-
Duyurular
-
Steroidturkiye.com - AÇILDI! 29-11-2020
Steroidturkiye.com açıldı! Hormon gruplarına dair tüm sorularınıza cevap bulmak için sisteme giriş yapıp soru başlığı oluşturmanız yeterli. -
Sarmsturkiye.com - AÇILDI! 29-11-2020
Hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için siteyi ziyaret edebilirsiniz.
-
Liderlik Tablosu
Popüler İçerik
Showing most liked content on 13-06-2020 tüm alanlarda
-
8 points
-
4 pointsAçılımı "Correlation Between Sex Hormones" olan SHBG hakkında kısa bilgi : Kısaca görevi, cinsiyet hormonlarını dokulara taşımaktır. Bağlandığı hormonlar ve bağlanma gücü (afinitesi) sırasıyladır. Dihidrotestosteron-DHT Testosteron Androstenediol Estradiol Estron Temelde karaciğerde üretilmekle birlikte "beyin, böbrek, meme, rahim, plasenta, yumurtalıklar, prostat, testis" dokularında da üretilir. Cinsiyet hormonlarına bağlanarak onları etkisiz hale getirir.Shbg seviyesi erkeklerde kadınlara göre daha düşüktür.Erkek hormonlarına bağlanma afinitesi fazla olduğundan, aktivitesini daha fazla düşürür ve daha çabuk elimine olmasını sağlar. Erkek için normal seviye : 10-57 nmol/l aralığıdır. Kadınlar için normal seviye: 18-144 nmol/l aralığıdır. SHBG yükseklik belirtileri : Gençlerde cinsel gelişim düşüklüğü Kısırlık Sperm konsantrasyonu ve hareketliliği Libido (arzu) düşüklüğü İktidarsızlık Testis boyutunun azalması Meme dokusunda büyüme (jinekomasti) Vucut kıllanmasında azalma Azalan kemik ve kas kütlesi Azalan enerji ve motivasyon SHBG yükselmesinin sebepleri: Yüksek östrojen Yüksek troid hormonu Büyüme hormonu düşüklüğü Karaciğer sorunları Alkol/Sigara Aşırı fiziksel egzersiz Stres Kötü beslenme (protein eksikliği) Hiv-Aids SHBG düşüklük belirtileri : Erken ergenlik Akne Kellik Artan vucut kılı Saldırganlık Erektil disfonksiyon Jinekomasti Kısırlık SHBG düşüklüğünün sebepleri : Yüksek insülin seviyeleri Yüksek büyüme hormonu seviyeleri Yüksek prolaktin seviyeleri Düşük troid seviyeleri Yüksek büyüme faktörü (İGF-1) seviyeleri SHBG seviyelerini arttırma : Beslenmeye bağlı gıdalar ( zeytinyağı, badem-ceviz, kahve-çay, alkol, soya, lahana,brokoli ) Fiziksel egzersizler Kilo verme SHBG seviyelerini düşürme : Yüksek proteinli diyetler Takviyeler ( bor, mağnezyum, kalsiyum, çinko, D vitamini, balık yağı, tongkat ali ) SHBG seviyelerini arttıran ilaçlar : Doğum kontrol ilaçları Aromataz blokerleri ( letrozol, risedronat ) Sara (nöbet) ilaçları Seçici östrojen reseptör modülatörleri ( tamoksifen, klomifen ) Diyabet ilaçları ( Metformin ) SHBG seviyelerini düşüren ilaçlar : Alerji önleyici ilaçlar ( prednizon, deksametazon ) Link : https://selfhacked.com/blog/sex-hormone-binding-globulin-shbg/
-
2 pointsYabancı forumlarda paylaşılan hipogonadizim hastalarının, özellikle primer olanların deneme yanılmayla uyguladıkları ve yaptırdıkları testlerle uygun dozajı belirledikleri TRT (testo yerine koyma tedavisi) kısaca şu şekilde : Hergün 10 mg testosteron cyopionat (veya sustanon) Hergün 10 mg nandorolon deconoat Haftada iki defa 250 iü hcg Bu dozlarda düşük shbg ve kontrol gerektirmeyen ideal E2 seviyeleri elde edilmiş.Libido ve ereksiyon yanında iyi bir fiziksel-ruhsal mod yakalanmış.
-
2 pointsShbg ile bağlı testo, direkt çöp...Albümine bağlanan kısımda yarı bağlıdır ve kolay kolay ayrışmaz ve oranı stabildir, pek değişmez.Geriye kalan ve kasları geliştiren ve protein sentezini artıran kısım free testodur...Genelde oranı % 2 dir, bu oranın artması için shbg nin azaltılması gerekir.Vucutta fizyolojik iş yapan ve sınırsızca her hücreye girip çıkan bağlı olmayan free testosterondur.Dolayısıyla kas gelişimi ve diğer faaliyetler bu miktar üzerinde olmaktadır... Shbg proteinine bağlanma gücü sıralaması şöyledir : dht-testosteron-östrojen
-
2 pointsYine şovvv yapılmış konu anlatımı konusun da Eline sağlık peptidturkiye eski günlerine geri dönüyor galiba çoookk eskiden de böyle güzel çok farklı bilgiler paylaşılırdı forum da sonra sonra biraz bu durum sıradanlaşmıştı ama sen ve senin gibi bilgili büyüklerimiz küçüklerimiz sayesinde yeniden renkledi buralar.Eline emeğine sağlık hocam.
-
1 pointIGF-1 nedir ? IGF-1 karaciğer tarafından sentezlenen bir hormondur. Vücutta IGF-1 üretimi GH üretimi ile alakalıdır. GH vücutta IGF salınımını tetikler. IGF-1 vücutta ne yapar ? Enerji kullanımında yağ yakımını düzenler ve dolayısı ile yağ yakımına etki eder. Anti-aging etkisi vardır. IGF-1 ileri yaşlarda azalır ve vücutta kas kaybı, kalp krizi riski gibi durumlar IGF-1’in de vücutta az olmasıyla alakalıdır. Protein sentezini arttırır. Hyperplasia’ya yol açar ve böylece hücre çoğalma ve büyümesini sağlar. Bu demek oluyor ki yüksek IGF-1 dozajları kullanırsak GH’de olduğu gibi tehlikeli. Hyperplasia (Hiperplazi) nedir ? http://www.saglikaktuel.com/saglik-ansiklopedisi-hiperplazi-hyperplasia-nedir--668.htm IGF-1'in avantajları nedir ? IGF-1’in kas kütlesi ve kütleye olan katkısı steroidlerin aksine su tutma üzerinden değildir. Bu da demek oluyor ki uzun süreli kullanımlarda kuru kas kütlesi olarak IGF-1 size katkı sağlar. Yine steroidlerin aksine hipertrofi değil vücuda hiperplazi üzerinden katkı sağlar. Çeşitleri nelerdir ? IGF-1’i 2 çeşit olarak inceleyebiliriz. IGF-1 LR3 IGF-1’in vücutta yarılanma süresi 20-30 saat olan çeşididir. LR3 glukozun hücrelere girmesini engeller ve vücudu enerji için sukroz yerine yağ kullanmaya zorlar. Günlük önerilen doz toplamda 50-150 mcg’dir. Bölgesel gelişimde DES’den daha az etkili olmasına rağmen bölgesel enjeksiyon yapılabilir. Vücutta 40 günden sonra bu ilaca karşı duyarsızlaşmaya başlar. Bundan dolayı önerilen maksimum süre 60 gündür. IGF-1 DES IGF-1’in vücutta yarılanma süresi 30 dakika olan çeşididir. Çalışma mantığı LR3 ile aynıdır. Günlük toplamda 50-150 mcg bölünerek gün içinde birkaç kez yapılabilir. En verimli olacağı zaman aynen insülinde olduğu gibi antreman sonrası ve çalışılan kasa çift taraflı yapıldığı zamandır. Vücut DES’e karşı duyarsızlık kazanmamaktadır. Bu yüzden 5-6 ay gibi uzun süreler boyunca kullanılabilir. Ancak daha maliyetli olacaktır. Yan Etkileri Tüm ilaçlarda olacağı gibi fazlası zararlıdır. Hücre büyümesine yol açtığı için önerilen doz ve sıklığın üzerine çıkılmaması gerekir. Kullandığım kaynak: http://www.evolutionary.org/insulin-like-growth-factor-1
-
1 pointAkne oluşumunda rol oynayan birçok faktör olsada; akne, genel olarak hormonal bir sorundur. Kür içerisinde androjenik sirkülasyonun artması ile sebase bezlerde hücre büyümesi eşliğinde artan sebum üretimi sebebiyle oluşmaktadır. Fakat bazı durumlar da karaciğere aşırı yüklenildiğinde, özellikle toksik etkisi yüksek olan oral steroid kullanımlarda (anadrol, dianabol, halotestin gibi) da akne problemleri yaşanmakta ki genel olarak akne, karaciğer kaynaklı bir sorun değildir. ALT ve AST değerleri kontrol edilerek enzimlerin durumuna göre günlük 900-2400mg Asetilsistein kullanımı düşünülebilir. İleri seviye karaciğer sağlığı gerekliyse, Tudca kullanımı düşünülmelidir. Örnek: Günlük 250-1000mg Tudca, 900-1200mg Asetilsistein gibi. ASETİLSİSTEİN: Bir aminoasit olan L-sistein'in N-asetillenmiş türevi olup normal de mukolitik olarak kullanılır. Bizi asıl ilgilendiren kısmı ise glutatyon üretilmesine izin vermesi. Glutatyon sayesinde antioksidan etkileri kaçınılmazdır (Glutathione, karaciğer ve akciğer de üretilen doğal bir antioksidan). Doğadaki bilinen en iyi antioksidandır diyebilirim. Genel etkileri: - KOAH semptomlarını azaltıcı eskisi vardır. - Kurşunun yan etkilerini hafifletir. - Akne oluşumunu engellemede etkilidir. Asetilsistein, yağ bezlerinin sayısını azaltmada ve cilt doku bozukluğunu düzenlemede etkili sonuçlar doğurmaktadır. - Nikotin, Esrar, Kokain bağımlılığından tutun vücudun her tür noktasına faydası vardır. - Dopamin salınımını arttırma eğilimindedir. - Anksiyete gibi kişinin yaşam kalitesini ve kür verimini düşüren sıkıntılı bir sürecin önlenmesinde fayda sağlamaktadır (özellikle trenbolone kürlerinde kullanımını tavsiye ederim). - Akciğer, böbrek ve karaciğer sağlığı. TUDCA: Safra kesesinde üretilen safra tuzu. Karaciğer için oldukça faydalıdır. Ek olarak SİLYMARİN (DEVE DİKENİ) kullanımı da karaciğer enzimlerinin düşürülmesinde rol oynamaktadır. Aynı şekil de ENGİNAR tüketimi de önemlidir. HİJYEN-TEMİZLİK: Bir başka etken, hijyen konusu. Artan sebum salgısını azaltmak adına cilt temiz tutulmalıdır. - Cildinize uygun temizleme jelleri/sabunları ile cilt üzerindeki fazla yağ temizlenmelidir. Aşırıya kaçınılmamalı. Gereğinden fazla temizlemek cildinizi daha hassas bir hale getirebilir. - Cilt yağlanması fazlaysa günde iki kez duş almaya çalışın. - Ara ara solaryum yapılabilir. Akne üzerinde kurutucu etkisi var. Fakat abartılırsa tam ters etki yapabilmektedir. - Deniz suyu kullanılabilir (özellikle yüz bölgesi için). - Çarşaflarınızı rutin olarak değiştirmeyi unutmayın. - Antrenman da artan ter salgısı da cilt yağlanmasını arttırabilir bu yüzden uzun süre terli kalmayın. Antrenmanda benchlerde kullandığınız havluyla sürekli yüzünüzü silmeyin. - Beslenme ve akne ilişkisi hakkında bir çok araştırma vardır fakat hala kesin bir sonuç yoktur. Yine de şekerli, yağlı ve glisemik indeksi yüksek besinler akne oluşumunda etkili sayılabilecek unsurlardır. Ayrıca süt ve süt ürünlerinin aşırı tüketimi de akne oluşumunda rol oynayabilmektedir. BİTKİSEL VE VİTAMİN DESTEKLERİ: A VİTAMİNİ: Sebum salgılanmasını azaltıcı ve sivilceleri tedavi edici özelliği bulunmaktadır. Ayrıca anti-aging etkisi olan bir vitamindir. Roacutanne gibi akne tedavisinde kullanılan ve en iyi sonucu veren izotretinoin içerikli ilaçların öncüsü bir vitamindir. B5 VİTAMİNİ: Pantotenik Asit olarak da bilinen B5 vitamini, hormonal aknede de dahil olmak üzere cildin ürettiği sebum veya yağ miktarını azalttığı için hormonal sivilcelerin tedavisinde etkilidir. RESVERATROL: Trans-resveratrol başta üzüm olmak üzere pek çok farklı bitkide varolan doğal bir fitoaleksindir. Akne mekanizmasının sinyalizasyonunu indirgemektedir. Propionibacterium acnes, cildin normal florasında bulunan bir bakteridir. Akne oluşumunda etkilidir. Resveratrol ise bu bakteri üzerinde anti bakteriyel etki sağlamaktadır. KROM: Hormonlarımızı dalgalanma ve hormonal sivilceleri önlemeye yardımcı olacak kan şekerinin düzenlenmesi için krom gereklidir. Krom ayrıca, akneye de sebep olan bakterilerin cildimizde yayılmasını da önleyecek antibakteriyel özelliğe sahiptir. B3 VİTAMİNİ: Niasin olarak da bilinen B3 vitamini, en güçlü anti inflamatuar içeriklerden biridir. Akneye bağlı kızarıklığın baskılanmasında çok etkilidir. BİYOTİN: Biotin, hormonal akne problemlerinde diğer B vitaminleri ile sinerjik olarak çalıştığı ve cildimizi koruyan yağ asitlerinin oluşmasında gerekli olduğu için, sivilce önlenmesinde önemli bir vitamindir. SELENYUM: Selenyum, akneye sebep olan bakterilerle savaşarak bağışıklık sistemimizi desteklemeye yardımcı olan güçlü bir antioksidandır. KOENZİM Q10: CoQ10, sivilce kaynaklı lekeler dahil birçok cilt problemlerini iyileştirmeye yardımcı etkiye sahiptir. Bir antioksidan olarak, hücre hasarını önler, cilt hücrelerini yeniler ve kırışıklıkların ve ince çizgilerin görünümünü azaltır. ÇİNKO: Anti-inflamatuar ve pro-enflamatuar enzimleri, örneğin desatürazları veya lipoksijenazları etkileyerek önlediği bilinen minerallerdir. Sebum üretimini azaltıcı etkisi vardır. D VİTAMİNİ: A vitamini ile birlikte keratinosit dediğimiz derinin en üst tabakasında hücresel çoğalmayı azaltıcı etkisi bulunmaktadır. Vitamin D3, cildin daha pürüzsüz görünmesine, inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. ANDROGEN-DHT ETKİSİ / İNHİBİSYONU VE İZOTRETİNOİN KULLANIMI: Öncelikle izotretinoin kullanımından bahsedelim. İZOTRETİNOİN: İsotretinoin, kistik akneyi ve diğer ilaçlara karşı dirençli olduğu görülen akneyi tedavi etmek için kullanılan güçlü bir ilaçtır. İsotretinoin, retinoid’dir (A vitamini formu). Akne oluşumuna etki eden genel dört faktör vardır: - Fazla yağ üretimi - Tıkanmış cilt gözenekleri - P. acnes - İltihaplanma Tümüyle savaşan tek ve en etkili akne tedavisidir. İsotretinoin içeren ilaçlar; Roaccutane, Zoretanin, Aknetrent, Acnegen. Kür içerisinde yüksek androjen nedeniyle artan yağ salgısı, bakteri oluşumu ve iltihaplanmayı önlemek adına kullanılabilir. Kullanım önerime geçmeden önce size bu ilaçla ilgili olan yan etkilerden bahsetmem gerekiyor. Daha doğrusu özellikle bizi ilgilendiren yan etkilerinden. Çünkü ilaç öyle bir ilaç ki yan etki prospektüsü ile kitap yazılabilir. Kür içerisinde kullanıldığında, doza, kullanım sıklığına ve kişiden kişiye değişmekle birlikte bizi ilgilendiren asıl yan etkileri: - Eklem ve Kas Ağrıları - Yüksek Kolestrol Seviyeleri - Artan Karaciğer Enzimleri - Kırmızı Kan Hücrelerinde Azalma (yorgunluk, zayıflık, solgunluk vb.) - Beyaz Kan Hücrelerinde Azalma (sık sık hastalanma) - Anksiyete Ek olarak cilt kuruluğu yapmaktadır. Bu nedenle sıvı alımı önemli ve cildiniz hassaslaşabileceği için lekelenme gibi problemler yaşanmaması adına aşırı güneşden korunmak, gerektiğinde güneş kremi de kullanılmalıdır. Kür içerisindeki izotretinoin kullanım önerisi: Kişinin steroidlerden kaynaklı yağ salgısındaki artış durumuna göre günaşırı veya üç günde bir 10mg alım yapılması tüm komplikasyonların önüne geçmek için yeterli olacaktır. Tedavi dozu günlük 30-50mg olduğu düşünüldüğünde harici kullanım olarak üç günde bir 10mg alımı yan etkiler bazında oldukça düşük olacaktır, hatta hissedilmeyebilir bile. Yine de önlem olarak özellikle karaciğer enzimleri ve kolestrol seviyeleri kontrol edilmelidir. Karaciğer için NAC (N-Acetlycystein) ve TUDCA kullanılabilir. ASETİLSİSTEİN günlük 900-2400mg TUDCA günlük 250-1000mg Kür de oral steroid yoksa sadece NAC yeterli olacaktır. Kolestrol için B3 vitamini ve Omega-3. Kalp ve tansiyon için CoQ10 kullanılabilir. ANDROGEN/DHT DÖNÜŞÜMÜ: Genelde steroid döngülerinde hormon kaynaklı akne sorunu şu sebeplerden oluşmaktadır: - Androjenik ilaçların sebase bezlerde ve sebum üretiminde artış sağlaması. - Kür içerisindeki yüksek Androjenin, DHT dönüşümü ile ciltteki reseptörlere bağlanması ve kendisi DHT olan roidlerin kullanılması. Peki bu sebeplerden kaynaklanan akneye nasıl bir çözüm üretilebilir? BETA SİTOSTEROL: Bitkilerden elde edilir. Meyveler, sebzeler, kabuklu yemişler ve tohumlarda bulunur. Kullanımı, hem tek başına hem diğer benzer fitosterollerle beraber kullanıldığında kandaki kolesterol seviyesini indirir ve bazen hiperkolesterolemi tedavisinde kullanılır. Kolestrol yararı bir tarafa dursun. İspatlanmamış olsada prostat büyümesi sonucu idrar rahatsızlığı ya da iyi huylu prostat hiperplazisinde de faydalıdır. Fakat DHT üzerinde bir nevi inhibe edici özelliği nedeniyle evet saç dökülmesi ve DHT kaynaklı akne gibi problemleri hafifletmeye yardımcı olsada DHT, erkek için özellikle cinsel anlamda son derece önemlidir. Libido kaybı ve erektil disfonksiyon gibi yan etkileri kanıtlanmamış olsa da kesinlikle kür haricinde kullanılmamasının altını çiziyorum. SAW PALMETTO (SABAL MEYVESİ): Saw Palmetto'nun sağlığa yararları oldukça fazladır. Sabal meyvesi özellikle kronik öksürük ve sindirim problemlerinde tavsiye edilmektedir. Prostat büyümesinde ve idrar yolları iltihaplanmalarında kullanımı yaygındır. Saw Palmetto, prostattaki dihidrotestosteron miktarını azaltan yağ asitleri içermektedir. Bu asitler aynı zamanda iltihabı azaltarak, prostat büyümesini engeller. Yine beta sitosterol gibi DHT dönüşümünü inhibe-azaltıcı etkisi sebebiyle kür harici kullanılmasını tavsiye etmiyorum. Bitkisel önlemler haricinde daha kararlı bir inhibisyon isteniyorsa, Finasteride kullanımı yapılabilir. Aynı şekilde Beta Sitosterol ve Saw Palmetto da söylediğim gibi DHT bloklanması sebebiyle kür içerisindeki kullanımı dışında harici kullanımlardan kaçınılmalıdır. FİNASTERİDE: Finasterid, testosteronu dihidrotestosterona (DHT) çeviren tip 2, 5-alfa redüktaz enziminin inhibitörüdür. Prostat ve saç dökülmesi konularında tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Genetik olarak ciltteki Androjen ve DHT reseptörleri fazla olan kişilerde Androjenlerin, DHT dönüşümünü belli oranda inhibe etmek bir çözüm olabilir. Kür içerisindeyken düşük doz da finasteride kullanımı (1 mg) , Androjenlerin 5 Alfa Redüktaz enzimi ile DHT'ye dönüşümünü belli oran da inhibe ederek DHT kaynaklı akne oluşumu engellenmiş olur. Kür sonrası tedavi dönemindeki yaşanan akne sorununa gelecek olursak: Tedavi sürecindeki yüksek dozda ve uzun süre HCG kullanımları başta olmak üzere klomen kullanımınında da aromatize yolu ile östrojen seviyelerinde yükselmeler, dalgalanmalar oluşturmaları sonucu testosteron ve östrojen hormon dengesizliği sebebiyle akne problemi yaşanabilmektedir. Bu nedenle bu dönemde anlık/günlük yüksek dozlardan kaçınılmalı, aksi taktir de bir aromataz inhibitörü düşük dozda bu sürece dahil edilmeli. AI tercihi olarak eğer nolvadex/tamoksifen varsa Aromasin kullanılmalıdır. Nedeni, Arimidex ile Tamoksifen kullanımı, bu iki ilacında etkisizliği sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Tek seferde 5000iu HCG ve 50mg+ üzeri klomen alımlarından kaçınılmalıdır. Ek olarak akne için testosteron-östrojen dengesi sadece tedavi döneminde değil, kür boyuncada kontrol altına alınmalıdır.
-
1 pointTablet içersinde en iyi ilaçtır. Oxandrolone vücuda skleroz gösteren kütle ve kas kazanmanızda size yardımcı olucak bir steroid tir. Oxandrolone yan etkileri yok denecek kadar azdır. Oxandrolone, vücudun kendi normal hormon üretimini durdurmaz. Ayrıca tansiyonla ilgili komplikasyonlara da yol açmaz. Kreatin ve fosfat sentezini desteklemesi sebebiyle Kullanıcının fiziksel görünümü üzerinde çok net bir sertleşme ve kuvvet artışı etkisi görülecektir. Vücutculara Kas kazandırırken aynı zamanda iştah kestiğinden yağ yakımındada yardımcı olucaktır. Diyet döneminde vücuda enerji verir. Şişirme ve diyet dönemlerinde sorunsuz kullanabilirsiniz. Östorojene dönüşmediği için kaslarda su toplamaz bu özelliği sayesindede ilacı bıraktıktan sonra oxandrolone sayesinde edindiğiniz kas kütlenizde motivasyon çökertici bir kayıp olmaz. Güreşçiler ve diğer sporcular tarafındanda kullanılır. Bu nedenle bu ilaç tablet steroidlerin içinde en pahalısıdır. Kullanımı: Bu günlük 30-50 mg arası 3 ila 5 tablet olarak genellikle 4 ila 6 hafta içinde kullanılabilir. Kombine: Oxandrolone, günde 10-20mg Halotestin veya 120-140mcg Clenbuterol ile birlikte kullanılabilir. Oxandrolon alınacak diğer steroidlerin etkisinide arttırır. Deca, Dianabol ve Testosteronlar ile birlikte kürlerde hacim almak için kullanılır. Combine olabildiği birçok ilaç vardır. Testestorone nun tüm veryasyonları ile kombine edilebilir. Özellikle primobolan ile en iyi efektif sonuçları verir. Her gün 30mg Oxandrolone ile Winstrol, Parabolan, Masteron, Primobolan ve Testosteron Propionat başta olmak üzere diğer setoidlerlede kombine edilebilir. Yan Etkileri: Nadiren bazılarında solunum güçlüğü, akne, libido değişiklikleri, adet düzensizlikleri ve iştah kaybı, depresyon, koyu renkli idrar, kas krampları, bulantı, ve ruh hali değişiklikleri hafif kaşıntı oldugu görülmüştür.
-
1 pointDostum kazan mübarek olsun inşallah başına bir şey gelmez benim endişem şimdi olmasa bile ileriye yönelik bir şey olmaması allahın izniyle. Wh00 adlı arkadaşımızın dediği çok doğru.
-
1 pointkullanırsınız ilaç açık bir yerde kalmadıysa. Ama emniyeti elden bırakmamak adına yeni ürün kullanmanız daha faydalı elbette.
-
1 pointEvet kas hafızasından dolayı. Kas hafızası demişken şunu da açıklayayım. Kas hafızası her durumda geçerlidir. Sporu bırakmak Diyette kas kaybetmek Ya da kürü bırakınca kaybedilen kas. Hepsi eski ortam sağlandığı sürece kas hafızasıyla hızlı geri gelir
-
1 pointpct değil hala kürdeyim 22 yaşındayım kürdeyim 10.haftadayım ilk 5 hafta sadece testo son 5 haftadırda testo+tren kullanıyorum normal bir sıcak basmasıda değil sanki ateşim varmış gibi bi yanıyorum bi üşüyorum umarım kimse yaşamaz bu deneyimi göğüsümde puffy nipples denilen olay olmaya başladığı için nolvadexi kullandım geçtiğini görüncede kestim hemen. Östrojenim steroid kullanamdan öncede yüksekti zaten o yüzden 2 güne bir arimidex alıp 10 gün sonra yeniden tahlil yaptırcam ZAMAN AYIRIP YORUM YAPTIĞINIZ İÇİN HEPİNİZE TEŞEKKÜR EDERİM
-
1 pointTarihi geçmiş ilacın içindeki etken maddesi düşmüş demektir İnternetten araştırıp videosunu görebilirsiniz Önermemekle birlikte 1-2 ay çok sorun olmaz dahada bekletme ama etken gücü düşmüş olabilir
-
1 pointZamaninda pct yapmadigin icin, suan bu önerdigim seyleri yaparsan testislerin ve hipofizin daha iyi duruma gelecektir diye düsünüyorum.Choriomon gerekli degil ilac yeterli.Arimidex lh baskilamasi yapmaz, östrojeni baskilar.Doz asimi yapma ve sorunun dusuk testo ile östrojen seviyesinden kaynaklandiginin bilincinde ol.Psikolojiyi yüksek tut, her durumdan bir ders cikarmak yasamimizda bize olumlu katki sağlar.Moral bozucu cözümsüz bir durumun yok.
-
1 pointSteroid kürü yapanlar artık kafalarına soksunlar pct yapmadan olmayacağını.Bu alkı bu davranış şeklini kim veriyorsa oradan kaçın bir an önce...Kendi kendine düzelmez, düzelirse aha işte bu kadar düzelir.3 lerde bir testoyla gezilir ortalıkta...Neyse olan olmuş artık.Sana tavsiyem 40 gün boyunca klomen tabletin 1/4 parçasını hergün kullanman yani 12,5 mg dozda...Tribulusa gerek yok, e vitamini, d vitamini, arginin, b kompleks vitamini birde magnezyum-çinko kullanman iyi olur.Troidlerini kontrol ettir düşükse eğer yarım tablet t3 hergün alabilirsin...Östrojeni biraz düşürüp öyle gözlem yap libido durumuna.Haftada iki defa 1/4 tablet arimidex işini görür.Ayrıca bu steroid kullanımını ve amacını hiç bir endokrinci bilmez, aldıkları eğitim bu şekilde bir uygulama bilgisi içermiyor.
Copyright © 2010 Peptid Türkiye. Tüm hakları saklıdır.
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Şikayet; [email protected] Adresine mail atıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.

