-
Duyurular
-
Steroidturkiye.com - AÇILDI! 29-11-2020
Steroidturkiye.com açıldı! Hormon gruplarına dair tüm sorularınıza cevap bulmak için sisteme giriş yapıp soru başlığı oluşturmanız yeterli. -
Sarmsturkiye.com - AÇILDI! 29-11-2020
Hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için siteyi ziyaret edebilirsiniz.
-
Liderlik Tablosu
Popüler İçerik
Showing most liked content on 29-12-2025 in İletiler
-
3 pointsyazılan bu güzel makale, teorik ve real life bilgileri, aynı zamanda program için ayrı ayrı hepinize Teşekkürlerimi Sunuyorum ! gerçekten de bir gencin anlayabileceği, hayal kırıklığına uğramadan hayatın gerçeğinin bu olduğunu gösterecek yazılar ve bilgilerle donattınız burayı. hepinizden Allah razı olsun, gerekse programı deneyeceğim. Aynı zamanda Avuç açıp kapatmasını da. Her ne kadar biyolojik olarak imkansız olsa da disiplin için imkansız diye bir şey yoktur. Denemekten zarar gelmez. Hepinizden Allah razı olsun <3 Saygılar.
-
1 pointKilonun 2 katı protein al. Kilonun yarısı kadar yağ. Kalan karbonhidrat. Ne yediğine sen karar ver. Önemli olan makrolar ve temiz beslenmen. Kilo veriyorsan metabolizma hızının 250 kalori altı, kilo alıyorsan 500 kalori üstü. hesaplamaları sen yap. Bir sürü app ve websitesi var. En basitinden yemek.com bile sana yediğinin kalorisini ve protein, yağ, karb makro kırılımını verir. Yemek.com demişim. Düzeltme: diyetkolik.com olacak o. Yada app arıyorsan fatsecret gayet iyi. https://www.diyetkolik.com/kac-kalori
-
1 pointArimidex enjeksiyon gününde değil, ertesi gün alınır. Onun dışında makul. Madem adex başlıyorsun test’i 500’e çıkarabilirsin. Kontrol aynı olacak. Yan etkileri de aynı olacak. Sana ekstra bir ters durum yaratmayacak ve 500 ile daha çok gelişim görürsün. Şuan masada kas bırakıyorsun. ama e2 kontrolünü öğrenmeden, vücudun yüksek testosterona nasıl tepki veriyor görmeden ikinci ilaç ekleme. son 1 ay kala test sonuçları ile yine yaz. Herşey yolunda ise son 1 ay anavar eklemeni tavsiye edebiliriz.
-
1 pointO duruma göre hocam son verdiği kan tahlilinde vücut eğerli Steroide yatkınsa ve karaciğer değerleri iyiyse 400 500 fln kullanabilir
-
1 pointKilo vermeni tavsiye ederim. Reta yada Tirze bul. Steroid olayına henüz başlama. Yağ oranın %15 veya altına düştüğünde başla. bu yağ oranında çok fayda göremezsin. Ve e2 kontrolü zor olur, gyno riski yükselir.
-
1 pointanlıyorum kankam kan testini alacağım markalar içinde araştırma yapacağım umarım güvenilir birisini bulabilirim
-
1 pointBolde iştah açıp daha çok yağlanmana sebep olabilir primo veya masterone tercih etmek daha mantıklı olur. Gözüme sağ kalçandaki yükseklik çarptı lateral pelvik tilt olabilir mi ?
-
1 pointsana en optimal planlamayi soyleyeyim vucuduna fazladan arimidex sokmana gerek yok.Her telden bi ses cikmis.250 mg vuruyorsan ayni duzen vurmaya devam etmelisin once burda bi anlasalim.250 mg haftada 2 enjeksiyonla eger ostrojenin 99 cikiyorsa.enjeksiyonunu haftada 4 e cikar evet belki zahmetli olabilir ama benim vucudum da cok hassas cok tepki gosteriyor pik yapma durumlarinda. bu sekilde hem ai miktarin az olacak.Ai olarak da haftada yarim tablet arimidex al yarim tableti de 2 ye bol iki enjeksiyon gunune dagit.Arimidexi bu sekilde kullanmayi onermemin sebebi arimidex testosterona gore cok daha hizli etki gosteriyor kanda bu da dalgalanmaya yol aciyor bunu bu sekilde kullanarak cok daha efektir olur pzt 0.3 ml testosteron + ceyrek arimidex sali 0.2 ml testosteron persembe 0.3 ml testosteron + ceyrek arimidex cumartesi 0.2 ml testosteron bu duzenle dogal halinden bile daha stabil bir hormon profilin olur nerdeyse.Bu duzeni 3-4 hafta devam ettirip tekrar bi kan testi ver sonra yorumlayalim revize edelim sonra zaten kendi vucudunu cok daha iyi tanimis olacaksin hormonel olarak.Ayrica beslenme ve antrenman duzenini de hic bozmamalisin bu da onemli bir detay iyi sporlar.
-
1 pointBen haftada 0.5 lt kola alıyorum. Yardımcı olun.
-
1 pointBu markanın testosu iyidi sadece, o da dolu seriye denk gelmiştim muhtemelen. Onun dışında bedava verseler vurmam hele ki igf gibi meşakkatli bir ilaçsa. Muhtemelen bir miktar novo var içinde. Kaç ıu vurduğunu da bilemeyeceksin.
-
1 pointNezaketiniz ve yapıcı yaklaşımınız için ben teşekkür ederim; zira bilgi alışverişinin bu seviyede kalması, topluluğun entelektüel kalitesi adına en az fiziksel gelişim kadar elzemdir. Tecrübe ve saha gözlemi, şüphesiz ki teorik bilgiyi besleyen en güçlü damardır. Ancak bazen saha gözlemleri, anatomik bir gerçeği 'farklı bir sebeple' açıklamamıza yol açan yanılsamalar barındırabilir; müsaadenizle bu ince çizgiyi netleştirelim. Anlattığınız o 'bilek içine dokunulduğunda hissedilen dolgunluk', parmak fleksörlerinin tendon kılıflarındaki (tendon sheaths) adaptif kalınlaşma ve bu bölgedeki bağ dokusunun (retinakulum) sürekli mekanik stresle beraber kazandığı 'stiffness' yani sertlikten kaynaklanır. Evet, elinizi sıktığınızda orada bir hacim artışı hissedersiniz; ancak bu kas liflerinin hipertrofisi değil, tendonların ve onları çevreleyen sinovyal yapıların gerilimidir. Profesyonel bir bilek güreşçisinin elindeki o karakteristik kalınlık, kas hacminden ziyade, yıllar süren ağır yüklemelerin tendon ve kemik üzerindeki yapısal, yoğunluk odaklı bir mirasıdır. Hayatın her zaman kitaplarda yazanlardan ibaret olmadığına dair önermenize katılıyorum; pratik, bazen teorinin henüz keşfetmediği patikalarda yürür. Fakat biyolojik limitler ve doku spesifikasyonları söz konusu olduğunda, 'imkansız' dediğimiz noktalar maalesef değişmez birer fizik kanunu gibi karşımıza çıkar. Parmak kaslarını güçlendirmek, elin fonksiyonel hacmini ve kavrama derinliğini şüphesiz artırır; ancak bu artış, iskelet yapısını genişleten bir hacim büyümesi (hipertrofi) değil, doku yoğunluğunun (density) bir sonucudur. Sizin gibi bu işe yıllarını vermiş bir profesyonelin tecrübesi, o gencin motivasyonu için altın değerindedir. Ben sadece, beklentisini 'yapısal bir büyüme' yerine 'fonksiyonel bir güç ve doku sertliği' üzerine kurmasının onu ileride yaşayacağı hayal kırıklığından koruyacağını belirtmek istedim. Kitaplar ve saha, bu noktada birbirine zıt değil; sadece aynı gerçeğe farklı pencerelerden bakan iki eski dosttur. Değerli yorumlarınız ve seviyeli tartışmanız için tekrar teşekkürler. Podyumda ve spor hayatınızda başarılarınızın devamını dilerim.
-
1 pointÖncelikle yazdıklarımı "akademik makale" yazıcak kadar ciddiye aldığın için teşekkür ederim Anladığım kadarıyla uzmanlık alanın spor,anatomi konusunda.Benim spor konusunda herhangi bir teorik uzmanlığım yok ve böyle iddiam olmadı.Tecrübelerime,gözlemlerime dayanarak her zaman yorum yapar ve tavsiye veririm.Teorik bilgi sadece düz bilgi değil binlerce yapılmış deneyin sonuçlarıdır ve tecrübe,gözleme de dayanır bundan ötürü dediklerine ve sana saygım sonsuz fakat bir miktar dediklermin yanlış anlaşıldığını düşünüyorum. 'Avcunu aç kapa' dan kastım bileğini büyütmek ve kaslarını çalışmak için yapması gereken hareket değil,parmak kasının ne kadar önemli olduğunu ve kalınlık verdiğini gözlemlemesi için bir hareket.Parmak kası kolay büyüyen ve ağırlıksız çalışmayla bileğini kalınlaştırabileceği hareket tabiki değildir.Fakat bu demek değildir parmak kası hipertrofiye uğramaz.Ağır çalışma ve doğru çalışma ile 6 ayda gözle görülebilen sonuçlara ulaşabilirsin.Bunun yanılsama olduğunu kesinlikle düşünmüyorum.Bu işi yapan profesyonel sporcunun bilek içine dokunduğunda muhtemelen ne demek istediğimi anlayacaksan çünkü bu kemik minerali ile alakalı bir durum değil. Bu zamana kadarki tecrübem ve gözlemim bana şunu gösterdi, Sert parmak antrenmanı ile bilekleri kalınlaştırmak mümkün aynı zamanda parmakları kalınlaştırmakta.Yaşında pek bir önemi yok (60 yaşından sonrayı kast etmiyorum ) Dediğim gibi teorik bilgiye saygım sonsuz ama her zaman hayat kitapta yazanlardan ibaret değildir.Tabi bu kitaplara uymamamız gerektiğini gösteren bir önerme değildir.Yazdıklarımı ciddiye alıp uzun uzun cevap verdiğin için teşekkür ederim,umarım bu sefer daha iyi anlaşıldım.
-
1 pointSayın şampiyon, dünya arenasındaki başarılarınız ve tecrübeniz takdire şayan; ancak madalyalar maalesef anatomi yasalarını yeniden yazmaya yetmiyor. 'Avucunu aç kapa, bileğin büyüdüğünü gör' şeklindeki ampirik gözleminiz, basit bir izometrik kontraksiyon ve doku toplanmasından ibarettir; kalıcı bir hipertrofi veya yapısal bir genişleme değildir. Meseleyi 'altın değerindeki' tavsiyelerin ötesine, bilimsel bir zemine taşıyalım: Anatomik İnsersiyonlar: Bahsettiğiniz 'parmak kasları' (Flexor digitorum superficialis ve profundus), kas karınları itibarıyla ön kolun (forearm) medial kısmında yer alır. Bilek bölgesinden geçen kısımlar ise bu kasların tendonlarıdır. Tendon dokusu, kas lifleri gibi sarkoplazmik veya miyofibriler hipertrofiye uğrayarak hacim kazanacak bir fizyolojiye sahip değildir. Bileği 'aç-kapa' yaparak büyütmek, ayakkabı bağcığını sıkarak ayağı büyütmekle aynı mantıksal düzlemdedir. Görsel İllüzyon vs. Yapısal Hacim: Bilek güreşi sporcularında görülen o devasa el ve bilek yapısı, genellikle yıllar süren ağır 'overload' sonucu oluşan kemik mineral yoğunluğu artışı (Wolff Kanunu) ve tendon kalınlaşmasıdır. Ancak bu, 19 yaşında, gelişim plakaları muhtemelen kapanmış ve geçmişinde ağır doku travması yaşamış bir bireyde 'parmak açıp kapatarak' elde edilebilecek bir sonuç değildir. Fonksiyonel Güç vs. Hacim: Bir bilek güreşçisi olarak parmak kuvvetinin bileği stabilize etmedeki önemini biliyor olmanız sizi harika bir sporcu yapar; ancak parmak fleksörlerinin tendon kılıflarının bileği 'açık ara büyüteceğini' iddia etmeniz, maalesef sizi hatalı bir anatomik çıkarıma götürür. Saha tecrübesine duyduğum saygının ötesinde, iddialarınızın biyomekanik imkansızlığını şu referanslarla tescillemek isterim. Zira parmak hareketinin bileği kalınlaştıracağı tezi, anatomi biliminin temel taşlarıyla çelişmektedir: Functional Anatomy of the Hand and Wrist: (Kapandji I.A., The Physiology of the Joints). Bu temel eser, parmak fleksörlerinin kas karınlarının ön kolda yer aldığını, bilek bölgesinden ise sadece vagina tendinis (tendon kılıfları) içinde geçen tendonların geçtiğini belgeler. Tendonlar, kontraktil protein yapısında olmadıkları için hipertrofi kapasiteleri sıfıra yakındır. Wolff's Law and Bone Modeling: (Frost H.M., The Laws of Bone Structure). Bilek güreşçilerindeki bilek kalınlığının 'kas' değil, yıllar süren ağır yükleme sonucu kemik trabeküler yapısının artmasıyla oluştuğunu açıklar. 'Aç-kapa' antrenmanı kemik üzerinde Wolff yasasını tetikleyecek mekanik gerilimi yaratamaz. Tendon and Ligament Adaptation to Exercise: (Bohm S. et al., Journal of Experimental Biology). Çalışma, tendonların yük altında sadece sertlik kazandığını, ancak görsel bir hacim artışının kas dokusundaki gibi gerçekleşmediğini kanıtlar. Sözün özü; Teorik olarak; parmaklarınızı sabaha kadar açıp kapatsanız da, bileğinizden geçen tendonların hacmini artıramazsınız. Gördüğünüz 'büyüme', sadece o anki kan akışı (pump) ve tendonun kılıf içindeki anlık gerilimidir. Tecrübe, bazen algı yanılsamalarını 'mutlak gerçek' sanmamıza neden olur. Bilimsel literatürde karşılığı olmayan 'altın tavsiyeler', maalesef anatomik sınırların duvarına çarpmaya mahkumdur. Podyumda başarılar dilerim, ancak laboratuvar sonuçları ve anatomi atlasları sizinle aynı fikirde değil.
-
1 pointÇok uzun yıllar dünya arenasında ülkeyi temsil etmiş eski bilek güreşi sporcusu olarak sana altın değerinde tavsiye vericem.Öncelikle alıntı yapan arkadaşlara aldanma bileğin gayet büyür brom.Kimsenin bilmediği detay parmak kasları,parmak kasları bileği açık ara en büyüten en kalın gösteren kastır. Bilek çalışmasan bile avcunu sıkarak aç kapa yap ve bileğindeki büyümeyi ve küçülmeyi gör.İşte sebebi parmak kasları 30 yaşında bu spora başlamış ve 3 sene sonra bileği 2 katına çıkmış insanlar tanıyorum.Kemiği pek büyütemezsin belki ama düzenli parmak çalışırsan bileğini kalınlaştırırsın.Parmağın yanında ön bilek ve rotasyon da çalışmayı unutma.Altın değerinde tavsiyeler verdiğimi düşünüyorum gerisi sende.
-
1 pointKesinlikle haklısın. Sektörün pazarlama kaygısı ile anatominin katı gerçekleri arasındaki o uçurum, ne yazık ki hala 'boy uzatma' veya 'bilek kalınlaştırma' gibi hayal ürünü vaatlerle doldurulmaya çalışılıyor. Verdiğin 'göğüs arası doldurma' örneği aslında meselenin özünü çok iyi özetliyor. İnsanlar anatomik limitlerin ve genetik bağ dokusu yapısının manipüle edilemeyeceğini kabullenmek yerine; plasebo etkisi yaratan, bilimsel temeli olmayan metodolojilere sığınmayı tercih ediyorlar. Kasın başlangıç ve bitiş noktalarını (insertion/origin) değiştiremeyeceğimiz gerçeği ne kadar mutlaksa, bilek gibi tendon ve kemik odaklı bölgelerin hipertrofiye kapalı olduğu da o kadar aşikardır. Bu noktada tecrübeli gözlerin sürece dahil olup, illüzyonlar yerine somut biyolojik verilere dikkat çekmesi forumun niteliği açısından kritik. Popüler kültürün yarattığı bu 'her şey mümkün' safsatasına karşı, profesyonel gerçekçiliği korumak zorundayız. Katkın için teşekkürler, vizyoner bakış açın konuyu daha da netleştirdi.
-
1 point@HUBRIS'e tamamen katılıyorum, bilek kısmı dediği gibi kaslardan oluşmaz. Bu tıpkı göğüs arası dolduran vücut geliştirmecilerin 5kg plakayla 100 tekrar sehpada hareketine benzer. Bunlar tamamen kandırmacadır, spora başladığım dönemde 10 spor salonunun 9'unun kapısında boy uzatma yazıyordu, bir farkı yok.
-
1 pointAdele güzel hakkı var ama harbiden natty ayağı iyi kitle kastın O kadar gh vurmanın sebebi nedir?
-
1 point
-
1 pointAleykümselam. Görüyorum ki konu hakkında fikir beyan edenler, anatomik gerçeklik ile spor salonu romantizmini birbirine karıştırarak beyhude bir umut tacirliğine soyunmuşlar. Bir tarafta fizyolojik limitleri görmezden gelen amatör tavsiyeler, diğer tarafta "bilek antrenmanıyla kemik kalınlaşır" sanan bir iyimserlik... Meseleyi profesyonel bir nihayete erdirelim: Bilek dediğin bölge, farmakolojik manipülasyonla veya mekanik stresle hipertrofiye uğratabileceğin bir kas karnına sahip değildir; tamamen tendon insersiyonları ve kemik densitesinden ibarettir. Wrist curl, wrist roller veya "fat gripz" gibi ekipmanlar sadece ön kol (forearm) kaslarını stimüle eder. Ancak bu, bileğin kendisini değil, dirsek ile bilek arasındaki görsel kontrastı artırır. Sonuç; distal bölgedeki ince yapının optik olarak daha da cılız ve orantısız görünmesinden başka bir şey olmayacaktır. Çocukken yaşadığın o ağır travma doku gelişimini bir noktada mühürlediyse, bunu hiçbir sentetik bileşen veya haftada 4 gün uygulanan yüksek frekanslı antrenmanlarla aşamazsın. Kür geçmişinde diğer bölgelerin hipertrofiye yanıt verirken bilek bölgesinin sabit kalması, oradaki doku kapasitesinin sıfır olduğunun en net kanıtıdır. "Azimle olur, fotoğraf çek" tarzı teselli ikramiyeleri salon köşelerinde motivasyon sağlar ancak anatomi laboratuvarında hiçbir karşılığı yoktur. Sen yine de istersen bu söylenen 'mucize' hareketleri ve ekipmanları dene; lakin bilmelisin ki bunu yaparak sadece biyolojik imkansızlıklara ve boş hayallere tutunmuş olacaksın. İskelet yapısını büyüten bir antrenman metodu henüz literatüre girmedi. Başarılar.
-
1 pointWrist Curl + Reverse Wrist Curl + Wrist Roller + Grip Strengthener. Haftada 3 - 4 gün 3 - 4 set 10 - 20 tekrar yap. Ağırlıkları yavaşça artır. İnternetten alet siparişi vermektense spor salonuna gidilmesini tercih ediyorum. Oradaki ortam herkesin spor yapıyor olması insanı dolaylı olarak motive ediyor devamlılığını artırıyor ve seni spora teşvik ediyor. Yine de bunu yapıp ekstra olarak evde veya işte de bir şeyler yapmak istersen diye internette bir kaç alet baktım bunların bir kaçı.. Wrist Roller + Grip Strengthener + Fat Gripz + Gyro Top. Son olarak kardeşim sen zaten mucize gibi hayatta kalmışsın bu da olur inşallah. Düzenli yap foto öncesi/sonrası çek motivasyon için. Sorun olursa yine yaz yardımcı oluruz. Allah emanet.. 💪
-
1 pointAleyküm selam Geçmiş olsun öncelikle. "Ekstrem" denemez ancak wrist curl, wrist extension gibi temel hareketlerin yanına "ulnar deviation" ve "radial deviation" ekleyebilirsiniz etkili olacağını düşünüyorum. Bunlarla beraber son olarak statik bir tutuş hareketiyle antrenmanı bitirebilirsiniz. Ağırlıklı dead hang(kalın bir havluyu bara sarıp ona da tutunabilirsiniz), pinch hold hareketleri işinizi görecektir.
-
1 pointOrtada tesis olduğunu sanmıyorum evin bir odasında mutfak tüpüyle yapıyordur muhtemelen
-
0 pointsingiltere için bilmiyorum bakman lazım. şansının en yüksek olduğu yer hollanda. diğer peptitler direk EU warehouseında olmaz genelde onları çinden yollarlar. spesifik olarak bi firma seçip Eu deposunda ne var sorman lazım
-
0 pointsDostum yemeğini yiyince pankreas da salgılıyor zaten sana yetecek insülini neden dışardan alıcaksın ki tip 1 diyabet misin kafa yapıyo diye insülin mi vurulur 😂
-
0 points
-
0 pointsKanka instada 7 yıldır spor yaptığını söylüyordun çevrenden yeterli ilgiyi alamayınca forumlara mı sardın 😀
-
-1 pointsYazdıklarımın akıcılığı, teknik derinliği ve imla nizamı seni şüphelendirdiyse; bu benim 'yapay' zekamdan değil, senin bu seviyede bir Türkçe kullanımına ve bilgi birikimine olan yabancılığından kaynaklanıyordur. Maalesef forum kültürü, 'kanka bas geç, çok iyi oluyor' sığlığına o kadar alıştı ki; rasyonel, gerekçeli ve tam cümlelerle kurulmuş bir analiz okuduğunuzda bunu ancak bir makinenin yazabileceğini sanıyorsunuz. Bu, benim kusurum değil; senin vizyonunun sınırıdır. Ayrıca küçük bir dipnot: Bir yapay zeka sana 'Boldenon kanını pekmez yapar' veya 'Trenbolone adamı haşlar' gibi piyasa jargonuyla (Bro-science) harmanlanmış, yaşanmışlık kokan tecrübeleri anlatmaz; sana sadece 'Doktorunuza danışın' uyarısı verir ve geçer. Ben ise burada gerçekleri, senin anlayabileceğin (veya görüldüğü üzere anlayamayacağın) en net haliyle yüzüne çarpıyorum. Bir dahaki sefere dedektifçilik oynamak yerine, içeriği idrak etmeye çalışmanı tavsiye ederim. Belki o zaman cümlelerin uzunluğu değil, manası dikkatini çeker. İyi forumlar.
Copyright © 2010 Peptid Türkiye. Tüm hakları saklıdır.
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
Şikayet; [email protected] Adresine mail atıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.

