Size soğuk savaş döneminde geliştirilen yaşlanma karşıtı en iyi peptidleri tanıtmak istiyorum. Bu peptidleri Putin'in doktoru Khavinson buldu. Khavinson aynı zamanda 1980lerde sovyet ordusunda askeri tıp personeli. Peptidler ilk olarak nükleer alanlarda bulunan personelin radyasyon etkilerinden zarar görmemesi için geliştiriliyor. Putinin bu kadar dinç olmasının arkasında özellikle bu 3 peptidin olduğu düşünülüyor. Hatta Khavinson bir röportajında epithalon sayesinde Putin'in 120 yaşına kadar başkan olabileceğini söylemiş. Şuan Abdde bu peptidlerin kullanımı artmaya başladı ve akıllı saatlerle ulaşılan kalp ritim verileri (ram uykusu , hrv vs.) aşırı dikkatimi çekti. Bunların ne olduğuna bakalım.
Epithalon:
Biyolojik saatin baş mühendisi. Genç hayvanların epifiz (pineal) bezinden izole edilen doğal ekstraktların baz alınarak laboratuvarda sentezlenmiş 4 amino asitlik bir molekülüdür. Doğrudan beynin merkezindeki epifiz bezini hedef alarak, vücudun kendi doğal melatonin üretimini gençlik yıllarındaki seviyesine çeker. Dışarıdan alınan sıradan takviyelerin aksine, sistemi tembelleştirmez; epifiz bezini adeta "fabrika ayarlarına" döndürür. Akıllı saatlerde görülen o muazzam derin uyku artışının ve uzayan REM sürelerinin arkasındaki sır budur. Ancak asıl şöhretini, telomeraz enzimini aktive ederek DNA uçlarındaki telomerlerin kısalmasını yavaşlatmasına borçludur. Hücrelerin bölünme ömrünü uzatarak, biyolojik yaşlanmayı hücresel düzeyde frenler.
Pinealon:
Zihinsel keskinliğin ve nöral dengenin koruyucusu. İsim olarak pineal (epifiz) bezini çağrıştırsa da, aslında genç hayvanların beyin korteksinden (beyin zarı ve sinir dokularından) elde edilen nöropeptitlerin şifresini taşıyan 3 amino asitlik sentetik bir moleküldür. Bu kısa zincirli peptit doğrudan beyin korteksine etki ederek, merkezi sinir sisteminde biriken oksidatif stresi temizler. Nükleer tesislerdeki personelin radyasyon kaynaklı zihinsel çöküşünü engellemek için tasarlanmış olması, günümüzde modern insanın yaşadığı kronik stres ve "beyin sisi" (brain fog) ile savaşında onu kusursuz bir araca dönüştürür. Otonom sinir sistemini hızla dengeleyerek vücudun sempatik (savaş-kaç) modundan parasempatik (dinlen-onarım) moduna geçirir. Biyometrik verilerde HRV (Kalp Hızı Değişkenliği) skorunu istikrarlı şekilde yukarı tırmandıran, sinir sisteminde yarattığı bu olağanüstü hücresel adaptasyon yeteneğidir.
Vilon:
Fiziksel performansın ve agresif toparlanmanın (recovery) komutanı. Genç hayvanların timüs bezinden (göğüs kemiğinin arkasında yer alan bağışıklık merkezinden) alınan biyolojik şifreyle laboratuvarda sentezlenmiş, sadece 2 amino asitten oluşan ultra kısa bir dipeptittir. Yüksek yoğunluklu fiziksel antrenmanlar ve bedeni limitlerine iten aşırı fiziksel stres, kas dokularında mikro hasarlar ve sistemik inflamasyon yaratır. Vilon, timüs bezini hedef alarak bağışıklık sisteminin T-hücrelerini ateşler; ancak buradaki asıl performans sırrı, bu hücrelerin antrenman sonrası kas liflerindeki ve dokulardaki yıkımı onarmak için hızla bölgeye akın etmesidir. Vücuttaki hücresel yangıyı (inflamasyonu) hızla söndürerek, iki zorlu fiziksel aktivite arasındaki toparlanma süresini dramatik şekilde kısaltır. Sistemdeki bu derin onarım kapasitesi, gece uykusunda dinlenme kalp atış hızının (RHR) çok daha çabuk düşmesini sağlayarak vücudun ertesi günkü maksimum performans çıktısına (output) tamamen yenilenmiş bir kas-iskelet sistemiyle girmesini garanti eder.
Bunları kullanmanın neden iyi olacağına gelirsek kullandığımız androjenik herşey bir noktada yaşlanmayı hızlandırıyor. Etkileri tersine çevirecek birşeylerin olması herzaman iyi. Bu ürünlerin güzel tarafı çalışmalar genelde hep kapsül formlarıyla yapılmış. Bu yüzden kullanımıda kolay. Şuan abdde bir süredir bu ürünler satılmaya başlandı. Verilerle birlikte anekdotlar çok iyi görünüyor. Bende bizimde bilgilenmemiz için küçük bir araştırma yaptım. Umarım ürünler Türkiye de de alınabilir olur yakın zamanda.