bitmez arkadaşlar bilginize. Gibi daha onlarca en az +50 madde daha çıkar ama bunlar en can alıcıları ve vazgeçmeniz için yeterli diye düşünüyorum. Bakın spor sağlıklı yaşamak için yapılır! Dışı sağlıklı içi halkalı çöplüğü gibi olsun diye yapılmaz sporcunun! Ha vücudunuzu doğal en tepe noktaya taşımışsınızdır ki bunu 10-14-15 yaş aralığında sporun bu branşına başlasanız gece gündüzünüzü geçirseniz salonlarda hazır olmanız tepeye çıkmanız tüm kas gruplarında 10 senene yani 20-25'li yaşlar! O zaman belki yarışma veya dediğim gibi bu sektörden ekmek yiyeceksinizdir o zaman belki düşünülebilir ama ufak yaşlarda asla arkadaşlar ASLA! Size bu yaşlarda destek veren ve ticari yakınlık gösteren satıcıların bilmesi gerekenler; Arkadaşlar hepimiz para kazanmak için çalışıyoruz, emek gösteriyoruz ve her zaman hayallerimize ulaşıp, karnımızı doyurabilmek adına çabalıyoruz bu doğru! Ama tüm bunları yaparken onurlu, şerefli ticaretten yana seçimimizi yapacağız, ufacık çocukların kanına 2 kuruş fazla kazanacağız diye girmeyeceğiz değil mi? Ne yazık ki böyle değil arkadaşlar! Bu sektörün %90'ı kendini geliştirememiş bu sektörde yanlış işler ile ortaya çıkan yüksek karlılık oranının rüyasına kapılıp dahil olanlar oldukları için sizin hedefleriniz, hormon yapınız, idealleriniz '' İNANIN HİÇ BİRİNİN UMURUNDA DEĞİL! '' O yüzden ne kadar abi, amca, dayı, yarışmacı, şu kadar bu kadar öğrenci kitlesi bunların hepsi ticari süslemeler ve satış arzularının kötü yanlarını saklamaya yarayan, örtmeye yarayan ana başlıklar. Kendimden yola çıkacak olursam gönlüm çok rahat burada 18 yaş altı sporculara bırakın hizmet vermeyi yazılı destek almalarını dahi yasakladım! Çünkü kimsenin günahına girmek istemiyorum, kimse bu günaha ortak olsun da istemiyorum benim dışımda forum kullanıcılarından. SON SÖZ; Sizlerin bu yaş gruplarında sporun her branşı hayatınızda olabilir hiç sorun yok! Ama hormonlardan uzak durun! Geleceğinizi programlamak adına kitap okuyun, hayvan sahiplenin, ailenizle vakit geçirin, sosyalleşin, okulunuza odaklanın, kendinize hedefler belirleyin, gezin, sevin ve sevilin '' AMA HORMONLARA BULAŞMAYIN! '' Evet genç, dinamik, akıllı ve geleceğe umutla bakmamızı sağlayan dostlarımız! Belki bu konuyu içeriğini görüp '' aman kim okuyacak bunu! '' diyecek ve geçeceksiniz ama olurda okuyup bu satılara kadar gelir ve fikrinizi değiştirirseniz başta size akabinde buna sebep olduğum için '' NE MUTLU BANA '' esen kalın. GÜNCELLEME : 03.07.2024 KENDİMLE GURUR DUYMAMI SAĞLAYAN İŞİME OLAN SAYGIMI ARTTIRAN O GERİ DÖNÜŞ Keyifli Forumlar.
  13. Merhaba arkadaşlar; artık herkesin merak ettiği ama kaynak bulmakta zorlu çektiği konulara ağırlık verip kısmen makaleler oluşturma girişiminde bulunacağım. Başlıktan da anlaşılacağı gibi kür dönemi gebelik / doğum kontrolü üzerine olacak bu paylaşım. KÜR ÖNCESİ VE SONRASI / DOĞUM KONTROL ÜNİTELERİ VE KORUNMA ORANLARI Arkadaşkar kür öncesi ciddi genetik ve üretim anlamında birr probleminiz yoksa aynı zamanda partnerinizin (eşiniz.) yumurtalıkların da veya genetik anlamda sorunları yoksa doğru eşleşme sonrası gebe kalma olasılığı yüksektir fakat kür dönemi bu ihtimal %2 düşer. Yani siz testesteron almaya başladığınız günden sonra 2 haftasına kadar doğal üretiminiz yarılanır ve biter akabinde vücuda dışarıdan alınan testesteron sonrası ilişki esnasında ne kadar ereksiyon olursanız olun birleşme esnasında partnerinizi hamile bırakma ihtimaliniz % 2 bırakamama ihtimaliniz %98 'e çıkar. Ertesi gün haplarında bu oran partnerinizin gebe kalması oranı %2 - %3 tür. Spiral'de ise %2 ihtimal vardır partnerinizin gebe kalma oranı olarak baktığımızda. Tüm bu oranlar göz önüne alındığında geçmiş tecrübelerim'de sadece 2 kere bu yönde gebelik haberi aldım bunlardan bir tanesi hem müşterim hemde forumdan olan bir kullanıcımız adını vermem doğru olmayacaktır diye bu şekilde beyan etmek istedim. Bu durum beni çok şaşırtmıştı hiç böyle birşeyle karışılaşmamıştım ama %2 ihtimalin gerçek olabileceğini tecrübe edindim bende. O yüzden doğru bildiğimiz gerçekleri tekrar sorgulamamız lazım ve dikkatli olunması gerektiğini düşündüğüm içi bu konuyu açma gereği duydum umarım bir çok kişi okuyup bilgi edinebilir.
  14. SR9009 ana görevi vücudun metabolik hızını artırarak çalışmasıdır. Rev-erbα adlı bir proteine bağlanır, bu da yağ depolama hücrelerinin glikoz metabolizması üretimini ve makrofajların aktivitesini düzenlemekten sorumludur (vücuttan ölü hücrelerin çıkarılma oranını kontrol eder). Böylece SR9009 vücuttaki iskelet kaslarının metabolik hızını arttırır. Ayrıca kolesterol ve trigliserit düzeylerini de azaltır. Spor aktivitelerinden uzak kullanıldığında bile güzel sonuçlar verirken spor aktiviteleri ile beraber kullanıldığında çok etkileyici sonuçlar doğurmaktadır. SR9009, dünya nüfusunun neredeyse %60'ının bugün yüz yüze kaldığı obeziteden muzdarip insanlar dan oluşmaktadır ve bu ürün büyük potansiyel olarak gösterilmektedir bu sorun için. Bunun dışında kas kazanımı konusunda da oldukça faydalı olduğu bilimsel deneyler sonrası kanıtlanmıştır. (Denemeler sırasında denekler düzenli olarak antrenman yapan bir atlet gibi kaslar kazanmışlardır.) SR-9009, Stenabolic günlük 20-30 MG alınması tavsiye edilir. Bir şişe 30 ml'dir (1 ml 30 mg SR-9009'a eşittir) (30ml baz alınırsa)
  15. Masteron (drostanolone propionate) hk.

    Masteron DHT bir türevi (kimyasal isim anlaşılacağı gibi: 2a-metil-dihidro-testosteron propiyonat) 'dır. DHT ve türevlerinin yaygın olarak belli formları meme kanserinin tedavisinde kullanılmaktadır. Yağsız vücut ve kas sertliği eklemek için çok güzel yeteneği vardır, ancak DHT androjenik olarak 5 kat olduğundan testosteron ve reseptörleri için bir 3-4 x yüksek afinitesi vardır. Yarışma öncesi Çelik gibi kaslara sahip olmak için kullanılır. fakat bunun için vücut yağsız olmalı yağlı vücutta etkisi belli olmaz.Masteron yan etkileri ilaç olarak kabul edilir, kürünüze Masteron eklerseniz yan etkileri progesteronic / östrojenik yan etkileri ile mücadele için çok yararlı olur. Evet, dogru okuyorsunuz, Arimidex veya letrozol gibi diğer ilaçlara gerek kalmaz. Kullanımı: Kullanıcıların çoğunun haftada toplam 300-500 mg yani 2 günde bir 50-100 mg arasında değişen dozlarda kullanılır. Yüksek dozlarda gerekli değildir. PCT: Proscar Yan Etkiler: Masteron ile Su tutma (ve yüksek tansiyon riski) neredeyse sıfırdır ve karaciğer toksisitesi minimumdadır. Akne, Asabiyet.
  16. Merhaba; henüz daha yaşınız gereği '' karakteriniz, hormonlarınız, kişiliğiniz '' oturmadığı haliyle çömeldiği dönemdesiniz siz daha bu yaşlarda bin tane farklı idealiniz olması gerekirken hormonlar en son seçenek olmalı hayatınız da. Dediğim gibi daha kendi hormon yapınız oturmamış ergenliğin merkezindesiniz ve diyorsunuz ki ben hormon/gh kullanacağım. Yaşınız gereği forumda hormonlar kategorisine konu açarak veya başka ilgili konuların altına mesaj atarak yardım talep edemezsiniz aksi halde forum kuralları gereği kullanıcı kaydınızı sınırsız süreyle engellemek zorunda kalırım bilginiz olsun. Okuyarak destek alabilirsiniz konulardan. Lütfen yukarıda paylaştığım konuyu okuyup, inceleyin. KONU KİLİT
  17. Değerli platform kullanıcıları ve ziyaretçileri merhabalar; Bugün kür için, enjeksiyon sonrası öksürük neden olur onu ele alacağız! Çünkü geçmişten bu güne özellikle dün okuduğum forumda açılan boldenon da bende öksürük yaptı deca öksürttü şu markada oldu bu markada olmadı gibi yorumlar görüyorum buna bir açıklık getirmek tecrübelerimden sizde yararlanın istedim. Şimdi arkadaşlar kür içi öksürük yoktur! Enjeksiyon sonrası öksürük vardır! Enjeksiyon sonrası öksürük neden olur? Her enjeksiyon sonrası olmaz bu durum bazı enjeksiyonlar sonrası olur o bazı enjeksiyonlar sonrası olmasının ana sebebi tek enjektörde aldığınız mg. kapasitesine bağlıdır bu yüzden o öksürüğü yaşarsınız. Nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle ki 500 mg tek enjektörde alacağınız karma yada tekil ilaç sonrası %99 öksürük yaşamazsınız ama 600 mg ve üzeri özellikle 750mg ve sonrasın da %95 o öksürüğü yaşayacaksınız! Ve o öyle bir acılı öksürüktür ki ağzınıza ilaç tadı gelir resmen ve acı acı öksürürsünüz 30 ila 60 saniye zor nefes alacak gibi öksürürsünüz su içseniz de fayda etmez hatta daha acılı, şiddetli bile olabilir yaşanan durum. Bu acılı öksürüğün sebebi yüksek dozda ilacı kesintisiz almanızdan kaynaklı enjektörün iğne ucu kas içine giriş yaparken dokularla beraber sinirlerinizi ve kılcal damarları da keserek ilerler ve ilaç zerk edilirken bölgeye bu kılcal damarlar vasıtası ile enjekte ettiğiniz ilaç saniyeler içinde akciğerlerine ulaşarak akut bir probleme sebep olup bu bahsi geçen sorunu size yaşatır. Bu bilgi hiç bir kitapta yazmaz (sektörle alakalı kitaplar) ve hiç bir yerde anlatıldığına denk gelmedim ben ise tamamen yıllar önce edindiğim bir tecrübe idi sizin gibi '' Acaba neden böyle oluyor! '' diyen biriydim ne zaman yüksek mg. çıktım arada düşük mg. lara indim o şekilde tespit ettim bende Yüksek mg. larda %100 yapacak diye bir şey yok kalça enjeksiyonlarından bahsediyorum zira 10 enjeksiyonun 6,7 sinde yapabiliyor. Ha düşük ölçülü (mg.) enjeksiyonlar da yapmaz mı? Elbette yapabilir ama ben 500 mg ve altı enjeksiyonlarda bu problemi kendimde hiç yaşamadığım için haliyle yaşadığım tecrübeler üzerinden örnekleme yapmanın daha doğru olacağını düşündüm. Not : Yüksek mg alan sporcular mutlaka mg. kapasitelerini düşürsünler bir seferde yüksek mg. zerk edilmesin ilaç vücuduna hem apse yapma riski çok artar hem mevzu bahis konudaki öksürük durumunda yakınabilirler. Tek günde 1gr yakın ilaç alıyorsa haftada bu enjeksiyonu 2 kere yapacaksa bunu üç enjeksiyona bölmesini pazartesi çarşamba cuma şeklinde tavsiye ederim. Umarım bu konuda da artık bilgi sahibi olmuşuzdur forum da yazdığınız konularda artık daha bilinçli bu hususta yorum yapabilirsiniz. Keyifli forumlar.
  18. Merhaba arkadaşlar; 2025 acısı ve tatlısı ile geride kalmak üzere artık hepimiz için ülkemiz için, dünya için. Savaşlar, siyasi buhranlar, ekonomik sorunlar, inişler ve çıkışlar derken 365 günü bitirmek üzereyiz, bitirmenin arifesine geldik hep birlikte. Neredeyse burada 16 yılı beraber geçirdik sizlerle peptidturkiye.com aracılığıyla sizlerin gayreti ile binlerce, hatta milyonlarca sporcuya ışık tutmayı başardık zorlu kür dönemleri öncesi, ortası ve sonrasında. Evet ben böyle bir platformu inşa etmenin mutlu gururunu yaşarken ve sizlere yıllardır aynı şeffaf, doğru ve ilkeli iletişim unsularını sunmanın mutlu gururunu yaşarken aslında en büyük parçanın sahibi siz değerli kullanıcılarımızsınız. Siz olmasaydınız burayı kendi sanal platformunuz, eviniz gibi önemsemeseydiniz peptidturkiye.com belki de çoktan diğer x platformlar gibi kepenk kapatmış ve milyonlarca sporcu art niyetli kişilerin ellerinde harap olmuştu. 2025 ile beraber platformda mesai harcayan ego dan uzak bildiği her şeyi paylaşan öğreten, bilmediği her şeyi öğrenmekten çekinmeyen bugün aramızda olan çeşitli sebeplerden aramızdan ayrılan ve önümüzdeki koca yılda aramız katılacak tüm arkadaşlarımızın 2026 yılını şimdiden mutlu, huzurlu, sağlıklı ve spor dolu geçirmesini en içten dileklerimle temenni eder güzel seneler dilerim. 🌲☃️🏆
  19. Merhaba arkadaşlar; Uzun zamandır büyük bir problem söz konusu artık pregnyl ve choriomon yok üretim konusun da bildiğiniz üzere ve bir çok pct sekteye uğradı bu yüzden çünkü insanlar ne kullanacak ne yapacak bilemiyor. Peptid Türkiye olarak bu konuya da açıklık getirip nice sporcunun pct dönemi sorunlarını çözmek adına bu konuyu yayınlamayı uygun gördüm. OVİTRELLE 250 mikrogram/0.5 ml Kullanıma hazır şırıngada enjeksiyonluk çözeltisini nasıl böleriz? Kaç iu tekamül eder? gibi soruları tek tek bu başlık altında size anlatıyor olacağım. 1.ADIM (Ürünü kutusundan çıkarıyoruz) Ürünün her bir kutusu 6500 iu'ya tekamül etmektedir pregnyl karşılığında. Yani misal siz pct de 15 bin iu uygulayacaksanız bu kutulardan 3 kutu almanız yeterli olacaktır. Diyelim ki günde 1000 iu alım yapacağız tek kalemden günlük vvücudumuza 928 iu küsüratı ile beraber hcg zerk etmiş oluyoruz. 2.ADIM (Ürünü inceleme ve son ayarların yapılması) Ürünü dikey şekilde 1. karedeki haliyle dikey olarak konumalndırdığımızda çok az bir sıvıya sahip olduğunu gözlemlemekteyiz zira diğer steroid gruplarındaki gibi havasını almamızı gerektirecek bir durum söz konusu değil bu ürünlerde bilginize. İnce ayarları yapabilmek adına 1 adet keçeli kaleme ve cetvele ihtiyaç duyacağız. 2. karedeki sıvı alanı cetvel yardımı ile ölçtüğümüzde 1.5 ile 1.6 arasında bir ölçüye tekamül etmektedir cm olarak. 1. karede görüldüğü üzere keçeli kalem ile o alanı işaretliyoruz ( fotoğrafta nokta bırakıldı işaret olarak) 3. ADIM (İnce ayar ve uygulama işin final noktası) Sıvı alanı önceki anlatımda aşağı kısmından ölçmüştük şimdi ise enjektörün dip bölgesinden aşağı kısma doğru yatay minik çizgiler çizeceğiz sebebi hava kısmını es geçmemiz gerektiğinden dolayı. Aksi halde ölçü aldığımız kısımlardaki gibi aşağı kısımdan işaretlersek enjektördeki piston alanını ittiğimizde hava kısmı hesaba dahil edilmediği için işaretlediğimiz kısımlar ürünün üst kısmında kalacaktır. 2. karde görüldüğü üzere 1.5, 1.5 cm lik kısımlara paydaş yapılmış haliyle ürünü bölmüş oluyoruz. Ürünü 7 gün kullanacaksak 1 hafta bazında yani 6 çizgi çekmemiz gerekmektedir. Önemli not : Ürün üzerine keçeli kalemle yaptığımız işaretlemeler çok kolay silinebilmekte bundan sebep ürün işaretli kısmına çıplak el veya benzeri şekilde temastan kaçınmalıyız yoksa yeni baştan ayarlamanız gerekebilir ölçü kısımlarını. İlacı 7 gün ardışık şekilde yapacaksanız 6.gün yapacağın enjeksiyon aslında 7.günün enjeksiyonunu da yapmış olabilirsiniz. Bunun ayarını yapmak bir hayli zor olabiliyor. Bu gibi durumlarda 7. gün başka bir ovitrelle hazırlamamıza gerek görmüyorum o günü off geçebilirsiniz. OVİTRELLE’i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ Eğer; Koriogonadotropin alfa veya ilacın bileşenlerinden herhangi birine karşı bilinen bir alerjiniz varsa Yumurtalıklarınızda büyüme veya nedeni bilinmeyen bir ya da daha fazla büyük yumurtalık kistiniz varsa Nedeni açıklanamayan penis kanamanız varsa Yumurtalık veya meme kanseri (erkeklerde de bu risk vardır kadınlara göre çok azda olsa) teşhisi konuldu ise Beyinde hipotalamus veya hipofiz bezi tümörünüz var ise Damarlarınızda şiddetli iltihap varsa veya damarlarda kan pıhtılaşmasından şikayetçi iseniz (aktif tromboembolik bozukluklar) Görülen diğer yan etkiler aşağıda görülme sıklıklarına göre belirtilmiştir: Yaygın Baş ağrısı, yorgun hissetme. Enjeksiyon yerinde ağrı, kızarıklık veya şişme gibi bölgesel reaksiyonlar. Yaygın olmayan İshal. Depresif (ruhsal olarak çökkün), sinirli veya huzursuz hissetme. Ciltte, döküntü gibi hafif alerjik reaksiyonlar. OVİTRELLE kullanmayı unutursanız Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız OVİTRELLE’in saklanması OVİTRELLE’i çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. OVİTRELLE’i 2C-8C’de buzdolabında saklayınız. Orijinal ambalajında saklayınız. OVİTRELLE 250 mikrogram enjeksiyonluk çözelti raf-ömrü içinde, buzdolabı olmadığında, oda sıcaklığında (25C’de ya da altında) 30 güne kadar saklanabilir, kullanılmamışsa 30 günden sonra atılmalıdır. BAŞARILAR.
  20. Merhaba arkadaşlar; Bugün yine çoğu kez kulağıma gelen ve hoşuma gitmeyen çoğu kişinin farkında olmadan ilaç veya destek sağlayan kişilere fırça atmasını sağlayan bir kaç husustan bahsedeceğim. Bunlardan bazısı ateşinizin çıkması, sinir üst limitinizin aşılma durumları veya vurduğunuz alanların apse yapması ile alakalı olacak. Çoğu diyalog halinde bulunduğum kişiden duyduklarımdan yola çıkalım. Hocam adam bana ne sattıysa testosteron diye 1,2 hafta ateşler içinde yattım! Ellerde terleme oldu! Nefes darlığı oluştu! Çok sinirli birisi oldum! Elim, avucum, vücudum ateşler içinde! Uyku sorunlarım oluyor! Evet bunun ne satıcıyla nede kötü varsayımında bulunduğunuz ilaçla net bir ilişkisi yok arkadaşlar. Bu durumu şöyle özetleyelim insan vücudu haftada 50 ila 80 mg testosteron üretiyor siz 500 mg vücuda aldığınızda kaç katı oluyor 50 mg üzerinden gidecek olursak '' 10 KATI OLUYOR '' bu ne demek biliyor musunuz? National geographic veya Animal planet gibi belgesel kanallarında hayvanların dönemsel, iç güdüsel anlarına tanıklık etmişizdir değil mi hepimiz izlerken? Orada olan hayvanlardan biri olan '' FİLLERİ '' baz alalım anlatımımızda. Bu devasa canlılar çiftleşme döneminde testosteron üretim oranları en üst tepe noktaya gelir normal off dönemleri boyunca çiftleşme dönemi dışında çok alt seviyelerde olan üretim özel kızışma dönemlerinde çok kat ve kat üst seviyelere çıkar akabinde şu aşağıdaki görüntüler ortaya çıkar. Karede bakınız bir ağacı deviriyor Karede birbirlerine giriyorlar İşte tam olarak yüksek testosterondan olan eylemlerden sadece ikisi! Yani bu örneği vermemin sebebi sizin ateşinizin çıkması vücudun ürettiğinin 10 katını alınca delirircesine anormal tepkiler vermesiyle sonuçlanıyor! Nedir bunlar? Yüksek sinir, Ateş basması veya terleme gibi durumlar (bunu çok deneyimlide olsanız sporcu olarak ara verdiğiniz çoğu dönem sonrası başlarken ama 1 gün ama 1 hafta hissedersiniz veya isterseniz 1 yıldır kesmemiş olun ilacı yüksek mg'larda vurduğunuz ertesi günü bir sinir, halsizlik, bitkinlik olabilir. Tüm bunlar tedarikçinin haliyle ilaçların kalite veya kalitesizliğiyle ilişki olmamasından aslında altında yatan bu sebepten kaynaklanıyor bilginiz olsun. O yüzden bu gibi durumlarda tedarikçinize veya ürünlere laf söylemeden 2 kez düşünün kul hakkına girmeyin derim. Hocam adam bana ne sattıysa yerime oturamadım apse veya şişlik 1 hafta geçmedi! Evet bunun ne satıcıyla nede ilaçla net bir ilişkisi yok arkadaşlar. Vücudumuz milyonlarca farklı genetik ve farklı sistemden oluşuyor her ne kadar yaratılma gayemizde birbirimize benzer huylarımız olsa da birisi 1 şişe rakı da bayılırken aynı masada olan başka arkadaşı 2 belki 3 şişede sarhoş oluyor doğru mu? İşte bunun gibi her metabolizma birbirinden çok ayrı ve çok farklı. Kendi tecrübelerimce konuşacağım her zaman olduğu gibi. Özellikle apse durumlarında %90 yakın tecrübelerimden gözlemlediğim vücudunuz o kullandığınız ilacın iççinde kullanılan yağı seçiyor. Bu gibi durumlarda mutlaka hemen farklı bir markaya geçmeyi deneyin sorununuz çözülecek. Misal bende Balkan Pharma ilk göz ağrım olmasına rağmen son 7,8 yıldır kendimde İran abur. testosteron kullanırım Balkan p. apse yaparken ve 1 hafta oturamazken İran'da bu sorunu bir kere yaşamadım veya başka bilgi akışı sağladığım birinde keza balkan da aynı durum olurken sp değiştirdiğimizde hiç bir problem olmadan yolumuza devam ettik ve bu durumu çokça yaşadık anlattığım şekilde de çözümünü sağladık. Peki neden? Balkan geçmiş dönemlerde klinik yağ kullanırken bazı gruplarında İran organik ceviz yağı kullanıyordu haliyle vücut bunu seçebiliyor emilim konusunda haliyle apse yapıyor ve ağrıya dönüşüyor çeşitli memnuniyetsizlikler doğuyor sporcularda. Bunu şöyle düşünelim sünger düşünün 2 tanede koca kovalardan birisinde su diğerinde yağ daha katı, kalın bir şey olsun süngerleri kovalara atalım hangisini daha sindirerek ve fazlaca çeker? Suyu değil mi diğer katı yağı çekmekte zorlanır işte bizim kas için enjeksiyonlarında da emici kısımda olan kas, lif yapımızda bu şekilde ayrıştırıyor ilaçları arkadaşlar. O yüzden bana gelip hocam bana ne sattılar şeref...izler ateşlendim, bayıldım, ayıldım diye başlıyorsunuz sonra bende üzülüyorum çünkü kimse kimsenin hakkını yemesin doğruyu bilsin ona göre atıfta bulunsun evet bunları anlatıyorum çoğu tedarikçi bu anlattıklarımı referans alacak belki ama olsun rehber olmak yerine göre benim incilerimi dökmez ben dahi hala öğrenciyim çünkü öğrenmenin sonu yok.. Tabi tüm bu anlattıklarımın dışında sterilazsyona bağlı benzer bulgular veya çok daha ağır şekilleri yaşanabilir bu anlattıklarım genelde ilk 1,4 hafta arasında yaşanır sonra mutlaka geçmesi lazım sinir, terleme, ateşten bahsediyorum bu süreler zarfında geçmiyor aksine beraberinde başka tepkimleride getiriyorsa mutlaka ama mutlaka ilacı kesin ve derhal ilgili alanında uzman hekimlere görünün, görünün ki iş işten geçmeden sağlığınızdan olmayın. Konunun özeti kısaca şu arkadaşlar; vücudunuza olanın üzerinde veya vücudun hiç tanımadığı bir şeyi aldığınızda vücut bunu yabancı bir madde, zehir olarak gözlemler ve aslında vücudun dili vardır kızarıklık, kaşıntı, ateş, sinir, kusma vb gibi size bu şekilde sinyaller verir geçici ise atlatırsınız bu sinyaller ne kadar uzun sürerse risk o kadar fazladır. Keyifli Forumlar.
  21. Merhaba arkadaşlar; Bu konumuza da sporcuların kürdeyken başlarına gelebilen veya gelme ihtimali yüksek olan iki negatif başlığa değineceğiz. Kürdeyken hastalanabiliyor veya beklenmedik bir vücudumuz, sağlığımızla alakalı sorun sorası cerrahi müdahale kararı alındığında nelere dikkat etmeliyiz kürü bırakmalı mıyız yoksa farklı formüller geliştirip bu süreci nasıl atlatabiliriz bunları konuşacağız. KÜRDEYKEN HASTALANDIM KÜRÜ KESMELİ MİYİM VEYA NELERE DİKKAT ETMELİYİM? Arkadaşlar bildiğiniz üzere steroid grupları genel mana da vücut direncini, bağışıklık sisteminizi savunmasız bırakabiliyor veya direncini düşürebiliyor ama bunu biz doğru beslenme, doğru antrenman ve başka unsurlara dikkat ederek minimize ediyoruz. Başak unsurlar nedir antrenman yaptık terledik ve salondan terli, yorgun düştük diyelim salondan otoparka veya toplu taşımaya gidene kadar vücut zaten en yorgun savunmaya uzak olduğu anda ters rüzgar ile cereyan veya soğukta, esintide kalıp ters düz olabiliyoruz buydu o kısmın açılımı. Bunun dışında birde çeşitli mevsimsel virüs veya hastalıklar olabiliyor misal korona misal grip gibi. Tabi bunların dışında yeme bozukluklarına bağlı olmak kaydı ile isal, zehirlenmeye bağlı istifra gibi. Şimdi bunlar küçük hastalıklar diyebiliriz bu gibi süreçlerde dinlenmek en makbul olanı o yüzden aşağıda sıralayacağım maddelere uymanız sizin yararınıza olacaktır. Antrenman yapılmamalı Mutlak suretle vücudunuza zaman tanıyıp dinlenmelisiniz Hastalığınızın şiddeti 1,2 hafta bağlamında ise kürdeki hiç bir ilacı kesmemenizi tavsiye ederim Hastalığınızın şiddeti 3,4 hafta aralığında ise testosteron harici diğer ilaçları kesmenizi testosteronu kesmemenizi tav. ederim Hastalığınızın geçmesi akabinde salona gittiğiniz 1 ila 2 hafta özellikle ilk hafta ağır girmemenizi sadece kaslara kan pompalamanızı tavsiye ederim Hastalık sonrası antrenmandan ziyade bulk sürecinde bile olsanız düşük tempo kardiyoları aksatmamanızı hatta arttırmanızı tavsiye ederim vücut ter, idrar, dışkı ile detoks yapacaktır kardiyolar da malum en iyi ter atacak unsurların başında geliryor Hastalık sonrası hemen kan verip vücut değerlerinizi sayısal olarak değerlendirmeye almanız ve risk gruplarına yönelik hormonal emniyet gruplarına dahil olmalısınız beslenmeyi düzeltme, vitamin eksikliklerinin üzerine gitmek vb gibi Tüm bunlar sonrası her şey yoluna girmiş olur ve kaldığınız yerden süreci devam ettirebilirsiniz. KÜRDEYKEN KAZA YAPTIM VEYA HASTALIĞIM İLERİ BOYUTLARA TAŞINDI CERRAHİ MÜDEHALE OLACAK NE YAPMALIYIM? Arkadaşlar bu durum kürümüz için en riskli en dikkat edilmesi gereken bir süreç hem kür hem sağlığımız adına. Öncelikle unutmayın ki sağlığınız her şeyden çok daha mühim bir kere biz neden spor yapıyoruz? Çok daha sağlıklı olup görünmek adına. Steroid gruplarıyla sağlıklı görünüyoruz dışarıdan bakınca evet ama iç sağlığımız o kadar yerinde mi bu tartışmaya açık elbette çünkü unutmayalım ki steroid grupları uzun vadede kalp ve damar yollarında tahribata yol açarlar ha bu konuda ölen var mı only düşük doz kürler ile ben hiç denk gelmedim ama profesyoneller için öyle değil çok büyük kütleleri olduğundan o kas gruplarını taşımak adına girdikleri çok fazla ilaç ve çok yüksek mg ölçütleri söz konusu neyse konumuza dönecek olursak bu gibi durumlarda neler yapmalıyız aşağıda sıralayacağım maddelerde bunlara değineceğim. Antrenman zaten yapmanız imkansız Benim ana tavsiyem bu gibi süreçlerde direk tüm kür sürecinize veda etmeniz only testo hariç yine sebebi zaten bu süreçte çok stress ve sinir hali beslenememe durumları olacaktır haliyle idman kabiliyeti de sıfıra ineceği için vücut bu baskı altında yıkım hormonunu bolca salgılayacak önce vücut suyu yavaşça sonra şiddetli şekilde tasfiye edip sizin moral motivasyonunuzu daha da bozacaktır. Bu süreçte testosteron olmaz ise kandaki total testosteron sevviyeniz alt sınıra gelecek ve ani tramva, yüksek sinir, üşengeçlik, yemek dahi yeme arzunuz ortadan kakacak o yüzden çok ciddi bir cerrahi müdahale olmadıysa bir şekilde testosteronu devam etmenizi tavsiye edebilirim. Her iki süreçte de mutlak suretle su tüketiminizin sağlık sorununuza bağlı olmak kaydı ile düşmemesine dikkat edin. Dip not : Yazdığım tüm konular bireysel tecrübelerime dayalıdır doktorunuza danışmadan yazılan hiçbirşeyi esas almayın birinci önceliğiniz her zaman doktorunuzun takviye ve tavsiyelerine uymak olmalıdır. Geçmiş olsun / Keyifli forumlar.
  22. Merhaba değerli platform kullanıcıları ve ziyaretçileri; Bir çok kişi ile muhatap oluyorum her gün hatta yıllardır hormonlardan sebep ve genelde amatör veya yarı amatör sporcular kür yapmaz arzusu içinde olduklarında şöyle girişler yapıyorlar konulara; '' AMACIM KALICI KAS KÜTLESİ '' böyle olunca tabi ben bilgi eksikliği olduğunu hissedip ileride yanlış söylemlerde bulunmaması adına en naif, kırıcı olmayan hali ile kendisinin hazır olmadığını destek veremeyeceğimi beyan ediyorum yoksa ileride bilgisizlikten sebep iş tamamen rehberin başına kalıyor. Şimdi konuyu açmamdaki sebep bunu okuyun iyice anlayın ondan sonra bu işlere giriş yapmaya çalışın arkadaşlar. DÜNYADA HİÇ BİR İLAÇ KALICI KAS KÜTLESİ YARATMAZ! İLAÇLAR BİR KERE KAS YAPMAZ! En azından direkt hali ile sporcular sanıyor ki (bir kısmı) ilacı vuruyorsun et büyümeye başlıyor. Yok öyle bir şey ilaç bunu dolaylı yoldan şu şekilde yapar sizin doğal ilahi olarak bir karbonhidrat ve protein sentezleme kapasiteniz var bunu şuna benzetebiliriz araba fabrika çıkışı 320 ibre ile çıkıyor ama siz ne kadar gaza bassanız da ibre 280 km/s geçmiyor. İşte araca noss takılıyor veya beyni ile oynanıyor beygir artıyor kapasite büyüyor gibi düşünün hormonlarda steroidler de böyle o takılan noss veya beyine gayri resmi verilen komutlar gibi sizin karbonhidrat ve protein sentezlemenizi arttırıp hipertrofi adına elinden geleni yapmaya başlıyor vücut/ilaçlar. İyi bir vücut öyle 1,2 kürle olmuyor bunu da unutmayın daha doğrusu iyi bir vücut görüntüsü olur ama ilacı kestiğiniz an '' pıssss '' geriye dönersiniz! Neden? Çünkü sağlıklı adaleniz yok! Bu adale de şak diye 1 ayda 1 yılda olmuyor çünkü vücudunuzda ki et/adele yapısı biceps üst tepe kısmında çoğalmıyor kolun çapı kadar çoğalıyor veya bacak kısmını düşünün sadece yan veya üst adele değil koca bacak adaleniz zamanla büyüyor ve gelişiyor hep diyorlar ya küre girdim 8 kg kas kazandım Yani tabi amatörlükten oluyor genelde bu söylemler vücut 1 kürle 8 kg et yapacak? Yani pek mantıklı değil doğru mu? Eee makine öyle diyor ölçüm yaptık! O makinelerin 100,200 bin euroluk halleri var en özel hastaneler de onlar bile %100 sonuç veremiyor yakın sonuçlar veriyorken o örümcek ağı bağlamış salonların en dip köşelerine konan cihazlara inanıp şu kadar yağ bu kadar su olaylarına pek kulak asmasanız iyi edersiniz. Şimdi konuda çok uzaklaşmadan gençken özellikle arkadaşlar gerekirse günde 2 antrenman yapın vücudu zorlayın tabi bir yandan beslenme ve diğer sistematik alanlarda da kusurlarınız olmasın ilaca da elinizden geldiğince yaslanmayın ki en tıkandığınız da ilaçta sizi ileri taşısın! Yoksa sporcu daha 16,18 yaşında ilacı bir yaslıyor sırtını 2 ayda şişiyor sanıyor ki vücut adale yaptı beslenmeden taviz spordan taviz hopp kür sonu '' bırakınca sarkıyor! '' diyalogları çıkıyor. Ne kadar adale kazanırsanız ilaca bağımlılığınız ileriki yaş ve dönemlerinizde o kadar azalır! Ama siz hep ilaca güvenip yıllarını geçirir balona hava üfle sonra söndür modun da giderseniz ileride lahana gibi bir vücutla hayatınızı tamamlarsınız arkadaşlar. BOLDENON MASTERON CLEN WISNTROL DECA PRIMABOLAN SR9009 RAD140 MK677 CJC1295 ACE031 MGF Gibi daha listeye çok daha fazlaları eklenebilir bunlar bizim ilahi varyasyonumuz da olan şeyler mi? Yok değil mi? Testosteron deseniz 50,80 arası üretiliyor igf deseniz varla yok arasında büyüme hormonu deseniz keza öyle. Peki bunca yokluk içinde vücuda bunları verince patlama yaşamamız çok normal değil mi? Ama bunları vücudumuz dan çekince buraya dikkat!!! '' VÜCUT OLMAYAN HORMON ZİNCİR YAPISININ YERİNE NE KOYACAK? NASIL KOYACAK? '' haliyle pısssss söndü vücut! O yüzden mümkünse tüm spor hayatınızı doğal geçirin ha yok ben sınırlarımı görmek istiyorum veya profesyonel olmak istiyorum veya egomu törpülemek istiyorum bir çok kişi yapıyor benim ne eksiğim var diyen kesimdeyseniz önce bu yazdıklarımı kabullenin sonra yapmak istediğiniz ne varsa yapmakta özgür ve hür iradenizle başlayabilirsiniz. Not: Bir çok rehber beslenme veya antrenmanı kesme kalır derler bu söylemde çok büyük bir yalan ve satış/pazarlama stratejisinden başka bir şey değildir arkadaşlar! En ufak bir stress,beslenme veya antrenman bozukluğun da eskiye anında dönersiniz antrenman veya benslenme sadece koruyucu tedbirdir vücut ilaç ile 5 sentezlerken ilaç yokken 2 sentezleyecek o kadar kas kütlesini 5 sentezleme ayakta tutarken 2 sentez nasıl ayakta tutsun? Vücutta haliyle 2 sentez birimine kadar gerileyip duracak. ALTTAKİ FOTOĞRAFLARA BAKARKEN YAZDIKLARIMI O ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİN. Sevgilerimle, Keyifli Forumlar.
  23. Merhaba arkadaşlar; Uzun zamandır bazılarınızın kavrayabildiği bazılarınızın neden diye sorguladığı bu konuyu yazıya dökme zamanı geldiğini düşünüyorum çünkü empati yeteneğinden bazılarımızın mahrum kaldığını görüyorum ve bu yetenekten uzak düşünceleri için çoğu kişiyi platformdan uzaklaştırmak durumunda kalıyorum haliyle buna dur demek adına bu konuyu dikkatlice okursanız çok mutlu olacağım. İlaç satıcılarının isimlerini veya kısaltma yoluyla da olsa konu açmak veya ileti yazmak neden yasak? Arkadaşlar bunun başlıca sebebi Peptid Türkiye platformu artık sizlerin de bildiği üzere yaşayan bir ansiklopedi ve marka değeri olan bir sanal yaşam alanı tabiri caizse. Haliyle sektörde satıcılar facebook, instagram veya youtube gibi alanlarda yorumlar kısmında, gerek içerik üreterek veya benzeri şekillerde müşteri kazanma peşindeler ama bu oldukça zahmetli olabiliyor onlar için haliyle buu platform hem sektörleri için bulunmaz Hint kumaşı çünkü hedef kitlelerinden oluşuyor tamamen sıradan bir kullanıcı gibi gelip burada şundan hizmet aldım, şunda şu ürünü gördüm gibi benzetmeler ile sizlerle bilen veya bilmeyen yani deneyimli veya deneyimsiz sporcular ile aralarında bağ kurmaları onlar için en leziz ve kolay seçeneklerden birisi. Bu sektörde kim, kime ne katarım derdinde asla olmadı bu gidişle olacak gibi de değil! Haliyle sizin sahip olduğunuz maddiyata nasıl ortak olurlar tamamen bunu ilke edinmiş durumda çoğu satıcı. İlkeli ve adaletli olanlar yok mu? Elbette ki var onların da zaten başkasının sırtından veya emeğinden nemalanmak gibi huyları olduğunu düşünmüyorum. Yani burada istem dışı paylaşılan bir isim bilmeyen, acemi sporcuları bir anda kurtların önüne atma durumuna benziyor. Oysa sporcu isimden ziyade marka ve ürünleri tanımaya başlamalı bu evreyi geçtikten sonra zaten doğruyu bir şekilde bulacak gerek yanlış yaparak gerek ilk seferde en doğru seçenekle buluşarak. Hangimiz şuan ki tecrübemize hata yapmadan geldik? Hata yapacağız hepimiz çünkü tecrübe ne yazık ki hata yaparak elde edilen bir argüman. Haliyle burası kimsenin tekelinde değil ben dahil! Baknz; Platform benim ve bugüne kadar sizlerin de büyük desteği ile ne sorunlarla boğuşa boğuşa 13 yılı geride bıraktım tabiri caiz ise tırnaklarımla kazıya kazıya bugünlere getirmeyi başardım platformu ben dahi kendimi, beni önermenizi hoş karşılamazken başkalarının reklam alanına platformun döndürülmesine göz yumuyor olmam mümkün değil. Kişisel iletişim bilgilerini paylaşmak neden yasak? Kullanıcıların birbirlerine ulaşmaları ne sorun yaratabilir? Arkadaşlar bu konuda çok mühim çünkü forum da özel mesajlaşma özelliği de aktif ve iletişim bilgileri paylaşımı yasak çünkü forum kültürü dünyada maalesef ki bitmiş durumda artık uygulamalar, web 3.0 dönemlerinin konuşulduğu zamanlardayız haliyle bu tükenmişlik içinde yıl bazında bakıldığında milyonların ziyaret alanı olan bu platformda herkes birbirine ulaşırsa sorunları telefonları, mailleri, sosyal medya mesaj alanlarında çözümlerlerse bu platformu nasıl ayakta tutarız? güncel kalmasını nasıl sağlarız? insanların ziyaret etmeleri için onlara çeşitli sebepler vermemiz lazım bunlarında başında da güncel bir yer sunulması lazım işte hedefim tam olarak bu hiç bir konu kapalı kapılar ardında çözülmesin bu platformda ilgili kategoriler altında binlerce konu başlığı olarak çözülsün böylece 13 yıldır destek alınan yer inşallah benim ömrümce 20,30,40,50 yıl daha ayakta kalıp sorun yaşayanların sorunlarına çare olmayı başarabilsin diye tüm çabam. Yani siz birinin sorununu whatsapp, telegram vb alanlarda size özel bireysel sayfalarda çözerseniz arama motorları o konuşmaları indexleyemiyor ve sorun yaşayan kişiler başsız horoz gibi bir o yana bir bu yana yana yakıla sorunlarını çözemeye uğraşıyorlar ve art niyetli kişilerin ellerine kapalı kapılar ardında sanal ortamda düşebiliyorlar bilmediklerinden sebep ne derse o kişi biat etmek zorunda kalıyorlar ama burada bir konu altında birisi art niyetli yorum yaptığında veya yanlış bilgi verdiğinde hemen dis like atıyor veya deneyimli kullanıcılar uyarıda bulunuyor '' bak sen böyle yazdın ama bu yanlış doğrusu bu! '' şeklinde. Satıcılar hakkında konu açmak neden yasak? Veya markalara yönelik şikayet bildirimi yapıldığında konular neden kaldırılıyor? Arkadaşlar şimdi biliyorsunuz ki art niyetli satıcılar olduğu gibi üzülerek söylemek isterim ki bilgisizlikten kaynaklı deneyimsiz çok fazla sporcu art niyetli olmasalar da deneyim eksikliğinden sebep panik yapıp satıcılara saldırabiliyorlar. Oysa her sorunun bir cevabı var çözülmeyecek sorun yok sadece iletişim kanalları kapatılmamalı böylece iki tarafta üzülmez zira bu durum ülkemizde biraz ötelenmiş durumda satıcılar sabırsız ve hrıslı belki de egolu sporcular deneyimsiz ve panik halindeler. Bu karışıklıklar da karalamaları peşinde getiriyor. Peptid Türkiye ilke ve doğruları niteliğinde ilerlemeyi seçen bir platform yaygara, iftira veya itiraf platformu değil çünkü bu durum da din, dil ve siyaset kadar tehlikeli bir alan. Satıcılar hakkında sorun yaşayan kullanıcılar haklarını hukuk önünde gerekli mercilere başvuruda bulunarak yapabilirler. Markalara yönelik çalıştı veya çalışmadı diyalogları eğer elinizde kür öncesi ve sonrasına dair test sonuçları yoksa tamamen iftiradan ibaret sayılmaktadır benim gözümde çünkü delil yok. ÇALIŞMADI! tamam çalışmadı da belgen var mı bunu ibraz edebiliyor musun? Eğer bu yönde öncesi ve sonrasına dair test sonuçların varsa o konuyu gönül rahatlığı ile açabilir ve ben yaşadığım sürece o konuyu hiç bir güç kaldırtamaz bana bu platformda! Ama gel gelelim bu testler yok ve sen bireysel bulgularına göre bazı ithamlarda bulunuyorsan bu doğru değil haliyle bunun yasaklanmasının sebebi de bu arkadaşlar. Dip not : Bakıldığında satıcıları kötülemeniz , markalara laf atmanız ben hukuksuz, adaletsiz her şeyden önemlisi şeref ve ar çizgisinden uzakta biri olsam en çok benim işime yarar diye düşünün tüm bunlara izin vermem lazım doğru mu? Bütün destek sağlayanlar ve ürün grupları kötü en iyi benim diyebilmek ve tüm pozitif okları üzerime çekmek adına. Ama öyle değil bakın 2021 yılında hangi konuyu açmışım. Sevgi ve saygılarımla // Keyifli Forumlar
  24. Merhaba değerli platform kullanıcıları ve ziyaretçileri; Bugün kaleme alacağım konu steroidler bağımlılık yapar mı? Arkadaşlar bu konu tüm samimiyetimle söylüyorum tüm bakış açınızı değiştirecek sıfır deneyimi olan birini bile pozitif deneyim adına yıllarca öteye götürecek bağlamda bir konu, anlatım olacak! Arkadaşlar steroidlerin hiç biri gerçek anlamda BAĞIMLILIK YAPMAZLAR! (Madde bağımlılığı gibi) AMA, LAKİN, FAKAT !!! Aslında işin karanlık yüzü tam olarak burada başlıyor. Her biri bilinçaltı bağımlığı yapar özellikle içlerinden bir tanesi ne yazık ki gerçek anlamda subliminal bağımlılık yapar %100 yapar üstelik! Peki ne demek hepsi bilinçaltı bağımlılık yaparken sadece bir tanesi ciddi anlamda bağımlılık yapar? Arkadaşlar adım adım gideceğim sindire sindire okuyun çünkü bu yazdıklarım kür adedi 5,6,7 ve üzeri olanlar için geçmiş olsun bu rakamın altındakiler için altın değerinde bir konu olacak. Şimdi öncelikle hepsinin bilinç altı bağımlığını ifade etmek isterim nedir, nasıl olur, böyle bir şey mümkün mü? Arkadaşlar tüm hormon grupları bilinç altınızda bağımlılık yapacak sebepler verir size. Misal aşağıda paylaştığım fotoğrafı baz alalım vücut olarak 1,2 kıvamındayken level olarak ilaçlarla 9,10 level bölümüne geçiyorsunuz ve ilaç sizleri pembe bulutlar üzerine çıkarıyor haliyle sporcu var olan, memnun olmadığı fiziğinden hayalini bile kurmakta zorluk çektiği vücuda geçince ister istemez o bağımlılığın ilk tohumları atılıyor! Siz hayatı boyunca kuru ekmek yemiş birisine bir yerden sonra hamburger vermeye başlarsanız hayatı boyunca alıştığı o tat o yemek ona artık basit gelir çünkü yeni bir tat almıştır farklı lezzetlerin olduğunu keşfetmiştir ve o güne kadar şikayet etmediği kuru ekmekten şikayetçi hale gelen biri olmuştur. İşte steroidler de böyle. Doğal genetiğinizin çok ötesine geçince steroidler maalesef bağımlılık yapıyor bilinç altında. Sporcu bir kür yapıp kenara çekilirse hiç bir sorun yok hadi iki kür yine sorun yok eee üçüncü kürü de yapsın! İşte sınır tam olarak buraları... Bu sınırı sporcular tutturtamayabiliyorlar çünkü o pembe bulutların üzerindeki zamanlar çok keyifli geldiğin için bir kür daha ee hadi bir kür daha derken kür bitince '' eeee sen küçüldün mü? '' soruları ile başa çıkamayan o hayal ettiği vücuda sahip olduğu günler aklına gelecek tekrar tekrar ilaçlara sarılacak aslında bilinç altı bağımlılığı tam olarak buna deniyor. Şimdi bu yukarıda anlattıklarım sporcuların kurtulabilecekleri bağımlılığı. Şimdi aşağıda anlatacağım KURTULAMAYACAKLARI bağımlılık olacak o yüzden bu satırları can pare okumanızda fayda var arkadaşlar. TESTOSTERON subliminal doğrudan bağımlılık yapıyor! (yine bilinçaltı ile ilişkili olarak elbette) Peki nasıl oluyor bu? Arkadaşlar bu durum tamamen total testosteron ve onunla paralel olan free testosteron oranınızla alakalı. Total testosteron ve paralelindeki free testosteron 3 ila 8 arasında bir yerlerde gezer referans aralığı olarak genetik yapınıza göre hayat yoğunluğunuz, stress seviyeniz ve ileri yaşa bağlı bu seviyeler herkeste farklılık gösterir! Tüm bunlardan sebep küre girmemiş ama total testosteronu problemli kişiler için tam bağımlılık sebebi testosteron çünkü erkekliğin, motivasyonun hatta bir adım daha öteye gidelim hayatı yaşamamıza başlıca sebep olan hormondur. Bu hormon ne kadar düşükse aşağıdaki sorunları yaşarız. Suç ve cezaya meyillidirler Günün, haftanın hatta yılın tüm zamanı depresiftirler Cinsel hayatları kötüdür veya olmasını umdukları gibi değildir yaşıtlarına göre Genelde bunları hiç mutlu göremezsiniz Ani iniş çıkışları vardır bir anda çok iyiyken bir anda çok negatif olabilirler Kendilerinden iyi veya kötü herkesi, her şeyi eleştirirler Her konuda kötü düşünürler Kendilerini devamlı yorgun hissederler Canları hiç bir şey yapmak istemeyebilir Paranoyak bir yaşamları vardır Genel mana da agresiftirler Özgüven eksiklikleri vardır buda beraberin de devamlı kendini ispat etme güdüsünü onlara katar Gibi daha nice madde ekleyebilirim buraya. Tüm bunları geride bırakırlar küre girince çünkü kürde testsoteron vardır ve yukarıda bahsettiğim gibi testosteron yeniden doğmak gibi bir şey olduğundan sporcu bu eksi yönde kompleksli hayatından çıkar adeta kendini yeniden doğmuş gibi hisseder. Bağımlılık tam olarak burada başlıyor! 2,3 olan total testosteron seviyesi 1500 > üzeri oluyor adam level 1 iken level 99 oluyor motivasyon olarak, libido olarak, özgüven olarak. Sizce bu adam bir daha testosterondan baz geçebilir mi? (Tecrübelerime göre hayır) Ama bu sorunu yaşayanlar için pozitif bağımlılık diyebiliriz buna çokta üzücü bir şey değildir yani çünkü kötü giden çoğu şey pozitif olmaya başlıyor kişi için. Birde buzdağının diğer tarafı total testosteronu çok iyi olan 7,8 seviyelerinde olan işte kötü tarafı bu sporcular için her zaman diyorum ki total testosteron seviyesi yüksek olan kişiler mümkünse o oranları yaşa veya başka sorunlara bağılı çok ciddi düşüşler göstermediği sürece girmesinler küre en azından testosteron olan kürlere. Çünkü 7,8 olan seviyelerinde olan seviye 1500 > üzeri olunca bu sporcu zaten iyidir her konuda çok daha iyi bir sürece adım atıyor 1,2,3,4 kür sorun yok ama sonrası devam eden kürler ile o süper ötesi total testosteronu maalesef eski seviyelerine gelemiyor çok çok çok zor şekilde gelmeye çalışıyor ama tembelleşen geri dönüş süreci sebebi ile o süper doğal testosteron seviyeleri de hayal oluyor sporcu için ve sonra güzel geçen tüm hayatı ilaç kesilince düşük testosteron sebebi ile bunalın. öz güven kaybı, depresif günler, geceler şeklinde gidiyor haliyle ilaca testosterona tekrar sarılıyor ve '' ya bu ilacı girmişken adam gibi kür olsun diyerek diğer ürünleri de dahil ediyor! '' böyle böyle dediğim konular vuku buluyor. Şimdi anladık mı bağımlılık yapıyor mu? Yapıyorsa sebebi ne? O yüzden HORMON KULLANMAYIN ! Kullanacaksanız da BİLİNÇLİ VE BİR ŞEYLERİ BİLEREK kullanın! Keyifli Forumlar
  25. Ben teşekkür ederim Emeğinizin karşılığını alacağınızdan hiç şüphem olmadı. BİZ BU HİKAYENİN İZLEYENLERİYİZ. Suudi Arabistan'dan da güzel bir sonuç gelecek hiç şüphem yok.

Copyright © 2010 Peptid Türkiye. Tüm hakları saklıdır.

5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Şikayet; [email protected] Adresine mail atıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.


Tıbbi Sorumluluk Reddi / Yasal Uyarı! Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz. Doktorunuza Danışmadan sitede yer alan diyet veya benzerlerine başlamayınız.
×