LDL kolestrolü stabil olarak düşürmek gerekir. Özetle, 24 saatte bir almak en doğrusudur. Ayrıca LDL için optimal seviye 80 ve altıdır. Beslenmeyle bir miktar düşürülebilir ama spesifik olarak tek düşürme yolu statinler ve ezitemib gibi ilaçlardır.
Kısaca örnek vermek gerekirse, babamın yıllardır LDL kolestrolü 180 seviyelerindeydi ve doktorlar beslenme dikkat et, biraz kilo ver deyip, gönderirlerdi. Ayrıca belirli bir düzeyde insülin direnci, sedanter yaşam, hipertansiyon vardı. Sigara, alkol vs. yok. Geçen sene rutin kontrollerde kardiyoloji doktoru sana anjiyo yapalım dedi. Normalde her sene efor testi vs. yapılır ve efor testleri hep temizdi. Sanal anjiyo sonrası iki damarında %80 üzerinde darlık gözlemlendi ve biri ana damardı. Yani kalp krizi an meselesiymiş. Sonrasında stentleri takıldı ve statin, kan sulandırıcı ilaç tedavisine başlandı.
LDL kolestrolü agresif bir şekilde düşürüldü. Crestor 20 mg ile LDL 55 seviyelerinde stabil tutuldu. Bu dozda, bu denli düşmesinin sebebi kişinin rosuvastatine verdiği pozitif etkiyle de alakalı. Özetle, 20 mg ile herkeste aynı oranda düşecek diye bir kaide yok.
Ayrıca ailede kalp hastalığı geçmişi yoktu. Covid geçirmedi ya da grip gibi hissetti ve covid aşısı olmadı babam. Babam 50 yaşlarında bu arada.
Bu süreçten sonra kendi geçmiş LDL değerlerimi inceleyince de 180 seviyelerinde olduğunda gördüm. Ayrıca tüm kan değerlerim referansta olmayıp, optimal değerlerdedir, yani çok iyi değerlerdeler, LDL hariç.
Bu şu anlama geliyor. Bir şekilde geçmiş çekinik genler, kalp ve damar hastalığı olarak bana da aktarılmış. Şu an doktorlara gitsem, muhtemelen önemsiz derler, geçiştirirler. Maalesef, doktorlar önleyici tedavi konusunda yetersizler. Aldıkları eğitim maalesef hastalık ilerleyince tedavi etme yönünde, onları da suçlayamıyorum.
O yüzden, kürden bağımsız ya da kürdeyken ne olursa olsun LDL seviyelerini düzenli takip et. LDL hedefin kesinlikle 80 altında olsun. Bu da ancak ömrünün sonuna statin grubu ilaç kullanarak mümkün olacaktır. Yani bir kullanıp, bir kullanmak çok da mantıklı bir protokol değil. Ayrıca CRP'de her zaman 0.5 altında tutulabilmeli. CRP yüksekliği, vücuttaki inflamasyon da damarlarda plak yapışma riskini ciddi arttırıyor.
Bu arada kalp ve damar hastalığı riski açısından LDL iyi bir göstergeç olsa da artık apoB değerine bakılıyor. Çünkü LDL yüksekliği her zaman doğru bir anlam ifade etmiyor, o sadece damarlarında dolaşan LDL miktarını gösteriyor. Önemli olan LDL partiküllerinin boyutudur. İnce ve küçük yapıdaysa tehlikeli, damara yapışma ve damarı tıkama riski çok yüksek, büyük tanecikli yapıdaysa damara yapışma riski düşüktür. Artık apoB kan değerine bakılmaya başlandı, muhtemelen birkaç seneye daha da yaygınlaşacaktır. Ama LDL seviyesi bu denli yüksek olan birinin apoB değeri de çok ciddi oranda yüksektir.
O yüzden ömrün boyunda LDL kolestrol hakkında dikkatli olmanı tavsiye ederim. Yıllar boyu sinsice ilerler ve hiçbir belirti göstermeden. Ancak bir kalp krizi sonrası anlamak mümkün olur ya da şanslıysan bu tür rutin kontrollerde.